{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2023/1204 <br>KARAR NO\t: 2025/464<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 26/04/2023 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2020/387 Esas,  2023/439 Karar<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle  davanın kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.\t<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...'ın 08.08.2018 tarihinde plakası öğrenilemeyen bir aracın müvekkiline çarptığını ve müvekkilinin kalıcı olarak sakatlandığını, müvekkilinin bu olay sebebiyle çeşitli hastanelerde tedavi gördüğünü ve malul kaldığını, nitekim dosyada mübrez 10.10.2019 başvuru tarihli maluliyete ilişkin raporda da (müvekkilinin maluliyeti bahsi geçen raporda %26 olarak tespit edildiği) bu hususun sabit olduğunu, müvekkilinde meydana gelen kalıcı sakatlık nedeni ile ilgili şirkete başvuru yapıldığını, akabinde arabulucuya başvurulduğunu, 12.10.2020 tarihinde yapılan arabuluculuk görüşmesinde anlaşmaya varılamadığını, müvekkilinin mesleğinin fırıncı olduğunu, hayatını bu şekilde idame ettirdiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla  bilirkişi tarafindan hesaplanacak gerçek değerler üzerinden davamızı daha sonra ıslah etmek  üzere, müvekkilinde oluşan maluliyet için şimdilik 100,00-TL maddi tazminatın, olay tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  somut olayda 26.02.2020 tarihinde alınan aktüerya ... sonucunda 27.02.2020 tarihinde 25.297,00 TL maluliyet tazminatının Av. ... hesabına ödendiğini, bu bağlamda dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddi gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, trafik kuralını ihlal eden yaya ... %75 oranında asli kusurlu bulunduğunu, sonuç olarak hukukun genel ilkesi olan, hiç kimse kendi kusurundan yararlanamaz ilkesinden hareketle, kusurdan yararlanma yansıma yoluyla da kabul edilemeyeceğini, bu durumda, mahkemece davalı... ... hakkındaki davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın sürekli maluliyetini ve zararını ispat etmesi gerektiğini, maluliyet ile kaza arasında illiyet bağının tespitini ve maluliyet oranının tespitinde yetkili bir adli tıp ihtisas kurulunun raporu gerektiğini,  davanın kabulü anlamına gelmemekle müvekkili şirket faizden dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olduğunu,  muaccel bir alacak olmadığını, bu nedenlerle davanın esas hakkında inceleme yapılmasına gerek olmadan davanın usulden reddine, davacının... ...'na yapmış olduğu haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda;\"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin  2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda davacının maluliyetinin tespiti kaza tarihinde yürürlükte olan  Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre yaptırılmıştır. Yine bu ilamlar doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen kusur raporunda kimliği tespit edilemeyen sürücünün yola gereken dikkatini vermeyip manevrasını geniş kesimle yapması nedeniyle kazanın oluşmasında %100 oranında kusurlu olduğu, davacı yayanın ise bir kusurunun bulunmadığı yönündeki kanaati Mahkememiz'ce de dosya içeriğine uygun bulunmuştur.  Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet, kusuru raporları ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak davanın kabulü ile; 334.703,00 TL maddi tazminatın 27/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmesi gerekmiş \" gerekçesiyle davanın kabulü ile; 334.703,00-TL maddi tazminatın 27/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kazaya ilişkin maluliyetinin usul ve yasaya uygun olarak tespit edilmediğinin raporlar arasında çelişki bulunduğunu, üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dallarının tazminat talepli uyuşmazlıklarda HMK'ya göre resmi bilirkişi sıfatının bulunmadığını, yerel mahkemece ... Adli Tıp Anabilim Dalından aldırılan rapor çerçevesinde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıların kusur oranlarının denetime elverişli olarak tespit edilmediğini, hükme esas alınan tazminat hesaplamasına ilişkin raporun hesap hataları ile dolu olup, hakkaniyete aykırı olduğunu, ödeme güncellemesi yapılırken asgari ücretteki artış oranının dikkate alınmadığını, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatında sigorta şirketinin her hangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bilirkişi raporunda davacıya ödedikleri tazminatın mahsup edilmediğini, davacının ödeme tarihinde zararının giderilip giderilmediğinin hesaplanmadığını, zarar görenin SGK'dan geçici iş göremezlik ödemesi alıp almadığının araştırılmadığını, müvekkili şirketin iş bu dava öncesi temerrüte düşmediğinden yapılan usulüne uygun bir başvurudan bahsetmek mümkün olmadığından faize hükmetmenin hakkaniyete aykırı olduğunu, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava; trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Somut uyuşmazlıkta; 08/08/2018 tarihinde kimliği tespit edilemeyen sürücü idaresindeki ... türü bir aracın davacı yaya ... çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, 14/04/2021 tarihli trafik bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde firari araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu, davacı yaya atfı kabil bir kusur bulunmadığı, 06/07/2021 tarihli ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesi'nin raporuna göre; kimliği tespit edilemeyen sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğu kanaatinin bildirildiği, ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 29/07/2022-... Karar numaralı raporuna göre; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliğe göre davacının sürekli maluliyetinin % 10 oranında olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 9 aya kadar uzayabileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği, asgari ücret verileri, TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi uyarınca davacının zararının hesaplandığı, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilinin istinaf yasa yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. <br>İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacının maluliyetinin kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulanan doğru yönetmelik hükümlerine göre Yargıtay içtihatlarına uygun olarak tespit edildiği, kusurun ATK tarafından düzenlenen denetime elverişli rapor ile tespit edildiği, davalı kurum tarafından yapılan ödemenin güncellenerek belirlenen tazminattan mahsup edildiği, SGK'nın  10/11/2020 tarihli yazısı ile kaza nedeniyle davacıya her hangi bir ödeme yapılmadığının bildirilmesi ve davanın belirsiz alacak davası olarak açılması dolayısıyla davanın bir kez ıslah edilebilecek ve talep arttırım dilekçesi sunulabilecek olmasına göre davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan  davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-İstinaf başvurusu aşamasında alınması gereken 22.863,56-TL karar harcından peşin alınan 5.535,99-TL harcın mahsubu ile bakiye 17.327,57-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere ....tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6c0cdc92aa7ace1f","SID":"07d7d89e263bfa68"}}