{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ...8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2024/430 Esas - 2024/628<br>TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR<br>\tT.C.<br>\tANKARA<br>\t8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR<br>ESAS NO\t: 2024/430 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/628<br><br><br>DAVA\t: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)<br>DAVA TARİHİ\t: 28/06/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 08/10/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 11/10/2024  <br>Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile dava dışı .... .... ....  oranında temerrüt faizi talep edildiğini, alacaklı tarafından talep edilen yıllık %94,50 oranındaki faiz talebinin taraflar arasında akdedilen kredi sözleşme maddelerinde yazılı faiz oranlarını aştığı gibi açık şekilde fahiş, afaki ve hukuka aykırı olduğunu, dava öncesinde 13.11.2023 tarihinde dava konusu borca yönelik menfi tespit istemi ile arabuculuk başvurusu yapıldığını, ancak arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile neticelendiğini ileri sürerek, icra takibinde talep edilen %94,50 faiz oranı ile sözleşmede yazılı temerrüt faizi oranı arasındaki farktan doğan 180.000,00 TL temerrüt faiz alacağı bakımından müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile alacaklı tarafından talep edilen faiz oranının fahiş, haksız ve kötüniyetli talep edilmesi ayrıca icra takibi kapsamında haciz işlemlerinin yapılmış olması dikkate alınarak, müvekkili lehine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı; Yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiş ve delillerini bildirmemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, bankalarca kullandırılan ticari kredilerden ve ticari kredili mevduatlardan kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. <br>İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılama sırasında ön inceleme duruşması öncesinde davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 07.10.2024 tarihli dilekçe ile müvekkilinin talebi uyarınca davadan feragat ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirmiş, 08.10.2024 tarihli ilk duruşma sırasında da duruşmaya katılan davacı vekili, feragat dilekçesini tekrar ederek, feragat uyarınca dosyanın karara bağlanmasını, arabuluculuk giderinin ise takdir mahkemeye ait olmakla birlikte taraflara 1/2 oranında yüklenilmesini talep etmiş,  davalı vekili tarafından da dosyaya sunulan 07.10.2024 tarihli beyan dilekçesinde; davacı tarafın feragat talebinin kabulü ile vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını, davacı vekilinin feragat beyanı doğrultusunda gereğinin yapılmasını talep ettiği görülmüştür.<br>Davadan feragat 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, anılan maddelerdeki düzenlemeler incelendiğinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup, feragatin hüküm ifade etmesi ne karşı tarafın ne de  mahkemenin kabulüne bağlı olmayıp feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurucu nitelikte bir işlemdir.<br>Bu durumda; davacı tarafça davalı aleyhine açılan bankalarca kullandırılan ticari kredilerden ve ticari kredili mevduatlardan kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkin işbu davada; davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 07.10.2024 tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiğinin bildirilmiş olduğu,  buna göre açılan davanın tarafların karşılıklı olarak anlaşmaları sonucu varılan sulh neticesinde davacı tarafın davadan feragat ettiğini bildirmesi nedeniyle davanın feragat nedeniyle reddine, tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmemeleri nedeniyle taraflara yargılama gideri ve vekalet ücreti yüklenmemesine, tarafların yaptıkları yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, yapılan arabuluculuk giderinin 1/2 oranında taraflara yüklenilmesine, davacı vekili tarafından dosyadan feragat edilmesi ve bu yönde karar verilmesinin istenilmiş olması nedeniyle yukarıda açıklanan esaslara uygun olarak, davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın vaki feragat nedeniyle REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 3.073,95-TL harcın mahsubu ile artan 2.646,35‬- TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>3-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Taraflar birbirlerinden karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediklerinden taraflar aleyhine bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.600,00-TL arabuluculuk giderinin 1/2 oranında 800,00-TL'sinin davalıdan tahsiline, 800,00-TL'sinin de davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,<br>Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...BAM'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.  08/10/2024<br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d9128038b896b01d","SID":"2cbd9c9d77a89c29"}}