{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/146 - 2025/578<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/146 <br>KARAR NO\t: 2025/578<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/200 Esas - 2021/665 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br><br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 29/04/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 30/04/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili ve davalı yanında fer'i müdahil ...tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 26.02.2019 tarihli kazada davacı müvekkili sigorta şirketinde birleşik kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan davalı şirket adına kayıtlı ... plakalı araç sürücüsü ...'nin kullandığı araç ile meydana gelen trafik kazasında kasko sigortasından dolayı karşı taraf ... plakalı araçta meydana gelen hasar ve değer kaybından ötürü, davacı müvekkili sigorta şirketi tarafından 40.781,00 TL araç hasar bedeli ile 24.205,90 TL araç değer kaybı olmak üzere toplam 64.986,90 TL ödeme yapıldığını, kazaya sebebiyet veren kasko sigortalı ... plakalı aracı kullanan sürücünün kaza tutanağına göre %100 kusurlu olduğunu, 1,40 promil alkollü olarak araç kullanarak kazaya sebebiyet verdiğini, alkollü araç kullanmanın Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.maddesine göre teminat dışında kaldığını belirterek, ödenen toplam 64.986,90 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; kötü niyet iddiasını kabul etmedikleri, rücu olarak ödedikleri tazminatları talep ettiklerini belirtmiş iseler de müvekkili şirketin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun olmadığını, sürücünün alkollü olması halinde kazanın alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediği hususunda Yargıtay içtihatlarına göre rapor alınması gerektiğini, ayrıca bu kazanın meydana gelmesinde aracı kullanan ...ile yine diğer aracı kullanan ... ve ... plakalı aracın araç şoförü ... ve araç sahibi ...'e davanın ihbarı ile davaya katılmalarını talep ettiklerini, Ankara 2. ATM 2019/706 Esas sayılı dosyası ile bu dosyanın birleştirilmesi gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, tüm dosya kapsamı, iddia, savunma ve toplanan deliller ile birlikte alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacı ...Şirketi'ne kasko sigortası ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'nin olayda %100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'in olayda kusursuz olduğu, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiği, ... plakalı araçta 75.790.08 TL gerçek hasar, piyasa şartlarına göre 30.000.00 TL değer kaybı olduğu belirtilmiş olup, bilirkişi kurulunun raporu Yargıtay denetimine elverişli, karar ve hüküm kurmaya da uygun olduğundan, HMK'nın 26.maddesine göre talebe bağlı kalınarak, kasko sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'nin olayda %100 (yüzdeyüz) kusurlu olduğu, kaza esnasında sürücünün 1,40 promil alkollü olup, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiği tespit edildiğinden, bu husus Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.maddesine göre teminat dışında kaldığından, davacı sigorta şirketinin dava dışı karşı tarafa yaptığı araç hasar bedeli ile araç değer kaybına ilişkin yaptığı ödemeyi, Türk Ticaret Kanunu kapsamında kasko sigortalı aracın malikinden rücuen tazminat ile geri isteyebileceği gerekçesiyle, \"1)Davanın KABULÜ ile, 40.781,00 TL araç hasar bedeli ile 24.205,90 TL de araç değer kaybı olmak üzere TOPLAM 64.986,90 TL'nin rücuen tazminatın ödeme tarihi olan 01/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,\" karar verilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; \tYerel Mahkemenin öncelikle davacı yanın iddialarına karşı cevapları göz ardı ederek hüküm kurduğunu, müvekkili şirketin söz konusu kazada bir sorumluluğunun bulunmadığını, kazaya ... ve ... plakalı araç sürücülerinin sebebiyet verdiğini, kazanın münhasıran ...'nin alkollü olmasından kaynaklandığı görüşünün de hatalı olduğunu, Yerel Mahkeme'nin kararına dayanak olan bilirkişi kurulu raporunda işaret reflektörlerine ilişkin açıklamaların hiçbir şekilde irdelenmediğini, yalnızca ...'nin alkollü olması üzerinde durulduğunu, ancak Yargıtay içtihatlarında kusur hesaplaması yapılırken yalnızca sürücünün alkollü araç kullanımının göz önünde bulundurulmaması gerektiğini diğer etkenlerin de irdelenmesi gerektiğini, \ther ne kadar içerisinde nörolog, hukukçu ve trafik uzmanından oluşan bilirkişi kurulu raporunda davacının aldığı alkol oranından yola çıkılarak kazanın, davacının salt alkolün etkisi altında kalması dolayısıyla ortaya çıktığı varsayımına dayandırılmışsa da, bu tespit olayın oluşumu ve dosya kapsamı ile bağdaşmadığını, alkollü olmayan bir sürücünün de kaza anında etkin fren tedbirine başvurmayıp, söz konusu kazaya neden olabileceğini, kaldı ki, davacı olayda 2/8 oranında kusurlu olup, asli kusurlu (6/8) ... plakalı araç sürücüsü ... olduğunu, kazanın salt (tek başına) davacının alkollü olmasının etkisiyle meydana gelmediğini, ... ve ... plakalı araçların sürücülerinin karayolu üzerinde sorumluluklarını yerine getirmeyerek işaret reflektörlerini uygun şekilde koymamalarının kaza ile ...'nin alkollü olması arasındaki illiyet (nedensellik) bağını kopardığını, olay esnasında alkollü olmayan bir başka sürücünün de etkin fren tedbirine başvuramayıp söz konusu kazayı yapabileceğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tFer'i müdahil ...istinaf dilekçesinde; kazanın gerçekleşmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, kabul etmemekle birlikte kazada kusurlu olduğu kabul edilecekse dahi, bu kusurun ve kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiğinin kabulünün mümkün olmadığını, kazanın oluşumu ile alkol alma arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığını, kazanın karşı tarafın sorumluluklarını yerine getirmemesi, işaret ve reflektörleri düzgün koymamaları nedeniyle gerçekleştiğini, olay anında alkollü olmasa dahi kazanın gerçekleşmesine engel olamayacağını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tDava, İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası (İMSS) teminatı içeren genişletilmiş kasko poliçesini düzenleyen davacının, dava dışı üçüncü kişiye ödediği tazminatı, sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürdüğü davalı sigortalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.<br>\tİMMS, motorlu araç işleteninin, bu aracın işletilmesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) ve genel hükümlere göre oluşan ve ZMSS limiti üzerinde kalan hukuki sorumluluğunu sigorta poliçesinde yazılı azami hadlere kadar sigorta güvencesi altına alan bir sigorta sözleşmesidir. Öte yandan, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının (MKTİMSSGŞ) 3. maddesi uyarınca manevi tazminat talepleri de, ek sözleşme ile teminat kapsamı içine alınabilir. Bu taleplerin, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) dışında kalması nedeni ile, bu teminat, bahsi geçen zorunlu sigortanın varlığına bağlı olmaksızın, bu sigorta limitlerinin içinde hüküm ifade eder. <br>\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 95'inci maddesinin 1'inci fıkrasında, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, aynı maddenin 2 nci fıkrasında ise, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurulabileceği belirtilmiş, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının (MKTİMSSGŞ) 4 üncü maddesinde ise, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin Kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebileceğine ilişkin hükümlere yer verilmiştir.<br>\tNitekim MKTİMSSGŞ'nin 4'üncü maddesinin 2 nci fıkrasının \"c\" bendi uyarınca, aracın, alkollü içkilerin etkisi altında olup güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş olan veya uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış kimseler tarafından sevk ve idare edilmesi halinde sebebiyet verilen zarar ve ziyana ilişkin talepler sigortalıya rücu edebilir.<br>\tDavaya konu kazanın sürücünün sadece alkollü olması nedeniyle münhasıran alkole bağlı meydana gelip gelmediğinin tespiti açısından Yargıtay içtihatları doğrultusunda içerisinde nöroloji uzmanı da bulunan bilirkişi heyetinden mahkemece rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiğinin saptanması karşısında bu hususa ve kusura değinen istinaf talebi yerinde değildir.<br>\tSomut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleriyle sınırlı incelemeye göre, eldeki davada MKTİMSSGŞ'nin 4 üncü maddesinin 2 nci fıkrasının \"c\" bendinde öngörülen rücu koşullarının oluştuğunun anlaşılması ile ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.<br>\tYukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında davalı vekili ve davalı yanında fer'i müdahil ...'nin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekili ve davalı yanında fer'i müdahil ...'nin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalıdan alınması gereken 4.439,26 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 1.109,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.329,46 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\tHarçlar Kanunu gereğince istinaf eden fer'i müdahil ...'den alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın istinaf eden fer'i müdahil ...’den alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-İstinaf edenler tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>\t4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\t5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 29/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>Başkan <br> <br>Üye <br><br>Üye <br> <br>Katip <br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d7b28646128faf83","SID":"5463112e128a512e"}}