{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 17/04/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t:....<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...<br>TARİHİ\t\t: ...<br>NUMARASI\t\t:...<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLLERİ\t: ...<br>DAVALI\t:...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: ...<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket tarafından dava dışı ....'ye ait ... zeyil numaralı poliçede belirtilen riziko adresi \"...\"  31/12/2019 - 31/12/2020 başlangıç ve bitiş tarihli Otel ve Tatilköyü Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını) 20/08/2020 tarihinde riziko adresi olan otelde yüksek voltaj dalgalanmasından dolayı 2 çamaşır makinesinin, 1 endüstriyel bulaşık makinesinin, 1 fırının sair parçalarında (ekran kartı, güç kartı, kontaktör vb.) hasar meydana geldiğini,  meydana gelen arızalar sonucunda, sigortalı şirket tarafından teknik servis çağırıldığını, teknik servis tarafından gerçekleştirilen ayrıntılı incelemeler sonucunda arızaların nedeninin voltaj düzensizliğinden kaynaklandığının tespit edildiğini, arızalanan parçalarının onarımının mümkün olmadığının belirtildiğini, arıza sonrasında aynı gün TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası tarafından gerçekleştirilen kontrolde, \"Faz-Nötr geriliminin 238 V olduğu, Faz-Faz arası gerilim değerlerinin 410 V olduğu gözlenmiş olup, gerilim değerleri olması gereken 220 V - 380 V değerlerine göre yüksek odluğu gözlenmiştir.\" şeklinde notlar alındığını, söz konusu tespitler akabinde sigortalı şirket tarafından müvekkili sigorta şirketine aralarındaki poliçeye istinaden başvurduğunu, başvuru sonucunda alanında uzman ve bağımsız eksper tarafından eksper raporu alındığını, eksper tarafından gerçekleştirilen incelemeler doğrultusunda tanzim edilen rapor ile tenzili muafiyet hesaplaması sonucunda tespit edilen 63.280,98.-TL hasar tazminatının müvekkili şirket tarafından sigortalıya ödendiğini, ...Anonim Şirketi'ne karşı müvekkili şirket tarafından ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine davalı tarafından yetki yönünden itiraz edildiğini, yetki itirazının yerinde görülmesi sonucunda dosyanın, yetkili icra müdürlüğü olan ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunduğunu, işbu takibe de  davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, icra takibine yapılan haksız itirazın iptaline, davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle zamanaşımı, hak düşürücü süre, hukuki yarar, derdestlik, kesin hüküm, yargı yolu ve husumet yönündeki itiraz ve ödemezlik def'ilerimizi bulunduğunu, davacının voltaj dalgalanması sonucunda muhtelif eşyalarda hasar meydana geldiğini ileri sürmüşse de sigortalı şirketin özel trafo aboneliğinin bulunduğunu, davacı her ne kadar ekspertiz raporundan hareketle yüksek voltaj nedeniyle hasarın oluştuğunu beyan etmişse de, voltaj değerleri kalite yönetmeliğinde belirtilen voltaj aralıkları içerisinde bulunduğunu, kaldı ki ötm aboneliklerine primer gerilim tedariki sağlandığında sekonder gerilim ötm abonesinin sorumluluğunda bulunduğunu, kısaca müvekkilininin şirketin zarardan sorumluluğunun doğmayacağının izahtan vareste olduğunu, Elektrik Dağıtımı ve Parakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği'nde bildirimsiz kesintiler için dağıtım şirketine sınır değer aralıkları için izin verildiğini, davacının sigortalısının enerji aldığı trafo bölgesinden enerji alan müşterilerinin elektrik cihazlarına zarar verebilecek nitelikte herhangi bir arıza meydana gelmediği gibi bölgedeki diğer kullanıcılardan herhangi bir arıza ihbarı alınmadığını, hasar meydana gelmesinin muhtemel bir çok nedenden kaynaklanmış olabileceğinden, müvekkili şirket faaliyetleri ile ilişkilendirilemeyeceğini, elektrik kuvvetli akım tesisleri yönetmeliği madde 60 ve yüksek gerilim tesisleri işletme sorumluluğu hizmet sözleşmesi gereğince sigortalıya ait işyerinde trafo bakım ve onarımı, enerji nakil hattının mülkiyeti, bakım, onarım ve sorumluluğu ile ilgilenen elektrik mühendisi çalışmasının zorunlu olduğunu, buna rağmen kabul anlamına gelmemek kaydı ile sigortalının yükümlülüklerini yerine getirmemesi sonucu ortaya çıkan hasarlardan müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddi ile takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklının takip konusu alacığın %20 sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda hasara sebep olan arızanın özel trafolu tesisin abone sorumluluğundaki tesisat üzerinde, alçak gerilim elektrik tesisatına ve diğer faktörlere bağlı olarak  gerçekleşmiş olduğu, bu türden trafo abonelerinin işletmesinde meydana gelebilecek arızalar için ilave koruyucu tedbirler tesis etmesinin gerektiği belirtildiği, davalı şirketin dava dışı sigortalının zararının meydana gelmesinde sorumluluğunun bulunmadığı, bu nedenle halefiyet ilkesi uyarınca davacının da zararı tahsil edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava dışı sigortalının özel trafo aboneliğinin bulunduğundan ve başkaca bir işyerinde hasar meydana gelmediğinden bahisle davalının meydana gelen voltaj dalgalanmasından sorumluluğunun bulunmadığı yönündeki tespitinin hatalı olduğunu, yerel mahkemenin, kararını yalnızca bilirkişi raporuna dayandırdığını, ancak bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, davalının sorumluluğunun bulunmadığı ihtimalinin gerçekleşmesi için elektronik cihazlarda meydana gelen hasarın Özel Trafo'dan kaynaklı olduğunun ya da voltaj dalgalanması sonucunda; hasar gören cihazlardaki eskime halihazırdaki bozuklukların tespit edilmesi ile illiyet bağını kesen nedenler bulunduğunda elektrik dağıtım şirketlerinin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, ancak bilirkişinin sadece, özel trafo abonelerinin trafolarının bakım onarım ve denetiminden sorumlu olduğuna ilişkin beyanlarda bulunarak ve hasar sonrasında alınan verilerde yer alan faz-nötr ve faz-faz değerlerinin yönetmelikte belirtilen değerler aralığında kaldığından bahisle davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine vardığını, meydana gelen hasarın hiçbir suretle arızalanan cihazların eskimesinden veya bozukluklarından meydana gelip gelmediği hususunda herhangi bir incelemeye yer verilmediğini ve yine trafonun bozukluğu, denetiminin eksikliği vb. herhangi bir tespite de yer verilmediğini, bu bakımdan, meydana gelen hasarın voltaj dalgalanmasından kaynaklandığına ilişkin 1 numaralı tespiti dikkate alındığında diğer konuların somut durumda bulunmadığı dikkate alındığında voltaj dalgalanmasının davalı Dağıtım Şirketinden kaynaklı olduğunun kabulü gerektiğini, TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası tarafından hazırlanan raporun, olay tarihinde otelde ölçülen voltaj değerlerinin olması gereken sınırların üzerinde olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, faz-nötr geriliminin 238V, faz-faz geriliminin ise 410V olduğunun tespit edildiğini, açıkça tespit edildiği üzere faz faz arası gerilim değerinin 410 V olarak saptanmakla beraber bu değerin olması gereken aralığının 220 V-380 V olduğunun açık olduğunu, bu nedenle davalının aksi yöndeki iddialarının aksine sağladıkları elektrik iletiminde voltajın yüksek olduğunun ortada olduğunu, kaldı ki bilirkişinin, olay tarihindeki gerilim dalgalanmasını göz ardı ederek, yalnızca olay sonrasındaki voltaj değerlerine odaklandığını, bunun da, raporun eksikliğini gösterdiğini, davalı şirketin dağıtım lisansı sahibi sıfatını haiz olması nedeniyle sağladığı elektrik voltajının yüksek olması sonucu oluşan hasarı gidermekle mükellef olduğunu,  davalı şirketin voltaj dalgalanması sonucu elektronik cihazda meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, davalının tüketicilere yeterli, kaliteli ve sürekli hizmet sağlaması gerektiği,  kanun ve yönetmeliklerce açıkça düzenlenmiş bulunduğundan, davalının kusuruyla meydana gelen zararlardan sorumlu olduğunun açık olduğunu, kaldı ki, Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği m.4 de davalının sorumluluğunu ortaya koyduğunu, ayrıca elektrik dağıtım şirketi, dağıtım lisansında belirlenen bölgede bulunan kullanıcılara sunduğu hizmetin kalitesinden (tedarik sürekliliği kalitesi, ticari kalite ve teknik kalite) ve satış faaliyetine ilişkin ticari kaliteden sorumlu olduğunu, dosya kapsamında yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerekirken, bilirkişi raporunun hükme esas olarak alınmasının bozma nedeni olduğunu, Yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunun, teknik olarak yetersiz olup, bazı konuların bilirkişinin uzmanlık alanı dışında kaldığının belirtildiğini, bu nedenle bazı hususların yeterince irdelenmediğini, ilk olarak voltaj dalgalanmasının, özel trafodan mı yoksa dağıtım hattından mı kaynaklandığının kesin olarak tespitinin yapılmadığını, ikincisinin ise, Elektrik Mühendisleri Odası raporunda voltaj değerlerinin yüksek olduğu kabul edilmesine rağmen, bilirkişi raporunda bu hususun görmezden gelindiğini, zarar gören dava dışı sigortalıya hasar tazminatı ödeyerek sigorta şirketinin görevini yerine getiren müvekkili şirketin ödediği hasar tazminatını, davalı kuruma rücu etme hakkına sahip bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, davacı sigorta şirketinin, dava dışı sigortalıya yaptığı ödemenin davalıdan rücu için başlatılan icra takibine itizarın iptali talebine ilişkindir.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun \"Halefiyet\" başlıklı 1472/1.  maddesinde, \"Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.\" şeklinde düzenlenmiştir.<br>Dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere, dava dışı sigortalıya ait özel trafo tesisinde tüm bakım, onarım, kontrol ve sorumluluğunun trafo sahibi işletmeye ait olduğuna, olay günü yapılan voltaj ölçüm değerlerinin, Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği 23/2-a-1 maddesinde belirtilen limitler dahilinde kaldığına, meydana gelen zararın salt voltaj düzensizliğinden kaynaklandığının davacı tarafından ispat edilememesine göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-... Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. ....\t<br>....<br> <br><br><br><br><br><br><br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1a43e5d1540987bb","SID":"fc861407e0117ee9"}}