{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/872 <br>KARAR NO: 2025/898<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/03/2025 ARA KARAR <br>ESAS NO: 2025/215<br>DAVANIN KONUSU: Şirket hisse devrinin iptali, bedelinin tespiti ve tahsili<br>KARAR TARİHİ: 30/04/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 30/04/2025<br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 18/03/2025  tarih ve 2025/215 E - sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar  vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin %50 hissesi ...'a %50 hissesi ise ...'a ait olduğunu,  Tarafların murisi ...'ın   10.02.2012 tarihinde vefat ettiğini geriye mirasçı olarak davacılar ve davalının kaldığını ,  Murisin vefatından sonra ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin yüzde ellilik paya sahip kısmı müvekkil ..., müvekkil ..., davalı ... ve tarafların annesi ...'a eşit olarak intikal ettirildiğini,  Akabinde anne ...'ın vefatı ile geriye mirasçı olarak yalnızca taraflar kaldığını,  tüm miras taraflara eşit olarak kaldığını ancak  ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin diğer yüzde ellilik payının sahibi ...'ın tek muhatap istediğini ve şirketteki kararların hızlıca alınması gerektiğini söyleyerek müvekkillerden hem vekalet istediğini hem de şirket hisselerinin devrini istediğini, müvekkillere diğer ortak ...'ın tek muhatap olarak kendisini istediğini belirttiğini ve resmiyette bir devir olacağını ancak ortaklığın aynı şekilde devam edeceğini söylediğini,  Hatta hisseler geri istendiğinde de aynı şekilde geri verileceğini belirttiğini, bu şartla ve inançla müvekkiller kardeşi olmasına da güven duyarak hisse devrini yaptıklarını,  (Hisse devrine ilişkin bilgi ve belgelerin ticaret sicilden ve noterlikten celbini talep etiklerini ) Bu devirden dolayı müvekkillerinin  herhangi bir bedel almadığını ve fiilen ortak olarak devam ettiklerini,  Bu sebeple de ortada gerçek bir hisse devrinin olmadığını, Yapılan hisse devri işleminden sonra müvekkillerinin işletmeden her türlü ihtiyaçlarını bedel ödemeden almaya devam ettiğini , müvekkil ...'ın oğlu ...'ın sigorta ödemesinin  şirket tarafından ödenmeye devam ettiğini  müvekkil ...'ın annesi ile birlikte oturduğu evin aidat ödemesi şirket tarafından ödenmeye devam ettiğini,  müvekkil ...'ın aracının ve muris ...'a ait müvekkil ... tarafından kullanılan aracın vergi masrafları şirket tarafından ödenmeye devam ettiğini, müvekkil ...'ın oturduğu miras kalan bağ evinin elektrik faturası ödenmeye devam ettiğini  özetle yapılan işlemden sonra müvekkiller açısından şirkette bir değişiklik olmadığını,  müvekkillere miras kalan Kayseri İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Parsel/ ... Ada, ... Parsel/... Ada, ... Parsel/... Ada, ... Parsel/... Ada, ... Parsel/... Ada, ... Parsel/... Ada, ... Parsel/... Ada, ... Parsel/... Ada, ... Parsel/... Ada adresinde bulunan gayrimenkulün üzerine işletmede çalışan personellerin kıdem tazminatının ödenmesi için şirket tarafından ipotek konduğunu,  müvekkillerinin  işletmenin fiili ortağı gibi 12 yıl boyunca işletmeden yararlandığını,  işletmenin borçlarını üstlendiklerini  (Bu konuda tapuya yazı yazılması ve işletme tarafından konan ipotek bilgilerinin istenmesini talep etiklerini, ...'ın ifadesinde bu husus da açıkça beyan edildiğini ) Yine müvekkillerinin , murisin vefatından bu yana miras kalan hiçbir malı paylaşmadıklarını  davacılar tarafından davalıya verilen vekaletname ile davalı tarafından miras kalan tüm mallar yönetildiğini  18.03.2024 tarihinde davalı ...'ın, müvekkil ...'ın oğlunu darp etmesi üzerine müvekkiller ile davalının arası açıldığını . (Kayseri 20. Asliye Ceza Mahkemesi 2024/1560 Esas sayılı dosyanın sayın mahkemenizce celp edilerek incelenmesini talep etiklerini ) Davalının 18 Mart 2024 olay tarihinde ...Hastanesine götürüldüğünde müvekkil ...'a tüm miras mallarını satacağını, müvekkilleri ekmeğe muhtaç edeceğini beyan etmesi üzerine müvekkiller davalıya verilen tüm vekaletnamelerden davalıyı azlettikerini  (Azilnameler sayın mahkemenize ekte sunulmuştur.)  Azilname işleminden sonra, müvekkiller iyi niyetli olarak verilen vekaletnamelere karşı davalının yetkisini kötüye kullandığını, davacı müvekkillerin iznini, onayını almadan, yalan söyleyerek verilen yetkiye aykırı davrandığını süreç içerisinde ve zamanla öğrendiklerini  bu konudaki dava haklarının saklı olduğunu, davalı tüm bunlara ilaveten müvekkillerin hisselerini geri verme talebini de anlaşmalarına aykırı şekilde kabul etmediğini ve elinde bir silah olarak kullanmaya devam ettiğini, müvekkiller hisselerinin tekrar kendilerine verilmesini davalıdan talep ettiklerini  Hatta bu amaçla dava şartı arabuluculuk süreci de gerçekleştirilmiş fakat anlaşma sağlanamadığını  Esasen davalı taraf da hisseyi devir yükümlülüğünde olduğunu bildiğini kendisinin  de bu hisselerin gerçek sahibinin müvekkillerinin olduğunu kabul ettiğini, a detaylı şekilde açıklandığı üzere söz konusu devir tamamen şekli anlamda yapılmış ve müvekkiller fiilen ortaklığa devam ettiğini,  Davalının  ortada gerçek bir hisse devri olmadığından ve müvekkiller tarafından da talep edildiği şekilde hisseleri geri vermesi gerekirken bu talebi aralarındaki husumetten kaynaklı olarak reddettiğini,  Davalının aralarındaki anlaşmaya ve fiili duruma göre hisseleri geri vermesi gerekirken vermemesinin  hukuka aykırı olduğunu , işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, Arabuluculuk Kanunu ve TTK gereğince dava şartı arabuluculuk işlemleri yerine getirilmiş, Kayseri Arabuluculuk Bürosu ... Büro No, ... Arabuluculuk numaralı ticari dava şartı arabuluculuk dosyasında yapılan görüşmeler sonucunda süreç anlaşmama olarak sona erdiğini ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; Gerçek olmayan hisse devrinin iptali ile müvekkillerine aidiyetinin tespitine,  Bu durumun şirket pay defteri ile ticaret siciline tescil ve ilanına, Bu suretle müvekkillerinin  ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ndeki ortaklıklarının devamına; Mahkemeniz aksi kanaatte olur ise hissenin güncel bedelinin tespiti ile bu bedelin (Belirsiz alacak davası olması sebebiyle şimdilik 500,00 TL'nin) davalıdan alınarak davacı müvekkillerine verilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine, karar verilmesini  arz ve talep etmiştir. <br>Davacılar vekili 17/03/2025 tarihli dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin gerçekte ortak olmalarına rağmen kayıtlarda ortak olarak görünmemesi ve davalının hissesi üzerinde sahip olduğu yetkileri kullanarak hakkın elde edilmesinin imkansız hale geleceği dikkate alınarak, müvekkillerinin zarara uğramasını engellemek adına ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin davalı ...'a ait olan hisseleri üzerine öncelikle teminatsız olarak, mahkemece uygun görülmediği takdirde uygun görülecek teminat karşılığında ivedilikle , hissenin üçüncü şahıslara devri veya hisse üzerindeki hakları kısıtlayıcı tüm işlemlerin yapılmasını engellemek adına hisse üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:  <br>Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; \"...Somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde, dava dilekçesinde yer alan iddialar dışında iş bu pay defteri ile ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmesine ilişkin davası kapsamında mahkememize yaklaşık ispat konusunda kanaat verici nitelikte herhangi bir delil bulunmadığı dikkate alınarak ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.<br>KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacının ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Bu ara karara karşı davacılar vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacılar vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme dosyasında taraflarınca  başta şirket hisse devrinin iptali olmak üzere dava konusu talepleri ile davalı aleyhine dava açıldığını, Taraflarınca yerel mahkemeden dava konusu edilen, davalıya ait şirket hissesi üzerinden tasarruf yapılmasını engellemeye  yönelik ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu Ancak yerel mahkemenin  ihsası rey de oluşturabilecek bir şekilde söz konusu taleplerinin reddine karar verildiğini,  Mahkeme ret kararınında \"Somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde, dava dilekçesinde yer alan iddialar dışında iş bu pay defteri ile ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmesine ilişkin davası kapsamında mahkememize yaklaşık ispat konusunda kanaat verici nitelikte herhangi bir delil bulunmadığı dikkate alınarak ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.\" gerekçesine yer verdiğini,  Söz konusu gerekçe ve karar hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçelerinde  ayrıntıları belirtildiği üzere esasen müvekkillerinin de ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ortağı olduğunu, yargılama sonucunda bu husus ortaya çıkacağını,  Ancak bu aşamada müvekkiller resmi ortak olarak görünmediğini ve tüm paylar davalı ... tarafından yönetildiğini, davalı ... payı üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunma yetkisine sahip olup söz konusu hissenin devri de dahil olmak üzere her türlü işlemi yapabildiğini 6100 sayılı HMK m. 389 \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" hükmünü içerdiğini,  söz konusu hüküm ile dava konusu üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilebileceği belirtildiğini,  dosyalarında da söz konusu hissenin devri veya haklarını almayı engelleyecek şekilde tasarruf işlemi yapılması durumunda haklarının  elde edilmesi imkansız hale geleceğini ,  Dolayısıyla böyle bir durumda yaklaşık ispat şartının bulunmadığı gerekçesi ile talebin reddi açıkça hukuka aykırı olduğunu, Zira dava dilekçeleri ekinde yazılı deliller sunulduğunu ve ayrıca tanık ve bilirkişi incelmesi de talep edildiğini,  Söz konusu yazılı deliller özellikle davalının ikrarını içeren beyanları dikkate alındığında yaklaşık ispatın dosyada mevcut olduğunun açık olduğunu, açıkladıkları  sebeplerle; Yerel mahkemece verilen ihtiyati tedbir taleplerinin n reddine dair arar kararı kaldırılarak; müvekkillerinin  gerçekte ortak olmalarına rağmen kayıtlarda ortak olarak görünmemesi ve davalının hissesi üzerinde sahip olduğu yetkileri kullanarak hakkın elde edilmesinin imkansız hale geleceğini  ve buna yönelik sunulan delillerinin  dikkate alınarak, müvekkillerinin  zarara uğramasını engellemek adına  ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin davalı ...'a ait olan hisseleri üzerine öncelikle teminatsız olarak, mahkemece uygun görülmediği takdirde uygun görülecek teminat karşılığında ivedilikle, hissenin üçüncü şahıslara devri veya  hisse üzerindeki hakları kısıtlayıcı tüm işlemlerin yapılmasını engellemek adına hisse üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.<br>Yapılan inceleme sonunda derdest davanın, gerçek olmayan hisse devrinin iptali ile davacılara aidiyetinin tespiti ve bu durumun şirket pay defteri ile ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.<br>Yargılama devam ederken davacılar vekilince mahkemeye sunulan 17/03/2025 tarihli dilekçeyle:Yukarıda esas numarası belirtilen dosyanızda tarafımızca başta şirket hisse devrinin iptali olmak üzere dava konusu taleplerimiz ile davalı aleyhine dava açılmıştır.<br>\tDava dilekçemizde ayrıntıları belirtildiği üzere esasen müvekkillerimiz de ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ortağı olup yargılama sonucunda bu husus ortaya çıkacaktır. Ancak bu aşamada müvekkiller resmi ortak olarak görünmemekte ve tüm paylar davalı ... tarafından yönetilmektedir. Davalı ... payı üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunma yetkisine sahip olup söz konusu hissenin devri de dahil olmak üzere her türlü işlemi yapabilmektedir. <br>\t6100 sayılı HMK m. 389 \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" hükmünü içermekte olup söz konusu hüküm ile dava konusu üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilebileceği belirtilmiştir. <br>\tSomut dosyamızda da söz konusu hissenin devri veya hakkımızı almayı engelleyecek şekilde tasarruf işlemi yapılması durumunda hakkımızın elde edilmesi imkansız hale gelecektir. Hal böyle olunca HMK 389. Maddesi gereğince davalının dava konusu olan şirket hisseleri üzerine tedbir konulmasını talep etme zarureti hasıl olmuştur. <br>SONUÇ VE İSTEM: Açıklamış olduğumuz bu sebeplerle; müvekkillerin gerçekte ortak olmalarına rağmen kayıtlarda ortak olarak görünmemesi ve davalının hissesi üzerinde sahip olduğu yetkileri kullanarak hakkın elde edilmesinin imkansız hale geleceği dikkate alınarak, müvekkillerin zarara uğramasını engellemek adına  ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin davalı ...'a ait olan hisseleri üzerine öncelikle teminatsız olarak, mahkemece uygun görülmediği takdirde uygun görülecek teminat karşılığında ivedilikle, hissenin üçüncü şahıslara devri veya  hisse üzerindeki hakları kısıtlayıcı tüm işlemlerin yapılmasını engellemek adına hisse üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini....\" talep etmiştir.<br>\tMahkeme, 18/03/2025 tarihli gerekçeli ara kararıyla :<br>\t\"....GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>HMK'nun 389/1. maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>HMK'nun 390/2. maddesine göre de talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde hakim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. HMK'nun 392. maddesine göre ise mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmaksızın ihtiyati tedbire karar verebilir. <br>İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. <br>İhtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi için yaklaşık ispat yeterlidir yani çekişmeli vakanın gerçeğe yakın bir derecede kanıtlanması esastır. Mahkeme mevcut delillere göre tedbir isteyenin hakkını muhtemel görmeli ve tedbir verilmesini icap ettiren sebeplerinde varit görülmesi gerekir. <br>Somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde, dava dilekçesinde yer alan iddialar dışında iş bu pay defteri ile ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmesine ilişkin davası kapsamında mahkememize yaklaşık ispat konusunda kanaat verici nitelikte herhangi bir delil bulunmadığı dikkate alınarak ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.<br>KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacının ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,<br>2-İşbu müteferrik kararın taraflara tebliğine, tebligat giderinin davacının yatırdığı avanstan karşılanmasına, <br>Dair, iş bu müteferrik kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar...\" vermiştir.<br>Davacılar vekili 28/03/2025 tarihli dilekçesiyle işbu ara kararını süresinde istinaf etmiştir. Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından, davacılar vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü istinaf sebepleri yönünden esastan inceleme yapılmıştır.<br>İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri , mahkemece verilmiş ve istinaf edilmiş olan, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin gerekçeli ara kararda yazılı ayrıntılı açaklamar, yasal sebep ve gerekçeler ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Davacılar vekilinin sözkonusu ihtiyati tedbir talebinin kabulü için HMK 389 vd  maddesi gereğince yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunmaması nedeniyle davacı tarafın sözkonusu ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de , istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile davacı tarafın söz konusu ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen ara kararda usul, yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı , ara kararının hukuka uygun olduğu, bu  nedenlerle de davacılar vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/215 Esas sayılı,  18/03/2025 tarihli ara kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı taraftan peşin olarak alındığından harçla ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına, <br>Davacılar tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine, <br>İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ile 391/3 bendi uyarınca KESİN olarak oybirliğiyle karar verildi.30/04/2025\t\t<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9918977f6117c020","SID":"43b6e90f166b0bfa"}}