{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO:2024/382 <br>KARAR NO:2025/592<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:16/03/2023<br>NUMARASI:2018/592 Esas - 2023/225 Karar<br>DAVA:Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:27/03/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'ın çalışan olarak olay esnasında yedek şoför olarak bulunduğu sürücüsünün davalı ..., araç sahibinin davalı ... olduğu ... plakalı araç ile davalı ...firmasının mallarını taşımak amacıyla araç sahibi tarafından davalı ... Lojistik firmasına kiralanan araçla yola çıktığını, yolda seyrederken havanın yağışlı ve yolun kaygan olması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybettiğini, yoldan çıkarak karşı şeride geçtiği, ...'ın kullandığı... plakalı tır çekicisi ile çarptığını, murisin araçta sıkışarak hayatını kaybettiği, davalıların sorumlu olduğunu, murisin araç sahibinin yanında 1.500,00TL maaşla çalıştığı, şehirler arası yollarda asgari ücretle bir şoförün çalıştırılamayacağını, destekten yoksun kalma tazminatının aktüerya hesaplamasından sonra belirlenebileceğini, müvekkili ...'ın genç yaşta dul kaldığını, üzerinde derin bir üzüntüye yol açtığı, ... ve ...'nin yetim kaldığını, acısının ve eksikliğinin ömür boyu yaşayacağı, tüm aile olarak düzenlerinin bozulduğu, diğer hususlarla birlikte belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik destekten yoksun kalma tazminatı olarak eşi ... için 1.000,00 TL, kızı ... için 1.000,00 TL, oğlu ... için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL maddi, her bir için 100.000,00TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 303.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değeri maddi tazminatı  420.721,99 TL, manevi tazminatı  300.000 TL olarak arttırmıştır.Davalı ...'ın vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve mesnetsiz davanın tamamen reddini talep ettiklerini, müvekkilinin yaklaşık 30 yıllık şoför olduğunu, hiçbir trafik kazasında karışmadığını, tecrübeli olduğu, tüm trafik kurallarına, dikkat ve özen yükümlülüğüne riayet etmesine rağmen kendisinden kaynaklanmayan sebeplerle kazanın meydana geldiği, olay yeri görgü ve tespit tutanağında kazanın havanın yağışlı olması ve yolun kaygan olması nedeni ile gerçekleştiğinin yazdığını, yargılama sürecinde müvekkilinin savunma hakkını etkili bir biçimde kullanamadığını, alkolsüz ve normal hızda seyir halinde olduğu, gece vakti hiçbir aydınlatma bulunmadığını, yolda kavşak bulunduğuna dair hiçbir levhanın, ikaz ışığının yer almadığını, yolun hatalı düzenlendiği, mıcır bulunmasından kaynaklandığını, kaza sonrasında ışıklandırıldığını, uyarı tabelası koyulduğunu, yeni bir yol düzenlemesi yapıldığını, karayollarının eksik ve yanlış bir işlem yaptığının göstergesi olduğunu, aracın sol gövde üzerinde kaydığından ve tekerlekleri üzerinde olmadığından direksiyon hakimiyetini sağlayıp kazayı engellemesinin fiilen mümkün olmadığı belirtilerek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... Dağıtım Hiz. A.Ş. vekili  cevap dilekçesinde özetle; davacının tazminat istemlerinin mesnetsiz, fahiş ve orantısız olduğunu, zaman aşımına uğradığını, kazaya karışan aracın diğer davalı ... Taşımacılık ve Tic, Ltd. Şti.'nden kiralandığını, müvekkiline ait olmadığını, diğer davalı ...'a ait olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, hayatını yitiren ...'ın hangi gerekçe ile araçta olduğunun tespit edilemediğini, kendi tercihi ile arkadaşı olan şoföre eşlik etmek istemesinin yani bir tür hatır taşımacılığının ağır sonuçlarının salt sürücünün elemanı olması nedeniyle müvekkili şirketin aleyhine tazmin yükümlülüğüne gidilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, sürücünün olay yerindeki kavşağa yaklaştığını çok geç fark ettiği, bölgede kavşağın olduğunu gösteren herhangi bir tabela, uyarı, ikaz ışığının olay tarihinde olmadığını, sürücü çalışanların havanın yağmurlu ve yerlerin kaygan olması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybettiğini, kazanın ardından uyarı tabelası ve ışıklandırma konarak farklı bir yol düzenlemesi yapıldığını, yol üzerinde aydınlatma bulunmadığı ve havanın aşırı yağmurlu olmasının kazada etken olduğunu, kazayı önleme imkanı bulunmadığı belirtilerek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin başka bir şirkette çalışırken geçirdiği trafik kazasından ötürü sağ kolunda bir sakatlık oluştuğu için borçlanarak ... plakalı aracı satın alıp diğer davalı Kargo ... ... Tic. A.Ş.nin anlaşmalı olduğu diğer davalı ... Lojistik ... Ltd. Şti.'ne kiraya verdiğini, bir süre çalışamayacağı için şoför olarak müteveffa ...'la anlaştığını, sigortalı yapmak suretiyle asgari ücret konusunda anlaştıklarını, olay tarihinde birkaç hafta önce işe başlattığını, SSK başlangıcının yapılarak primlerinin zamanında ve eksiksiz yatırıldığını, aylık 1.500,00 TL maaşla çalıştığının doğru olmadığı, kiraya verdiği aracı işleten Kargo ... şirketinin her servisi bir şoför, bir de yedek şaför olmak üzere iki şoförle yaptığını, müvekkilinin kaza haberini alır almaz olay yerine gidip cenazenin getirilmesine yardımcı olduğunu, ailesine bir aylık ücretini elden verdiğini, araç sahibi olarak her türlü önlemi alarak sorumluluklarını yerine getirdiğini, olayda hiçbir tedbirsizliği ve kusuru olmadığını, maddi ve manevi tazminatın fahiş olduğunu, ödeme gücüne sahip olmadığı belirtilerek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Dava dilekçesinde adı geçen davalı ... Lojistik Taşımacılık Ticaret Limited Şirketi ve ... A.Ş aleyhine açılan davada, HMK m.167 hükmü uyarınca, bu davalılar yönünden ayırma kararı verildiğinden bu dosyada bu davalılar hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Maddi tazminat  yönünden; Davacı ... yönünden dava dilekçesine ve ıslah dilekçesine konu edilen toplam 371.006,89-TL destekten yoksun kalma tazminatının,  Davacı... yönünden dava dilekçesine ve ıslah dilekçesine konu edilen toplam 21.397,46-TL destekten yoksun kalma tazminatının,Davacı  ...yönünden dava dilekçesine ve ıslah dilekçesine konu edilen toplam 28.317,64-TL destekten yoksun kalma tazminatının,Olay tarihi olan 15/10/2008  tarihinden itibaren ve talep gereği reeskont faizi işletilmek suretiyle davalılar ..., ... Hizmetleri Anonim Şirketinden-tahsilde tekerrür olmamak üzere- müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara ayrı ayrı verilmesine, Davacı ..., ..., ... tarafından davalı araç sahibi ...  aleyhine açılan davanın pasif sıfat yokluğundan reddine, manevi tazminat yönünden; Davacı  ... yönünden takdir olunan 25.000-TL manevi tazminatın, Davacı... yönünden takdir olunan 12.500-TL manevi tazminatın, Davacı  ...  yönünden takdir olunan 12.500-TL manevi tazminatın, Olay tarihi olan 15/10/2008  tarihinden itibaren ve talep gereği reeskont faizi işletilmek suretiyle davalılar ..., ... Hizmetleri Anonim Şirketinden-tahsilde tekerrür olmamak üzere- müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara ayrı ayrı verilmesine, Adı geçen davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin sübut bulmadığından reddine, Davacı ..., ..., ... tarafından davalı araç sahibi ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının pasif sıfat yokluğundan reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; iddia edildiği gibi kazanın müvekkilinin hatasından kaynaklanmadığını, müvekkilinin alkolsüz ve normal hızda seyir halindeyken kazanın gerçekleştiğini, araçta çalıştığı şirket tarafından uygulanan hız takip cihazı sistemi bulunduğundan müvekkilinin yasal hız sınırını aşmasının söz konusu olmadığını, kazanın gerçekleştiği yolun kaza sonrasında hemen ışıklandırıldığını, uyarı tabelası koyulduğunu sonrasında da yeni bir yol düzenlemesi yapıldığını, bu durumun yol düzenlemesinde karayollarının eksik ve yanlış bir işlem yaptığının göstergesi olduğunu, dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihi ile ilgili çelişkili beyanlarda bulunulduğunu, yazım hatası olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  eksik inceleme sonucunda karar verildiğini, TBK'nın 72.maddesi  uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden davanın reddi gerektiğini,  dava tarihinde taraf ehliyeti bulunmayan ... Lojistik şirketinin de davacının dava konusu etmiş olduğu tazminat istemlerinden sorumlu tutulması gerektiğini ancak salt ihya davası açılmamış olması nedeniyle bu davalı yönünden davanın ayrılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müteveffanın herhangi bir iş ilişkisi sebebi ile araçta bulunmadığını, bu durumda müteveffanın ve sürücü işçinin eylemlerinin davalı müvekkili şirketin işveren sıfatı ile sorumluluğunun  bulunmadığını,  davalı şirkete herhangi bir kusur ve sorumluluk yüklenemeyeceğini,kazanın gerçekleştiği yolun fiziki koşulları, ihbar olunan idarelerin somut olaya etkisi de huzurdaki dava yönünden hiç irdelenmediğini, hiçbir yeterli gerekçe ile açıklanmaksızın araç malikinin sorumlu bulunmadığı yönünde kanaate varılmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, aracını kiraya veren davalı ...'nın fiilen araç üzerinde hakimiyeti bulunmasa dahi hukuki hakimiyeti devam etmekte ve kira ilişkisi kaynaklı araçtan kazanç elde ettiğini, maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 15/10/2008  tarihinde  davalı ...’ın sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracı ile Konya Ankara istikametinde seyir halinde olduğu sırada Cihanbeyli ilçesi yakınlarında direksiyon hakimiyetini kaybettiği ve yolun sol tarafında bulunan bariyerlere çarptığı, çarpma neticesinde davalı sürücü ...'ın aracın kontrolünü kaybettiği, takla attığı ve karşı şeride geçtiği, karşı yönden gelen dava dışı sürücü ...’ın kullanmış olduğu... plaka sayılı tıra ön taraftan çarptığı trafik kazasının meydana geldiği, destek ...'ın ... plakalı araçta yedek şoför olarak bulunduğu anlaşılmıştır.Mahkemece  aldırılan bilirkişi raporunda davalı sürücü ...'ın %100 kusurlu olduğu belirtilmiştir.Cihanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/98 Esas ve 2010/74 Karar sayılı kararında \"... sanık ...’ın dikkatsiz ve tedbirsiz araç kullanmak sureti ile kullanmış olduğu ... plaka sayılı aracı ile meydana gelen kazaya sebebiyet verdiği, kazada araçta yolcu olarak bulunan ...’ın öldüğü, böylelikle sanık ...’ın taksirle ölüme sebebiyet verme suçunu işlediği sabit görülmüş olup bu nedenle sanığın kusuru olmadığına yönelik soyut delilden yoksun savunmasına  itibar edilmemiştir...\" gerekçesi ile hüküm kurulmuştur. Karar Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 13/03/2013 tarih 2012/14377 Esas ve 2013/6213 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiştir.Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar.Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir. (Yargıtay HGK'nun 11/10/1989 gün E:1989/11-373, K:472  ve  27/04/2011 gün ve E:2011/17-50, K:2011/231 sayılı ilamları) Somut uyuşmazlıkta Cihanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/98 Esas ve 2010/74 Karar sayılı kesinleşen kararı ile maddi vakıayı belirlemiştir.Ceza Mahkemesi kararının kesinleşmesi ile maddi olgu da kesinleşmiştir.Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince, hukuk hakimi ceza hakiminin tespit ettiği kusurla ve beraat kararı bağlı değil ise de Ceza Mahkemesince tespit edilen fiilin hukuka aykırılığı ve illiyet bağını saptayan maddi vakıalar yönünden Ceza Mahkemesi kararı ile bağlıdır.Bu durumda  ceza mahkemesince kabul edilen olayın meydana geliş biçimi ile ilgili maddi olgu hukuk mahkemesi içinde bağlayıcı olduğundan mahkemece  ceza mahkemesince kabul edilen maddi olgulara göre düzenlenen kusur raporunun hükme alınmasında  isabetsizlik bulunmamaktadır.Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ... Lojistik Taş. Tic. Ltd. Şti.  aleyhine açılan dava  için  tefrik kararı verilmesi ile eldeki davada  taraf sıfatı sona erdiğinden hakkında hüküm kurulmadığı anlaşıldığından  bu yöne değinen istinaf talebi değerlendirilmemiştir.Dava dilekçesi anlatımında kaza tarihi 15/10/2008 tarihinden itibaren faiz talep edildiği sonuç kısmında maddi hata yapıldığı açık olduğu, haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek bulunmadığından ıslah edilen kısım içinde temerrüt tarihi aynı tarih olacağından ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiği yönündeki istinafın reddi gerekmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesine göre işletenlerin, bu Kanun'un 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Aynı Kanun'un 85/1. maddesinde ise bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Mahkemece bu doğrultuda karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.KTK'nın 109/2.maddesine göre \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.\"Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 66/1-d maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 15 yıldır. Kaza tarihi olan 15/10/2008 tarihi ile dava tarihi olan 31/12/2013, ıslah tarihi 18/11/2022 tarihi dikkate alındığında 15 yıllık ceza dava zamanaşımının dolmadığı anlaşılmaktadır. Davalıların zamanaşımına yönelik istinaf  itirazı yerinde değildir.TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/2.maddesi ve  22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı  çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi,  kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları,  manevi tazminatın belirlenmesindeki ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarlarının,  manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından  manevi tazminat miktarlarına ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Bu nedenlerle;  davalı ... vekili ile davalı Kurye ...  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı ... vekili ile davalı ...  vekilinin  vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-a-)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 28.739,51 TL harçtan peşin alınan 8.038,74 TL harcın mahsubu ile bakiye  20.700,77 TL harcın davalı Kurye ...'den    tahsili ile Hazineye irat kaydına, b-)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 28.739,51 TL harçtan peşin alınan 8.039,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.700,77 TL harcın davalı ...'dan   tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından,vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere,oy birliği ile karar verildi.27/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"afefe5a4064592a7","SID":"47458977dab75b4c"}}