{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/05/2021<br>NUMARASI\t\t:.....<br><br>DAVANIN KONUSU\t:YİDK Kararının İptali  <br><br>\tDairemizden verilen 12/10/2023 tarih ve 2021/1303 Esas, 2023/1250 Karar sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04/12/2024 tarih ve 2024/524 Esas, 2024/8665 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin  ... nezdinde 30.sınıfta tescil edilmek üzere 2019/57151 sayı ile \"... ... ...\" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ... resmi markalar bülteninde yayınlandığını; davalı şirketin 2017/83169 sayılı ve \"...\" ibareli markasını gerekçe göstererek yaptığı  itirazın kısmen kabul edilerek, başvurularının kısmen reddine karar verildiğini, bu kısmi  ret kararına karşı  yeniden inceleme taleplerinin bu kez ...... sayılı YİDK karan ile nihai olarak reddedildiği, oysa  müvekkilin 1911 yılında Belçika’da kurulmuş bir şirket olduğunu, çikolata ürünleri ile kısa sürede ün kazandığını, müvekkilinin ... nezdinde tescilli ve “...” ibareli markalarının bulunduğunu, somut olayda da tescil edilmek istenilen markanın tek başına “...” kelimesinden oluşmadığını, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, \"...\" ibaresinin müvekkili tarafından icat edilmiş çikolatanın adı olduğunu, beyaz, sütlü ve bitter çikolatadan sonra 4. çikolata türü olarak kabul edildiğini, “...” anlamına gelen \"...\" anlamını da katkı maddesi yer almayan renginden aldığını, markaların bütün olarak birbirlerinden farklı olduklarını, davalının mesnet markası ile müvekkili markası arasında benzerlik bulunmadığını, dava konusu başvurunun seri marka yaratma amacıyla yapıldığını, davalının markasını kullandığını ispatlaması gerektiğini ileri sürerek, ... YİDK’nun 2020-M-5184 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.\t<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu  savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı Şirket vekili,  müvekkilinin ... tanınmış markalarının sahibi olduğunu, dava konusu markanın Belçikada kullanılıyor olmasının davacı lehine bir hak sağlamayacağını, müvekkilinin 1992 yılından beri \"...\" markasını kullandığını ve ayırt ediciliğinin bulunduğunu, anılan ibarenin \"...\" anlamına geldiğini, müvekkilin 1992 yılından beri sahip olduğu markasının davacı tarafça bir çikolata türü gibi duyurulmasının 2017 yılında gerçekleştiğini, davacının tanımlayıcılık iddiasının bu anlamda mesnetsiz olduğunu, taraf markalarının “...” ibaresi nedeniyle karıştırılabilecek düzeyde benzer olduklarını, müvekkilinin 92/005851 ve 2017/83169 sayılı markalarının 30. sınıfta tescilli olduğunu, markaların sınıfsal olarak da benzerlik taşıdıklarını, dolayısıyla markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, markaların ortalama tüketicilere hitap ettiğini savunarak,  davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında başvuru kapsamından çıkarılan 30. sınıf mallar yönünden SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas koşullarının oluştuğunu, her ne kadar markalarda ortak olarak yer alan \"...\" ibaresi bir çikolata türünü ifade etse de Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin  16.02.2021 tarih ve 2020/1834  esas, 2021/1273 sayılı kararında belirtilen ve emsal teşkil eden gerekçelerle davalı şirket adına kayıtlı olup tek ve esaslı unsuru “...” olan 2017/83169 numaralı markanın hükümsüz kılınmadığı sürece herkese karşı ileri sürülebilen mutlak ve inhisari bir marka hakkı verdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu başvurusu ile redde mesnet marka arasında benzerlik bulunmadığını, dava konusu başvurunun asli unsurunu aynı zamanda ticaret unvanında da ye alan \"... ...\" ibaresinden oluştuğunu, markalarda ortak olarak yer alan \"...\" ibaresinin jenerik bir ibare olduğunun mahkeme tarafından ve bilirkişi raporunda tespit edilmesine rağmen taraf markalarının benzer olduğuna karar verilmesinin yerinde olmadığını, \"...\" ibaresinin bir çikolata türünü ifade ettiğini, bu nedenle anılan ibarenin ortaklığından dolayı markalar arasında iltibas bulunduğu kabulünün yerinde olmadığını, uyuşmazlık konusu 30. sınıf mallar yönünden anılan ibarenin ayırt ediciliğinin bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin markalarının tanınmış olduğu, \"...\" ibaresini uzun süredir kullandığı hususlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.  <br><br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizin  12/10/2023 tarih ve 2021/1303 Esas, 2023/1250 Karar sayılı kararıyla, taraf markalarında ortak olarak yer alan \"...\" ibaresi, uyuşmazlık konusu “.....  kakao esaslı <br>pastacılık ve fırıncılık mamulleri, çikolata esaslı pastacılık ve fırıncılık mamulleri” malları bakımından tek başına tanımlayıcı bir ibare olduğundan ve kimsenin tekeline bırakılacak ibarelerden olmadığından, \"...\" ibaresinin taraf markalarında ortak olmasının iltibasa neden olmayacağı, davacının başvuru markasında yer alan \"... ...\" ibaresinin, başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağladığı,  dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında emtia benzerliği şartı gerçekleşmesine rağmen marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir. <br><br><br>YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN 04/12/2024 TARİH VE 2024/524 ESAS, 2024/8665 KARAR SAYILI İLAMININ ÖZETİ: Dairemiz kararının, davalılar vekillerince temyizi üzerine, anılan Yargıtay ilamı ile özetle, başvuru konusu işaretin \"... ... ...\" ibaresinden oluştuğu, “...” kelimesinin davalı şirket markasının tek ve asıl unsuru konumunda bulunduğu, davalı tarafın, bu ibareyi tek başına marka olarak aldığı, davalı Şirketin markası tanımlayıcı bir ibare olarak kabul edilse bile davalı taraf adına tescilli bulunduğundan hükümsüz kılınmadıkça geçerli olacağı, zira, 6769 sayılı Kanun'un 5 nci maddesi ikinci fıkrası uyarınca tanımlayıcı bir işaretin marka olarak tescilinin mümkün olduğu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında 30. sınıf mallar yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas koşullarının oluştuğu, her ne kadar markalarda ortak olarak yer alan \"...\" ibaresi bir çikolata türünü ifade etse de, davalı şirket adına  20.09.2017 tarihinden itibaren kayıtlı olup tek ve esaslı unsuru \"...\" olan 2017/83169 marka hükümsüz kılınmadığı sürece herkese karşı ileri sürülebilen mutlak ve inhisari bir hak verdiği, bu durumda taraflara ait markalarda yer alan “...” ibaresi dikkate alınarak markaları oluşturan işaretlerin benzer oldukları ve bu benzerliğin, tescil kapsamlarında yer alan aynı veya benzer mallar yönünden ortalama tüketici kitlesinde, her iki markalı ürünün aynı veya aralarında idari/işletmesel bağlantı bulunduğu ve aynı kökenden geldiği intibasını doğurabilecek nitelikte olması nedeniyle aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun kabulü gerekirken, yerinde görülmeyen yazılı gerekçelerle hüküm tesis edilmesinin  doğru olmadığı gerekçesiyle Dairemiz kararının davalılar yararına bozulmasına karar verilmiştir.<br><br>GEREKÇE\t:Dava, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali  istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında, uyuşmazlık konusu mallar bakımından,  iltibas tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, Dairemizce ise taraf marka işaretleri arasında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine dair hüküm kurulmuş, Dairemiz kararı yukarıda özetlenen gerekçe ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesince bozulmuştur. Bu duruma göre gelinen aşama itibariyle somut uyuşmazlık yönünden tartışılması gereken husus, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka işaretleri arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunup bulunmadığıdır.<br>Somut olaya uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramı açıklanmalıdır. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Öte yandan, markaların ayırt edicilik güçlerinin de iltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gerekmektedir. Zira, ayırt edici niteliği zayıf olan markalar yönünden iltibas ihtimali daha düşük olacaktır. Diğer bir deyişle, tescili istenilen mal ve hizmetleri, diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etme gücü düşük kalan, zayıf marka olarak nitelendirilebilecek markaların koruma alanı daha dar bulunmaktadır. Böyle durumlarda, küçük farklılıklar dahi tescil olunmak istenen markaya ayırt edicilik kazandırabilecektir.   <br> Davacıya ait dava konusu başvuru \"... ... ...... sayılı marka da \"...\" ibarelerinden oluşmaktadır.  Görüldüğü üzere, taraf markalarında \"...\" ibaresi ortak olarak yer almakta olup, uyuşmazlık da bu ibarenin markalarda ortak olarak yer almasının iltibasa sebebiyet verip vermeyeceği noktasındadır.<br> Mahkemece aralarında gıda yüksek mühendisi öğretim üyesinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden alınan raporda , \"...\" ibaresinin, <br>“... kakao çekirdeği” ve yine bu kakao çekirdeğinden üretilen pembe/... <br>renkli çikolata ürünü açısından dünya çapında yapılan pek çok çalışmada bir <br>cins isim olarak, sütlü çikolata, bitter çikolata, beyaz çikolata gibi çikolata <br>türlerinin yanında dördüncü çikolata türü olarak görüldüğü ve kabul edildiği, dünyada pek çok çikolata üreticisinin, kendi markaları altında ürettikleri <br>çikolata ürünleri arasında “... çikolata” çeşidini ekledikleri, nitekim  ülkemizde de yapılan pek çok marka başvurusunda “...” ibaresinin başvuru konusu edilme sayısının da <br>arttığı, dolayısıyla anılan ibarenin yalnızca ülkemizde değil, pek çok ülkede bu şekilde bilindiği ve evrensel <br>nitelikte gıda literatüründe de tartışılan ve hatta doğrudan literatüre girmiş bir <br>isim haline geldiği hususları açıklanarak \"...\" ibaresinin “çikolata ve kakao” <br>ürünleri açısından jenerik bir ibare haline dönüştüğü belirtilmiştir. \"...\" ibaresinin bir çikolata türünü ifade ettiği bozma ilamında da kabul edilmekle birlikte markanın tescilli olduğu sürece herkese karşı ileri sürülebilen mutlak ve inhisari bir hak verdiği gerekçesiyle tarafların marka işaretlerinin benzer olduğu sonucuna varılmştır.<br>Ancak, tasviri veya ticaret alanında herkes tarafından kullanılan sözcüklerden ibaret olan markaların, ayırt ediciliği zayıf marka olarak kabulü gerekmektedir. Yukarıda belirtildiği üzere bu tür markalar arasındaki iltibas tehlikesi, yapılacak küçük değişikliklikler ortadan kalkacaktır. Aksinin kabulü halinde, tasviri ve vasıf bildirici veya ticaret alanında herkesin kullanımına açık ibareleri bir şekilde tescil ettiren kişilerin, bu ibarelerin başkaları tarafından kullanımına engel olmaları sonucu doğacaktır. Esasen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararları da bu yöndedir. Örneğin, Yüksek Dairenin 16/12/2019 tarih, 2019/1771-8199 E.K. sayılı ilamında, \"nitelik ve değer belirten işaretlerden olmakla tek başına “...” ibaresinin KHK'nın 7/1-c maddesince tanımlayıcı bir ibare olduğu ve kimsenin tekeline bırakılacak ibarelerden olmadığı, davalının başvuru markasında yer alan “...” ibaresinin ise markaya ayırt edicilik katacağının kabul edilmesi gerektiği\" denilerek, \"...\" asıl unsurlu markalarla \"...'' ibareli marka arasında iltibas bulunmadığı kabul edilmiştir. Yine, Yüksek Dairenin 04/12/2019 tarih, 2019/578-7827 E.K. sayılı ilamda ise \"Markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sesçil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların ayırt edicilik gücü de dikkate alınmalıdır. Bu anlamda markalarda yer alan ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden amaç, ... veya yöntem belirten tanımlayıcı ibareler karşılaştırmada dikkate alınmaz. Tanımlayıcı olmamakla birlikte tanımlayıcılığa yakın olan ibareler yönünden ise koruma düzeyinin düşük tutulması gerekir. Esasen tanımlayıcı olmakla birlikte, KHK'nın 7/son maddesi uyarınca kullanım sonucu ayırt edici kılınmakla marka olarak tescili sağlanabilecek ibarelerin sadece tescilin sağlandığı gerekçesiyle kullanım tekeli de kimseye bırakılamaz.\" açıklamasına yer verilmiş ve \".... ... +ŞEKİL\" markası ile \"... ...\" markası arasında iltibas bulunmadığına hükmedilmiştir. O halde,  anılan Yargıtay kararlarında da açıklandığı üzere, tanımlayıcılığa yakın olan ibareleri içeren markaların koruma düzeylerinin düşük tutulması ve sadece ayırt edicilik taşımayan ekleri itibariyle oluşturdukları biçimler itibariyle korunmaları gerekmektedir. <br>Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde,  dava konusu  \"... ... ...\" ibareli başvuru ile  redde mesnet 2017/83169 sayılı  ve \"...\" ibareli marka arasında, , SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira tarafların markalarında ortak olarak yer alan \"...\" ibaresi, uyuşmazlık konusu “çikolatalar, kuvertür çikolatalar; kakao tozu;  kakao esaslı <br>pastacılık ve fırıncılık mamulleri, çikolata esaslı pastacılık ve fırıncılık mamulleri” malları bakımından tek başına tanımlayıcı bir ibare olduğundan ve kimsenin tekeline bırakılacak ibarelerden olmadığından, \"...\" ibaresinin taraf markalarında ortak olmasının iltibasa neden olmayacağının ve davacının başvuru markasında yer alan \"... ...\" ibaresinin, başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağladığı kabul edilmiştir. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizce Yargıtay bozma ilamında belirtilen görüşlere iştirak edilmemiş, önceki kararda direnilmesine karar vermek gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Dairemizin 12/10/2023 tarih ve 2021/1303 Esas, 2023/1250 karar sayılı kararında DİRENİLMESİNE,<br>\t2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi  gereğince KABULÜ ile  Ankara  3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/05/2021 gün ve 2020/252 Esas 2021/189  Karar  sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davanın KABULÜ ile ...... sayılı kararının iptaline,<br>\t4-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 561,00-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.100,00-TL bilirkişi ücreti, 254,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf ve temyiz aşamasında yapılan 151,00-TL tebligat ve posta gideri, 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı toplamından oluşan 2.667,10-TL yargılama gideri ve 54,40-TL başvurma harcı, 54,40-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 2.775,90-TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>7-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,<br>8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>9-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğine ve talebi halinde davacıya iadesine,  <br><br>10-Davacı kendisini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T' nin 2/4 maddesine göre hesaplanan 16.000,00-TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\tDair, duruşmaya katılan davacı vekili, davalı şirket vekili, davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin yüzlerine karşı yapılan açık yargılama sonucunda 26/03/2025 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde  TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/03/2025<br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/04/2025  <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9eb33aecf83ec71f","SID":"e983df93def7b189"}}