{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: .....<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: .....<br>KARAR NO\t: .....<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>KATİP\t: .....  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/02/2024<br>NUMARASI\t\t: ... Esas - ... Karar<br><br>DAVACILAR\t: 1- ........  <br>\t\t\t2- ........  <br>VEKİLİ\t\t: Av......<br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: .....<br>VEKİLİ\t\t: Av.....<br>DAVA\t\t: Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 20/03/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 27/03/2025<br>Davacılar tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 22/02/2024 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yanca, dava dışı ........'ın borcundan dolayı Konya.... İcra Dairesi’nin ........ E. Sayılı dosyası ile icra takiplerinin başlatıldığını, takibe konu belge olarak genel ticari kredi sözleşmesinin sunulduğunu, bu belge incelendiğinde takdirde genel ticari kredi sözleşmesinin 6098 sayılı yasaya aykırı düzenlendiğinin görüleceğini, sözleşmede kimin asıl alacaklı olduğu yazılmamış olup, müvekkillerinin imzası dahi bulunmadığını, ayrıca kanunda sayılan  geçerli şartların sağlanmadığını, sözleşmede müvekkillerinin imzası, kefalet tarihi,kefil sıfatı, sorumlu tutulan azami miktarın müvekkillerinin el yazısı ile yazılmadığını, kefalet miktarı, türü, tarihinin hiçbirinin yazılmadığını,  bilindiği üzere 6098 sayılı TBK m. 584/1’e göre eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şartı olduğunu, ancak kefalet işlemi gerçekleştirilirken kanunen aranmış bulunan şartlar yerine getirilmemiş olup müvekkillerinin eşlerinin bu kefalet işlemine yazılı rızası mevcut bulunmadığını, ayrıca davalı tarafın ilk olarak asıl borçlu olduğunu ileri sürdüğü ........’dan alacağını tahsil etmesi gerektiğini, davalı tarafından alınmış bir aciz belgesi dahi bulunmadan müvekkilleri aleyhine takip yapması kanuna aykırılık teşkil ettiğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak kaydıyla, müvekkillerinin Konya.... İcra Dairesi’nin ........ esas sayılı takip dosyasındaki borçtan dolayı borçlu olmadıklarının tespiti ile, müvekkilleri yönünden takibin iptaline ve müvekkillere ait taşınmazların satışının durdurulmasına karar verilmesini, karşı taraf aleyhine asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların davasının haksız ve kötüniyetli olup, usul ve yasalara aykırı davanın ve taleplerin reddine karar verilmesi gerektiğini, genel kredi sözleşmesi borçluları ........ ve davacılar hakkında müvekkili banka, muaccel hale gelmiş borcun tahsili amacıyla Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ........ Esas Sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını, tanzim edilen 22.03.2018 tarihli ödeme emri borçlulara tebliğ edilmiş ve icra takibi kesinleştiğini, kesinleşen icra takibi neticesinde borçlular adına kayıtlı menkullere-gayrimenkullere haciz şerhi işlendiğini, icra takibinde yapılan işlemlerden dolayı borçlulara davet kağıdı ve diğer bildirimlerin yapıldığını, davacı borçlular kendilerine tebliğ edilen ödeme emrine ve diğer bildirimlere hiçbir şekilde itiraz etmediklerini,  sadece davacı ........ Konya.... İcra Hukuk Mahkemesinde 07.09.2018 tarihinde meskeniyet ve taşkın haciz iddialarında bulunduğunu beyan ederek davacıların davasının ve taleplerinin tamamen reddine, davacıların takip miktarının % 20 'sinden aşağı olmamak üzere davalıya tazminat ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacılara yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 11/11/2021 TARİHLİ KARARI: İlk derece mahkemesince;  \"...Dava; Konya.... İcra Müdürlüğünün ........ Esas sayılı takibine konu bono dolayısıyla borçlu olunmadığına ilişkin açılan Menfi Tespit davasıdır.<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava konusu takibe konu Genel Ticari Kredi Sözleşmesinde müvekkillerinin isim ve imzasının olmaması nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıların davasının ve taleplerinin tamamen reddine karar verilerek haksız ve kötüniyetli davacıların takip miktarının % 20'sinden aşağı olmamak üzere davalıya tazminat ödenmesini talep etmiştir.<br>Davaya konu  Konya.... İcra Müdürlüğünün ........ Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takip talebine konu edilen borcun sebebi \"Ticari Kredi Borcu Alacağı\" olarak gösterilmiş ve ilgili takip talebine ek olarak sunulan \" Genel Ticari Kredi Sözleşme\" başlıklı sözleşmede davacıların isim ve imzalarının bulunmadığı anlaşılmıştır. İlgili hususta açıklama yapmak üzere davalı banka vekiline ihtarlı kesin süre verilmiş olup, kesin süre içerisindeki sunulan beyanlarda; davacıların kredi borçlusu ........'ın borcuna müteselsil kefil oldukları, ilgili kredi sözleşmesinin mahkemeye sunulduğu, ilgili sözleşmede kefalete kefillerin eşlerinin de onay verdiği, ........'ın kefaletine ilişkin imzaların özel vekaletname ile dava dışı ........ tarafından atıldığı, davacıların borca itirazlarının bulunmadığı ifade edilmiştir. Davalı banka tarafından gönderilen 512 sayılı 04/12/2012 tarihli sözleşmenin incelenmesinde; davalı banka ile dava dışı ........ arasında imzalanan tarımsal kredi sözleşmesi olduğu, ilgili sözleşmede; müteselsil kefillerin ........, ........'in müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu ancak sunulan bu sözleşme ile dava konusu edilen  Konya.... İcra Müdürlüğünün ........ Esas sayılı dosyasında takibe konu sözleşmelerin farklı olduğu, neticeten davacıların davaya konu  Konya.... İcra Müdürlüğünün ........ Esas sayılı dosyasındaki takibe konu sözleşmede taraf olmadıklarından davalı bankaya da herhangi bir borçlarının olmadığı anlaşılmakla; davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle davanın kabulü ile; davacılar ........ ve ........'in Konya....İcra Müdürlüğünün ........ esas sayılı takip dosyasındaki alacağa ilişkin borçlu olmadığının tespitine, ilgili takibin davacılar yönünden iptaline karar verilmiştir.<br><br>      DAİREMİZİN 07/06/2023 TARİHLİ, ..... ESAS, ... KARAR SAYILI KALDIRMA KARARI; İlk derece mahkemesinin 11/11/2021 tarihli kararına karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Dairemizin 07/06/2023 tarihli ..... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; \"...Somut olayda Konya....İcra Müdürlüğü'nün ........ Esas sayılı icra takip dosyasında, davalı tarafından icra takibine konu edilen kredi sözleşmesinin ticari kredi sözleşmesi olduğu, icra dosyasında kredi sözleşmesinin tüm sayfalarının bulunmadığı, mahkemece davalı banka genel müdürlüğüne müzekkere yazılarak dava dilekçesi eklenmek suretiyle, davaya konu genel kredi sözleşmesine ilişkin tüm belge ve kayıtların bir örneğinin gönderilmesinin istendiği, davalı bankanın Ermenek/Karaman Şubesi tarafından davacıların müteselsil kefil olarak imzalarının bulunduğu 04/12/2012 tarihli ''Genel Tarımsal Krediler Sözleşmesi'' başlıklı tarımsal kredi sözleşmesinin bir örneğinin gönderildiği, gönderilen sözleşme suretinin takibe konu edilen ticari kredi sözleşmesi  olmadığı görülmüştür. <br>Bu sebeple öncelikle davalı bankanın Ermenek/Karaman  Şubesinden takibe konu ticari kredi sözleşmesinin eksiksiz olarak tamamının onaylı bir suretinin istenmesi, geldikten sonra takibe konu kredi sözleşmesinde davacıların imzalarının bulunup bulunmadığının denetlenmesi, sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme  ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde değildir. Kabule göre de dava açıldıktan sonra davacılara ait taşınmazların satışı ile ya da başka bir şekilde icra dosyasına davacıların borcuyla ilgili ödeme olarak para girişi olmuş ise davanın istirdat davasına dönüşeceğinin düşünülmemesi de yerinde değildir. Bu sebeple davalının istinaf talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının taraflar arasındaki ihtilaf ile ilgili esasa ilişkin delillerin toplanması ve değerlendirilmesi sonucunda karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine...\"  şeklinde karar verilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAF İNCELEMESİNE KONU 22/02/2024 TARİHLİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"...Kaldırma kararı gereği davaya konu icra takibine dayanak gösterilen sözleşme ekli müzekkere yazılarak; ........ Ermenek Şubesinden dava konusu Kredi Sözleşmeleri celp edilmiş olup, yapılan incelemesinde; ilgili takibe dayanak olarak gösterilen sözleşmenin ........ adına düzenlendiği ve ilgili sözleşmede müteselsil kefillerin ........ ve ........ olduğu, davacıların ilgili sözleşmede herhangi bir isim ve imzalarının bulunmadığı, sözleşmenin Ticari Kredi Sözleşmesi olduğu, davacıların imzalarının bulunduğu kefalet sözleşmesinin ise; Tarımsal Kredi Sözleşmesine ilişkin olduğu ve önceki sözleşmeler ile bağlantı ve limit artışı başlıklı taahhütte ise asıl borçlunun, borçluya tanımlanan Tarımsal Krediler kapsamında doğmuş ve doğacak her türlü borçtan sorumlu olunduğu taahhüt edildiğinden dava konusu Genel Kredi Sözleşmesi kapsamındaki borçlardan davacıların kefil sıfatıyla sorumlu olmayacağı takdir ve kanaatine varılmıştır. <br>Neticeten; Davaya konu  Konya.... İcra Müdürlüğünün ........ Esas sayılı takip talebine konu edilen borcun sebebi \"Ticari Kredi Borcu Alacağı\" olarak gösterilmiş ve ilgili takip talebine ek olarak sunulan \" Genel Ticari Kredi Sözleşme\" başlıklı sözleşmede davacıların isim ve imzalarının bulunmadığı anlaşılmıştır. İlgili hususta açıklama yapmak üzere davalı banka vekiline ihtarlı kesin süre verilmiş olup, kesin süre içerisindeki sunulan beyanlarda; davacıların kredi borçlusu ........'ın borcuna müteselsil kefil oldukları, ilgili kredi sözleşmesinin mahkemeye sunulduğu, ilgili sözleşmede kefalete kefillerin eşlerinin de onay verdiği, ........'ın kefaletine ilişkin imzaların özel vekaletname ile dava dışı ........ tarafından atıldığı, davacıların borca itirazlarının bulunmadığı ifade edilmiştir. Davalı banka tarafından gönderilen 512 sayılı 04/12/2012 tarihli sözleşmenin incelenmesinde; davalı banka ile dava dışı ........ arasında imzalanan tarımsal kredi sözleşmesi olduğu, ilgili sözleşmede; müteselsil kefillerin ........, ........'in müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu ancak sunulan bu sözleşme ile dava konusu edilen  Konya.... İcra Müdürlüğünün ........ Esas sayılı dosyasında takibe konu sözleşmelerin farklı olduğu, doğmuş ve doğacak borçlara ilişkin kefalet sorumluluğuna dair yukarıda izah edilen hususlara göre davacıların davaya konu  Konya.... İcra Müdürlüğünün ........ Esas sayılı dosyasındaki takibe konu sözleşmede taraf olmadıklarından ve  kefil sıfatıyla sorumlulukları da bulunmadığından, davalı bankaya herhangi bir borçlarının olmadığı anlaşılmakla; davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davacılar ........ ve ........'in Konya....İcra Müdürlüğünün ........ esas sayılı takip dosyasındaki alacağa ilişkin borçlu olmadığının tespitine, ilgili takibin davacılar yönünden iptaline karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra takibinde taşınmazların paraya çevrilmesinden dolayı davanın menfi tespit olarak görülerek karar verilebilmesi hukuken mümkün olmayıp, davanın istirdat davasına dönüştüğü kabul edilerek buna göre karar verilmesi gerekeceğini, delillerin tamamen toplanmadığını, Konya....İcra Müdürlüğü'nün ........ Esas, Konya.... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyaların ve Ermenek Tapu Sicil Müdürlüğü'nden kredi borçlularının taşınmazları üzerindeki ipotek belgelerinin tamamen celbi ile yapılacak inceleme sonucunda hüküm kurulması gerektiğini, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edilerek hüküm kurulduğunu, delillerin tamamen toplanması ve özellikle banka şubesinden gelen yazı cevaplarına göre bankacı uzman bilirkişi heyetine dosyanın tevdi ile açılan davanın niteliğine göre davacıların davalı bankaya borçlarının bulunup bulunmadığına dair denetime elverişli bir bilirkişi raporu da alınması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, delillerinin tamamen toplanmadığını, sözlü yargılama için ayrı bir gün tayin edilmeden ve taraflarına tahkikatın tümüne ilişkin beyanda bulunma konusunda süre verilmeden karar verildiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde kredi sözleşmesinin yasaya aykırı düzenlendiği, kefilin sorumluluğun bulunmadığını, yine kefilin eşinin rızasının alınmadığını, asıl borçlu ........'dan tahsil yoluna gidilmeden kendilerine takip yapılamayacağını ve satışın tedbiren durdurulmasını talep etmelerine rağmen mahkemece taleple bağlılık ilkesi aşılarak davacıların davaya konu Konya.... İcra Müdürlüğünün ........ Esas sayılı dosyasındaki takibe konu sözleşmede taraf olmadıklarından davalı bankaya da herhangi bir borçlarının olmadığı şeklinde karar verildiğini, davacılardan ........'in Konya.... İcra Hukuk Mahkemesi'nde 07.09.2018 tarihinde meskeniyet ve taşkın haciz iddialarında bulunduğunu, dava dilekçesinde davacı-borçlu; borçlu ........'ın kullandığı krediye kefil olduğunu, taşınmazlarına haciz konulduğunu, yapılan takibe herhangi bir itirazı olmayıp borcunu kabul ettiğini açıkça beyan ettiğini, mahkemece bu dava dosyasının incelenmediğini, yine bu davadaki tüm beyanlarında davacının borca itirazda bulunduğuna dair hiçbir beyanda bulunmadığını, sadece hacizlere itiraz ettiğini, sözleşmenin mevzuata uygun yapıldığını, borçlular tarafından doldurulması gereken yerler el yazıları ile doldurulduğunu, davacı borçlular kredi sözleşmesindeki miktarı kefaletin şeklini ve diğer tüm bilgileri öğrendiklerini, emsal kararlara göre itiraza dayanak kredi sözleşmesinin akdolunduğu 2012 yılından bu davanın açıldığı tarihe göre dokuz yıllık uzun bir süre geçtikten sonra davalı-borçlu tarafça kefaletin geçerli olmadığına ve böylelikle borçlu bulunmadıklarının tespitine dair iddiaları ileri sürmeleri dürüstlük kurallarına da aykırılık teşkil ettiğini, somut olayda kredi sözleşmesinde diğer belgelerde; kefaletin müteselsil kefalet olduğu açıkça belirtildiği gibi, 6102 Sayılı TTK.nın 7.maddesinde hükme bağlanan ticari teselsül karinesi karşısında da ticari borçlara kefaletin müteselsil kefalet olduğunun kabulünün gerektiğini, ticari işlerde eşin rızasının alınmasına gerek olmadığını, ayrıca borçluların taşınmazlarında bankanın ipoteklerinin bulunduğunu, davacı-borçlular hakkında banka kredi sözleşmesinin mahkemeye sunulduğunu, sözleşmede açıkça görüleceği üzere kredi borçlusu ........ olup, müteselsil kefiller sırasıyla ........, ........, ........ olduğunu, kefalete ise eşler olarak ........, ........ ve ........'ın onay verdiklerini, kredi sözleşmesinde ........ vekili olarak ........'ın imza attığını, bu konuda kendisinin yetkili olduğuna dair Ermenek Noterliği'nin 30.10.2012 tarihli ve ... yevmiye sayılı özel vekaletnamesi de bulunduğunu, kararın kesinlikle kabul etmemekle, dava konusu asıl alacak miktarı, mahkemenin davayı usulden kabul etmesi ve dava dilekçesindeki diğer talepler hakkında karar verilmemekle bu taleplerin reddi anlamına geleceğinden hükmedilen vekalet ücreti fahiş olup, yargılama giderlerinin de buna göre oranlanmasının yapılması gerekeceğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Dairemiz kaldırma kararı gereğince ilk derece mahkemesince takibe konu ticari kredi sözleşmesinin getirtildiği, takibe konu kredi sözleşmesinin 04/09/2012 tarihli  ''Genel Ticari Kredi Sözleşmesi'' olduğu ve bu kredi sözleşmesinin borçlusunun ........, müteselsil kefillerinin ise ........ ve ........ olduğu, davacıların takibe konu  04/09/2012 tarihli  kredi sözleşmesinde borçlu ya da müteselsil kefil olarak herhangi bir imzalarının bulunmadığı, davacıların imzalarının bulunduğu kredi sözleşmesinin 04/12/2012 tarihli ''Genel Tarımsal Krediler Sözleşmesi'' başlıklı tarımsal kredi sözleşmesi olduğu,  kredi sözleşmesinin önceki sözleşmeler ile bağlantı ve limit artışı başlıklı kısmında  bu sözleşmeye dayanılarak sözleşmede belirtilen limit dahilinde kredi müşterisine daha sonraki tarihlerde kredi kullandırılması halinde doğmuş borçlar ile kullandırılacak krediler için  ayrı sözleşme düzenlenmesine gerek olmadığının, limit kadar kefalet sorumluluğunun aynen devam edeceğinin belirtildiği, takibe konu kredi sözleşmesi 04/09/2012 tarihli genel ticari kredi sözleşmesi olup, 04/12/2012 tarihli tarımsal kredi sözleşmesi olmadığı bu sebeple davacıların imzalarının bulunmadığı takibe konu genel ticari kredi sözleşmesinden dolayı sorumlu olmayacakları, dava basit yargılama usulüne tabi olduğu için sözlü yargılama için ayrı bir gün tayinine de gerek olmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince davacılarının icra dosyasındaki alacağa ilişkin  borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>\tAncak dairemizin daha önceki kaldırma kararında, Kabule göre de dava açıldıktan sonra davacılara ait taşınmazların satışı ile ya da başka bir şekilde icra dosyasına davacıların borcuyla ilgili ödeme olarak para girişi olmuş ise davanın istirdat davasına dönüşeceğinin düşünülmemesinin de yerinde olmadığı belirtilmiştir.<br>\tİİK'nın 72/6. maddesi gereğince Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.<br>\tBu sebeple dairemizce davaya konu icra dosyasının Uyap kayıtları incelendiğinde; icra dosyasından taşınmaz satışları yapıldığı ve bu taşınmazların bir çoğunu alacaklının alacağa mahsuben aldığı, 2 taşınmazın ise 3.kişilere satıldığı, 3.kişilere satışı yapılan taşınmazlardan Karaman İli, Ermenek İlçesi, Merkez/Kazancı Mahalle/Köy, ... Mevkii,.....Ada,.....Parsel, Bahçe vasıflı taşınmazın davacılardan ........ adına kayıtlı olduğu ve bu taşınmazın satışından alacaklıya 13/10/2021 tarihinde 7.889,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Bu sebeple bu miktarın 13/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ........'a verilmesine karar verilmesi de gerekirken istirdata karar verilmemesi yerinde olmadığından ve davalı da bu hususu açıkça istinaf sebebi yaptığından davalının istinaf başvuru talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden karar verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>A)Davalının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/02/2024 tarih ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>1-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 1.045,00 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, <br><br>2-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından taraflara ücret-i vekalet taktirine yer olmadığına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcının davacılardan alınarak davalıya verilmesine, <br>B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacılar talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, <br>-Davanın KABULÜ İLE; <br>1-Davacılar ........ ve ........'in Konya....İcra Müdürlüğünün ........ esas sayılı takip dosyasındaki alacağa ilişkin borçlu olmadığının TESPİTİNE, ilgili takibin davacılar yönünden İPTALİNE, davadan sonra ödenen 7.889,00 TL'nin 13/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalıdan alınarak davacı ........'a verilmesine, <br>2-Alınması gereken 4.167,57 TL TL harçtan, peşin alınan 1.041,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.125,67 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>3-Davacılar  tarafından yapılan 1.041,90 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcı, 8,50 vekalet harcı, 97,70 TL tedbir talep harcı ve 328,95 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.536,35  TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, <br>4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davacılar davada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,<br>6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 2019 yılı tarifesine göre iki saatlik görüşme nedeniyle taraf başına saati 330,00 TL den toplam 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>7-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine,<br>C) İlk derece mahkemesince yazılan 08/02/2022 tarihli harç tahsil müzekkeresinin  bila infaz iadesinin istenmesine, iade işleminin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>D) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>E) Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/03/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br><br><br>    \t Başkan ...               \t     Üye ...                    \t\t Üye ...                \t  Katip ...<br>         e-imzalıdır                       e-imzalıdır                       e-imzalıdır                     e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br><br>.....<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8bf6a7d4900ac602","SID":"cbc1dc0bcef324d3"}}