{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1184 Esas<br>KARAR NO: 2025/542<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 28/04/2021<br>NUMARASI: 2018/1567 Esas, 2021/551 Karar<br>DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))<br>KARAR TARİHİ: 17/04/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkili şirketin 01/03/2010 tarihli kira sözleşmesi ile 14.189,00 Euro kira bedeli karşılığında işyerini davalı müflis şirkete kiraladığını, davalı şirketin 03.12.2015 tarihinde iflas erteleme talep ettiğini, iflas erteleme davasında 18.10.2017 tarihinde davalının iflasına karar verildiğini, davalının işyerini 28.10.2017 tarihinde tahliye ettiğini, işletme gideri olmasına rağmen  iflas erteleme sürecinde 2016 yılı Ocak ayından itibaren kira, otopark kirası ve bina aidat ödemelerinin düzenli yapılmadığını, 31.03.2017 tarihinde açtıkları İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/308 Esas sayılı dosyasında 2016 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs ayları kira alacağının ( faiz ve feriler hariç 61.144,26 Euro) tahsilinin talep edildiğini, davalının 18.10.2017 tarihinde iflasına karar verilmesi üzerine söz konusu dosyada karar verilemediğini, ayrıca 2017 yılı Şubat, 2018 yılı Şubat dönemine ilişkin kira alacakları faiz ve feriler hariç 183.848,96 Euro olup, bu alacaklarının tahsili için 12.10.2017 tarihinde takip başlattıklarını, sözleşme gereği iki aylık kira bedelinin üst üste ödenmemesi halinde 2018 Şubat sonuna kadar tüm kira alacakları muaccel olduğundan, işyerinin 28.10.2017 tarihinde tahliyesinden sonraki kira alacaklarının da tahsilini talep ettiklerini, davalı müflis şirketin iflas kararından bir gün önce takibe itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, bunun dışında müflisin 2017 yılı Ocak ve 2017 yılı Ekim dönemine ilişkin 4.618,00 TL otopark kira borcu bulunduğunu, ayrıca müflisin 23.407,00 TL aidat borcunu site yönetimine ödediklerini, davalı müflis şirketin iflas erteleme için başvurduğu 03.12.2015 tarihinde borca batık olması ve işletme gideri olan kira alacağını ödememesi nedeniyle alacaklarının öncelikle masa alacağı olarak tahsiline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek toplam 67.144,26 Euro kira alacağının iflas tarihindeki kur karşılığı 290.915,93 TL'nin her bir kira alacağının vade tarihinden iflas tarihine kadar dövize uygulanacak faizi ile birlikte iflas tarihindeki kur karşılığının masa alacağı olarak davalıdan tahsiline, aksi halde iflas alacağı olarak masaya kaydına; toplam 183.848,96 Euro kira alacağının iflas tarihindeki kur karşılığı 796.562,12 TL'nin icra inkar tazminatı ve icra harç giderleri ile birlikte masa alacağı olarak davalıdan tahsiline, bu talepleri kabul edilmezse iflas tarihinden tahliye tarihine kadar geçen 10 günlük kira bedelinin masa alacağı olarak tahsiline, kalan kısmın iflas alacağı olarak masaya kaydına; 4.618,00 TL otopark kira alacağının kira sözleşmesi gereği her ayın 5 gününden işleyecek temerrüt faizi ile birlikte masa borcu olarak tahsiline, bu talepleri kabul edilmezse iflas tarihinden tahliye tarihine kadar geçen 10 günlük otopark kira bedeli 285,48 TL'nin ve faizinin masa alacağı olarak tahsiline, kalan kısmın iflas alacağı olarak masaya kaydına; 23.407,00 TL aidat borcunun masa borcu olarak tahsiline, bu talepleri kabul edilmezse iflas tarihinden tahliye tarihine kadar geçen 10 günlük aidat tutarı 260,00 TL'nin ve faizinin masa alacağı olarak tahsiline, kalan 23.147,00 TL'nin iflas alacağının Kat Mülkiyeti Kanuna göre imtiyazlı alacak olarak sıra cetvelinin 3 sıra alacak olarak masaya kaydına   karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevabında; davanın 15 günlük hak düşürücü süre içinde açılmamışsa reddi gerektiğini, davacının alacak kayıt dilekçesinde sunduğu belgelerin alacağın miktar ve varlığını ispata yeterli olmadığını, bu nedenle ...nin alacağı tamamen reddetmesinin yerinde olduğunu, davacının alacağını ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; iflasın ertelenmesi tedbirlerinden faydalanıldığı dönemde kayyımın açık izniyle veya doğumunda  kayyımın örtülü izninin bulunduğu kabul edilebilecek kira alacağının masa alacağı olarak kabul edilmesine dair yasal düzenleme bulunmadığı, bu nedenle müflis şirketin iflasın ertelenmesine özgü tedbirlerden faydalandığı dönemde doğan kira borçlarının masa alacağı olarak kabulüne imkan bulunmadığı,  kiralanan taşınmazın  iflas kararından 10 gün sonra boşaltıldığı, iflas kararı verilmesiyle birlikte iflas kararının mahkemece iflas müdürlüğüne bildirilmesi ve iflas müdürlüğünün müflis şirketle iletişime geçerek müflisin imzaladığı sözleşmeleri tespit edebilmesi için geçecek makul süre  dikkate alındığında, ...nin kira sözleşmesinin benimsediğinden söz edilemeyeceğini, bu nedenle 10 günlük kira borcunun da iflas alacağı olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacının iflas tarihi itibariyle 1.152.564,81 TL kira alacağı, 4.618,00 TL otopark kira alacağı, 23.407,00 TL site aidat alacağı olmak üzere toplam 1.180.589,81 TL alacağı olduğu, İİK m. 193/2. uyarınca  iflas kararıyla birlikte takipler düşeceğinden, davacının icra takibine dayalı  icra ve vekalet ücreti ve icra inkar tazminatı talebinin  yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 1.180.589,81 TL alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak;  Kat Mülkiyeti Kanuna göre imtiyazlı olan 23.407,00 TL aidat alacağının 3. sıradan sıra cetveline kaydı taleplerinin gerekçe gösterilmeden reddedildiğini, iflas erteleme tedbirlerinden faydalanıldığı dönemde doğan kira alacağının işletme gideri olduğunu ve öncelikle ödenmesi gerektiğini, iflas erteleme talebi ile birlikte diğer şirklerin borçlu şirket ile ilişkisini bitirme imkanına sahip iken, müvekkili şirketin ticari ilişkiye devam etmek zorunda bırakılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, bu nedenle bu alacakların masa alacağı olarak öncelikle ödenmesi gerektiğini, nitekim İİK'nın 308 maddesinde mühlet sırasında sırasında konkordato komiserinin izni ile akdedilen borçların iflas halinde masa alacağı sayıldığını, borçlunun iflas erteleme sürecinde kayyımın denetimi ile sürdürdüğü kira ilişkisinden doğan borcunda masa alacağı sayılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasının talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava, alacağın masa alacağı olarak tespiti ile davalı müflis şirketten tahsili, aksi halde alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, davacının 36 kayıt nolu talebi ile 1.156.305,36 TL alacak kaydı talebinde bulunduğu, ...nin talebi tamamen reddettiği, davacı vekilinin tebligat masrafı verdiği, sıra cetveli ve ... kararının davacı vekiline 20.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davacının öncelikle alacağın masa alacağı olarak tahsilini, aksi halde alacağın (aidat alacağının 3. sırada olmak üzere) iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.Mahkemece, alacağın masa alacağı olarak kabulünün mümkün olmadığı  ve iflas alacağı olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 1.180.589,81 TL'nin alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir. Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı, iflas erteleme sürecinde doğan kira alacağının işletme gideri olarak masa alacağı olduğunu, bu nedenle kira alacaklarının öncelikle masa alacağı olarak tahsilini talep etmişse de, iflas kararı verilmeden önce, iflas erteleme sürecinde doğan kira alacaklanın masa alacağı olarak kabulüne dair yasal düzenleme bulunmadığından, bu alacağın iflas alacağı olarak masaya kaydına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Diğer taraftan iflas tarihinden 10 gün sonra kiralanan tahliye edilmekle birlikte, iflas kararı verilmesiyle birlikte iflas kararının mahkemece iflas müdürlüğüne bildirilmesi ve iflas müdürlüğünün müflis şirketle iletişime geçerek müflisin imzaladığı sözleşmeleri tespit edebilmesi için geçecek makul süre  dikkate alındığında, ...nin kira sözleşmesi benimsediği, bu nedenle 10 günlük kira alacağının masa alacağı olduğunun kabulü mümkün görülmediğinden, mahkemece bu kira alacağının iflas alacağı olarak masaya kaydına karar verilmesi de yerindedir.Ayrıca davacı davalı müflis şirket yerine ödediği site aidat alacağının, Kat Mülkiyeti Kanuna göre imtiyazlı olarak 3. sırada masaya kaydı gerektiğini ileri sürmüşse de, davacının davalı müflisten alacağı Kat Mülkiyeti Kanunundan değil, taraflar arasındaki kira sözleşmesinden ve davalı kiracının bu sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklanmasına göre mahkemece hükmedilen alacağın imtiyazsız alacak olarak iflas masasına kaydına verilmesinde de isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1567 Esas, 2021/551 Karar ve 28/04/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,<br>2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı  tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 164/2. fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.17/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c4253182e4aed977","SID":"2dd6fb890f356208"}}