{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1944 <br>KARAR NO: 2025/387<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/09/2020<br>NUMARASI: 2018/215 Esas -  2020/469 Karar<br>DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/03/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili banka ile davalı ... Gıda Sanayi A.Ş arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca borçluya taksitli ticari krediler açılıp kullandırıldığını, diğer davalıların müteselsil kefil sıfatıyla sözleşme kapsamında borçtan sorumlu olduğunu, kredi borçlarının vadesinde ödenmemesi üzerine kredi hesabının 01/11/2017 tarihinde kat edilerek borçlulara ihtaren bildirildiğini, borcun ödenmemesi sebebiyle İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası marifetiyle icra takibi başlatıldığını, 31/01/2018 havale tarihli dilekçe ile borcun 61.919,28 TL'lik kısmına itiraz edildiğini, Genel Kredi Sözleşmesinde borcun vadesinde ödenmemesi halinde hangi faiz oranının uygulanacağının açıkça belirtildiğini beyan ederek icra takibine vaki itirazın iptalini, icra takibinin devamını, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmilini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; ödeme emrine kısmi itirazın süresinde yapıldığını, ödeme emrindeki 893.162,28 TL esas alacak olarak yazılan miktarın 18.388,28 TL'lik kısmına itiraz edildiğini, temerrüt faizi oranının %50 olmadığını,  sözleşmede temerrüt faizi oranının saptanmadığını, sözleşme ile belirlense dahi akdi faizin ( %15.24 ün ) % 100 fazlası olabileceğini, bu nedenle 100.773.90 TL işlemiş faize kısmen itiraz edildiğini, 39.412.90 TL fazla temerrüt faizi talep edildiğini, ödeme emrindeki %5 BSMV nin 1.970,65 TL fazla talep edildiğini, 2.147.45 TL diğer masraf alacağı belgelerinin tebliğ edilmediğini, kısmi itirazda bulunulmakla ve kesinleşen alacaklar yönüyle takip devam etmekle icra inkar tazminatı isteminin haksız olduğunu beyan ederek davanın reddini, takipteki 61.919.28 TL kısma yönelik itirazın kabulünü, takipteki %50 oranında temerrüt faizi uygulanması isteminin reddini, davalılar lehine %20 tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmilini talep talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Yapılan yargılama neticesinde ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı banka ile davalı şirket arasında 13/04/2017 tarihli 2.000.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi akdolunduğu, diğer davalılar ... ve ...'un sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığı, 14/04/2017 tarihinde davacı banka tarafından davalı şirkete %15,24 faizli 805.000,00 TL anapara tutarlı taksitli ticari kredi kullandırıldığı, kullandırılan kredi kapsamında davalı şirketin borcunu ödememesi üzerine davacı bankanın Kahramanmaraş ... Noterliğİ'nin 01/11/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesabı kat ettiği, ihtarnamenin davalı/ borçlulara 06/11/2017 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede verilen süreye nazaran davalıların 07/11/2017 tarihinde temerrüde düştüğü,  kredi borcuna istinaden takip tarihine kadar ödeme yapılmamakla davacı bankanın talep edebileceği anaparanın 805.000,00 TL olduğu, 14/04/2017 kredi kullandırım tarihinden 07/11/2017 temerrüt tarihine kadar geçen 207 gün ve %15,24 oran üzerinden 70.542,15 TL akdi faiz ile akdi faizin %5'i olan 3.527,11 TL BSMV'yi anaparaya dahil etmek suretiyle davacının 879.069,26 TL asıl alacak talebinde bulunabileceği, takipte itiraza uğramadan kesinleşen asıl alacak miktarı 874.774,00 TL olmakla davalıların asıl alacak miktarına yönelik itirazlarının 4.295,26 TL yönüyle haksız olduğu ve iptali gerektiği, davacı bankanın uygulanacak temerrüt faizine ilişkin takip talebinde bildirdiği şekilde %50 oranında talepte bulunulabileceği hususunun ispatı noktasında elverişli delil ibrazında bulunmaması sebebiyle sözleşme hükümlerine nazaran akdi faizin %100 fazlası olan %30,48 oranında talepte bulunabileceği, 879.069,26 TL asıl alacağa 07/11/2017 temerrüt tarihinden 23/01/2018 takip tarihine kadar geçen 77 gün ve %30,48 oran üzerinden 57.309,46 TL temerrüt faizi ve 2.865.47 TL temerrüt faizinin BSMV'sini talep edebileceği, temerrüt faizine ve BSMV'sine ilişkin talep edilebilecek miktarın takipte kesinleşen tutardan daha düşük olması nedeniyle davacı yanın bu yöne ilişkin  itirazın iptali talebinin yerinde olmadığı, davacı yanca masraf talebi bakımından 708,81 TL yönünden dekont ibrazında bulunulmuşsa da bu yöndeki fazlaya ilişkin talep bakımından elverişli delil ibraz edilemediğinden masraf talebi bakımından 708,81 TL yönüyle itirazın haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonucuna varılmış, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Öte yandan akdi ilişki kapsamında takip yapıldığından davalı yanın kötüniyet tazminatı istemi yerinde değilse de hüküm altına alınan alacağın likit ve bu yöne ilişkin itirazın da haksız olması karşısında davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve davanın kısmen kabulüne,\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme tarafından davacı Banka alacağına ilişkin yapılan hesaplamaların davalı/borçlu tarafından tebellüğ edilen ödeme emrinde yer alan alacak miktarından daha az olduğunu, bu tespitin hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde borcun ödenmemesi durumunda hangi faiz oranlarının uygulanacağının açıkça belirtildiğini, yerel mahkemenin temerrüt faiz oranına ilişkin kararının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacı banka ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin bankacılık işi olup TTK m.4 gereği ticari iş niteliğine haiz ve yine TTK md. 8/f.1 hükmü gereği ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirleneceğinin düzenlendiğini, haksız ve hukuka aykırı gerekçelerle verilmiş karar neticesinde davacı vekili lehine vekâlet ücretine hükmedildiğini, bu karar nedeniyle davacı bankanın haksız ödemelerle karşı karşıya kalma ihtimali bulunduğunu, eksik ve hatalı inceleme neticesinde tesis edilen hükmün davacı banka aleyhine olan kısmının kaldırılmasını ve haklı alacağın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle:  davacı tarafın, dava dilekçesinde belirtmediği ancak istinaf sebebi olarak gösterdiği konularda iddianın genişletilmesine muvafakat etmediklerini, taraflar arasındaki ihtilafın, temerrüt tarihinden itibaren uygulanacak faiz oranına ilişkin olduğunu, bilirkişi raporunda da esas alacağa işleyecek temerrüt faizinin itiraz dilekçelerinde belirttikleri gibi % 30,48 olarak hesaplandığını, davacı bankanın hukuka aykırı şekilde, kredi kullanıldıktan sonra Merkez Bankasına bildirdiği en yüksek faiz oranının uygulanmasını talep ettiğini, sözleşme taraflarının, uygulanacak faizi oranını, özgür iradeleri ile belirlemesi gerektiğini, Kredi sözleşmesinde % 50 temerrüt faizi uygulanacağının açık bir şekilde belirtilmediğini,  Merkez Bankasına bildirilen en yüksek faiz oranını baz  almanın, yasanın getirdiği % 100 sınırlamayı da fiilen ortadan kaldırır mahiyette olduğunu, bilirkişi raporunda da Merkez Bankasına bildirilen en yüksek faiz oranının değil, fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının baz alınması gerektiğini, Davacı banka, fiilen uygulanan en yüksek faize ilişkin bir delil sunmadığı için bilirkişi doğal olarak \" taraflar arasındaki akdi faizin % 100  fazlası olan % 30,48 oranında temerrüt faizinin uygulanması gerektiğini\"  belirttiğini,  ve bunun yasal dayanaklarını da raporunda belirttiğini, bilirkişinin, Yargıtay emsal kararlarını  da belirtmek suretiyle  faiz oranını saptadığını, mahkemenin bilirkişi raporu doğrultusunda karar verdiğini, istinaf talebinin bu nedenle hukuka aykırı olduğunu,  davacı bankanın, Kredi Garanti Fonundan parayı tahsil ettiği halde icra dosyasında buna dair beyanda bulunmadığını beyanla istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı başlatılan  ilamsız icra takibine borçluların  itirazının iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince yukarıdaki gerekçelerle davanın  kısmen kabulüne karar  verilmiş, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; temerrüt  faiz oranının belirlenmesinde hata edilip edilmediği, bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının yerinde olup olmadığı noktasındadır. Davalılar  hakkında İstanbul 26. İcra müdürlüğün ... esas sayılı dosyası ile  ferileri ile  birlikte 1.001.122,33 TL alacağının tahsili talebiyle \"23/01/2018 vade tarihli ihtiyaç kredisi \" borcun sebebi gösterilerek ilamsız icra takibi başlatıldığı,  borçluların borcun toplam 61.919,28 TL lik kısmi ile takip tarihinden sonra istenilen %50 faiz oranının %30.48  olarak uygulanması gerektiğine ilişkin kısmi itirazı üzerine eldeki itirazın iptaline ilişkin davanın açıldığı görülmektedir. Davacı banka tarafından davalılara Kahramanmaraş ... Noterliğinin 01/11/2017 tarihli kat ihtarının gönderildiği borcun ödenmesi için 24 saat süre verildiği, ihtarın her üç  davalıya 06/11/2017  tarihinde tebliğ edildiği verilen sürenin dolması ile temerrüdün 08/ 11/2017 tarihinde oluştuğu anlaşılmakla birlikte bilirkişi raporunda temerrüt tarihi 07/11/2017  olarak davacı lehine esas alınmış, istinafa gelenin sıfatına göre bu husus kaldırma gerekçesi yapılmamıştır. Dosyaya aslı alınan ve kasada olduğu anlaşılan Genel Kredi Sözleşmesinin temerrüt faizi ve diğer mali yükümlülükler başlıklı 22. Maddesinde, müşteri; muaccel olan veya muaccel sayılan kredi borcuna temerrüt faizi uygulanacağını, temerrüt faizinin ise sözleşmede farklı bir oran belirtilmediği sürece, kredi borcunun muaccel olduğu tarihte cari olan “Bankanın TCMB'na uygulayacağını bildirdiği en yüksek kredi faiz oranına bu oranın yüzde yüzünün ilavesiyle bulunacak oran” üzerinden hesaplanacak oran olduğu düzenlenmiştir. Buna göre, davacı bankanın aynı nitelikteki ticari krediler için uygulayacağı ve Merkez Bankasına bildirilen faiz oranlarından, bankanın temerrüt tarihindeki aynı nitelikteki kredilere uyguladığı cari faiz oranı üzerinden sözleşme hükümlerine göre temerrüt faiz oranı tespit edilmelidir(Yargıtay 11. HD'nin 14/06/2021 Tarih ve 2020/4114 E.- 2021/5052 K. Ve 13.12.2022 Tarih ve 2021/8902 E.- 2022/8980 K. sayılı Kararları). Ancak davacı banka tarafından, temerrüt tarihindeki aynı nitelikteki kredilere uygulanan cari faiz oranına ilişkin bir delil dosyaya sunulmamıştır. Bu halde, ticari temerrüt faizi esas alınarak banka alacağına uygulanacak temerrüt faizi belirlenmesi gerekir. İlk derece mahkemesince de alınan bilirkişi raporunda bu ilkeye uygun hesaplama yapıldığı anlaşılmakla bu yönlere ilişen istinaf istemi de yerinde değildir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden doğru olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun  reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 20/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"176a1cf5bed39801","SID":"68bfbb43705fab27"}}