{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2022/1190 <br>KARAR NO: 2025/334<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/03/2021<br>NUMARASI: 2017/989 Esas, 2021/175 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 10/04/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davacı şirket ile davalı ... şirketi arasında, davalının iş sahibi olduğu ... Otel projesi kapsamında yapılan sözleşme uyarınca davacının inşaattaki cephe kaplama işleri için gerekli malzemeleri temin ettiğini, ancak davacı şirket çalışanı ...'un şantiyede kule vinci halatlarına tutunarak düşmesi sonucu yaralanmalar meydana geldiğini, kazaya ilişkin ...'un hem davacı şirket hem de davalı ... şirketi aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açtığını, mahkemenin kararına göre davacı şirket ve davalı ... şirketinin müştereken ve müteselsilen 70.809,37 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminat ödemelerine hükmedildiğini ve bu kararın ilamlı icra takibine konu edilerek davacı şirket tarafından icra dosyasına yatırıldığını, ayrıca SGK'nın ...'a ödediği bedeller için açtığı rücu davasında Bakırköy 15. İş Mahkemesi'nin kararına göre 99.152,61 TL'lik kurum alacağının davacı ... davalıdan müştereken tahsil edilmesine hükmedildiğini ve davacı şirketin bu bedeli de icra dosyasına yatırdığını, her iki mahkeme kararında da davacı şirket ve davalı ... şirketinin müştereken sorumlu tutulmasına rağmen davalı şirketin ödeme yapmadığını, bu sebeple davacı şirketin borçları tamamen ödediğini ve davalı ... şirketinin %30 oranında kusurlu olduğunu, bu nedenle davacının ödediği tutarlar üzerinden rücu hakkı bulunduğunu belirterek, davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nde açılan icra takibine yapılan itirazların iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasındaki uyuşmazlığın iş mahkemesinde alınan kusur raporuna göre çözümlenemeyeceğini, tacir olan taraflar arasında yazılı bir taşeron sözleşmesi bulunduğundan uyuşmazlığın bu sözleşme hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiğini, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, kaza olayının dava dışı işçinin ve davacının kusuru ile meydana geldiğini ve bu hususun Bakırköy 13. İş Mahkemesi’nin 2008/318 Esas sayılı dosyası ile sabit olduğunu, ayrıca taşeron sözleşmesi uyarınca iş kazası nedeniyle doğacak tüm tazminatlardan davacı şirketin sorumlu olduğunu, iş güvenliği tedbirlerini alma yükümlülüğünün de davacı şirkete ait olduğunu ve bu yükümlülüklerin ihlal edildiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, taraflar arasında 07.05.2007 tarihli taşeron sözleşmesi hükümleri çerçevesinde, davacı ...'un iş kazası nedeniyle Bakırköy 13. İş Mahkemesi ve Bakırköy 15. İş Mahkemesi tarafından verilen kararlar doğrultusunda, davalı ...'nun %30 kusur oranına isabet eden kısmı ile ilgili yaptığı ödemeleri davalıdan rücu etmek amacıyla başlattığı takiplerde talep ettiği alacakların kabulüne karar verilmiş; bu kapsamda, Küçükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına yapılan 246.100,00 TL ödemenin %30’una isabet eden 73.830,00 TL’nin, Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına yapılan 201.730,58 TL ödemenin %30’una isabet eden 60.519,17 TL’nin, Yargıtay ilamı gereği hesaplanan 3.173,00 TL tutarındaki temyiz harcının %30’una isabet eden 951,90 TL’nin ve diğer harç bedellerinin %30’una isabet eden tutarların davalıdan tahsiline; takip talebinde yer alan işlemiş faizlerin bilirkişi raporu doğrultusunda daha az hesaplanmış olması nedeniyle 7.377,44 TL olan işlemiş faizin 7.040,65 TL’ye, 2.652,48 TL olan işlemiş faizin ise 2.618,90 TL’ye düzeltilmesine; davalı ...'nun haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilerek bu tutarın da davalıdan tahsiline ve davacıya ödenmesine; ödeme ve harç bedellerine ilişkin rücu taleplerinin yalnızca davalının %30 kusur oranına isabet eden kısmı yönünden kabulüne, bunun dışında kalan taleplerin reddine ve icra takibinin devamına karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; uyuşmazlığın taraflar arasındaki yazılı taşeron sözleşmesi hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerektiğini, iş mahkemesinde alınan raporların İş Kanunu hükümlerine göre düzenlendiğini, taşeron sözleşmesi uyarınca tazminat ödeme sorumluluğunun bulunmadığını, sözleşmenin 11.8. maddesinin esas alınması gerektiğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 115. maddesi gereğince sorumluluk anlaşmasının geçerli olduğunu, Bakırköy 13. İş Mahkemesi’nin 2018/318 Esas sayılı dosyasında dava dışı işçi ile davacının kusurlu olduğunun sabit olduğunu, yüklenicinin kendi işleri dışında genel iş güvenliği bakımından herhangi bir kusur veya eksikliğinin bulunmadığının tespit edildiğini, davalının kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusur veya etkisinin bulunmadığını, davacının ileri sürdüğü müteselsil sorumluluğun sadece işçi ile işveren arasındaki ilişki bakımından geçerli olduğunu ve iç ilişkide ileri sürülemeyeceğini, ayrıca sözleşmeye göre iş kazası nedeniyle doğacak tüm tazminatlardan davacının sorumlu olduğunu, davacının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmediğini, iş mahkemesindeki bilirkişi raporlarına göre davalıya rücu edilmesinin mümkün olmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Dava, davacı ... çalışanı dava dışı ...'un geçirdiği iş kazası nedeniyle açmış olduğu dava neticesinde kesinleşen Bakırköy 13. İş ve 15. İş mahkemelerinin kararlarına istinaden ödenen bedelin davalının %30 kusuruna isabet eden kısım yönünden rücuen tahsili talebine ilişkindir. Eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar ve rücu davalarında kusurun ve buna dayalı olarak yapılan tazminat hesabının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi hükümlerine göre araştırılıp, değerlendirilmesi gerekir. Tarafların kusurunun SGK ve  işçi sağlığı ile iş güvenliği mevzuatına göre incelenip değerlendirilmesi mümkün değildir. Mahkemece, eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar bakımından, teknik konularda uzman bilirkişiler ile bir muhasebeci bilirkişiden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, tarafların eser sözleşmesi çerçevesindeki sorumluluklarının belirlenmesi ve buna göre davacının rücu talebinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacı taraf, iş kazası sonucu ödemek zorunda kaldığı tazminatı, rücu koşullarının mevcut olması halinde; icra takibine konu edilen asıl alacakla birlikte takip masrafları, harçlar, icra vekâlet ücreti ile birlikte bu tazminata ilişkin mahkeme vekâlet ücreti, yargılama masrafları ve kararın kesinleştiği tarihe kadar işlemiş faizleri de talep edebilir. Ancak, hükmedilen tazminat kesinleştikten sonra yapılan icra masrafları ve faizlerin, yalnızca geç ödeme nedeniyle oluşan zarar kapsamında olması halinde bu bedeller rücu borçlusuna yüklenemez.Bu itibarla, mahkemece icra dosyalarının asılları getirtilerek, takip tarihi itibariyle davalıdan rücuen talep edilebilecek alacak miktarının belirlenmesi amacıyla teknik bilirkişi incelemesi yapılması ve gerekli durumlarda muhasebeci bilirkişiden ayrıntılı, denetime elverişli ve gerekçeli bir rapor alınması gerekirken; yalnızca iş mahkemelerinde alınan bilirkişi raporlarında kusur oranlarının çelişki yaratmayacak biçimde aynı şekilde belirlenmiş olması gerekçe gösterilerek yeni bir rapora başvurulmadan, davalının %30 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek değerlendirme yapılmış olması doğru bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı  vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 03/03/2021 tarih, 2017/989 Esas, 2021/175 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 10/04/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"96bce01cafc0cfdb","SID":"4a860209c7423537"}}