{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/01/2025<br>NUMARASI\t: ... Esas ... Karar<br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ...... Form Dış Ticaret A.Ş\t  <br>VEKİLLERİ\t\t: Av. ... & Av. ...Av. ...  <br>DAVALI\t\t: ...   <br>DAVA\t\t: Alacak <br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 15/04/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 16/04/2025<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 22/01/2025 tarihinde tesis edilen karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Konya Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren makine üretim ve pazarlama şirketi olduğunu, müvekkili şirkete Konya.... Sulh Ceza Mahkemesinin ... D.İş sayılı kararı ile TMSF'nin kayyum olarak atandığını, Resmi Gazete’nin 01.09.2016 tarihli ve 29818 sayılı 2. mükerrer nüshasında yayımlanan 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 19.maddesinde kayyımlık yetkisinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devri düzenlendiğini, Kanun Hükmünde Kararname’nin 19.maddesinin birinci fıkrasında; “maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle CMK madde 133 uyarınca kayyım atanmasına karar verilen şirketlerde görev yapan kayyımların yetkilerinin hakim veya mahkeme tarafından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna, ikinci fıkrasında ise; maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra ve olağanüstü halin devamı süresince terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle CMK madde 133 uyarınca şirketlere ve bu Kanun Hükmünde Kararname'nin 13 üncü maddesi uyarınca varlıklara kayyım atanmasına karar verildiği takdirde kayyım olarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun atanacağı” ifade edildiğini,\tyine aynı Kararname’nin 20.maddesinde; \"(1)19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından devralınan şirketler ve bunların varlıkları ile ilgili olarak Fona verilen yetkiler, bu Kanun Hükmünde Kararname ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna verilen kayyımlık görevi ile satış veya tasfiye işlemlerinde, bu şirketlerin yahut bunların sahiplerinin Fona borçlu olup olmadığına ve varlıkları üzerinde Fon haczi bulunup bulunmadığına bakılmaksızın kıyasen uygulanır. Bu madde kapsamında Fon tarafından atanan veya görevlendirilenler, 5411 sayılı Kanunun 127 nci maddesi hükümlerinden yararlanır. Şirketlerin tasfiye işlemlerini yürütmek üzere Fon Kurulu tarafından görevlendirilen tasfiye komisyonu, adli işlemler veya davalar bakımından taraf ehliyetine sahiptir. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kayyım olarak atandığı şirketlerin ya da bunların varlıklarının bu madde kapsamında satışından elde edilecek tutarlar yargılamanın kesin hükümle sonuçlandırılmasına kadar bir hesapta nemalandırılır.” hükmünü amir bulunduğunu, davacı ......Dış Ticaret A.Ş.’ye TMSF' nun kayyım olarak atandığını, bu kayyımluğun 26.09.2016 tarihinde Ticaret Sicil’e tescil edilmiş ve 06.10.2016 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan olunduğunu, ilgili şirketin tüm dava ve icra işlerini takip etmek üzere, kayyım olarak atanan TMSF’nin görevlendirdiğini yeni yönetim kurulu tarafından verilmiş vekâletnameyi dava dilekçesi ekinde ibraz ettiğini, taraflar arasında ticari satımdan kaynaklanan alacak/borç ilişkisi olduğunu, müvekkilince davaya konu ürünlerin davalıya teslim edildiğini, davalı yanın ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, şuan müvekkili şirketin yönetiminin kayyımlar tarafından sağlandığını, müvekkili şirketin yaşanmış olan yönetim değişikliği nedeniyle alacaklarını tahsil edemediğini, bu nedenlerle müvekkili şirketçe tahsil edilememiş ve dava sonucu tespit edilecek olan yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki kur üzerinden hesaplanarak dava konusu 768.161,42 USD alacağının fatura tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte tahsiline, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde dava tarihi itibariyle işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"....davalının tebliğe yarar adresinin bildirilmesi için davacı tarafa defaten süre verildiği, bildirilen adreslere tebligatın yapılamadığı, yine adres araştırması sonucu tespit edilen adreslere de tebligatın yapılamadığı, son olarak tebliğin ilanen yapılmasına karar verilmiş ise de ilanen tebligatın da yapılamadığı, dolayısıyla davacının adres bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği sonucuna varıldığından davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir....\" gerekçesiyle davanın 6100 sayılı HMK'nın 119/2. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında ticari satımdan kaynaklanan alacak/borç ilişkisinin mevcut olduğunu, müvekkili şirkete TMSF kayyım olarak atanmış olup, şirketin eski yetkililerinin yurt dışında kaçak durumda olduklarını, bu sebeple kayyımlar ile yapılan görüşmeler neticesinde davalı şirkete ait mahkemeye bildirilen adreslerin dışında taraflarınca araştırma yapılmasının söz konusu olmadığını, yerel mahkemenin anılan HMK'nın 119.maddesinde belirtilen eksikliklerin yerine getirilmediği gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararın hatalı olduğunu, üzerlerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiklerini, bu sebeple kararın kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılmak suretiyle haklı davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Dava; faturaya dayalı alacak istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun dava dilekçesinin içeriği başlıklı 119/1.b maddesinde \"Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri.\" ve 119/2.maddesinde \"Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır.\" hükmünün yer aldığı, <br>Davacı tarafından  davalı aleyhine açılan alacak davasında davacının bildirdiği davalının adresine tebligat yapılamadığı, yapılan tüm araştırmalara rağmen davalının adresinin tespit edilemediği, ilanen tebligat yapılması gerektiği yönünde verilen dairemizin kaldırma kararı üzerine ilk derece mahkemesince Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü Konya Şube Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta \"...Suudi Arabistan ülkesinde kurumumuza bağlı resmi ilan yayınlama hakkını haiz bir yayın bulunmaması nedeniyle herhangi bir ilan yayın sevki durumu söz konusu olmamaktır...\" , Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler Ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğüne yazılan müzekkereye Riyad Büyükelçiliği tarafından  verilen cevapta ise \"...Suudi Arabistandaki  muhtelif yerel medya organları ile evvelce yapılan görüşmeler neticesinde söz konusu ilanın yapılamayacağı (menfi) öğrenilmiştir...\" şekilde cevap verildiği,   bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin  HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davacının  istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınan harç yeterli olduğundan harç ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,<br>3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,  <br>4- İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, <br>6-Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 15/04/2025 tarihinde  oybirliği  ile karar verildi.\t\t<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br> <br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br>...<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e5e88cdc6c42c753","SID":"e9f44d18a1eb6ed5"}}