{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1372 Esas<br>KARAR NO: 2025/598<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/07/2023<br>NUMARASI: 2022/189 Esas, 2023/159 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 30/04/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1989 yılında kurulan, faaliyet gösterdiği ragle, emülsiyon, palet yapıştırıcıları, slikon sprey, kalıp çerçevesi, kalıp ipeği, transfer kağıdı ve benzeri ürünleri ile sektöründe  tanınan bir firma olduğunu, müvekkilinin özellikle de TPMK nezdinde de ... ve ... sayılar tescilli \"...\" ibareli markası ile sektöründe lider konuma geldiğini, ancak hal böyle iken, davalı adına ... sayı ile TPMK nezinde tescilli \"...\" ibareli markanın müvekkilinin \"...\" ibareli markasına ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı markasının müvekkilinin markası ile aynı sınıflarda tescil edildiğini, markalar arasındaki yazılış, okunuş, fonetik ve görsel benzerliklerin müvekkilinin tescilli markasından doğan haklarına ihlal teşkil ettiğini iddia ederek, davalı adına ... sayı ile tescilli \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 2019 yılında kurulmuş, her geçen gün sektöründe kalite ve itibarıyla güvenilir ve tanınır bir firma olmayı başardığını, müvekkilinin boya ve vernikler, akrilik ve vinil polimer imalatı olarak tekstil sektöründe kimya sanayi ve boya hizmet verdiğini, müvekkilinin bu faaliyetleri ile beraber fikri mülkiyet hukukunda da haklarını koruyabilmek ve tanınırlığını artırmak adına markasını tescil ettirmek istediğini ve bu bağlamda hiçbir marka taklit edilmeksizin ticaret unvanı olan ibarenin kullanılması suretiyle \"...\" ibareli markayı TPMK nezdinde ... sayı ile tescil ettirdiğini,  müvekkiline ait marka ile davacı yanın markası arasında kavramsal, işitsel, görsel ve bütün marka algılaması yönünden herhangi bir iltibas bulunmadığını, davacı yan markasının tanınmış olduğundan bahsetmiş ise de davacı markasının tanınmış olduğuna dair TPMK nezdinde veya uluslararası alanda bir kayıt bulunmadığını,  dolayısıyla markanın tanınmış olduğundan bahsedilmesinin söz konusu olmadığını, davacı iddialarının soyut ve mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: \"...Tüm dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları ve dosya kapsamıyla uyumlu görülen bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; ... escil nolu  markasının 01, 02, 16. sınıflarda ve ...  tescil nolu  markasının 35. sınıfta davacı adına tescil edilmiş olduğu, hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil nolu  markasının 01, 02 ve  35. sınıflarda davalı adına tescil edilmiş olduğu, taraf markalarının kelime markasından ziyade şekil markaları olduğu, zira tescilli kelimelerin Türkçe karşılığının bulunmadığı, bu haliyle  SMK m. 5/1/ç kapsamında değerlendirilebilecek şekilde aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadıkları, taraf markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetlerin aynı/benzer olmakla berber taraf  markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan bir bütün olarak ortalama tüketici  nezdinde SMK m. 6/1 kapsamında değerlendirilebilecek karıştırılma ihtimali olmadığı, davacı SMK 6/3’e dayalı olarak tescilden önceye dayalı kullanım hakkı olduğunu iddia  etmişse de davacı markası 2014 yılında tescil edilmiş, bu markanın 2014 yılından itibaren davacı tarafından kullanılmaya başlandığı bizzat davacı tarafından beyan edilmiş ve tescilden önce de markanın kullanıldığına dair herhangi bir delil dosyaya sunulmamış  olmakla SMK m. 6/3’e dayalı hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, davacı markasının sektörel bilinir olduğunu ispat eder deliller dosya kapsamında tespit edilemediğinden SMK m. 6/5’e dayalı hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, dosya kapsamında davalının kötü niyetini gösterir somut bir delil dosyaya ibraz edilmemiş olmakla dava konusu markanın  SMK m. 6/9’a dayalı hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı sonuç ve kanaatine varılarak; -Davacının davasının REDDİNE,\" Şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde özetle; Davalının \" ...\" markası ile müvekkilinin  \"...\" markasına benzemekte olup,  müvekkil  markası ile aynı sınıflarda tescil edilmiş olan markanın karıştırılacağı muhakkak olduğunu, davalının markasının müvekkili markasının bir harfin değiştirilmesi suretiyle  oluşturulduğunu, ancak bu  harf değişikliği markaya herhangi bir ayırt  edicilik katmadığını, benzerliği ortadan kaldırmadığını, her iki markanın başlangıcı ve bitişi aynı harflerle olduğunu,  kelimelerin vurgusu başında ve sonunda olup her iki markanın vurgusu aynı harflerde olduğunu, markaların telaffuzu aynı olduğunu, Müvekkilininin   ...  ve ... kelimelerinden ...  markasını oluşturduğunu, markanın özgün  bir marka olduğunu, Davalının müvekkilinin orijinal markası ile ile benzerlik kurmak için doğrudan bir anlamı olmayan  \"...\" ibaresini müvekkilinin  markası ile çağrışım uyandırması için tescil ettirdiğini, Müvekkilinin marka başvuru  tarihi 2014 olup, davalının marka başvuru tarihi 2019 yılı olduğunu, her iki firmada baskı, boya, mürekkep alanında faaliyette bulunmakta olduğunu , emtia sınıfları aynı olduğunu,  davalının müvekkilinin markasından haberdar olmaması mümkün olmadığını, her iki firmanın  hitap ettiği müşteri çevresinin aynı olması nedeniyle markların karıştırılması kuvvetle muhtemel olduğunu, Davalının  şekil unsurunu münhasıran tescil ettirme imkanı varken bunu yapmayarak yazı ve şekil unsurunu birlikte tescil ettirmek istemesi tamamen Türk Marka ve Patent Kurumunu yanıltmaya yönelik bir davranış olduğunu, markanın internet alan adı gibi   pek çok alanda sadece yazıdan oluştuğunu,   hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu, Müvekilinin  \"...\" markası davalının...\" markası anlam itibariyle aynı olduğunu, Esperanto dilinde \"...\" ve \" ...\" ibarelerinin anlamı mürekkep olduğunu, google translate görseli sunulduğunu, Müvekkilinin önceye dayalı kullanımının tescil belgesi ile sabitken mahkemece hatalı değerlendirildiğini, müvekkilinin marka başvurusunun 2014 yılına ilişkin olup davalının ise marka başvurusunun 2019 yılı  olup, müvekkilinin markasının 5 yıldan uzun süredir tescilli olduğu dönemde olduğunu, eskiye dayalı kullanımın davalının marka tescili öncesine ilişkin olduğunu, Müvekkilinin markasının sektörel olarak bilinir olduğunu, davalının markayı tesadüfi olarak seçmediğini, müvekkilinin markası ile 40/ın üzerind eülkye ihracat yaptığını, pekçok uluslararası alanda kabul gören sertifikayı aldığını, WIPO'da tescili olduğunu, davalının 1989'dan beri faaliyette olan müvekkilinden haberdar olmamasının mümkün olmadığını, müvekkilinin bilinirliğinden müşteri portföyünden yararlanma amacı olduğunu, marka sicilinin de aleni olduğunu, basiretli davranmadığını belirterek kararın kaldırılmasını, davanın kabulünü talep etmiştir. <br>GEREKÇE Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; taraf markaları aynı/benzer emtia sınıfında tescilli ise de, görsel, işitsel, kavramsal açıdan bir bütün olarak değerlendirildiğinde markaların kelime ve şekil unsurundan oluştuğu, şekil unsurlarının ise birbirinden tamamen farklı olduğunu, davalı markasında siyah baskın renkli geyik figürü mevcutken davacı markasında penguen figürü olduğu ve markanın fonundaki şeklin mavi-siyah-sarı renklerden oluştuğu, markaların kelime unsurlarının Türkçe karşılıkları olmadığı, markalar bütünsel olarak karşılaştırıldığında  ortalama tüketici nezdinde SMK 6/1.maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin olmadığının kabulünün yerinde olduğu, SMK 5/1-ç maddesi anlamında aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olmadığı, davacının önceye dayalı hak iddiasının esasen tescile dayandığı, mahkemenin SMK 6/3 md dayalı isteminin reddinin yerinde olduğu, dosyada mevcut delil durumu itibarı ile sektörel bilinirliğin/tanınmışlığın ispatlanamadığı bu durumda SMK 6/5 maddesine dayalı istemin reddinin  de yerinde olduğu, markalar arasında benzerlik olmadığı gibi davalının marka başvurusunda kötüniyetli olduğuna dair somut delil de bulunmadığından SMK 6/9 maddesine dayalı istemin reddinin yerinde olduğu kanaatine varılmış, mahkemenin davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin HMK 353.1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e93aa6b670fd2d3f","SID":"e6db95523a2967d1"}}