{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2021/1867 <br>KARAR NO: 2025/331<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/02/2021<br>NUMARASI: 2018/306 Esas, 2021/146 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 09/04/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili: taraflar arasında davacıya ait ... mahallesi, ... Sokak No:...-... Şişli/İstanbul adresinde bulunan tapunun ... ada, ... (eski ... ve ...) parsel üzerine inş edilecek yapının kaba ve ince yapı, tüm inşaat işlerini, anahtar teslim yapması için anlaşarak 16/08/2013 tarihli ... Binası İnşaat İşleri Yüklenici Sözleşmesi imzaladıklarını, davalının sözleşmeye göre kendi sorumluluğu altında olmak üzere bir kısım işleri alt yüklenicilere yaptırması mümkün olduğundan, davalının binanın tavanlarının yapım işii alt yüklenici ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine yaptırdığını, yapılan işin ayıplı olduğunu, ayıbın bildirildiğini ve gerekenin yapılacağının söylendiğini, ayıbın giderilmediğini belirterek zararın tazmini için  şimdilik 160.000 TL nin yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili: davalı ile davacı arasında akdedilen sözleşmeyle uhdesine aldığı asma tavan işinin kapsamının, davacı iş sahibi tarafından sözleşme öncesi aşamada ve sözleşme eki olarak imzalanan ihale şartnamesinde tek marka olarak şart koşulan, ayrıca davacı tarafından doğrudan doğruya bu iş için tutulmuş proje müellifi bir firma tarafından hazırlanarak davacıya teslim edilen projelerde markası ve vasfı T01 kodu altında belirlenmiş olan asma tavan malzemesinin, üretici firma ...'un resmi bayisi olan ... İnş San ve Tic AŞ aracılığıyla yurt dışından temini ve yine anılan bu alt yüklenici aracılığıyla ilim ve fen kurallarına, sözleşme ve eklerine uygun şekilde monte ettirilmesinden ibaret olduğunu, marka seçimi uygunluğu konusunda uzmanlığına ve müteahhit sıfatıyla ehliyetine başvurulan firmanın davalıdan değil, kendisinden bu hizmetin ayrıca satın alındığı anlaşılan proje müellifi firma olduğunu, söz konusu ... markasının, iş sahibi tarafından Proje Müellifi ...'ın uzmanlığına dayanılarak  tavsiyesiyle seçildiğini ve sözleşme öncesi uzman eliyle hazırlanan teknik şartnameye tek marka olarak yazıldığını, iş sahibinin ... markasını seçmesinin de hatalı yada projeye elverişsiz bir seçim olmadığını, siparişe ait serinin hatalı üretilmesinden kaynaklandığını, imalat sürecinde de ihbara konu edilebilecek bir durumun bulunmadığını, davalının dava konusu asma tavanlarla ilgili taahhüdünü eksiksiz ve ayıpsız yerine getirdiğini, temizlik şekliyle veya deterjan kullanımıyla ilgili her hatanın, kullanım hatası kapsamında olduğunu ve sorumluluğu sözleşmemize göre davacı iş sahibine ait olduğunu, davacı vekilinin öne sürdüğü 160.000TL onarım bedelinin fahiş bir bedel olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; Davacının  ... mahallesi, ... Sokak No:...-... Şişli/İstanbul adresinde bulunan tapunun ... ada, ... (eski ... ve ...) parsel üzerine inş edilecek yapının kaba ve ince yapı, tüm inşaat işlerini, anahtar teslim yapması için davalı ile anlaştığı, aralarında 16/08/2013 tarihinde ... Binası İnşaat İşleri Yüklenici Sözleşmesi (eser sözkeşmesi) imzaladıkları, davalının sözleşmeye göre kendi sorumluluğu altında olmak üzere bir kısım işleri alt alt yüklenici dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine yaptırdığı, davacının ise yapılan işin ayıplı olduğunu iddia ile onarım bedelinin tahsilini talep ettiği, TBK 475. Maddesi uyarınca eserin ayıplı olması halinde iş sahibi (davacı) ücretsiz onarım talep edebilme, bedelden ayıp oranında indirim isteyebilme ya da ayıbın kabulü engelleyecek dereye ulaşmış olması halinde sözleşmeden dönme seçimlik haklarından birine sahip olduğu, mahkememizce yaptırılan inceleme sonucunda işte kullanılan ... Metal asma tavan malzemesinin hatalı olması nedeniyle eserin ayıplı olduğu, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, onarım bedelinin 153.000,00-TL olduğu, her ne kadar eserde kullanılacak malzemenin markası davacı tarafından belirlenmiş olsa da malzemeyi satın alıp montajını yapanın davalı olduğu, bu sebeple ayıptan davalının sorumlu olduğu, öte yandan aksi durumda dahi yüklenicinin özen yükümlülüğü bulunduğu ve bunun gereği malzemenin seçiminden dolayı yine iş sahibine karşı sorumlu olduğu, gerek işte kullanılacak malzemenin sadece marka olarak iş sahibi tarafından belirlenmiş olması, gerekse yüklenicinin özen yükümlüğü dikkate alındığında TBK 476. Maddesindeki düzenlemenin somut olayda uygulanamayacağı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kararın bütünüyle haksız ve hukuka aykırı olduğunu, somut olay bakımından kanunun emredici hükmü gereği TBK'nın 476. maddesi uygulanmak zorunda olduğunu, davalının dava konusu ayıplardan doğan hiçbir sorumluluğunun olmadığını, malzeme seçimi davacı tarafça yapıldığını, TBK'nın 476. maddesi uyarınca meydana gelen bozulmalardan davalının hiçbir sorumluluğunun olmadığını, malzemenin niteliği konusunda işsahibinin verdiği açık ve bağlayıcı talimat mevcut olduğunu, davacının verdiği talimatla, ortaya çıkan ayıbın oluşmasında doğrudan uygun nedensellik bağı bulunduğunu, dosyada mevcut bilirkişi raporlarıyla da ayıbın malzemeden kaynaklanan bir hata sonucunda oluştuğu, davalının sorumlu olmayacağı  tasdik edildiğini, istinafa konu kararda ek bilirkişi raporuyla düzeltilen hata gözetilmediğini, hatalı kök bilirkişi meblağa hükmedildiğini, kök ve ek bilirkişi raporunda ayıbın düzeltilmesi için sökümü gereken malzemelerin ne olduğu belirtilmediğini, hesaplamada fahiş hatalar yapıldığını, sovtaj değeri gibi temel bir husus dahi hesaplanmadığını, tüm bu hususlar bir yana, ayıbın düzeltilmesi için asma tavan kaplamalarının sökülüp yenisiyle değiştirilmesi gerektiği kanaatine nasıl varıldığı da açıklanmadığını, dava konusu olayda asma tavan aksamının tamamı değil, yalnızca ön kapağın dahi yenisiyle değiştirilmesine gerek olmadığını, yalnızca ön kapağın boyanmasıyla, davacının talimatıyla ithal edilen malzemede çıkan üretim hatası giderilebileceğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, asma tavan aksamının tamamının değiştirileceği düşünülecek olsa dahi elde kalan mevcut (ayıplı olduğu iddia edilen) asma tavan malzemesinin sorunu yalnızca yüzey boyasında olduğundan ve metal aksamda hiçbir ayıp bulunmadığından, davacı tarafından bu malzemelerin takribi %80'e yakın bedelle  elden çıkarılması, satılması; hatta cüzi bir miktarla boyatılarak rayiç bedeli üzerinden satılması mümkün olduğunu, bilirkişi heyeti tarafından uzmanlık alanları kapsamında gözden kaçırılamayacak bir husus olan sovtaj değeri hesaplanmadığını, bütünüyle hukuka aykırı kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Taraflar arasında 16.08.2013 tarihli protel binası inşaat işleri sözleşmesi imzalanmış, davalı yüklenici tarafından edimini tamamlamak suretiyle davacı tarafa teslim edilmiştir. Davacı, sözleşme gereğince davalı tarafından yapılan imalatların ayıplı imalat olduğunu belirterek, ayıbın giderim bedellerinin tahsili talep etmiştir. Davalı, ayıptan davalının kusurlu olmadığını, sözleşmede kullanılacak malzeme olarak ... markası seçilmesi sebebiyle, .. markasını ihraç eden dava dışı ... şirketi alt taşeron belirlenerek sözleşme kapsamında emin tamamlandığını, Mahkeme, taraflar arasındaki sözleşme gereğince edimden kaynaklı sorumluluk davalı şirkete ait olduğunu, gizli ayıplı imalat bulunduğunu, davacı taraf TBK 475 maddesi gereğince taleple bulunma hakkı bulunduğunu, bilirkişi raporu gereği onarım bedelinin 153.000,00 TL olduğunu kabul ederek bu bedel itibariyle davanın kabulüne karar vermiştir. Taraflar arasında imzalanan 19.08.2013 tarihli sözleşmenin  eki olan Teknik şartnamede; ... pozu ... Elektrostatik parlak krom kaplamalı M230 25x10x2x1 %60 açıklıklı metal asma tavan yapılması kararlaştırılmıştır. Somut olayda; davalı yüklenici taraflar arasındaki sözleşme ve eki olan teknik şartname gereğince dava dışı alt yükleniciye tamamlamak suretiyle davacıya teslim edilmiştir. Davalı yüklenici, sözleşme ve teknik şartnamede belirlenen ürünün yapılacak işe uygun olup olmadığını basiretli tacir olarak kontrol etmesi ve gerekirse bu hususta davacı iş sahibine uyarıda bulunması gerekmektedir. Oysa davalı; davacı tarafından teknik şartnameye konulan ürünü kullanmak suretiyle alt yüklenici ile edimini yerine getirerek teslim etmiştir. Yüklenici yapılan işten kaynaklanan zararlardan sorumlu  olacaktır. Mahkemece alınan denetme elverişli bilirkişi raporu gereğine, davalı yüklenici tarafından sözleşme gereğince tamamlanarak davacı tarafa teslim edilen ürün gizli ayıplı olduğu anlaşılmakla, davalı iş bu gizli ayıplı bedelden sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 23/02/2021 tarih ve 2018/306 Esas, 2021/146 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 10.451,43.-TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 2.612,85‬.-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.838,58.-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3 - Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 09/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b92c092f386e23e5","SID":"b4d5fe55b7633dce"}}