{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     <br><br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: <br><br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/11/2021<br>NUMARASI\t\t:....<br>DAVA\t:İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 21/08/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 26/03/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 26/03/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik verilen karara karşı, davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı; Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/653 esas sayılı dosyasında başvurusu üzerine 19/06/2020 tarihinde konkordatonun tasdikine karar verildiğini, davalı ile arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi ile verilen temlikler kapsamında geçici mühlet tarihi itibari ile faiz işletilmesinin durdurulması gerektiği halde davalı tarafından faiz işletilmeye devam edildiğini, fazladan işletilerek tahsil edilen faizin iadesi için başvurunun sonuçsuz kalması üzerine, Ankara 30. İcra Dairesi'nin 2019/12005 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek sonradan tespit edilen fazla faiz tahsil tutarı olan 169.815,44-TL yönünden takibe vaki itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı; açılan davayı kabul etmediklerini, taraflar arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davacının, borca karşılık ... ... ... A.Ş.'den doğmuş alacağını 18/05/2018 tarihinde 3.300.000-TL olarak kendisine temlik ettiğini, temlikin geçici mühletten önce doğduğunu fakat mühletten sonra muaccel olduğunu, bu nedenle alacağını konkordato sürecinden etkilenmeden tam olarak alabileceğini, haktan feragat edilmiş ve bankaya devredilmiş olması karşısında takibe ve davaya konu edilemeyeceğini, İİK'nun 294/3 maddesi uyarınca faiz hesabında dikkate alınması gerekenin geçici değil kesin mühlet olduğunu, alacağı temlikle doğmakla rehinli alacak kabul edilmesi gerektiğini, faizlerin rehinli alacaklar yönünden durmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; toplanan deliller dikkate alındığında; taraflar arasında genel kredi sözleşmesi bulunduğu, davacının dava dışı kişiden alacağını temliken davacıya devrettiği, ancak davalının, geçici mühlet tarihi itibari ile alacağına faiz işletmeye devam ettiği, geçici mühlet tarihinden itibaren adi alacaklara faiz işletilmesinin duracağı, rehinli alacak bulunmadığı, temliğin rehin kapsamında sayılamayacağı, bilirkişi raporuna göre, asıl alacağa yönelik itirazın kısmen yerinde olmadığı, işlemiş faizin, davalı takipten önce temerrüte düşürülmediğinden talep edilemeyeceği, yapılan fazla faiz kesintisi belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle; \" davanın kısmen kabulü ile, Ankara 30. İcra Dairesi'nin 2019/12005 esas sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 167.492,93-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ve işlemiş faize ilişkin talebin reddine, Asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 33.498,59-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, \" ilişkin karar verilmiş, karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirkete konkordato öncesi alınan temlik karşılığında kredi kullandırıldığını, temlik, konkordato geçici mühlet kararı öncesi olup alacak mühletten sonra muaccel olmakla geçerli olduğundan süreçten etkilenmeden alacağını tam olarak faiziyle alabileceğini, temlik ile hakkından feragat eden davacının, takip ya da dava yoluyla alacak talebinde bulunamayacağı, İİK 294/3 hükmüne göre faiz hesabında dikkate alınması gereken tarihin kesin mühlet tarihi olduğunu, temliklerin teminat gibi değerlendirilerek rehin gibi alacaktan mahsup edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı, yetersiz olduğunu, yeniden rapor alınması gerektiğini, icra inkar tazminatı koşulları bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava, konkordato geçici mühlet tarihinden itibaren işletilen faiz alacağının, geçici mühlet öncesi temlik edilen alacaktan tahsil edilmesi nedeni ile istirdadı istemiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali  istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDavacı hakkında Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/653 esas sayılı dosyasında 19/09/2018 tarihinde geçici mühlet kararı verilerek 18/12/2018 tarihinde geçici mühlet kararının 2 ay süreyle uzatıldığı, 19/02/2019 tarihi itibari ile 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiği, 19/06/2020 tarihi itibariyle konkordatonun tasdikine karar verildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.<br>Taraflar arasında genel kredi sözleşmesi bulunduğu, davacının borcuna karşılık olarak dava dışı ... ... ... A.Ş.'den doğmuş alacaklarını, davalı bankaya (02/01/2017, 15/08/2017, 18/05/2018, 08/06/2018 tarihli temliknameler ile) temlik ettiği, davalı bankanın, geçici mühlet tarihi itibari ile alacağına faiz işleterek söz konusu temlikler uyarınca alacağını tahsil ettiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.<br>Uyuşmazlık, davalı bankanın, temlik yoluyla edindiği alacağının rehinle temin edilmiş alacak olarak kabul edilip edilmeyeceği, alacağa geçici mühlet tarihi itibari ile faiz işletilmesinin mümkün olup olmadığı ve temlikler uyarınca dava dışı ... ... ... A.Ş.'den tahsil edilen alacaklardan, GKS'den kaynaklanan banka alacaklarının mahsubu sonrası davacıya iadesi gereken bir tutar bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.<br>Taraflar arasında Genel Kredi Sözleşmesi bulunup davalı bankanın, davacı şirketten olan alacağı iş bu sözleşmeden kaynaklanmaktadır. Dosya kapsamında toplanan deliller ile banka kayıtlarından, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın rehinle temin edilmediği anlaşılmaktadır. Konkordato aşamasında geçici mühlet tarihinden önce temlik edilen alacağın, rehinli alacak olarak değerlendirilmesinin yasal düzenlemeler ile yargısal kararlar itibariyle mümkün olmadığı değerlendirilmektedir.<br> Yargıtay ve Dairemiz uygulamalarına göre İİK'nun 288/1 maddesi uyarınca geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı ve yasanın 294/3 maddesi uyarınca kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacağa faiz işlemesinin duracağı belirlendiğinden, geçici mühlet tarihinden itibaren adi alacaklara faiz işlemesinin duracağının kabulü gerekir.<br>Mahkemece alınan 09/08/2021 tarihli bankacı bilirkişi raporunda; temlikler nedeniyle davalı bankanın, geçici mühlet - kesin mühlet tarih aralığında, az yukarıda söz edilen temlikten doğan 4.950.000-TL alacak tutarını, dava dışı ... ..., 23/10/2018 tarihinde tahsil ettiği, geçici mühlet tarihi 19/09/2018 itibariyle davalı bankanın, GKS nedeniyle davacıdan, 4.497.215-TL asıl alacak, 285.292,07-TL faiz + bsmv alacağı olmak üzere toplam 4.782.507,07-TL alacağı bulunduğu, buna göre 4.950.000 - 4.782.507,07= 167.492,93-TL fazla tutarın, fazladan faiz olarak davacıdan tahsil edildiğini bildirdiği görülmüştür. Mahkemece, bilirkişi raporu hükme esas alınarak yapılan mahsup sonrası davacıya iadesi gerektiği halde banka tarafından, 167.492,93-TL fazladan tahsil edilen faiz alacağı bulunduğunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>Ne var ki dosya kapsamında mevcut davalı bankadan gönderilen ve davacının kullandığı kredilere ilişkin bulunan hesap hareketleri dökümünden, geçici mühlet tarihi itibariyle(19/09/2018)  davalı bankanın KMH hesabında, davacıdan, (-99.965,84-TL) alacaklı bulunduğu görülmektedir.<br>Hal böyle olunca; mahkemece, yeni bir bankacı bilirkişiden rapor alınması  gerekirse banka kayıtları üzerinde inceleme de yaptırılarak taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle dava dışı ... ... ... A.Ş.'den tahsil edilen temlik tutarlarından yapılan mahsup işlemi sonrası davalı bankanını tahsilatlara  rağmen halen alacaklı olup olmadığı, davalı bankanın borcu aşan bir tahsilatı olup olmadığı ve davalı banka tarafından, davacı şirkete iadesi gereken bir tutar bulunup bulunmadığı davalı bankanın itirazları da karşılanmak suretiyle usulünce tespit edilerek hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece, eksik inceleme ile yanılgılı ve yanlış değerlendirme yapılarak yukarıda yazılı olduğu üzere karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.<br>Yukarıda açıklanan bu nedenlerle; davalının istinaf isteminin sair hususlar incelenmeksizin kısmen kabulüyle, 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi gereğince, belirtilen hususlar yönünden rapor alınması suretiyle davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.    <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;  <br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KISMEN KABULÜ İLE,<br>\t2-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/11/2021 tarih ve 2020/375  Esas 2021/769  Karar   sayılı kararının  KALDIRILMASINA, <br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>4-Davalı tarafından yatırılan 220,70-TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, <br>\t5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\t6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi uyarıca  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/03/2025<br><br><br><br>  Başkan        Üye                     Üye \t   Zabıt Katibi<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"100b0885949b7fe9","SID":"211be48591426217"}}