{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/391 Esas<br>KARAR NO: 2025/575 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12.12.2024<br>NUMARASI: 2024/272 E. SAYILI ARA KARAR <br>DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 29/04/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>TALEP: İhtiyati tedbir  talep eden vekili talep dilekçesinde;  müvekkil firma ... İç ve Dış Ticaret Sanayi Limited Şirketi'nin çok uzun yıllardır faaliyet gösteren, alanında tanınmış bir şirket olduğunu, şirket olarak markasının ..., ..., ... tescilli olan müvekkilin web adresi ise www....com.tr olduğunu, davalı şirketin ... Limited Şirketi'nin ise aynı alanda faaliyet gösterdiğini, davalı şirket ... LTD. ŞTİ.'ne ait \"www...com.tr\" web sayfasında müvekkilinin yapmış olduğu üretim ve işlere ilişkin tespit edilebilen 195 adet fotoğrafın kullanıldığının tespit edildiğini, tespit edilebilen 195 fotoğraf ile müvekkil firmaya ait ürünlerin davalı firmaya aitmiş gibi gösterilip algı ve yanıltma yaratılmaya çalışıldığını, davalı firmanın kendi kataloglarında da bu görselleri kullandığını, davalı firmaya ait \"www...com.tr\" web sayfasında müvekkiline ait \"... \" unvanı, \"...\" unvanları, marka ismi, yine müvekkiline ait \"...\" markalı ürünler, davalının kendi ürünleriymiş gibi algı ve yanıltma yaratılmaya çalışılarak kullanıldığını, bu nedenlerle \"www...com.tr\" web sitesine erişim engeli getirilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise \"www...com.tr\" ve diğer mecralarda yer alan müvekkili firmaya ait görsellerin kaldırılmasına, Google adwords reklam hizmetinin durdurulmasına, davalı şirketin 3. kişilere devrinin engellenmesine, davanın İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirilmesine, müvekkiline ait marka hakkına dair tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına ve daha sonra da gerek davalı şirkette, gerekse gösterilecek adreslerde ve gümrük kapılarında söz konusu ürünlerin ihtiyati tedbir olarak toplatılmasına, davalı şirketin adresinde ve web sitesi üzerinden tespit yapılarak marka hakkının tecavüz edildiğinin ve haksız rekabetin tespitine, \"www...com\" web sitesine erişim engeli getirilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise \"www...com.tr\" ve diğer mecralarda yer alan müvekkili firmaya ait görsellerin kaldırılmasına ve Google adwords reklam hizmetinin durdurulmasına, ... Ticaret Ltd. Şti.'nin ticaret sicilinden terkinine, davalının tescil hakkından doğan haklara tecavüz fillerinin durdurulmasına ve önlenmesine, tecavüz teşkil eden ürünlerin ve üretimde kullanılan araçların şekillerinin değiştirilmesi veya marka hakkına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhasına, müvekkilinin markasına tecavüz eden markanın ve ticaret unvanının yazılı olduğu her türlü emtia, basılı ambalaj, kutu, broşür, katalog, sair yazılı evrak ve bu ürünlerin üretiminde kullanılan vasıtalara, görüldüğü her yerde el konulmasına, bunların açılacak dava sonuna kadar, masrafı davalıya ait olmak şartıyla mahkemenin uygun göreceği yerde muhafaza altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>TEDBİR TALEBİNİN REDDİ KARARI:Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 12/12/2024 tarihli 2024/272 E. sayılı ara kararıyla;  \"...Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesinde; dosyadaki mevcut deliller arasında bilirkişi vasıtasıyla yapılmış bir tespit ve rapor bulunmadığı, ayrıca delil tespiti veya rapor alınmasına yönelik bir talebi de olmadığı anlaşılmakla mevcut aşamada yaklaşık ispat kurallarının bulunmadığı anlaşıldığından ileride alınacak rapor sonrası yeniden değerlendirilmek üzere ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada reddine...\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU: İhtiyati tedbir talep eden vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Bakırköy 2. Fikri Mülkiyet Mahkemesini ihtiyati tedbir kararının reddine ilişkin kararının usul ve yasalara, dosyanın somut özelliklerine aykırı olduğunu, Mahkemece HMK’nın 390/3. maddesi uyarınca yaklaşık ispat kuralının bulunmadığına ilişkin gerekçelendirme yapmış olsa da, dava dilekçesinde sunulan belgeler doğrultusunda mevcut ve devam etmekte olan zararın varlığının ispat edildiğini, Dava dilekçesinde mevcut durumun hala devam etmekte olduğu ve zararın da devam ettiği, belge ve bulgularla ispatlanmış olup, HMK’nın 390. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir sebebi ve türü ile birlikte davanın esası yönünden de haklılıklarının yaklaşık olarak ispat edildiğini, bu sebeple mahkemenin yaklaşık ispat kuralının bulunmadığına ilişkin verdiği kararın yanlış olduğunu, Bakırköy 2. Fikri Mülkiyet Mahkemesi ara kararında her ne kadar... \"dosyadaki mevcut deliller arasında bilirkişi vasıtasıyla yapılmış bir tespit ve rapor bulunmadığı, ayrıca delil tespiti veya rapor alınmasına yönelik bir talebi de olmadığı anlaşılmakla...\" denmiş olsa da, dava dilekçelerinde gerek konu kısmında, gerek açıklamalarında beyan edildiği, gerekse de netice-i taleplerinde talep olunduğu üzere tespit taleplerinin mevcut olduğunu, dava konusu yönünden tespit taleplerinin maddi vakıalar - delil tespitini de kapsamakta olup, mahkemenin gerekçesinin dosyanın somut özelliklerine aykırı olduğunu, İhtiyati tedbir kararının konulmasına ilişkin delillerinin yeterli olup, yaklaşık ispat kuralına aykırı bir durum da söz konusu olmadığı gibi, delil tespitine ilişkin taleplerinin de mevcut olduğunu, bu aşamada Bakırköy 2. Fikri Mülkiyet Mahkemesinin vermiş olduğu ihtiyati tedbir kararının reddi kararının mevcut zararın devam etmesine ve müvekkil, şirketin aleyhine telafisi imkansız zarar doğurmaya devam ettirdiğini belirterek, açıklanan ve resen gözetilecek sebeplerden; istinaf incelemesi yapılarak dosyanın somut özelliklerine, usul ve yasaya aykırı olarak verilen Bakırköy 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2024/272 E. sayılı 12.12.2024 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının istinafen incelenerek, kararın istinaf talepleri doğrultusunda kaldırılması ile  ihtiyati tedbir kararı verilmesine, vekalet ücreti ve masrafların davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>G E R E K Ç E: Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasıdır. Davacı tarafça dava dilekçesinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş, mahkemece yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle istinaf talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. Dosya incelendiğinde; davacı tarafça dava dilekçesinin sonuç talep kısmında davalının adresinde ve web sitesi üzerinde öncelikle delil tespiti yapılarak, tecavüzün tespitinin talep edilmesine rağmen, Mahkemece tespit talebi konusunda bir karar verilmeksizin ve dosya içeriği ile uygun olmayacak şekilde davacı tarafın tespit talebinin mevcut olmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararının kaldırılmasına, mahkemece davalının adresinde ve web sitesi üzerinde delillerin tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılarak, sonucuna göre ihtiyati tedbir talebi hakkında değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile,  6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince,  BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 12/12/2024 tarihli 2024/272 E. sayılı ara kararının KALDIRILMASINA,2-Yukarıdaki gerekçede yazıldığı şekilde yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın, karar veren  ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davacı tarafa iadesine,4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi'nce verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,  Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 29/04/2025 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2eb45153c1bb64fa","SID":"144dd7d2b21fad23"}}