{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2025/629 <br>KARAR NO: 2025/633<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 05/12/2024<br>NUMARASI: 2021/235 Esas - 2024/1207 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ: 10/04/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.09.2017 tarihinde davalı sürücü ... idaresindeki ve davalı şirket nezdinde KZMS (Trafik) Poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın çarptığı davacı yaya ...' ın yaralandığını, olayla ilgili olarak Bakırköy C. Başsavcılığınca 2018-6893 sayı ile soruşturma yapıldığını ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, dosyadaki belgelere göre kazada sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu belirterek davacının adli yardımdan yararlandırılmasına,  yol ve tedavi giderleri için 10,00 TL, kalıcı iş göremezlik için 10,00 TL, geçici iş göremezlik için 10,00 TL ve bakıcı giderleri için 10,00 TL maddi tazminat ile 20.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...  cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu trafik kazasının, davacı ...'ın yola aniden fırlamasıyla gerçekleştiğini, davacı ...'ın  yaşı itibariyle tehlikeyi sezinleyebilecek durumda olması sebebiyle kusurlu davranışının olaya birinci derecede etken olduğunu ayrıca davacı küçük için anne ve babanın  denetim ve özen yükümlülüğünün de bulunduğunu, bu yükümlülüğün yerine getirilmemiş olduğunu, olay sonrası kendi aracı ile davacı küçüğü önce ... Hastanesine daha sonra da Bağcılar Biöjtim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüp tedavisiyle ilgilendiğini, davacı küçüğün kalıcı maluliyetinin olmadığını, davacı küçüğün tedavi süresince ortaya çıkan çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderlerin, geçici iş göremezlik taleplerinin yine tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri ve diğer tüm tedavi ve yol giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu ve davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunduğunu, somut olayda talep edilen manevi tazminatın çok yüksek olduğunu, ... plakalı araç davalı ... nezdinde 16.06.2017 tanzim ve 16.06.2017-2018 vade tarihli ZMMS poliçesi ile ile teminat altına alındığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafin davaya konu tüm maddi ve manevi tazminat talepleri davalı ... teminatında olduğundan davalı şirketin sorumluluğunun bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili  cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin sigorta şirketinin yerleşim yeri Üsküdar olması sebebiyle İstanbul Anadolu Adliyesi Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, sigortacılık Kanunu gereği müvekkili olduğun kuruma başvuru şartının gerçekleşmediğini, davacı tarafından eksik evrakların sunulmadığını, dava konusu dosya ile ilgili tazminatın varlığına, miktarına ve diğer unsurlara hükmedilebilmesi açısından olayın trafik kazası olup olmadığını, olayın oluş şekli, tarafların kusur oranlarının önem arz ettiğini, SGK tarafından karşılanması beklenen bakıcı, tedavi ve geçici iş göremezlik giderlerinin müvekkilinden talep olunmasında hukuka uyarlık olmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Maddi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile davanın davalı ... yönünden arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemiş olması sebebiyle usulden reddine, 1.500,00 TL tedavi giderinin davalı ... Şirketinin poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebi yönünden arabuluculuk dava şartı yerine getirilmemiş olması sebebiyle davanın usulden reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece davalı ... bakımından manevi tazminat talepleri yönünden arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemiş olması sebebiyle usulden reddine karar verildiğini, manevi tazminat talepleri yönünden arabuluculuk dava şartı  olmayıp sigortalı araç sürücüsü yönünden talep edilen manevi tazminat talebimizin  arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğinden bahisle verilen usulden red kararı hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaramalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dava, maddi trafik kazası nedeniyle ... plakalı araç işleten ve sürücü ile ZMMS sigortacısı aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat istemine dayanmaktadır. 18/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile  6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesi ile; \"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" ve geçici 12. maddesi ile de \"(1) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.\" düzenlemesi getirilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na (HUAK) \"Dava Şartı Olarak Arabuluculuk\" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında; \"Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\" düzenlemesi getirilmiştir. Bu yasal düzenlemeler gereğince 01/01/2019 tarihinden sonra konusu bir miktar paranın ödenmesi talebi ile açılan ticari davalarda dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. Dava şartı olan zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanabilmesi için taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava olması gerekir. Ticari dava ile ilgili düzenleme TTK'nun 4. maddesinde yapılmıştır. TTK'nun 4/1 maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.  Sigorta hukuku 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Davacı da  zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine dayanarak davalıdan rücuen tazminat talep etmektedir. Bu durumda dava, TTK'da düzenlenmiş olan sigorta hukukuna dayandığından TTK' nın 4/1. maddesine göre mutlak ticari dava niteliğindedir. Somut uyuşmazlıkta; davalı sürücü ve işleten ile davacı gerçek kişi olup aralarındaki  uyuşmazlık, haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklandığından  ticari dava olarak nitelendirilemez.  Bu nedenle davalı gerçek kişiye yöneltilen davada zorunlu arabuluculuk dava şartına tabii olmadığı gözetilmeden yazılı olduğu şekilde  usulden red kararı verilmesi  usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ccaa4417917c1ebd","SID":"8c1fc827d819788a"}}