{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:21/10/2021<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:24/03/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı ...’a ait \"...\" isimli şahıs işletmesi arasında ticari alım-satım ilişkisi olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında, 01/01/2018-27/05/2019 tarihleri arasında ürün alım satımı yapıldığını, müvekkili şirket tarafından yapılan satış bedeli toplamının 65.910,45 TL olduğunu, davalı tarafından 65.910,45 TL olan toplam bedelin bir kısmının çek-senet ve nakit ödemelerle, bir kısmının da müvekkili şirkete mal satışı yapılarak ödendiğini, cari hesap alacağından kalan bakiyenin 11.580,27 TL’lik kısmının ise müvekkili şirkete ödenmediğini, müvekkili şirket yetkilileri tarafından birçok kez davalıya ulaşılarak 11.580,27 TL bakiye borcunun bulunduğu ve bu borcun ödenmesi gerektiğini, aksi halde icra takibi başlatılacağının bildirildiğini, davalı tarafça, bu bildirim üzerine kalan bakiyenin en kısa sürede ödeneceği, müvekkili şirket ile ticarete devam edileceği şifahen bildirilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, müvekkili şirket tarafından Antalya 4. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibi başlatılmadan önce borcunu kabul edip ödeyeceğini beyan ettiğini, ancak başlatılan icra takibine konu ödeme emrindeki asıl alacağa, faize ve tüm ferilerine haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz ettiğini,  davalı-borçlu tarafından icra dosyasına yapılan itirazda, müvekkili şirketin faturalandırdığı ürünlerin kendilerine teslim edilmediği, teslim edilen ürünlerin bedelinin ödendiği iddialarının mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun ve gerçek dışı olduğunu, bu hususunun cari hesap ekstreleri ve müvekkili şirketin kestiği faturalarla anlaşılabileceğini, takip konusu alacağın, likit bir alacak olması nedeni ile haksız şekilde itiraz eden davalı-borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve kötüniyetli olarak icra takibine itiraz eden davalı/borçlunun, itiraz olunan alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, davacının önce Alanya 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya ile icra takibi yaptığını, bu dosyaya yaptıkları itirazla, malların teslim edilmediğinin bildirildiğini, öncesinde de şirket yetkililerine aynı hususun bildirildiğini, davacının sonrasında Antalya 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasını başlattığını, mal teslimi yapılmadığı hususunun bu dosyaya da bildirildiğini, davacının hesap ekstresine bakıldığında, 02/11/2018 tarihinde  müvekkilini ... numaralı 15.912,98 TL tutarlı fatura ve ... numaralı 15.215,63 TL tutarlı fatura ile borçlandırdığını, bu fatura içeriğindeki malların müvekkili şirkete teslim edildiğinin ispat yükünün davacıda olduğunu, davacı tarafın tüm aşamalarda malların teslim edildiğini kanıtlayacak nitelikte bir belge sunmadığını beyan ederek, teslim edilmeyen malların parasını tahsile çalışan davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"...Davacının defterleri eksik sunulmuş olmakla, tek başına delil mahiyeti bulunmamaktadır. Ancak davalı defterleri usulüne uygun tutulmuş olup, davacının kayıtları ile uyumludur. Birbirini doğrulayan kayıtlar hükme esas alınmıştır. Davalı teslim olgusunu kabul etmese de yapılan ticari defter incelemesinde, davalının teslimini kabul etmediğini beyan ettiği bu faturaları defterine işlediği anlaşılmaktadır. Davalı ticari defterlerine işlediği bu faturadaki malların teslim edilmediğini ispat yükü altındadır. Bu faturaların ticari deftere işlenmesi ile teslimin karineten gerçekleştiği kabul edilir, aksini ise davalının yazılı delille ispatlaması gerekir. Davalı bu yönde yazılı delil sunmamış olmakla, birbirini doğrulayan ticari kayıtlar nazara alındığında, davacının, davasını asıl alacak yönünden ispatladığı kanaatiyle davanın kabulüne, işlemiş faiz yönünden davalının temerrüde düşürülmediği nazara alınarak davalı bu yöndeki itirazında haklı görülmüş, işlemiş faiz kadar ret kararı verilmiştir. İcra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede İİK'nın 67. maddesi koşulları oluştuğu ve alacağın likit olduğu nazara alınarak davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilerek\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, itirazın asıl alacak olan 11.580,26 TL yönünden iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takipten itibaren %9 (yasal faizi geçmemek kaydıyla) faiz uygulanmasına, asıl alacağın (11.580,26 TL) %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının malları teslim ettiğini ispat ile mükellef olduğunu, davacının böyle bir ispat girişiminde bulunmadığını, defter ve kayıtlarını sunmadığını, ancak mahkemece, faturaların defterlerine işlenmesinin yeterli görülerek, davacı lehine karar verildiğini, fatura içeriğinin teslim edilip, edilmediğinin ispat yükünün davacıda olduğunu, fatura içeriğine itiraz edilmemesinin tek başına davacının alacaklı olduğunu göstermediğini, tarafların ... yolu ile yazıştıklarını, malların teslim edilmediğinin bildirildiğini, davacı tarafın da teslimin yapılacağını bildirdiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, ticari satımda cari hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davalının itiraz ettiği 2 faturanın kendisine ait usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtlarda mevcut olup, kendi defter kayıtlarına göre takipte istenen tutar kadar davacıya borçlu olduğunun anlaşılmasına, faturanın deftere işlenmesinin malın teslimine karine oluşturmasına, davalının karinenin aksini aynı kuvvete yazılı delille ispatlayamamış olmasına, istinaf dilekçesinde belirtilen ... kayıtlarının dosyada mevcut olmamasına, davalının cevap dilekçesinde ... kayıtları şeklinde herhangi bir delile de dayanmamasına, iddia edilen bu kayıtların, kayıt şeklinde dosyaya sunulmayıp, davalının bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde belirttiği yazışmalardan ibaret olmasına, neticeten davalının defterinin aksini aynı kuvvette kesin delille ispatlayamamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 791,04 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 197,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 593,24 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin  544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5971319962269260","SID":"b56e67b51a321153"}}