{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  25. HUKUK DAİRESİ   <br><br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 25. HUKUK DAİRESİ<br><br><br><br>KARAR TARİHİ\t: 22/04/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t:....<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/07/2023<br>NUMARASI\t\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br><br> Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... ... A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: <br>Dava, tazminat istemine ilişkindir. <br>Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin somut hasarın onarımını iş ortağı firmaya yaptırdığını, firmanın neticeten onarım sonrasında fatura tanzim ettiğini ve müvekkilinin söz konusu bedeli hakediş olarak iş ortağı firmaya ödediğinin dosya kapsamı ile sabit olduğunu, dosyaya ibraz edilen fotoğraflardan hasar hesaplamasının yapılmaya çalışılmasının anlaşılabilir olmadığını, nitekim söz konusu fotoğrafların hasarın oluşmasına müteakip çekilmiş fotoğraflar olduğunu, dosyada sabit fatura ve hakediş ödemesine esas yazılı belgelerin esas alınması gerekirken hükme ve denetime elverişsiz bilirkişi raporunun dikkate alındığını, onarım sürecinin tamamının fotoğraf altına alınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı tarafça kablo hattına zarar verilmesi sebebiyle hatların yenilenmesi için altyapı göçük tamiri yapıldığını, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>Davalı ... ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin gerekçeli kararında müvekkil şirketin sorumluluğunun mevcut olduğuna dair herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin hüküm kurulmuş olduğunu, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerçekleştirildiği iddia edilen hasarın oluşmasında müvekkil şirketin kusuru olmamakla birlikte müvekkil şirketin sorumluluğunun doğurabilecek illiyet bağı da bulunmadığını, davacı tarafından dava dilekçesinde sunulan hasar tespit formunun denetimden uzak ve tek taraflı olarak düzenlendiğini, hükme esas alınmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafça yapıldığı iddia edilen masraflara ilişkin ispata elverişli herhangi bir delil sunulmadığını,  yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Mahkemece; ''...davalı ... ... A.Ş adına alt taşeron olarak çalışan davalı ...  yaptığı kazı çalışmaları ile davacı kurumun işletmesinde olan \"... adresinde bulunan ... personeli ...ve davacı taşeronu ... mühendisi ... tarafından düzenlenen 25.06.2020  tarihinde Kablo Sistemleri Hasar Tespit Formu (davalıları temsilen ... imzadan imtina ettiği yazılıdır), yine bu görevlilerin 03.06.2022 tarihli duruşmadaki tanık beyanları, dosyadaki fotoğraflar ve davalıların kendi arasında yapılan 05.03.2020 tarihli yapım işleri sözleşmesi ve davalı ... .... anılan kazı çalışmasının diğer davalı ... enerji tarafından yapıldığını belirtmesine nazaran  anılan hasara neden olan kazının davalı  ..... tarafından yapıldığı, kazı yapan davalı yüklenici şirketin, önceden gerekli bilgileri temin etmeden, tedbir almadan, gözlemci bulundurulmasını sağlamadan, dikkatsiz, özensiz ve tedbirsiz şekilde kazı çalışması yaparak, davaya konu hasara neden olmakla, olayda tamamen kusurlu hareket ettiği, yüklenici şirketin işvereni davalının da kendi taşeronunun verdiği hasardan sorumlu olduğu kanaatine varıldığı, dava konusu olayın haksız fiil olması nedeniyle, davacı şirketin gerçek zararını talep edebileceği, bu kapsamda davacı şirketin talep edebileceği hasar bedelinin dava tarihi itibariyle KDV dahil 390,39-TL olduğu tespit edilmiş, bilirkişi kurulunca yapılan hesaplama üzerinden davanın kısmen kabulüne...'' dair karar verildiği anlaşılmıştır. <br>Davalı tarafın istinaf istemi yönünden yapılan incelemede;<br>İstinafa konu edilen miktarın 390,39 TL olduğu anlaşılmaktadır.  <br>  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341/2. maddesinde öngörülen “Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.” sınırı, 6763 sayılı Kanunun 44. maddesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen Ek Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle dava tarihi olan 2021 yılı için 5.880,00 TL ve karar tarihi olan 2023 yılı için  17.830TL’dir.  \t<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341/2 ve 352. maddeleri gereğince istinaf edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 2021 yılı itibariyle 5.880 TL'yi ve 2023 yılı itibariyle 17.830TL’yi geçmeyen davalara ilişkin ilk derece mahkeme kararlarının istinafı kabil değildir. İstinaf dilekçesi, kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, verilmemiş olması halinde bölge adliye mahkemesi tarafından istinaf isteminin reddine karar verilebilecektir.<br>İstinafa konu edilen miktar 390,39 TL olup yukarıda belirtilen istinaf kesinlik sınırının altında kalmaktadır. O halde ilk derece mahkemesi kararının istinaf kabiliyeti olmayıp kesin olduğu tespit edilmekle davalının istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Davacı tarafın istinaf istemi yönünden yapılan incelemede;<br>Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, istinaf sebeplerine, kararın dayandığı yasal gerekçelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, dosya kapsamı ile uyumlu ve denetime elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.  <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. maddesi gereğince duruşma yapılmaksızın davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.    <br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1)Davalı tarafın istinaf dilekçesinin HMK'nın 341/2. maddesi gereğince REDDİNE, <br>2)İlk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince; davacı tarafın istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE, <br> 3)492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gerekli 615,40TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>4) Davalı ... ... A.Ş. tarafından yatırılan istinaf harçlarının talep halinde iadesine,<br>5)Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,   <br>6)Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere 22/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.     <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/04/2025<br>\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8dcbeebdf3552442","SID":"4096d3ff1d6d80bb"}}