{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/1541 <br>KARAR NO:2025/445<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:30/06/2022<br>NUMARASI:2018/347 E. - 2022/96 K.<br>DAVANIN KONUSU:Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:13/03/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacı firmanın, bilişim alanında tanınmış, güvenilir bir firma olduğunu, web sitesi tasarımı, domain, yazılım ve tanıtım filmi hizmetleri sunduğunu, müşterilerine özgün ve kopyalanması mümkün olmayan web siteleri sağlamak amacıyla gizlilik ilkesine büyük önem verdiğini, bu gizliliğin davacı firma ile müşteri arasındaki sözleşmelerde açıkça düzenlendiğini ve ihlal edilmesi durumunda tazminat hükümleri içerdiğini, davalılar...’nun 2018 yılı Şubat ayında, ...’in ise 2018 yılı Mart ayında davacı firmadan ayrıldıklarını, ancak...’nun işten ayrılmadan önce davacı firmadan gizlice bilgi topladığını, daha sonra ise kendi çalışmaları gibi göstererek \"https://www...com/...\" adlı web sayfasında 19 adet web sayfasına ait bilgileri yayınladığını, bu web sitelerinin \"..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...\" adlı siteler olduğunu, her birinin değerinin 2.000,00 TL olduğunu,  davalı...’nun bu projelerin tasarım ve kodlama bilgilerini ifşa etmesi, izinsiz kopyalayarak kendi sunucusunda yayınlaması ve yanıltıcı bilgiler vermesi nedeniyle hukuka aykırı davrandığını, ... adlı müşteriye sunulan hizmetin özgün ve özel bir çalışma olmasına rağmen, kendi web sitesinde \"kurumsal tema\" şeklinde yanlış bilgi vererek davacı firmanın itibar kaybına uğramasına sebebiyet verdiğini,  davalı ...’in ise davalı... ile birlikte hareket ettiğini, isimlerinin birçok platformda beraber geçtiğini ve yürütülen işte ortak bir amaç güttüklerini, ....com ve diğer sitelerde her ikisinin isimlerinin geçtiğini, arama motoru sonuçlarında da birlikte anıldıklarını, davacı firmada çalıştıkları süre boyunca bu iş için ortak hareket ettiklerini ve ardından işten ayrılarak davacı firmaya karşı bu girişimleri başlattıklarını, davalı...’nun web sitesinde 19 farklı web sitesinin izinsiz ve hukuka aykırı şekilde yer aldığı, bu web sitelerinin toplam proje bedelinin 300.000,00 TL olduğu, Web sitelerinin izinsiz olarak kopyalanması ve yayınlanmasının, davacı firmanın maddi ve manevi zarara uğramasına sebep olduğu, davacı firmanın eserlerine ilişkin bilgilerin Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında izinsiz kullanıldığı ve savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu, davacının manevi haklarının ihlal edilmesi nedeniyle FSEK’nin 70/1. maddesi uyarınca izinsiz olarak tasarım, yazılım ve kodlama bilgileri verilen her bir web sitesi için 1.000 TL manevi tazminat talep ettiği,FSEK’nin 68. maddesi uyarınca üç katı tazminat hesaplanarak, her bir web sitesi için 2.000 TL olmak üzere toplam 36.000 TL maddi tazminat talep ettiği,İzinsiz kullanımlar nedeniyle toplamda 19.000 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsil edilmesini talep ettiği , bu nedenlerle, davalılar tarafından izinsiz kopyalanan ve kendi referansları gibi gösterilen web siteleri nedeniyle, davacı firmanın uğradığı zararın giderilmesi adına toplam 55.000 TL (36.000 TL maddi + 19.000 TL manevi) tazminatın davalılardan tahsil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesini özetle; ... yönünden verilen cevapta; davalının bilgisayar programcısı mezunu olduğunu, şirkette sitelerin web arayüz tasarımı kısmında yer aldığını, davalının çalıştığı süre boyunca şirketin tüm projelerinde yer aldığını, ancak herhangi gizli bir bilgiyi firmadan toplamadığını, davalı ...’nun www...com adlı siteyi kişisel tanıtım amaçlı kurduğunu ve daha önce yer aldığı projelerden bahsettiğini, herkesin internet ortamında görebileceği umuma açık web sitesi tasarımlarının ekran görüntülerini paylaştığını, söz konusu web sitelerini kendisinin yaptığını iddia etmediğini, aksine projelerin sadece web ara yüz tarafında yer aldığını belirttiğini, söz konusu projelerin TTR Bilişim tarafından yapıldığının açıkça belirtilmiş olduğunu, dava konusu web sitelerinin FSEK kapsamınca korunan eser statüsünde olmadıklarını, söz konusu web sitelerin belirli kalıplarla yapıldığını, özgün olmadığını ve sahibinin hususiyetini taşımadığını, müvekkilinin davacının belirttiği gibi web sitelerine ait dosyaları ve kodlarını kopyalamadığını ve herhangi bir sunucuya aktarmadığını, dilekçede davacı tarafından belirtilen 19 adet siteden ...‘ın davalının kendi çalışması olduğunu, davacı ... ile ilgisi olmadığını, www...com adlı sitenin diğer davalı ... ile herhangi bir ilgisi olmadığını, www...com adlı sitenin ...’e ait şahıs firmasının web sitesi olduğunu, ... ve ... arasında herhangi bir ticari veya organik bir bağ olmadığını, ...’in ...’in firmasında çalışmadığını, yalnızca ...’ten bir süreliğine destek aldığını ve bu sebeple www...comda ...’in isminin geçtiğini, müvekkillerinin www...com sitesinin sahibi olan ...’i tanımadıklarını, davacının Google arama motorunda ismi aratılan kişinin sonuçlarda çıkan bütün siteleri yapmış olduğu iddiasının mantığa aykırı olduğunu ...’in www...comile münasebetinin hatır sebebiyle arkadaşı ...’e yazılım konularında destek olmaktan öteye geçmediğini, hali hazırda ...’in www...com da ne isminin ne de numarasının olmadığını, ... numarasının davalı ...’e ait olduğunu, söz konusu bütün sitelerde projelerin ... tarafından yapıldığının yazılı olduğunu belirterek davanın her iki davalı yönünden de reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"Davalı ... hakkında açılan davanın REDDİNE, <br>Davalı... hakkında davalın davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, Davalının davacıya ait ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ... VE ... isimli web sitelerinin fotoğraflarını kendisine ait www...com alan adlı internet sitesinde yayınlaması nedeniyle FSEK' in 84/2 ve TTK' nun 55 ve 56. Maddeleri uyarınca 20.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 01/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, \" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının maddi ve manevi tazminat talep ettiğini, haksız rekabete ilişkin herhangi bir iddiası ve talebinin olmadığını, Mahkemenin de haksız rekabete ilişkin herhangi bir rapor talebinde bulunmadığını, buna rağmen bilirkişi raporunda dava konusu olmayan haksız rekabete ilişkin değerlendirme yapıldığını ve mahkemenin, müvekkili aleyhine haksız rekabet gerekçesiyle tazminata hükmetmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının iddiasına konu olan web sitelerinin eser statüsünde olmadığını,  herhangi bir hukuk ihlalinin söz konusu olmadığını, internet sitelerine ait kaynak kod veya gizli bir bilginin paylaşılmadığını ve FSEK’i ihlal eden hiçbir eylemin gerçekleşmediğini, müvekkili ...’nun davacı şirkette çalıştığı dönemde web sitesi projelerinde yalnızca web arayüz tarafında görev aldığını, www...com adlı web sitesini tamamen kişisel tanıtım amacıyla oluşturduğunu ve önceki projelerinde yer aldığını belirtmek için paylaşımlar yaptığını, hiçbir paylaşımında web sitelerini kendisinin yaptığını iddia etmediğini,  projelerin davacı şirket tarafından yapıldığının açıkça yazılı olduğunu, dolayısıyla ne aldatıcı ne de dürüstlük kuralına aykırı bir uygulamanın bulunduğunu, müvekkiline ait www...com sitesinde, ...com ile ilgili herhangi bir bilgi veya bağlantı bulunmadığını, bu iki site arasında hiçbir teknik veya ticari bağlantının olmadığını, bilirkişi raporunda iddia edildiği gibi bir yönlendirme veya ticari faaliyetin yürütülmediğini, sitenin yalnızca tanıtım ve özgeçmiş amaçlı olduğunu, davacı şirket yetkilisinin, müvekkilinin sitesinden haberdar olduğu ve bu konuda herhangi bir uyarıda bulunmadığı, çalışanlar tarafından bu tür tanıtım sitelerinin oluşturulmasının yaygın olduğunu ve sakınca görülmediğini, dolayısıyla bu hususun davacı şirketin rızası dahilinde gerçekleştiğini , müvekkilinin sadece umuma açık web sitelerinin ana sayfasının ekran görüntülerini paylaştığını, ancak bilirkişi raporunda tüm sayfaların paylaşıldığı gibi yanlış bir değerlendirme yapılarak hukuka aykırı tazminat hesaplamaları yapıldığını , müvekkilinin bir yıl boyunca şahıs firması olarak faaliyet gösterdiğini, ancak beklediği gibi para kazanamadığını ve şahıs firmasını kapatarak jandarma olarak devlette çalışmaya başladığını, dolayısıyla herhangi bir ticari kazanç elde etmediğini ve davacı tarafın haksız kazanç talebinde bulunduğunu beyanla, kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, davacının davasının tamamen reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükmedilen 20.000,00 TL maddi tazminatın bilirkişi raporları dikkate alındığında davalıların dava konusu web sitelerinin her bir sayfasının görsellerini paylaştığının sabit olduğunu,  mevcut zarar ve davalıların elde ettiği kazanç göz önüne alınmadan düşük bir tazminata hükmedildiğini ,davalılara ait web sitesinde yayınlanan referanslara bakıldığında, ilgili referansların tamamında müvekkilinin hak sahipliğinin açık bir şekilde görüldüğünü, davalıların referans olarak müvekkiline ait web sitelerinden başka bir siteyi gösteremediğini, bilirkişi tarafından hesap edilen bir web sitesinin değerinin ortalama 14.000,00 TL olduğu dikkate alınarak, davalıların müvekkiline ait web sitelerini referans göstererek aldıkları web sitesi yapım işlerinden ne kadar kazanç elde ettiklerinin hesaplanması gerektiğini, eğer bu hesap yapılamıyorsa da hakkaniyete uygun bir tazminata hükmedilmesi gerektiğini,  hükmedilen 20.000,00 TL maddi tazminatın, davalıların müvekkilinin referanslarını kullanarak yalnızca 1 adet web sitesi yapım işi aldığı varsayımına dayandığını, oysa yaklaşık 1 yıl boyunca davalıların web sitesinde müvekkilinin referanslarının kullanıldığı düşünüldüğünde, bu süreçte yalnızca 1 adet web sitesi işi alındığının kabul edilmesinin mantık kurallarına ve bilişim sektörünün gerçeklerine aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından bu incelemelerin hiçbirinin yapılmadığını, ayrıca FSEK kapsamında eser olarak kabul edilenler arasında web sitelerinin bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu web sitelerinin eser olmadığına dair değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu, Web sitelerinin grafik eserler başlığı altında değerlendirilerek FSEK kapsamında eser niteliğinde olduğunu,  dolayısıyla davalıların müvekkiline ait web sitelerinin görsellerini ve web sitesi linklerini sanki kendileri yapmış gibi kendi sitelerinde yayınlamalarının açık bir hak ihlali olduğunu, davalıların yalnızca ana sayfanın paylaşıldığına ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, ahmetmemoglu.com sitesinde dava konusu web sitelerinin yalnızca ana sayfasının paylaşılmadığının dosyada sunulan delillerle sabit olduğunu, hatta bir an için yalnızca ana sayfanın paylaşıldığı kabul edilse bile, davalı ...’in görünürde adının geçmemesine rağmen telefon numarasının bu web sitelerinde yer aldığını, ...’in bu süreçte arka planda olmasının sebebinin müvekkili firma ile husumeti bulunduğunun açıkça biliniyor olması olduğunu, ... isimli müşteriye sunulan hizmetin tamamen özel bir çalışma olup, hiçbir hazır özellik içermediğini, bu durumun da müvekkilinin web sitelerinin özgün ve FSEK kapsamında eser niteliğinde olduğunu desteklediğini beyanla, kararın istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, aksi takdirde düzeltilerek, daha yüksek ve hakkaniyete uygun bir maddi ve manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... hakkında bahsettiği tüm bu hususlar yerel mahkemece dikkate alınmış ve haklı olarak müvekkili ... hakkında açılan davanın reddine karar verildiğini, davacının müvekkili ... yönünden yaptığı istinaf başvurusunun reddine, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/347 E. 2022/96  K. Sayılı ve 30.06.2022 tarihli kararının istinaf yoluna başvurduğu müvekkili ... hakkındaki hükümler yönünden istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, davacının davasının tamamen reddine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, davacı tarafça meydana getirtilen web sitelerinin kodlarının ve görsellerinin davalılar tarafından davalı ...'e ait web sitesinde izinsiz kullanıldığı iddiasına dayalı,  FSEK 68.madde gereğince maddi tazminat ve FSEK 70.madde gereğince manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin, özgün web tasarımı, yazılım ve proje çalışmaları yaptığını, davalılar... ve ...’in davacı firmada çalışırken gizli bilgilere eriştiklerini, işten ayrıldıktan sonra müvekkiline ait eseri olan  19 adet web sitesini kendi çalışmaları gibi gösterdiklerini, bu durumun müvekkili firmanın itibarını ve maddi/manevi haklarını ihlal ettiğini, davalı...’nun, müvekkiline ait web sitelerini internet sayfasında kendisine ait  gibi yayınladığını, davalı ... ile bu süreçte ortak hareket ettiklerini, FSEK’nun 68. maddesi uyarınca üç katı tazminat taleplerine karşılık her bir web sitesi için 2.000,00 TL olmak üzere toplam 36.000,00 TL, FSEK’nun 70/1. maddesi uyarınca davacının manevi haklarının ihlal edilmesi nedeniyle, izinsiz olarak tasarım, yazılım ve kodlama bilgileri verilen her bir web sitesi için 1.000,00 TL olmak üzere 19.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Bilirkişi heyeti  raporunda; dava konusu 18 adet web sitesinin hali hazırda yayında olan tasarımlarının değiştiği, davaya konu web sitelerinin davalı tarafça yayınlandığı iddia edilen görseller ile sitelerin görsellerinin paylaşıldığı tarihteki arşiv kayıtlarında yer alan görüntüleri karşılaştırılarak yapılan incelemede www...com.tr, www...com.tr, www...com, http://...com, http://...web.tr, http:/...web.tr internet sitelerinin benzer olduğu, web sitelerinin kod bilgilerinin davalılar tarafından internet ortamında paylaşılıp paylaşılmadığına dair incelemede; sitede yer alan çalışmalarım bölümü incelendiğinde, sadece internet sitelerine ait ekran görüntülerinin yer aldığı, bahsi geçen internet sitelerinin bazılarına link verildiği, ancak internet sitelerine ait kaynak veya tasarım kodlarının paylaşılmadığı, davalılardan ...'nun davacı ... LTD.ŞTİ. firmasına ait olduğu site sorgu çıktısından anlaşılan (ttr.web.tr) alan adlarıyla yayınlanan sitelerin bazılarının görsellerini paylaşmış olduğu, FSEK’te sayılan eser türleri tanımlamaları uyarınca web sitelerinin bu kategorilerde sayılan hiçbir eser türüne girmediği, web sitesi içeriklerindeki görsellere ilişkin olarak davacı tarafından FSEK uyarınca mali ve manevi hak sahipliğine ilişkin iddialarının ve taleplerinin olmadığı ve hak sahipliğine ilişkin belgelerin de sunulmamış olduğu, bu kapsamda davalıların eylemlerinin FSEK uyarınca hak ihlali teşkil etmeyeceği, davalıların eylemlerinin TTK anlamında davacı aleyhine haksız rekabet oluşturduğunun tespit edildiği, söz konusu web sitelerinin FSEK’te sayılan eser türleri tanımlamaları uyarınca bu kategorilerde sayılan hiç bir eser türüne girmediğinden ve davalıların eylemlerinin FSEK uyarınca hak ihlali teşkil etmediğinden davacının dava dilekçesinde talebi olan FSEK'nun 68. maddesine göre hesaplama yapılamadığı, davalıların eyleminin davacı aleyhine haksız rekabet oluşturduğunun tespit edilmesi üzerine, Mahkemece de aynı kanaatte olması halinde TTK‘nun 56. maddesi çerçevesinde talep edebileceği maddi tazminat tutarının benzer 5 adet site için 40.000,00 TL olabileceği\" belirtilmiştir.Bilirkişi ek raporunda;  web sitelerinin FSEK te sayılan eser  kategorilerinden hiç birine  girmediği, web sitesi içeriklerindeki görsellere ilişkin olarak davacı tarafından FSEK uyarınca mali ve manevi hak sahipliğine ilişkin iddialarının ve taleplerinin olmadığı ve hak sahipliğine ilişkin belgelerin de sunulmadığı,  davalıların eylemlerinin FSEK uyarınca hak ihlali teşkil etmeyeceği,  davacı şirkete ait iş tecrübelerinin davalıya mal edilmesi nedeniyle  dürüstlük kuralına aykırı bir ticari uygulama olduğu, davalı ... ve...'nun işbu eylemlerinin de davacı aleyhine haksız rekabet oluşturduğu, davacı ticari defter ve belgelerinin incelenmesi ile tasarım olarak aynı olan 17 adet web sitesinin komple toplam değerinin 239.400,00 TL olduğu, somut olayda davalı tarafların bu web sitelerinin yalnızca tasarımlarını paylaştığı dolayısıyla toplam değerinin 9.640,00 TL'sinin hesaplamaya konu olabileceği,FSEK'te sayılan eser tanımlamasına girmediği görüşünün aksi kanaatinde olunması halinde ise tasarımların telif bedelinin 95.760,00 TL olduğu ve FSEK md. 68'e göre üç katı tazminat bedelinin hesaplamasında 287.280,00 TL olacağı, Mahkemece haksız rekabet oluşturduğu kanaatine varılması halinde ise yoksun kalınan muhtemel gelirin 95.760,00 TL olduğu belirtilmiştir.İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/56 Esas, 2021/234 Karar sayılı dosyasında,  müşteki... Ltd. Şirketi'nin şikayeti üzerine ... hakkında haksız rekabette bulunduğu iddiasıyla TTK'nun 62/1. maddesi uyarınca  yapılan yargılama sonucu,  sanığın şikayetçi şirketteki işinden ayrıldıktan sonra şikayetçi şirkete ait ve kendisinin de görev aldığı internet sitelerini kendisine ait internet sitesinde isimlerine yer vererek tanıtım yaptığı sabit görülerek  cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 08/07/2021 tarihinde kesinleştiği, davacı ile davalı ...  arasında işçi işveren ilişkisinden kaynaklı davaların görülmekte olduğu anlaşılmıştır.FSEK’in 1/B maddesine göre,  bir ürünün eser sayılabilmesi için , fikri bir çabanın ürünü olarak yaratılan, sahibinin hususiyetini taşıyan ve kanunda belirtilen eser türlerinden birine giren ürünler eser olarak kabul edilir.Web sitelerinin Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında eser olarak kabul edilip edilmediği, içeriklerinin ve tasarım özelliklerinin \"eser\" tanımına uyup uymadığına bağlıdır. Web sitesi bir bütün olarak  tasarım, içerik ve yazılım  özellikleri itibariyle, sahibinin yaratıcılığını yansıtan özgün bir nitelik taşıyorsa sıradan ve standart değilse  eser olarak kabul edilebilir.Dosya kapsamına göre, davacı şirketin firmalara web sitesi tasarımı yaptığı davalılarının davacı şirkette iş akdine dayalı çalıştıkları ve daha sonra ayrıldıkları, davalı...'nun davacı iş yerinden ayrılması sonrasında aynı konuda kendi adına  ticari faaliyet yürüttüğü ve kendisine ait ... alan adlı internet sitesinde davacı şirkette müşteriler için hazırlanan web sitesi tasarımlarına ait  görüntüleri kendisine  referans olmak üzere  yayınladığı,web sitelerinin kaynak kodlarının yayımlanmadığı,yayınladığı web tasarım  görsellerinin bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere FSEK kapsamında eser niteliğinde bulunmadığı,bu nedenle  esere vaki tecavüz halinde talep olunabilecek  FSEK'nun 68. maddesi uyarınca üç kat tazminat talep edilemeyeceği anlaşılmaktadır.Davacı ihlal oluşturan resimlerin eser niteliğinde olduğu iddiası ile tazminat talep etmiş ise de,  yargılamada yayınlanan görsellerin eser vasfında olmadığı belirlendiğinden ,somut vakıada uygulanacak yasal düzenlemenin ve hukuk kurallarının HMK 33. Maddesi uyarınca  resen hakim tarafından belirlenmesi gerektiği , mahkemenin ancak bildirilen vakıalarla bağlı olduğu buna karşın  davacının yaptığı hukuki nitelendirme ile bağlı olmadığı, davacının dava dilekçesindeki iddiasının içeriği ve ileri sürülüş biçimi  gözetildiğinde ,eser niteliği bulunmayan görseller hakkında;  eser niteliğinde olmayan dava konusu web sayfalarının ekran resimlerinin FSEK'nun 84/3. maddesi kapsamında kalan  resimlerden olduğu,  \"Bir işareti, resim veya sesi, bunları nakle yarıyan bir alet üzerine tesbit eden veya ticari maksatlarla haklı olarak çoğaltan yahut yayan kimse, aynı işaretin, resmin veya sesin 3 üncü bir kişi tarafından aynı vasıtadan faydalanılmak suretiyle çoğaltılmasını veya yayımlanmasını menedebilir.Tevacüz eden tacir olmasa bile birinci fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında haksız rekabete mütaallik hükümler uygulanır.Eser mahiyetinde olmıyan her nevi fotoğraflar, benzer usullerle tesbit edilen resimler ve sinema mahsulleri hakkında da bu madde hükmü uygulanır.\" şeklindeki anılan  yasal düzenleme gereğince, eser niteliği taşımasa bile resmin  sahibi davacıya FSEK kapsamında koruma sağlayacağı, davacının davalılar tarafından web sitesi ekran resimlerinin  izinsiz kullanılmasına yayınlanmasına FSEK'in 84. maddesi delaleti ile haksız rekabet hükümlerine dayalı olarak karşı koyabileceği ve tazminat talebinde bulunabileceği ancak eser niteliği bulunmayan fotoğraf nedeni ile FSEK 68.maddeye dayalı telif tazminatı talebinde bulunulamayacağı anlaşılmaktadır. Bu nedenle 5846 sayılı FSEK'in 84. Maddesinin ve haksız rekabet hükümlerinin  uygulanması gerektiğine yönelik gerekçede bir isabetsizlik söz konusu değildir. Somut olayda, davalı...'nun kendisine ait internet sitesinde davacı şirket tarafından tasarlanan davacıya ait  web sitesi görüntülerini referans olması için müşteri edinmek amacıyla tanıtım ve reklam için izinsiz olarak kullandığı, davalının bu eyleminin TTK 55/1-a-4 maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, davacının haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi  tazminat talep hakkının bulunduğu, davacının kazanç kaybı ve buna bağlı maddi tazminat miktarı tam olarak belirlenemediğinden  Türk Borçlar Kanunun 50. maddesi gereğince somut olayın özelliği, ihlalin niteliği ve boyutu dikkate alınarak  hakkaniyete uygun bir miktarın mahkeme tarafından belirlenmesi gerektiği, bu kapsamda mahkemece taktir olunan 20.000,00 TL maddi tazminat ve 5.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu, yine davalıların haksız eylemi birlikte gerçekleştirdikleri ileri sürülmüş ise de davalı... hakkındaki iddianın somut delillerle ispatlanamadığı bu davalı yönünden davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın  kısmen kabulüne dair kurulan hükümlerde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf taleplerinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, dosya kapsamında  iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve  toplanıp değerlendirilen delillere göre  kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, taraf vekillerinin   istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı  anlaşılmıştır.Taraf vekillerinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı  esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 30/06/2022 tarih ve 2018/347 E. 2022/96 K. sayılı kararına karşı davacı ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL  harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.707,75 -TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 426,93-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.280,82‬-TL  harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 13/03/2025 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cec9b8fefe3e543f","SID":"38038a07fa4606ad"}}