{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/574 <br>KARAR NO: 2025/543<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 24/10/2024<br>NUMARASI: 2024/775 Esas(Derdest)<br>İHTİYATİ HACİZ<br>DAVA: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/04/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz isteyen davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA:  İhtiyati haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; şirket zararının tazmin edilebilmesi adına, davalılar aleyhine davalıların yedindeki menkul, gayrimenkul mallar ile tüm bankalardaki hesaplarına ve üçüncü kişilerdeki malları ile diğer hak ve alacakları hakkında İİK 257. maddesi uyarınca teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, ....\"İhtiyati haciz talep eden tarafın dilekçesi incelendiğinde dilekçe içeriğinin  davalıların yedindeki menkul, gayrimenkul mallar ile tüm bankalardaki hesaplarına ve üçüncü kişilerdeki malları ile diğer hak ve alacakları hakkında İİK 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilerek şerh konulmasını talep ettiği anlaşılmıştır. HMK 389/1 md uyarınca sadece uyuşmazlık konusu hakkında tedbire hükmedilebileceği, taraf iddiaları ve dosya kapsamı dikkate alındığında davacı taleplerinin yargılamayı gerektirdiği ve yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı anlaşılmakla yerinde görülmeyen haciz isteminin reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz için kanunda aranan yaklaşık ispat kuralı koşulunun gerçekleştiğini, ihtiyati haciz kararının verilmesinin usul ve hukuk gereği olduğunu, yerel mahkeme tarafından eksik inceleme neticesinde hatalı karar verildiğini, hukuki gerekçeden yoksun ve hukuka aykırı ret kararının istinaf incelemesi sonucu kaldırılarak kabulüne karar verilmesi gerektiğini, yargılama sonucunda tespit edilecek zararın yüksek olacak olması nedeniyle ve davanın kabulü halinde dahi şirketin zararının tazmin edilememesi ihtimali bulunması nedeniyle, davalıların mal varlıkları hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiklerini, İİK 257. Maddesi uyarınca ihtiyati haciz talebimizin kabulü ile teminatsız şekilde davalıların yedindeki menkul, gayrimenkul mallar ile tüm bankalardaki hesaplarına ve üçüncü kişilerdeki malları ile diğer hak ve alacakları hakkında İİK 257. maddesi uyarınca teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini, bu talebin kabul görmemesi halinde ise uygun görülecek makul bir teminat karşılığında, davalıların yedindeki menkul, gayrimenkul mallar ile tüm bankalardaki hesaplarına ve üçüncü kişilerdeki malları ile diğer hak ve alacakları hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini, talep ve istinaf etmiştir. <br>GEREKÇE: Talep derdest  anonim şirket yöneticilerinin TTK'nın 553/1 maddesi uyarınca sorumluluğuna ilişkin tazminat davasında  İİK nun 257 ve devamı maddeleri uyarınca davalıların  mal varlığı üzerine  ihtiyati haciz konulmasına ilişkindir. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haczin hukuki niteliği gerek doktrin, gerekse uygulamada tartışma konusu olup Yargıtay içtihatlarında ihtiyati haczin geçici bir haciz, dava veya icra takiplerine takaddüm eden emniyet tedbiri olduğu, bir icra takip işlemi olmadığı belirtilmekte, doktrinde ise muhafaza ve emniyet tedbiri, ihtiyati tedbirin özel bir nevi, koruma tedbiri, teminat tedbiri olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımlamalara göre ihtiyati haciz olağan haciz yolları dışında bir haciz yoludur. İhtiyati hacze karar vermenin ön koşulu İİK 258(1) maddesi ikinci cümlesinde de belirlendiği üzere ihtiyati haciz sebeplerinin varlığının istekçi tarafından mahkemede kanaat oluşturacak şekilde dosyaya sunulmasıdır. Bu anlamda ihtiyati haczin olağan haciz yolu olmaması nedeniyle her vadesi gelen alacak ya da ilamla hükmedilmiş bir alacak doğrudan ihtiyati haciz kararına konu olmaz. İstekte bulunanın alacağın varlığı ile borçlunun mal varlığına önceden el konulmasını gerektiren nedenlere ilişkin ikna edici nitelikte ihtiyati haciz sebeplerini bildirmesi ve bu konudaki  delil ve belgelerini istemine ekli olarak sunması zorunludur. Nitekim yasanın 260 (3) maddesinde de ihtiyati haciz kararında haciz konulmasının sebebinin yazılmak zorunda olduğu gösterilmiştir. Bu düzenlemeden ister vadesi gelsin ister  gelmesin olağan haciz yolu dışında ihtiyati haciz kararı vermeyi gerektirir nedenlerin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu, bu bağlamda talep eden tarafın bu nedenleri dosyaya sunması gerektiğinin arandığı açıktır. Somut olayda; davacı, davalıların dava dışı şirketin yönetim kurulu üyeleri olup şirketi zarara uğrattıklarından bahisle belirlenecek tazminatın dava dışı şirkete ödenmesi  talebinde bulunduğu davada  davalıların  mal varlıkları üzerine ihtiyati haciz konulması talep etmiştir. Davacının davalı yönetim kurulu üyelerine atfedilen eylemlerin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, bu işlemlerden zarar doğup doğmadığı, doğmuş ise zararın miktarı ve davalıların zarardan sorumlulukları gibi tüm hususların  varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç durumdadır. Bu durumda  olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Buna göre dosyanın geldiği aşama itibarı ile  ibraz edilen deliller, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispata elverişli değildir. Bu durumda yasal koşulları oluşmayan ihtiyati haciz  talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:  1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından  başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 24/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fd7381faaac80c86","SID":"4431a1d563878f66"}}