{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2021/1957 <br>KARAR NO: 2025/ 330<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/12/2020<br>NUMARASI: 2019/613 Esas, 2020/693 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 09/04/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalı şirketin davacı şirkete cari hesaba ilişkin borcunu ödemek üzere ... bankası, Sahrayıcedit Şubesine ait 21.580,00.-TL tutarlı çeki teslim ettiğini, çekin vadesinde ödenmemesi üzerine çekin arkasına karşılıksızdır kaşesinin vurulduğunu, davalının borcunu ödememesi üzerine davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı İcra takibi başlatıldığı ve takibin kesinleştiğini, bu esnada davalı ile 02/09/2019 tarihli Sulh ve İbra Protokolü akdedildiğini,  davalının protokolle sabitlenen borcunu ödememesi üzerine bu kez de davalı aleyhine İstanbul ... icra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının takibe itirazları sonucunda takibin durdurulduğunu itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında davalı şirketin inşaat alanında gerçekleştirdiği projelerden kaynaklı olarak ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davacının icra takibine ve davasına konu protokolün taraflarınca geçerliliğinin kabulünün mümkün olmadığını, imzalanan protokolün haciz tehdidi altında imzalandığını, söz konusu protokolün bağlayıcı bir yanı olmadığını, taraflar arasındaki borç alacak ilişkisinin inceleme sonucunda ortaya çıkacağını, davacının davalının yürüttüğü projelerde izolasyon işlerini yaptığını, bu işlerde gizli ayıplar ortaya çıktığını, ayıplı işler neticesinde davalışirketin zarara uğradığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davalı şirketin davacı şirkete cari hesaba ilişkin borcunu ödemek üzere ... bankası, Sahrayıcedit Şubesine ait 21.580,00.-TL tutarlı çeki teslim ettiği, çekin vadesinde ödenmemesi üzerine çekin arkasına karşılıksızdır kaşesinin vurulduğu, akabinde davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı İcra takibi başlatıldığı, icra dosyasında haciz uygulanmadığı, bu icra dosyası borcuna ilişkin olarak taraflar arasında 02/09/2019 tarihli Sulh ve İbra Protokolü akdedildiği, ancak davalının protokolle sabitlenen borcunu ödememesi üzerine bu kez de davalı aleyhine dava konusu olan İstanbul ... icra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiği, davalının takibe itirazları sonucunda takibin durdurulduğu ve işbu itirazın iptali davasının açıldığını, icra takibinin dayanağı olan Sulh ve İbra Protokolüne göre, tarafların 22.266,00.-TL alacak-borç konusunda mutabakata vardıkları ve bu bedelin davalı tarafından davacıya 25.09.2019 tarihinde tek taksit halinde ödenmesi konusunda anlaştıkları, ancak davalının bu bedeli ödemediği, TTK'nın 18/2 maddesine göre her tacir, ticaretine ilişkin bütün faaliyetlerinde basiretli bir tacir gibi davranmak zorunda olduğu, davalı taraf  Sulh ve İbra protokolünü özgür iradesi ile imzaladığı, davalının, davacının projelerde yapmış olduğu izolasyon işlerinde gizli ayıplar ortaya çıktığı ve ayıplı işler neticesinde zarara uğradığı iddialarına ilişkin  olarak  herhangi bir tespit ve delil sunulmamış, bu savunmaları da ispata muhtaç kaldığı kabul edilerek davanın kabulü ile; itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likid olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermiştir. Davalı vekili istinafında; taraflar arasında inşaat alanına ilişkin ticari ilişki bulunduğunu, taraflarca imzalanan protokol hür iradesiyi yansıtmadığını, davalı tacir olsa da zor durumda kalabileceğinin kabulü gerektiğini, protokol hür iradesi bulunmayan davalı için gabin hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddeleri kapsamında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davada davacı, davalı şirketten olan alacakları için davalı tarafından ... bankası Sarayıcerit şubesinden 21.580,00 TL bedelli çek kendilerine verildiğini, çek ödenmemesi üzerine icra takibi başlattıkları takibin kesinleştiğini, ancak taraflar arasında 02.09.2019 tarihli Sulh ve İbra protokolü imzaladıkları, protokol gereğince icra takibine konu borcun 25.09.2019 tarihinde ödenmesi kararlaştırıldığı ancak borcun süresinde ödenmemesi üzerine yeniden icra takibi başlattıklarını, takibe itiraz edilmesi üzerine durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, taraflar arasında inşaat alanında gerçekleştirilen projelerden kaynaklı ticari ilişki bulunduğunu, davalının kendileri hakkında yürütülen icra baskısı sebebiyle protokol imzaladıklarını, davacı şirket davalının yürüttüğü projede izalosyon işlerini yaptığını ancak yapılan işlerin gizli ayıplar söz konusu olduğnu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, taraflar arasında imzalanan protokol basiretli tacir olan davalı tarafından baskı altında imzalanmadığını, davalı tarafından gizli ayıp itibariyle herhangi bir delil sunulmadığını belirterek davanın kabulü ile icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar vermiştir. Somut olayda, davacı yüklenicinin yapmış olduğu izalosyon işi kapsamında bakiye alacak beledi için davalı şirket tarafından 21.580,00 TL bedelli çek verildiği ancak çek vade tarihinde ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiğini, taraflar arasında 02.09.2019 tarihli sulh protokolü ile icra takibi konu alacağın 25.09.2019 tarihinde ödenmesi kararlaştırıldığı ancak davalı tarafından bakiye iş bedeli ödenmediği anlaşılmıştır. Davalı tarafından icra baskısı ile Sulh ve İbra protokolü imzalandığı savunmasında bulunulmuş ancak dava dosyasına iddiasını ispat edecek deliller sunulmadığı gibi basiretli tacir olan davalı protokol imzalandıktan sonra bu hususta herhangi bir başvuruda bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalının baskı altında protokol imzalandığı iddiası yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yine davalı savunmasında davacı edimini gizli ayıplı olduğu iddiasında bulunulmuş olup, davalı tarafından dava dosyasına bu hususta bir ispat vasıtası delil sunulmamıştır. Mahkemece, yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 22/12/2020 tarih ve 2019/613 Esas, 2020/693 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 1.521,00.-TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 380,30.-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.140,70.-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3 - Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 09/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"213ca958184cd6f8","SID":"5de6de24832db407"}}