{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:20/11/2024<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat (Yurtiçi Hava Taşımacılığından Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:24/03/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacı çalışanı, dava dışı ...'nın şirket işleri için Mersin iline gittiğini, işlerini tamamlayıp İzmir iline dönmek için Adana Havalimanı'ndan ... firmasının 26/08/2022 tarih 22:35 kalkışlı uçak bileti aldığını, uçağa bindiğini, kendi koltuğunun başkasına satıldığından uçaktan indirildiğini, uçağa binemediği için Mersin ilinde konaklamak zorunda kaldığını, yakın zamanda uçak bileti bulamadığı için şirket aracı ile İzmir'e gittiğini, daha sonra bu aracı şirket çalışanlarının tekrar Mersin'e götürmek zorunda kaldığını, çalışanın şirket için büyük önem arzettiği, davalı hava yolu şirketinin kusurlu olarak iptal ettiği bilet nedeniyle şirket çalışanının işine dönemediğini kendisinden beklenen işleri yapamadığını, davacı şirketin zarara uğradığını, şirket çalışanının uçaktan yaka paça atılmasının davacı şirketin saygınlık ve onuruna ciddi zarar verdiğini, davacı şirketinin global ölçekte hizmet veren 500'den fazla çalışanı olan liman operasyonları ve lojistik alanında ülkenin ve bölgenin önde gelen şirketi olduğunu, davacı şirkkette lojistik müdürü olarak çalışan dava ...'nın 1 saatlik iş kaybının dahi davacı şirkete binlerce dolar kaybettirme ihtimalinin bulunduğunu, uçağa alınmaması nedeniyle 2 gün boyunca iş başı yapamadığını bu nedenle 5.525,00 TL maddi tazminatın 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket uçuşuna biletli yolcunun dava dışı ... olduğunu, davacının yolcu sıfatını kazanabilmesinin mümkün olmadığını, yolcu sıfatı esas alınarak salt yolcular lehine düzenlenmiş olan SHY-YOLCU yönetmeliği kapsamındaki tazminat ve benzeri hakları iddia ve talep edebilme yetkisinin sadece yolcularda olduğunu, davacının taraf sıfatı ve ehliyetinin bulunmadığını, davanın ticari bir dava olmadığını, dava dışı yolcunun seyahat amacıyla bilet aldığını, davalı ile aralarıda tüketici ilişkisi olduğunu, görev itirazında bulunduklarını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı tarafça yapıldığı iddia edilen harcamalara ilikşin herhangi bir ispat aracının sunulmadığını, manevi tazminatı da kabul etmediklerini bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda özetle; \"... Davacı şirket çalışanı dava dışı ...'nın şirket işleri için gittiği Mersin ilinden İzmir iline dönmek için ... firmasının 26/08/2022 tarih 22:35 kalkışlı uçak bileti aldığı, bu itibarla dava dışı yolcu ile havayolu şirketi arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğu, ... firmasına ait bilet detayları incelendiğinde yolcunun dava dışı ... olduğunun anlaşıldığı, dava dışı kişinin koltuğunun başkasına satılması nedeniyle uçaktan indirildiği anlaşılmakla borç ilişkisinde ifayı talep yetkisinin dava dışı yolcuya ait olduğu, gereği gibi ifa edilmemesi halinde meydana gelen zararı talep yetkisinin de dava dışı yolcuya ait olacağı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında \"bilet bedelinin başka bir kişi tarafından ödenmiş olması, dava dışı kişi ile ödeyen arasındaki iç ilişkide değerlendirilebilir. Bedelin ödenmiş olması davalıyı taşıma sözleşmesinin tarafı haline getirmez. Taşıma sözleşmesinin, davacı şirketçe dava dışı kişiyi temsilen yapıldığının kabul edilmesi halinde dahi sözleşmenin hüküm ve sonuçları temsil olunan üzerinde gerçekleşir.\" şeklinde belirtildiği üzere taşıma sözleşmesinden kaynaklanan hakların ancak sözleşmenin tarafı olan dava dışı kişi tarafından ileri sürülebileceği, davacının, tarafı olmadığı bir sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle tarafının uğradığı zararın tazmini için aktif husumet ehliyeti bulunmadığı bununla birlikte ifayı talep yetkisinin devrine ilişkin özel bir halin de somut olayda bulunmadığı anlaşıldığından mahkememizce aktif husumet yokluğu nedeniyle açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir...\" şeklindeki gerekçe ile, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin 23.10.2024 tarihli duruşmasında \"Davacı vekiline, dava dışı şirket çalışanı ... ile aralarındaki temlik ilişkisine dair belgeyi sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine,\" denilerek taraflarına süre verildiğini ancak verilen sürenin hukuki sonuçları hatırlatılmadığından ara kararın usulsüz olduğunu, buna rağmen mahkemenin, verdiği süreyi kesin süre olarak nitelendirdiğini ve ara kararı kesin süre içerisinde yerine getirmedikmerinden bahisle davanın aktif husumet yokluğu yönünden reddine karar vererek hak kaybına uğramalarına neden olduğunu, müvekkil firma ile çalışanı ... arasında temlik ilişkisi mevcut olduğunu, söz konusu belgenin istinaf dilekçesinin ekinde sunulduğunu fakat  mahkemenin hukuka aykırı bir şekilde verilen süreyi kesin süre olarak değerlendirdiğinden bahsi geçen temlik ilişkisini açıklayacak fırsat bulunamadığını, manevi tazminat yönünden yeterli ve gerekli hukuki inceleme yapılmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan hakların ancak sözleşmenin tarafı olan dava dışı kişi tarafından ileri sürülebileceği gerekçesiyle, davacının, aktif taraf sıfatı olmadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>Dava dilekçesinde, davacı şirket, davacı çalışanı olan, dava dışı ...'nın şirket işleri için Mersin iline gittiğini, işlerini tamamlayıp İzmir iline dönmek için Adana Havalimanı'ndan ... firmasının 26/08/2022 tarih 22:35 kalkışlı uçak bileti aldığını, uçağa bindiğini, kendi koltuğunun başkasına satıldığından uçaktan indirildiğini, uçağa binemediği için Mersin ilinde konaklamak zorunda kaldığını, yakın zamanda uçak bileti bulamadığı için şirket aracı ile İzmir'e gittiğini, daha sonra bu aracı şirket çalışanlarının tekrar Mersin'e götürmek zorunda kaldığını, çalışanın şirket için büyük önem arzettiğini, davalı hava yolu şirketinin kusurlu olarak iptal ettiği bilet nedeniyle şirket çalışanının işine dönemediğini kendisinden beklenen işleri yapamadığını, davacı şirketin zarara uğradığını, şirket çalışanının uçaktan yaka paça atılmasının davacı şirketin saygınlık ve onuruna ciddi zarar verdiğini ileri sürerek tazminat taleplerinde bulunmaktadır.<br>Mahkemece, davacı şirket doğrudan taşıma sözleşmesinin tarafı değilse de (tüzel kişilerin yolcu taşıma sözleşmesinde fiilen taraf olmalarının da mümkün bulunmamasına göre) söz konusu uyuşmazlık konusu zararın, iddianın ileri sürülüşüne göre, davacı şirketin zararı olduğu,  somut olayda davacı şirket ile ... arasında doğrudan temsil ilişkisi söz konusu olup temsil yolu ile yapılan hukuki muamelenin hukuki sonuçları, bu muameleden doğan hak ve borçlar, temsil olunana ait olacağından (BK’nun 32.maddesi) cihetle (Benzer yönde; Yargıtay 11. HD, 2011/13961 E, 2012/21309 K), davacı şirketin aktif taraf sıfatına da sahip olduğu,  ...'nın, davacıyı temsilen taşıma sözleşmesinin tarafı olduğu kabul edilerek, davacı şirketin dava dilekçesindeki talepleri konusunda yargılama yapılıp (davacı kendi uğradığı zararın tazminini istediğinden, dava dışı şirket çalışanı ...'nın temliki hususunun ise onun zararlarını konu aldığı göz önüne alınarak, esasen temlik hususunun değerlendirilmesi gerekmemektedir), taraf delilleri toplanarak bir sonuca varmak gerekirken, yazılı gerekçe ile karar verilmesi yerinde olmamıştır.<br>Kabule göre de,  mahkemenin 23.10.2024 tarihli duruşmasında \"Davacı vekiline, dava dışı şirket çalışanı ... ile aralarındaki temlik ilişkisine dair belgeyi sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine\" şeklinde ara karar kurulduğu ve bu ara karara hukuki değer atfedilerek, hüküm verildiği anlaşılmakta ise de, HMK gereği hakim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna da karar verebilmekle birlikte, böyle bir durumda kesin sürenin hukuki sonuç doğurabilmesi için, buna ilişkin ara kararının yasaya ve içtihatlara uygun şekilde oluşturulması, hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede açık olması ve kesin süreye uyulmamasının sonuçlarının ilgili tarafa ihtar edilmesi gerekir.  Somut dosyada, mahkemece usulüne uygun bir kesin süre verilmediği de anlaşılmaktadır. <br>Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince  ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 20/11/2024 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, <br>5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından  davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"316a5898baefcf0d","SID":"c5620fe39386d427"}}