{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/331 <br>KARAR NO\t: 2025/586<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 31/12/2024 tarihli ara karar<br>NUMARASI\t: 2024/699 Esas <br><br>DAVACI\t: ...  <br>VEKİLİ\t: Av. ...  <br>DAVALI\t:  ...  <br><br>DAVA\t: Alacak<br>TALEP\t: İhityati tedbir<br>TALEP TARİHİ\t: 30/12/2024<br>KARAR TARİHİ\t  : 27/03/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t  : 27/03/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkilinin hali hazırda şirket yetkilisi ...'nın babası ... ve dava dışı birtakım kişiler tarafından 2013 yılında kurulduğunu, şirket yetkilisi ...'nın babası ...'nın 18/01/2021 tarihinde vefatı sonrasında mezkur şirkette davalı ..., ... ve ...'nın şirket ortağı ve pay sahibi olarak yer aldığını, davalının şirkette hem kurucu hem de %40 oranında pay sahibi olup şirkette yönetim kurulu başkanlığı görevlerini yürüttüğünü, davalının müvekkili şirketteki görevinin 08/12/2023 yılında son bulduğu ve işbu tarihte şirketin yönetim kurulu başkanı olarak ...'nın seçildiğini ve hali hazırda görevini devam ettirdiğini, davalının yönetimde olduğu sürece diğer ortaklara eksik ve yanıltıcı bilgiler vererek ortakları yanılttığını, iradelerini sakatladığını, yönetiminin son bulması akabinde yeni yönetimin davalının haksız ve hukuka aykırı eylemlerini çok sonradan öğrendiğini, davalının kasıtlı sistematik ve hileli bir şekilde şirketin mal varlığı aktiflerini azalttığını öğrendiğini ve hemen aynı gün davalı aleyhine öncelikle suç duyurusunda bulunduklarını, davalının şirketin nakit değerlerini ticari herhangi bir gerekçe olmaksızın 3. kişileri zarara uğratma ve kendine finans sağlamak amacıyla işletmeden çekmesi ve bu tutarlara ilişkin olarak herhangi bir adet hesaplanma yapmayarak şirketi elde edeceği faiz gelirinden mahrum bırakması ve şirketin aynı döneme ilişkin olarak kredi faiz giderlerine katlanmış olması nedeniyle şirketi zarara uğratmış olduğu şeklinde tespitte bulunulduğunu, soruşturma dosyası kapsamında 2020 yılında yıl içerisinde 1.302.584,44-TL bedeli eşi ...'a, 1.112.967,00-TL bedeli ise kendi hesaplarına aktardığı, işbu hususun ise 2020 yılı bilanço-mizan defterinde sabit olduğu, 2021 yıl sonu itibariyle 331.165,00-TL ve 168.209,98-TL(dolar karşılığı) şirkete borçlu olduğu, işbu hususun ise 2021 yıl sonu şirket bilanço ve mizanında sabit olduğu, 2022 yıl sonu itibariyle ise Euro karşılığı 80.924,89-TL, dolar karşılığı 93.267,12-TL ve türk lirası karşılığı 3.427.768,81-TL şirkete borçlu olduğu, işbu hususunda 2022 yılı şirket mizan defterinde yer aldığı, 2023 yılı 30.06.2023 Kar- Zarar Bilanço Mizanında görüleceği üzere 4.376.345-20TL ve dolar karşılığı 13.678,09-TL bedelinde şirkete borçlu olduğu, işbu hususun 2023 yılı şirket bilanço ve mizanında sabit olduğunun tespit edildiğini, davalının Capex Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş'ni kurduğunu, bu şirketin de müvekkili şirket ile aynı alanda faaliyet gösterdiğini, aynı zamanda Boğaziçi Geri Dönüşüm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti kurucularından olduğu, işbu şirketler nezdinde müvekkili şirketin malvarlığını, müşteri portföyünü, müşteri bilgilerini, ticari sırlarını aktarmak suretiyle müvekkili şirketi zarara uğrattığını, müvekkili şirketin aktiflerinin zarara uğratıldığı hususunun Kocaeli CBS'nin 2023/38942 sayılı dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, davalının daha fazla zarara sebebiyet vermiş olduğu ihtimali gözetildiğinde davalının hissedarı olduğu başta müvekkili şirketin nakit varlıklarını başkaca hesaplara ve kendi şirketlerine aktarabileceği ihtimalinin çok yüksek olduğu nedenle  davalı ve eşinin banka hesaplarına, taşınır ve taşınmazlarına tedbir konulmasına, davanın kabulü ile davalının  6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 553.maddesi gereği kanundan veya esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerine aykırı hareket etmesi neticesinde müvekkili şirketin zarara uğraması dolayısıyla öncelikle olarak zararın tespitine ve akabinde fazlaya ilişkin her türlü hakkımız saklı kalmak koşuluyla  HMK madde 107 kapsamında şimdilik 10.000-TL tazminat talebinin yasal faizden aşağı olmamak üzere ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"...İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE,...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Ekosmart şirketinin nakit varlıklarını başkaca hesaplara ve kendi şirketlerine aktarabileceği ihtimalinin çok yüksek olduğunu, talepleri yönünden hukuki menfaatlerinin zarar görme ihtimali ile karşı karşıya kaldıklarını, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın, gerekçesiz şekilde hükme bağlandığını, davalı tarafın şirketi zarara uğrattığı hususunun dava dilekçesinde de bahsedildiği üzere Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2023/38942 E. ile yürütülen dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile ve sair sunulan deliller ile sabit olduğunu, teminat karşılığında veyahutta teminatsız olarak ivedi bir şekilde tedbir kararı verilmesini gerektiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. <br>DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/12/2024 tarihli ara karar, 2024/699 Esas sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 553.maddesi gereği kanundan veya esas sözleşmeden doğan yükümlülüklere aykırı hareket edilmesinden doğan  zararın tespiti ile tazminat istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı şirketin eldeki uyuşmazlıkta, davalının şirket yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde dava dilekçesinde açıklanan şekilde şirketi zarara uğrattığını iddia ederek şirketin uğradığını ileri sürdüğü zararın davalıdan tahsilini ve dava devam ederken davalı ve davalının dava dışı eşinin mal varlığı ve banka hesapları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiği anlaşılmıştır.<br>İhtiyati tedbir, 6100 sayılı HMK.'nın 389. vd. maddelerinde düzenlenmiştir.<br>HMK.'nın 389. maddesinde; ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\"<br>6100 Sayılı HMK.'nın 390/3 maddesinde; \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek\" zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır.<br>Anılan hükümde açıkça belirtildiği ve ilk derece mahkemesince de açıklandığı üzere ancak uyuşmazlık konusu üzerine ihtiyati tedbir konulabilir. Bir para alacağına (tazminat) ilişkin olan eldeki davada davalının mal varlığı davanın konusu olmadığından ve davalının dava dışı eşi de davada taraf olmadığından bu kişilerin mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir konulması olanaklı değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.<br>Karar başlığında; karar yazım tarihinin, davacı ve vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/03/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"26b5d60c0ce621d1","SID":"6d47d85618cdf227"}}