{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ..<br>KARAR TARİHİ\t: 27/03/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...<br>TARİHİ\t\t: ...<br>NUMARASI\t\t: ...<br><br>İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN: ...<br>VEKİLLERİ\t: ...<br>KARŞI TARAF-İHTİYATİ <br>HACZE İTİRAZ EDEN\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati Haciz (Finans)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: ...<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik karşı taraf-ihtiyati hacze itiraz eden Tuna İpek ve Mine İpek vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>İhtiyati haciz talep eden vekili ihtiyati haciz talepli değişik iş başvuru dilekçesinde özetle; ....'nin 27/04/2017 tarihli “Genel Kredi Sözleşmesi” kapsamında müvekkili ...’nden kredi kullandığını, ...'in iş bu Genel Kredi Sözleşmesinin  “müteselsil kefilleri”  olup, borçtan sorumlu olduklarını, borçlu firmanın sözleşme hükümlerine aykırı davranarak borcunu ödememesi üzerine kredi hesabının kapatılarak sözleşmesinin fesh edildiğini, hesabının kat edilerek borçlu firma ve müteselsil kefillere ...’nin ... tarih ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesi ve ekli hesap özetinin tebliğ edildiğini, müvekkili banka tarafından borçlu şirketin kredi hesabının 10/07/2018 tarihinde kat edildiğini, hesap kat tarihindeki kredi hesabındaki borç tutarının toplamının 10.461.341,16-TL olduğunu,  borçlu şirket ve kefillerinin müvekkili banka nezdinde Genel Kredi Sözleşmesi nedeniyle doğmuş ve muaccel olan borçlarını ödemediğini, bankanın tüm sözlü ve yazılı uyarılarına rağmen ödeme hususunda netice alınamadığını, asıl borçlu ....'nin bankaya olan borcunun teminatında  bulunan ve ...'nin maliki olduğu taşınmazda 1.dereceden 21.000.000,00-TL limitli  ve  kefil ...'in maliki olduğu taşınmazda  2.dereceden 1.640.000,00-TL bedelli ipotek bulunduğunu, iş bu ipoteklere istinaden ... Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı ve ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyalarından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takipleri başlatıldığını, satış süreçlerinin hala devam ettiğinden bu dosyalardan bu güne kadar herhangi bir tahsilat sağlanamadığını, iş bu teminatlarla ilgili hukuki süreçlerin devam ettiğinden iş bu ihtiyati haciz talebinin sadece müşterek ve müteselsil kefiller hakkında talep edildiğini, müteselsil kefiller ... (Müteveffa) imzaladıkları Genel Kredi Sözleşmesinde belirtilen 8.346.000,00-TL kefalet limiti ile sorumlu olduklarından T.B.K. 586/1 gereğince taşınmaz rehni paraya çevrilmeden ve asıl borçludan bağımsız olarak takip edilebileceklerinden müteselsil kefiller hakkında kefalet limiti tutarında  ihtiyati haciz kararı talep edildiğini, müşterek ve müteselsil kefillerden ...'in vefat ettiğinden veraset ilamı uyarınca mirasçıları ...hakkında da ihtiyati haciz kararı talep edildiğini belirterek sonuçta,  fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile müteselsil kefiller ... mirasçıları ... (velayeten ...), ... (velayeten ...), ... (velayeten ...) için  8.346.000,00-TL kefalet limiti tutarında alacaklarının tahsilini teminen, mahkemece takdir edilecek teminat mukabilinde borçluların menkul, gayrimenkul mallarının ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesi 11/10/2024 tarihli değişik iş kararında;  İİK'nın 257 ve 258. maddeleri gözetilerek; dosyaya sunulan sözleşme asılları, hesap katı ve noter ihtarnamesi ile ekinde yer alan hesap özeti ve tebligatlar incelendiğinde; alacaklı banka tarafından asıl borçlu şirkete nakdi ve gayri nakdi ticari kredi kullandırıldığı, alacaklının hesabın kat edildiği tarih itibariyle alacağının muaccel olup, ödenmeyen toplam alacak tutarının hesap kat ihtarnamesinde belirtilen meblağa ulaştığı, borçlunun ve müteselsil kefillerin alacağın ödenmesi bakımından adreslerine keşide olunan ihtarnamelerin usulünce tebliğ olunduğu ve tanınan sürede asıl borçlu ve müteselsil kefillerin borçlarını ödemedikleri, tüm dosya içeriğine göre, alacağın rehinle temin edilmemesi nedeniyle, İİK'nın 257. Maddesinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleştiği gibi, aynı kanunun 258. maddesinde hüküm altına alınan yaklaşık ispat kuralı da gözetildiğinde, İİK'nın 257. ve devamı maddelerindeki yasal koşulların mevcut olduğu, her ne kadar talep dilekçesinde müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeye imza koyan ... yönünden ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş ise de, adı geçenlerden ...'in 28/06/2019 tarihinde ölü olduğu, kendisinin sözleşmenin imzalandığı 27/04/2017 tarihinden önce 16/03/2017 tarihinde şirket müdürlüğü görevinin sona erdiği, diğer yandan sözleşmeye müteselsil kefil sıfatıyla imza koyduğu 27/04/2017 tarihi itibariyle evli olduğu, ancak sözleşmeye TBK' nun 584. Maddesi gereğince eşinin rızasının bulunduğuna dair yazılı beyanının ve imzasının alınmadığı ve bu nedenle müteselsil kefillerden ...'in kefalet sözleşmesindeki miktar kadar sorumluluğunun eş rızası alınmadığından dolayı bulunmadığı ve dolayısıyla karşı tarafta adı belirtilen mirasçıları ...'e yönelik ihtiyati haciz talebinin reddine, diğer ...yönünden ise genel kredi sözleşmesine 27/04/2017 tarihi itibariyle 8.346.00,00 er TL üzerinden müteselsil kefil sıfatıyla imza koydukları gerekçesiyle, bu kişiler yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar  verilmiştir.<br>Karşı taraf-ihtiyati hacze itiraz eden ... vekili 03/12/2024 tarihli itiraz dilekçesinde özetle, alacaklı ... tarafından, müvekkilleri aleyhine mahkemenin ... D. İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu ve talebin kabulüne karar verildiğini, talepte bulunan bankanın, dava dilekçesinde alacağın herhangi bir rehin ile teminat altına alınmadığını ileri sürdüğünü ve bu husus araştırılmaksızın talebin kabulüne karar verildiğini, itiraz  dilekçeleri ekinde sundukları takbis takyidat raporunda müvekkili ... adına kayıtlı taşınmaz üzerine alacaklı ...tarafından ipotek konulduğunun açıkça görüldüğünü, yine ...'in, icra takibi dayanağı olan kredi borçlusu ... yetkilisi olduğu, ...'ne ait taşınmaza dilekçeleri ekinde sunmuş oldukları takbis takyidat raporundan da görüleceği üzere alacaklı ...tarafından ipotek konulduğunun görüldüğünü, buna rağmen ihtiyati haciz talebinde bulunan alacaklı yanın gerçeğe uygun olmayan soyut beyanlarına itibar edilmesi suretiyle, bu hususta araştırma yapılmaksızın ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini belirterek, mahkemece müvekkilleri aleyhine verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesi 25/12/2024 tarihli değişik iş ek kararında; Asıl borçlu ... adına kayıtlı taşınmaz üzerine ve  müteselsil kefil ... adına kayıtlı taşınmaz üzerine konulan ipoteğe (taşınmaz rehnine) ilişkin kayıtlar incelendiğinde, asıl borçluya ait taşınmazlar üzerine sadece asıl borçlunun borçlarını teminat bakımından ipotek konulduğu, ipoteğin müteselsil kefillerin kefalet borçlarını teminat altına almadığının görüldüğünü, itiraz eden tarafça ipoteğin müteselsil kefillerin borçlarını da teminat altına aldığına dair herhangi bir delil sunulmadığını, bu durumda, alacaklının asıl borçluya ait olan taşınmaz üzerine konulan ipoteğe rağmen müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz talep etmesine yasal bir engel bulunmadığı, mahkemece verilen ihtiyati haciz kararı, asıl borçlu kredi lehtarı ile alacaklı banka arasında imzalanan ticari nitelikli kredi sözleşmesi, itiraz eden borçlular vekilinin itiraz dilekçesi ekinde sunduğu deliller ve ipotek senetleri ile dayanağı belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının maddi ve usul hukukuna uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirir herhangi bir neden bulunmadığı gerekçesiyle, müteselsil kefil borçlular vekilinin ihtiyati hacze itirazının (ihtiyati haczin kaldırılması) talebinin reddine karar verilmiştir. <br>Karşı taraf-ihtiyati hacze itiraz eden ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dilekçeleri ekinde sunmuş oldukları takbis takyidat raporunda müvekkili ... adına kayıtlı taşınmaz üzerine alacaklı ... tarafından ipotek konulduğunun açıkça görüldüğünü, yine ... icra takibi dayanağı olan kredi borçlusu .... yetkilisi olup, ...'ne ait taşınmaza dilekçeleri ekinde sunulan takbis takyidat raporu incelendiğinde alacaklı ... tarafından ipotek konulduğunun görüldüğünü, her iki müvekkilinin de, ihtiyati haciz kararı istenen ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe dayanak olan kredi sözleşmesinde, borçlu şirket kefili olduklarını, nitekim alacaklı ...'ın, müvekkillerinin işbu kefaleti ile adlarına kayıtlı taşınmazları üzerine rehin tesisi edebildiğini, haliyle taşınmazların alacaklı bankaya olan borcu fazlasıyla karşılamakta iken, rehin hususunda araştırma yapılmaksızın ihtiyati hacze itirazlarının reddine karar verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, bunun yanında ihtiyati haciz kararı istenen ... Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına ilişkin taraflarınca takibin iptali talepli dava açıldığını, ... Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile derdest olan yargılamada, her iki müvekkili yönünden de takibin tedbiren durdurulmasına karar verildiğini, hal böyle iken ihtiyati haczin hukuka uygunluğundan bahsetmenin mümkün olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Talep, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı kefalet borçlularına yönelik ihtiyati haciz talebine ilişkindir.<br>İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati  haciz, alacaklının  bir  para  alacağının  zamanında ödenmesini  güvence altına almak  için  mahkeme  kararı ile  borçlunun  mallarına (önceden) geçici  olarak el  konulmasıdır.  <br>İhtiyati haciz HMK'nın  406/2 maddesinde  geçici  hukuki  koruma olarak  kabul edilmiş, ihtiyati  haciz  şartları ve etkileri ise  İİK'nın  257. maddesinde  düzenlenmiştir. <br>İİK'nın  257. maddesi \"rehinle  temin edilmemiş ve  vadesi  gelmiş  bir  para  borcunun alacaklısı, borçlunun  yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz  mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını  ihtiyati  haciz ettirebilir. <br>Vadesi gelmemiş  borçtan  dolayı  yalnız aşağıdaki  hallerde  ihtiyati  haciz istenebilir:<br>1-Borçlunun muayen  yerleşim  yeri  yoksa;<br>2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak  maksadı ile  mallarını   gizlemeğe,  kaçırmağa veya  kendisi kaçmağa hazırlanır yahut  kaçar  ya  da bu  maksatla  alacaklının  haklarını ihlâl eden  hileli  işlemlerde  bulunursa; <br>Bu suretle  ihtiyati  haciz  konulursa  borç  yalnız  borçlu  hakkında  muacceliyet kesbeder.\" şeklindedir. <br>İİK'nın 258/1. maddesi ise; ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.'' hükümüne yer verilmiştir. <br>Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer haklarını haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise, ancak borçlunun muayyen yerleşim yeri mevcut değil ise, borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da kaçar veyahut bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir.<br>Dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere, rehinle temin edilmemiş muaccel bir alacak bulunduğu konusunda yaklaşık ispat sağlandığına göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-... Mahkemesi'nin ... D.İş esas sayılı dosyasında verilen 25/12/2024 tarihli değişik iş ek kararına karşı karşı taraf-ihtiyati hacze itiraz eden ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Karşı taraf-ihtiyati hacze itiraz eden ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. ...<br>...<br> <br><br><br><br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"471e29ffb6b4ead0","SID":"ab3b3b91e0a9e867"}}