{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/1959 <br>KARAR NO: 2025/956<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/04/2024<br>NUMARASI: 2023/88 E - 2024/273 K<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 10/04/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin cam üretimi ve ihracatı yapan bir fabrika olduğunu, fabrikadaki elektrik kullanımı ile ilgili  davalı ile güç artışı sözleşmesi yapıldığını, davalı kurum tarafından müvekkilinin elektrik tüketiminde güç artışı yapıldığı gerekçesi ile şirketin elektriğinin kesildiğini, yapılan itiraz sonrasında kesintiden önce güç artışı sözleşmesi  yapılması gerekçe gösterilerek,  hatalı olan  kesinti işleminin iptal edildiğini, elektrik kesintisi süresince ihracat yapan ve cam üretiminde 24 saat kesintisiz çalışması gereken fırın olması nedeni ile şirketin, elektrik tüketimine mecburen devam edildiğini, davalı tarafından bu ara kesintili dönem için usulsüz elektrik kullanımından dolayı cezalı fahiş bir fatura düzenlendiğini, müvekkilinin de ihtirazi kayıtlı ödediğini, haksız yere tahsil edilen  bedelin iadesini talep ettiklerini, faturada cezalı miktarı ile normal tüketim birlikte yer aldığından, ayrı ayrı  faturalandırma yapılmadığından konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile cezalı fazla miktarın tespitini, müvekkilince ihtirazi kayıtlı ödenen,  şimdilik ve fazlaya ilişkin talepleri  ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, kısmi alacak  davası  olarak, 10.000 TL 'nin ödeme günü olan 06.09.2022 tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte, müvekkili şirkete davalı tarafından  iadesine ve  ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bilahare 15/02/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle toplamda 108.991,48 TL' nin ödeme tarihi olan 06.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili il davacıya ödenmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın istirdat davası olarak açılması gerekirken, alacak açıldığını, davanın usulden reddinin gerektiğini, davaya konu istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartı olup bu şartın yerine getirilmemesi halinde davanın usulden reddi gerekeceğini, müvekkili kurumun ile davacı arasında kaçak olarak kullandığı elektrik bedeli ile ilgili olarak düzenlenen Kaçak Elektrik Tutanağına istinaden tahakkuk düzenlendiğini, bunun dışında; davacının borçlu olmadığına ilişkin iddialarında  haksız olduğunu, davacının kaçak elektrik kullandığı sabit olup, kaçak elektrik ile kullanılan elektriğin kesilmesinin engellenmesinin usul ve yasaya uygun olmadığının ortada olduğunu, mesnetsiz davanın reddi gerektiğini, davacının da tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \".. Davacı tarafından davalı kuruma ödenen toplam tutar 326.333,23 TL'den söz konusu bedel çıkarılacak olursa; 326.333,23 TL - 217.341,75 TL = 108.991,48 TL'nin davalı kurum tarafından davacıya ödenmesi gerektiği değerlendirme ve tespitleri yapılmıştır. Bilirkişi raporunun denetime uygun, hüküm kurmaya elverişi olduğu göz önüne alınarak davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hükmü kurulmuştur.\" gerekçeleriyle Davanın KABULÜ, 108.991,48 TL'nin 06/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; verilen karar  usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın eksik inceleme ile verildiğini, kısmi davada ıslah yapılamayacağını, ödeme tarihinden sonraki 1 yıllık sürede ıslahın yapılmadığını, 16.05.2022 tarihinde güç aşımı ihbarında bulunulduğunu, ancak  çok sonra davacının talepte bulunduğu bu süre zarfında elektriği kesme hakkı doğduğunu, davacının kaçak kullanım yapmış olduğunu, Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği 14.maddesi gereğince  30 günlük süre içerisinde güç aşım talebinin olmaması veya bu talebinin kabul edilmemesi halinde mevzuat gereğince  işleme alma yetkisi bulunduğunu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42.maddesinin 1-ç bendinde \"Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması,\" denilmek üzere de kaçak elektrik olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildiğini, kesme ve mühürleme bildiriminde belirtilen endeksten sonrası için kaçak faturası tahakkuk edildiği belirtilerek bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, itirazları dikkate alınmadan ek rapor alınmadan eksik inceleme ile karar verildiğini  ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava kaçak tahakkuku nedeniyle menfi tespit ve fazla ödenen bedelin iadesi talebine ilişkindir. Davacı, davalı şirket tarafından güç aşımı uyarısından sonra gerekli başvuruların yapıldığı sırada elektriğin usulsüz olarak kesildiğini, kesmeye rağmen çalışma yapılmasının  zorunlu olması nedeniyle elektrik bulanılmaya devam ettiklerini, hesaplamanın kaçak tarifesine göre yapılmaması gerektiğini ileri sürerek fazla yapılan ödemenin iadesini talep etmektedir. Mahkemece taraf delilleri  toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi kök ve ek raporunda \" ... A.Ş. tarafından davacı şirkete 10.01.2022 tarihinde güç aşımı ihbarı yapıldığı ve söz konusu ihbarda “Dağıtım şebekemize bağlı hizmet noktası numaranız üzerinden yapılmış olan bağlantı anlaşması gücünüz 390 kW olmasına karşın, dağıtım sisteminizin gü üzerinde risk oluşturacak şekilde maksimum 481,6 kW güç kullanarak, anlaşma gücünüzü iki dönem üst üste yüzde 20 aştığınız ve bağlantı anlaşması hükümlerini ihlal ettiğiniz tespit edilmiştir” şeklinde uyarıda bulunulduğu, Dosya arasındaki evraklardan, elektrik kesme işleminin güç artırım başvuruları devam etmekteyken gerçekleştiği, yapılan itiraz üzerine 19.08.2022 tarihinde elektriğin açıldığını, İlgili mahalde, elektrik 09.08.2022 tarihinde kesilmiş olduğundan; 09.08.2022-19.08.2022 tarihleri arasındaki elektrik tüketimi normal tüketim olarak kabul edildiğinde 217.341,79 TL olarak hesaplanmış, bu durumda davalı kurumun davacı firmaya 108.991,48 TL ödenmesi gerektiğini,  İlgili mahalde, 09.08.2022-19.08.2022 tarihleri arasındaki elektrik tüketiminin tamamı kaçak tüketim olarak kabul edildiğinde 321.449,65 TL olarak hesaplanmış, işbu durumda davalı kurumun davacı firmaya 4.883,58 TL ödenmesi gerektiğini \" mütalaa etmiştir. Buna göre, davalı şirket tarafından davacıya güç aşımı uyarısı yapıldıktan sonra davacının bu hususta başvuruda bulunduğunun davalının da kabulünde olduğu, bu haliyle  başvuru devam etmekteyken yapılan kesme işleminin yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu, taraflar arasındaki abonelik sözleşmesine göre yapılan fazla ödemenin sözleşme zamaşaşımı içinde geri istenebileceği anlaşılmakla mahkemece tarife hükümlerine göre yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi isabetlidir. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 7.445,21 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan  1.861,6‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.583,61‬ TL'nin  istinaf eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili vergi dairesine yazılmasına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10/04/2025 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"21569a6b147d51a8","SID":"692e9f95b6d233a0"}}