{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2025/127 Esas<br>KARAR NO:2025/553<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:10/09/2019<br>NUMARASI:2018/881 E. - 2019/819 K.<br>DAVANIN KONUSU:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:10/04/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı Dairemizce verilen kararın Yargıtay ilamı ile bozulması üzerine duruşmalı olarak  yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.05.2018 ödeme tarihli, 82.000,00.-TL tutarlı, ...Havalandırma-... lehine düzenlenmiş bononun davalı tarafından tahsile arz edildiğini ve protesto edilerek ... Bankalar Birliği Risk Merkezi ve Merkez Bankasına bildirildiğini, duruma muttali olunması üzerine davalı bankaya ihtarname keşide edilerek davacı imzaları ile bonodaki imzalar arasında benzerlik bulunmadığı, adresin davacıya ait olmadığı, bonoyu bankaya sunan, cirolayan ve borçlu olarak gözüken tüm şahısların muhtemelen gerçek olmadığı, sahte olduğu,bono içeriğinin aldatıcı olduğu, bu nedenle protesto işleminin kaldırılması gerektiğinin bildirildiğini, ihtarnameye konu ile ilgisi olmayan bir cevap verildiğini, haksız protestonun Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi ve Merkez Bankasına bildirilmesi nedeniyle müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, bu nedenlerle protesto işleminde davalı bankanın kusurlu olduğunun tespitine, protesto sonuçlarının ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP;Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu senedin müvekkili bankanın... şubesine 16.02.2018 tarihinde protesto talepli olarak tahsile verildiğini, senet bedeli tahsil edilemediğinden 23.05.2018 tarihinde protesto edildiğini, yasal düzenlemeler gereği müvekkili bankanın tahsile verilen senedi inceleme yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkili bankanın senedin zorunlu unsurlarının bulunup bulunmadığı, ciro silsilesinde birbirine bağlı cirolar olup olmadığı ile sınırlı olduğunu, söz konusu senedin birbirine bağlı cirolardan oluştuğunu, senedi elinde bulunduranın yetkili hamil sayılacağını, sadece dış görünüşü incelemenin yeterli olduğunu, cirantalardan birisinin imzasının sahte olmasının veya temsilci sıfatıyla senedi imzalayanın imza yetkisinden yoksun bulunmasının ciro zincirini etkilemeyeceğini, yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, bu nedenle protesto talepli olarak müvekkili bankaya verilen senedin bedelinin ödenmemiş olması nedeniyle protesto edilmiş olmasından dolayı müvekkili bankanın kusurlu eyleminden söz edilemeyeceğini, protestonun senet bilgileri doğrultusunda gerçekleştirilmiş olması nedeniyle TTK 721 m. gereği haksız protestodan söz edilemeyeceğini, bu nedenle tazminat talebinin yerinde olmadığını, haksız protestonun varlığı kabul edilse dahi haksız protesto nedeniyle tazminat talebi için gerekli şartların oluşmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.<br>MAHKEME KARARI;İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/09/2019 tarihli 2018/881 Esas 2019/819 Karar sayılı kararıyla;  TTK 686. maddeye göre,  bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılır. buna göre, ciro silsilesinin görünüşte düzgün olması yeterlidir. Ciro silsilesinin düzgün olması halinde bankanın ayrıca bono üzerinde inceleme yapma yükümlülüğü yoktur. Dava konusu bonoda mevcut ciro silsilesi içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmadığı gibi, ciro silsilesinde ismi geçen lehtar ve cirantaların kaşe ve imzalarının sahte olduğunun tespiti bile davalının yetkili hamil olduğu gerçeğini değiştirmez.Bu itibarla her ne kadar imza incelemesi yapılmış olsa da söz konusu inceleme hükme esas alınmamış olup davanın reddine...'' şeklinde gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU;Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece uyuşmazlığın doğru tespit edilmediğini, ticari itibar zedelenmesi nedeniyle zarar tespiti istenilmediğini, talebin HMK'nun 106.maddesi kapsamında bir talep olduğunu, haksız protestonun da bononun sahteliğine dayandırıldığını, bonodaki keşideci imzasının davacıya ait olmadığını, dava konusu bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı bilirkişi raporu ile ispatlandığından, haksız protestonun tespitine karar verilmesi gerektiğini, Noterlikten gönderilen ihtarnameye rağmen protestonun kaldırılmadığını, davalının bu tutumunda kusurlu davrandığını beyan ederek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Dairemizin 08/11/2023 tarihli 2020/1847 Esas 2023/1324 Karar sayılı kararıyla;\"6102 Sayılı TTK'nın 776. maddesinde bononun zorunlu şekil şartları düzenlenmiş olup, ''düzenleme tarihi'' de zorunlu şekil şartları arasında sayıldığı, ancak somut olayda, davaya konu bononun düzenleme tarihinin bulunmadığı, bu haliyle geçersiz olduğu, dolayısıyla, basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğü bulunan davalı banka tarafından, zorunlu şekil şartından yoksun bonoya dayalı olarak protesto düzenlenmesinin haksız olduğu, inceleme yükümlülüğünü ihlal eden davalı bankanın aynı zamanda protesto işleminde kusurlu olduğu, bu itibarla davacının davasında haklı olduğu gözetilmeksizin, davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi yerinde görülmediği\" gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davalının Bakırköy ... Noterliğinin 23.05.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ödememe protestosu keşide etmesinde haksız ve kusurlu olduğunun tespitine, karar verilmiş, dairemizin kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/02/2024 tarihli 2024/644 Esas 2024/1022 Karar sayılı kararıyla;\"6102 sayılı Kanun'un 686 ncı maddesine göre, bir poliçeyi elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılacağı buna göre ciro silsilesinin görünüşte düzgün olmasının yeterli olduğu, ciro silsilesinin düzgün olması halinde davaya konu bonoyu  tahsil cirosu ile alan davalı bankanın şeklen önceleyebileceği bono üzerinde ayrıca  bir  inceleme yapma yükümlülüğü bulunmadığından bu nedenle ödememe protestosu çekmesinde hukuka aykırı bir durum olmadığı, dava konusu bonoda mevcut ciro silsilesi içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmadığı ayrıca bono üzerinde düzenleme tarihinin de bulunduğunun anlaşıldığı, kaldı ki tespit istemli bu dava da  ciro silsilesinde ismi geçen lehtar ve cirantaların kaşe ve imzalarının sahte olduğunun tespiti bile davalının yetkili hamil olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği\" gerekçesiyle; kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.Dairemizin 23/05/2024 tarihli 2024/491 Esas 2024/989 Karar sayılı kararıyla; Yargıtay bozma ilamına uyulmasına ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 04/12/2024 tarihli 2024/4487 Esas 2024/8672 Karar sayılı kararıyla; \"Somut olayda, bozma sonrası Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesince bozmaya uyularak davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği, oysa ki davacı vekilinin istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesince verilen kararla, İstanbul Anadolu 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.09.2019 tarihli ve 2018/881 E., 2019/819 K. sayılı ilamı tamamen kaldırılmış ve yeniden hüküm kurulması sonucu verilen karar Dairece bozulduğundan, bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak hüküm mahkemesi sıfatıyla yeniden esas hakkında hüküm kurulmakla İlk Derece Mahkemesi kararının hukukî varlığını kaybettiği,...bu itibarla Dairemiz bozma ilamına uyan Bölge Adliye Mahkemesince uyulan bozma kararı doğrultusunda uyuşmazlığı sona erdirecek, infaza elverişli hüküm kurulması gerekirken, bu husus gözetilmeden hayatiyetini kaybetmiş İlk Derece Mahkemesi kararı ile ilgili istinaf incelemesi yapılarak yazılı şekilde “davacı vekilinin  istinaf talebinin esastan reddine” dair karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu\" gerekçesiyle Dairemizin kararının bozulmasına karar verilmiştir.Yargıtay bozma ilamı ve duruşma günü taraf vekillerine tebliğ edilmiş,  taraf vekilleri bozma ilamına uyulmasına karar verilmesini talep etmiş, usul ve yasaya uygun görülmekle Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;Dava, davalı tarafından yapılan ödememe protestosunun haksız olduğunun tespitine ilişkin olup, davacı; davalı banka tarafından çekilen ve haksız olduğu iddia edilen protesto nedeniyle müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini iddia etmiş, davalı; sorumluluğunun ciro silsilesinin kopuk olup olmadığını kontrol etmekle sınırlı olduğunu, davaya konu senetteki ciro silsilesinin düzenli olduğunu, bono bedelinin ödenmemesi nedeniyle protesto çekildiğini savunmuş, Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, bu karar yukarıda açıklanan nedenlerle davacı tarafından istinaf edilmiştir.Dava konusu senet incelendiğinde, 20.05.2018 vade tarihli, 82.000 TL bedelli, keşidecisi davacı, lehdarı dava dışı ... Havalandırma olan senet olduğu, senet arkasında son cirantanın davalı banka müşterisi olan dava dışı ... olduğu, senedin tahsil için davalı bankaya verildiği, davalı banka tarafından davacı aleyhine 23.05.2018 tarihli ödememe protestosunun düzenlendiği görülmektedir.<br>Dava dilekçesi ekinde sunulan senet örneği ile, dosya kapsamında alınan imza inceleme rapor içeriğindeki senet örneğinde düzenleme tarihinin bulunmadığından dolayı dairemizin 08/11/2023 tarihli, 2020/1847 Esas-2023/1324 Karar sayılı kararıyla istinaf isteminin kabulüne karar verilmişse de,  davalı vekili tarafından ibraz edilen temyiz dilekçesi içeriğinde senet örneğine yer verildiği, senet örneğinde  düzenleme tarihinin 01/01/2018 tarihi olarak yer aldığı, istinaf öncesinde sunulan senet fotokopilerinde senedin tamamının değil, sağ tarafının eksik olmasından dolayı hatalı sonuca ulaşıldığı anlaşılmıştır.TTK 788/1-d bendi atfı ile TTK 714-722. Maddelerde düzenlenen \"protesto\" hükümlerinin bonolarda da uygulanması gereklidir.  TTK 715. Madde gereğince; \"Protestonun 716. Maddede belirtilen şekil ve surette noterlikçe düzenlenmesi gerektiği.\", TTK 721. Madde gereğince; \"Noter tarafından imza edilen protesto kanuna uygun olarak düzenlenmediği veya içindeki kayıtlar yanlış olduğu taktirde de geçerlidir.\"hükümleri düzenlenmiştir. Yasal düzenlemeler dikkate alındığında, davaya konu bononun zorunlu unsurları taşıdığı, şeklen yapılan incelemede ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı, davalı bankanın bonodaki imzanın keşideciye ait olup olmadığını kontrol yükümlülüğünün bulunmadığı, protesto işleminde yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda, davacı tarafın protestonun haksız olduğunun tespiti talebinin reddine karar vermek gerekmiş  aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davanın REDDİNE, 2- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 2/a-Alınması gereken 615,40 TL harçtan,  peşin alınan 1.400,36 TL'den mahsuben fazla alınan 784,96TL'nin talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,2/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 35,90 TL başvurma harcı, 1.400,36 peşin harç, 5,20 TL vekalet harcı, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti, 146,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 3.087,96 TL'nin, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 2/c-Davalı tarafından  yapılan yargılama giderleri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,2/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine  göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,3- İstinaf ve temyiz aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 3/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 571,00 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3/b-İstinaf ve temyiz yargılaması için davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 3/c-İstinaf aşamasında bir duruşma yapıldığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 16.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair, verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5f856f37007bdfb3","SID":"d3326320e8348a76"}}