{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/2275 <br>KARAR NO:2025/628<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  ... D I N ...<br>İ S T İ N ... F   K ... R ... R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:02/06/2021<br>NUMARASI:2021/119 E. -  2021/247 K. <br>DAVANIN KONUSU:Deniz Taşımacılığından Kaynaklı Tazminat <br>Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili ve davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketin  Çin Halk Cumhuriyetinde imalatçı.... Ltd.şirketinden satın almış olduğu 3  adet düz kesim makinesinin  yüklemeden önce davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını,  davalılardan ... AŞ'nin makinelerin Türkiyeye nakli ve yüklemesi için anlaştığı lojistik yani  yükleme için anlaşma yapılan... şirketi  olduğunu,  diğer davalı ... AŞ'nin ise, davacının emtialarını taşıyan firma olduğunu,  davacıya karşı yükleme, nakil ve teslim konusunda davalıların sorumluluğu altındaki üç adet düz kesim makinelerinden birinin getirilmesi, taşınması aşamasında tamamen kullanılamaz hale geldiğini, ana makineye bağlı yazıcı makinesinde ise  taşıma ve nakil aşamasında kısmen hasar meydana geldiğini,  enkaz halindeki sözü edilen ana makine ve cihazın hali hazırda davacının bünyesinde bulunduğunu,  satın alınan makinelerden enkaz haline gelen, tamamen hasarlı olan ana kesim makinesinin ... fatura değerinin 226.000 ...  tutarında olduğunu,  kısmen zarar gören diğer  yazıcı makinesinde meydana gelen hasarın ise 4.610 ...  olduğunu, ezcümle toplam zararın 230.610 ... olduğunu,  davalılarla yapılan tüm temasların sonuçsuz kaldığını ileri sürerek,  davalıların kusur ve sorumlulukları veçhile toplam 230.610 ... olan  davacı zarar ve alacağına ilişkin olarak şimdilik, ileride arttırılmak, ıslah edilmek ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla  5.000 ...'nin 01/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek dolar döviz cinsinden uygulanacak en yüksek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 05.12.017 tarihli ıslah dilekçesi ile  talebini 210.110 ...  arttırarak,  215.110 ...'nin   döviz cinsinden en yüksek ticari faizi ile tahsilini istemiştir. Davalı  ... AŞ (Eski Unvan;... Sigorta AŞ ) vekili, savunmasında özetle;  taşımaya konu emtianın davalı müvekkilince... — ...- ... nolu  nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalandığını, talebin teminat dışı olduğunu, eksper raporunda  hasarın deniz şartlarına uygun olmayan, yetersiz ve emniyetsiz ambalajlanma sonucunda  meydana geldiğinin tespit edildiğini, paketlemenin ve daha sonra da paketin FR konteynere bağlanması ( ...) işlemlerinin üretici firma (aynı zamanda gönderen firma) tarafından fabrikada yapıldığını, yetersiz ambalaj ve yetersiz lashing probleminin üretici firmadan kaynaklandığını,  zarardan da  üretici firmanın sorumlu olduğunu, ... Nakliyat Sigortası Genel Şartlarının 5.maddesinde poliçe teminat kapsamında olmayan zararların açıkça belirtildiğini, 5.maddede '' Aşağıdaki hallerin gerek doğrudan doğruya, gerek dolayısiyle doğuracağı avakıp sigortaya dahil değildir: ... malların gereği veçhile hazırlanmamış veya tertiplenmemiş olmasından veya ambalaj kifayetsizliğinden ileri gelen ziya ve hasarlar.... '' hükmü yer aldığını,  belirtilen sebeplerle  dava konusu zararın  teminatı dışında olduğunu, davacının aktif husumet ehliyetinn ispatlanması gerektiğini,davacının Çinden ithal ettiği ve taşıma esnasında hasarlanan emtianın bedelini üretici firmaya ödediğini ve emtianın zarar görmesi sebebiyle zarar gördüğünü ispatlamakla yükümlü olduğunu,  ayrıca zarar miktarını ispatlamakla mükellef olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı...AŞ vekili, savunmasında özetle; davacının aktif husumet ehliyetini ispat etmesi gerektiğini , dosyaya proforma faturanın sunulup  asıl fatura ve ödeme ile ilgili banka transferinin dosyaya sunulmadığını  malın faturası ile ödeme belgesinin dosyaya sunulması gerektiğini, 10/12/2014 tarihli ekspertiz raporuna göre hasarın  yetersiz ambalaj ve  konteyner içine  istifte hatanın bulunması sebebiyle hasarın oluştuğunun yazılı olup müvekkilinin hasardan sorumlu olmadığını , konşimentodaki kayda göre de  malların konteyner içine yükleme ve istifleme işlemenin  yükleyici tarafından yapıldığını,  davacı tarafın yükleyicisinin hatasından  yükleyicinin kendisinin sorumlu olduğunu, davanın kısmi dava olarak açılamayacağını,  davacının uğradığı zararın, 236.610 ... tutarında oluğunu iddia ederek, ileride artırmak üzere şimdilik zararının 5.000 ... tutarındaki kısmını dava ettiğini,  mahiyeti itibariyle mevcut davanın kısmi dava olarak açılamayacağını, müvekkilinin  \"... (taşıma işleri organizatörü) olduğunu, sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Davalı (Tefrik kararı verilen)... AŞ  vekili, savunmasında özetle; acenteye karşı doğrudan dava açılmayacağını  TTK'nın 105.maddesi gereğince  müvekkili şirket  hakkında açılan davanın  husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini , ... AŞ'nin  ....'un  Türkiye acentesi olduğunu,  davanın TTK'nın 1188.maddesinde belirtilen hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını,  yetkili mahkemenin  konşimentodaki  yetki şartına istinaden İngiliz Mahkemeleri olduğunu, konteyner muhteviyatı emtiaların taşımanın hangi  aşamasında  hasarlandığının belli olmadığını  dava konusu olayda müvekkilinin veya  donatanının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, yapılan surveyde geminin bölgedeki şiddetli fırtına nedeniyle ciddi bir dalga ve sallantıya maruz kaldığını ve konteyner muhteviyatı emtianın  sabitlenmesinin yetersiz  yapıldığının tespit edildiğini  somut olayda yükleyicinin kusur ve ihmalinin söz konusu olduğunu  konteyner taşımacılığında  konteynerlerin kapalı ve mühürlü bir şekilde  taşıyana teslim edilip  taşıyanın konteynerin içindeki yüke müdahale etmesinin mümkün olmadığını, konteynerin mühürlü olarak teslim alınıp aynı şekilde teslim edildiğini  dava konusu taşımada  yola ve yüke elverişli  konteyner  tahsis edildiğini  talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava, Deniz yolu ile taşımadan kaynaklanan hasar bedelinin rucüen tazmini istemine ilişkin olup mahkememizin 2015/612 Esası üzerinden yapılan yargılama sırasında, işlemden kaldırılan davalı... AŞ hakkındaki davanın tefrik edilmesine karar verilmiş olup  12.02.2018 tarihli nihai karar ile de davalı ... AŞ hakkında açılan davanın vazgeçme nedeniyle reddine, davalı ... Sigorta AŞ hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 5.000 ...'nin dava tarihinden itibaren bu davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, ıslah edilen bedelin hak düşürücü süre nedeniyle reddi yönünde hüküm tesis edilmiştir. ...Taşıma konusu emtiaya ilişkin nakliyat sigorta poliçesinin incelenmesinden, sigortalının ..., sigorta konusunun ise kesim makinesi olduğu, 10/12/2014 tarihli ekspertiz raporunda, hasara neden olan durumun yetersiz lashing ve ambalaj olduğu, bu nedenlede zararın emtiayı bu şekilde ambalajlayan üretici firmaya  ait olması gerektiği, taşıma konusu makinelerden birinin hafif hasarlı olup bundaki  zarar miktarının 4.610  ... olduğu, diğer printing makinesinin ise ana gövdesinde ağır hasar meydana geldiğinden kullanılamaz durumda olduğu, ana gövde fiyatının 216.000 ... olarak tespit edildiği belirtilmiştir. 11/10/2014 tarihli ara konşimentoda, yükletenin .... Ltd, taşıyanın ... Ltd,  gönderilenin ise .... .... Olduğu, aynı tarihli  ana konişmentoda ise  yükletenin ... Ltd, gönderilenin ... olduğu tespit edilmiştir.Dosyaya celb ve ibraz edilen belgeler incelenmek suretiyle düzenlenen bilirkişi raporunda;  dosyaya sunulan renkli fotoğraflardan konteyner içinde bulunan 33 ton ağırlığındaki makinenin taban bağlantılarının kopması sonucu yan yatarak  konteyner duvarına çarptığı , makinelerin her ikisininde  konteyner tabanına bağlantı işlemlerinin yeterli mukavemette yapılmadığının anlaşılıp konşimentodaki \" ...\"  kaydına göre  malların konteyner içine yükleme , istifleme ve  sabitleme işlemlerinin bizzat  yükleyici... Ltd şirketi tarafından yapıldığı,  istifleme ve  lashıng  hatası nedeniyle oluşan zarardan 2 ve 3 nolu davalıların sorumlu olmadığı  dava konusu hasarlanan  iki ayrı makinede  oluşan hasarların  216.000 ... ve 4.610 ... olup   sovtaj bedelinin 5.500 ... tenzili ile toplam hasar miktarının 215.110 ... olduğunun tespit edildiğini gerçekleşen zararın poliçede istisna olarak belirlenen hallerden  doğmaması halinde  zararın himaye kapsamında olduğu  istisna hallerden birinin söz konusu olmadığı konteyner içerisindeki malların üreticinin fabrikasında  uygunsuz istifleme ve lashıng  sebebi ile  kayması ve ezilmesinden kaynaklandığı,enstitü yük klozları... ( ...)  polie teminatının  4. Genel istisnalar klozunun 4.3 maddesi \" sigorta  edilen şeyin ambalajlanma veya hazırlanmasındaki  yetersizlik ya da uygunsuzluğun  neden olduğu ziya, hasar veya masraf  bu teminat kapsamında değildir. Konteynır içinde  yapılan  istifleme, bu sigorta  başlamadan  önce yada sigortalı veya  adamları tarafından  yapıldığında, bu 4.3  klozu bakımından \" ambalajlama \" ya dahil sayılır hükmünün yer alıp  hasarın nedeninin makinenin emniyetli bir şekilde ambalajlanmaması, istiflenmemesi ve sabitlenmemesi olduğu, yükün yetersiz ve emniyetsiz  ambalajlanması ve deniz şartlarına uygun hazırlanmaması nedeni ile hasarın meydana geldiği  söz konusu işlemlerin  davacı sigortalı  veya  adamları tarafından  yapılmamış olması nedeniyle ... (...)  4.3 maddesi gereği meydana gelen hasarın sigorta kapsamında olduğu belirtilmiştir.Tarafların kök rapora itirazlarının değerlendirildiği 1. ek raporda özetle; somut olayda hasarın sebebinin  konteyner içerisinde  taşıması gerçekleştirilen makinelerin yükleyicinin adamları tarafından  konteyner içine  yapılan  istifleme sırasında  konteyner tabanına bağlantı ve sabitleme işlemlerinin yeterli mukavette yapılmamasından kaynaklandığı  hususunun açık ve net olup  bu işlemlerin  yükleyici ... Ltd tarafından yapıldığı ve poliçeye göre bu işlemlerin sigortalı veya adamları tarafından yapılması halinde  hasarın  teminat kapsamında olmadığının belirtilip  yetersiz veya uygun olmayan paketleme veya hazırlamanın sigortalı veya adamları  tarafından yapılmaması  halinde bunun neden olduğu  ziya  veya hasarın  sigorta kapsamında  olması nedeniyle  kök raporda  varılan sonucu değiştiren  maddi vaka  yada hukuki dayanağa rastlanılmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Davalılardan ... Sigorta .... vekilinin beyan ve itirazları değerlendirmek üzere alınan 2.Ek  raporda da özet olarak;  dava konusu taşımanın deniz yolu taşıması alıp  karayolu  taşıması olmaması nedenle Cmr  konvansiyonun uygulanmasının  mümkün olmayacağı  ve istifleme işlemlerinin davacı sigortalı veya adamları tarafından yapılmadığından hasarın sigorta teminatı kapsamında olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili 05/12/2017 tarihli ıslah dilekçesi  ile  davalılardan... ile..., ...  hakkındaki  26/08/2015 tarihli  talep ve davalarını atiye bıraktıklarını  ve bu iki davalı yönünden davayı takip etmediklerini davalı ... Sigorta .... yönünden  davacı şirketin  zararının toplamı olan  215.110 ... alacağın davalılardan  ... Sigorta ....Ş den talep tarihi olan 01/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek  döviz cinsinden uygulanacak ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Islah dilekçesi davalı ... Sigorta ....Ş 'ye 11/12/2017 tarihinde tebliğ edilmiş  olup ... Sigorta vekili tarafından sunulan 22/12/2017 tarihli ıslaha cevap dilekçesinde,  davacının kısmi dava açtığı bu nedenle açılan davada ile dava zaman aşımının  talep edilen miktar için kesileceği,  ıslah yolu ile artırılan ve talep edilen  miktar için zaman aşımı süresinin işlemeye devam ettiğinden ıslah edilen 210.110 ...  bakımından   davanın  zaman aşımına uğradığı belirterek ıslah edilen 210.110 ... lik talep bakımından davanın,  zaman aşımı  nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılardan....Ş vekili atiye terk  talebine muvafakatlarının olmadığını belirterek  davanın reddini  talep etmiş olup davalı ... ....Ş vekilide  davacı vekilinin atiye terk beyanına karşılık davayı takip etmediklerini   beyan ettiğinden  mahkememizce,  bu davalı hakkındaki dava  HMK nın 150.maddesi gereğince işlemden kaldırılarak bu dosyadan tefrik edilip yeni bir esasa kaydı yapılmıştır.Dosya kapsamı ile taraflarca sunulan belge ve bilgilerin incelenmesinden, davacının ... firması olan... Ltd'den 28/09/2014 tarihli 506.000,00 ... bedelli fatura ile ... satım esasına göre satın aldığı iki set otomatik kalıp kesim makinasının satım bedelinin ödendiğinin dosyaya sunulan ... Bankası ve ... Bank tarafından düzenlenen ödeme dekontlarıyla sabit olduğu, emtianın Çin'den Türkiye'ye denizyoluyla taşınması sırasındaki rizikolara karşı davalı ... Sigorta tarafından düzenlenen 26/09/2014 tarihli sigorta poliçesi ile sigortalandığı, poliçede sigortalı olarak davacı şirketin gösterildiği, taşımanın 11/10/2014 tarihli ... nolu konişmento tahtında gerçekleştirilerek yükün konişmentoda gönderilen olarak kayıtlı bulunan davacı şirkete teslim edildiği, davalı ... AŞ'nin... olarak taşımayı akdi taşıyan sıfatıyla üstlendiği anlaşılmış olup, davacı tarafından emtianın taşıma sırasında hasarlandığı ileri sürülerek hasar bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edildiğinden, tarafların dava konusu uyuşmazlıkta aktif ve pasif husumet ehliyetine haiz oldukları değerlendirilmiştir.Taşıyanın sorumluluğu TTK'nun 1178 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, TTK'nun 1178.maddesine göre taşıyan navlun sözleşmesinin ifasında eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür.Taşıyan, eşyanın ziyaı veya hasarından geç tesliminden doğan zararlardan hasar veya teslimde gecikmenin eşyanın taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur. TTK'nun 1179/1.maddesi hükmüne göre de taşıyanın veya adamlarının kastından veya ihmalinden doğmayan sebeplerden ileri gelen zararlardan dolayı taşıyan sorumlu değildir. Bu konuda ispat yükü taşıyana aittir.Dava konusu taşımaya ilişkin konişmentoda \"....\" kaydı yer aldığından sözkonusu kayda göre malların konteyner içerisine yükleme, istifleme ve sabitleme (...) işlemlerinin yükleyici ... Ltd tarafından yapılmış olduğu kabul edilmelidir. Alınan bilirkişi raporlarında, dosyaya sunulan hasara ilişkin renkli fotoğrafların incelenmesinden konteyner içinde bulunan 33 ton ağırlığındaki makinenin taban bağlantılarının kopması sonucu yan yatarak konteyner duvarına çarptığı, makinelerin her ikisinde de konteyner tabanına bağlantı işlemlerinin yeterli mukavemette yapılmadığının tespit edildiği belirtilmiştir. Bu durumda, bilirkişi raporlarıyla taşıma konusu emtiadaki hasarın konteyner içerisine istifleme, lashing yani sabitleme işlemlerinin yeterli mukavemeti sağlayacak şekilde yöntemine uygun olarak yapılmadığı ortaya konulmuştur. Konişmentodaki \"...\" kaydına göre yükleme, istifleme ve sabitleme işlemleri yükleyici firmanın sorumluluğunda yapıldığı anlaşıldığından, bu durumda TTK'nun 1179.maddesine göre davalı taşıyan ... Turizm şirketinin yük hasarından sorumlu tutulamayacağı kabul edilmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili tarafından bilirkişi raporları ile makinenin emniyetli bir şekilde ambalajlanmamış olmasının hasarın meydana gelmesinin sebebi olarak gösterildiği, bu nedenle hasarın ... nakliyesi genel şartları madde 3 ile teminat dışında kaldığından sigorta şirketinin tazmin sorumluluğunun doğmadığı önemli bir itiraz olarak ileri sürülmüştür. Bu konuyla ilgili olarak bilirkişi raporlarında yapılan değerlendirmelere göre davalı ... Sigorta tarafından tanzim edilmiş olan nakliyat sigorta poliçesinin \"teminatlar ve özel şartlar\" başlığı altında \"işbu poliçe ... (...) 1.1.82 CI.252 mucibince akdedilmiştir\" kaydının yer aldığı, sigorta poliçesinin .../... (...) özel şartlarını ihtiva etmesi ve sözkonusu özel şartların da genel şartlardan öncelikli olması nedeniyle sigorta vekilinin ileri sürdüğü ... nakliyesi genel şartlarının 5.maddesinin somut uyuşmazlıkta uygulama yerinin bulunmadığı değerlendirilmiştir.Özel şartlar arasında bulunan ... (...) 1.1.82 CI.252 poliçe teminatının 4.genel istisnalar klozunun 4.3 maddesinde \"sigorta edilen şeyin ambalajlanma veya hazırlanmasındaki yetersizlik yada uygunsuzluğun neden olduğu ziya, hasar veya masraf bu teminat kapsamında değildir.\" hükmünün düzenlendiği, devamında da bu kurala bir istisna getirilerek \"konteyner içine yapılan istifleme, bu sigorta başlamadan önce yada sigortalı veya adamları tarafından yapıldığında 4.3 klozu bakımından \"ambalajlama\" ya dahil sayılır ifadesine yer verilmiştir. Buna göre, konteyner içine yapılan istifleme sigortalı veya adamları tarafından yapılmaz ise 4.3 klozu bakımından ambalajlamaya dahil sayılamayacağından bu durumda meydana gelen ziya veya hasar sigorta teminatı kapsamında olacaktır. Dava konusu taşımada sigortalı makine emtiasının konteyner içerisine istifleme işlemini sigortalı davacı ... şirketi veya adamları tarafından yapılmadığından meydana gelen hasarın sigorta teminatı kapsamında kapsamında kaldığı kanaatine varıldığından, sigorta şirketinin ... hasarından poliçe limitince sorumlu olması gerektiği kabul edilmiştir. Bilirkişi kurulunda yer alan teknik bilirkişi tarafından iki ayrı makinede oluşan hasarın 216.000,00USD ve 4.610,00 ... olarak tespit edilmiş olup, sovtaj bedeli olarak 5.500,00 ... tenzil edildikten sonra ortaya çıkan gerçek zarar miktarı 215.110,00 ... olarak saptanmıştır.Dava dilekçesinde, emtiadaki zarar miktarı 230.610,00 ... olarak ifade edildikten sonra fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 5.000,00 ... üzerinden kısmi dava açıldığı belirlidir. Davacı vekili dava tarihinden sonra 05/12/2017 tarihinde ıslah yolu ile dava değerini 215.110,00 ...'ye yükselterek bu tutarın 01/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ... Sigorta ile davalı ... şirketinden (davalı ... AŞ ile ilgili dava atiye bırakılarak) tahsilini talep etmiştir. Buna karşılık, davalı ... Sigorta vekili ıslaha cevap dilekçesinde ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğunu ileri sürerek ıslah edilen tutar yönünden zamanaşımı def'inde bulunmuştur.TTK'nun 1420.maddesine gereğince sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. TTK  m. 1427 göre de  mal sigortalarında muacceliyet, rizikonun gerçekleşmesine mütakip  ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden  sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmalarının bittiği  ve herhalde ihbardan itibaren 45 gün sonra gerçekleşmektedir. Somut olaya ilişkin  ekspertiz raporunda hasar ihbar tarihi 15.10.2014 olarak belirtildiğinden, bu tarihten itibaren 45 gün sonra yani 30.11.2014 tarihinde alacak muaccel hale gelmiş olmaktadır. Bu durumda 30.11.2014 tarihinden itibaren 05.12.2017 olan ıslah tarihine kadar iki yıllık zamanaşımı süresi geçmiş olduğundan davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın kısmi dava tutarı olan 5.000,00 ... üzerinden kısmen kabulüne, ıslahla arttırılan talebin TTK'nun 1420.maddesine göre zamanaşımı nedeniyle reddine, kabul edilen 5.000,00 ...'ye 01/12/2014 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa hükümlerine göre faiz yürütülmesine, diğer davalı ... AŞ'nin dava konusu ... hasarından dolayı sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varıldığından 5.000,00 ...üzerinden açılan kısmi davanın esastan reddine, ıslah tarihi itibariyle TTK'nun 1188.maddesinde düzenlenen 1 yıllık hakdüşürücü süre geçmiş olduğundan ıslahla arttırılan kısmın ise hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. \"  gerekçesiyle, davalı ...AŞ hakkındaki dava tefrik edildiğinden bu davalı yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı .... AŞ hakkındaki davanın 5.000,00 ...'lik kısım yönünden esastan reddine, ıslah ile arttırılan kısmın ise TTK'nın 1188.maddesine göre hak düşürücü süre yönünden reddine, davalı ... AŞ (... Sigorta AŞ) hakkındaki davanın 5.000,00 ... üzerinden kısmen kabulü ile 5.000,00 ...'nin 01/12/2014 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/... maddesi gereğince işleyecek dolar faizi ile birlikte bu davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, ıslah ile arttırılan kısmın  TTK'nın 1420.maddesine göre zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı ve davalılardan HDI vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın  belirsiz alacak davası olduğunu dava dilekçesinde \"yapılacak yargılama, tespit edilecek kusur ve sorumlulukları veçhile\" şeklinde beyanda bulunduklarını, 10.07.2017 tarihli \"10/07/2017 tarihli duruşma ara kararlarından rücu talebi hakkında\" konulu dilekçeleri ile \"Diğer yandan, dosyanın yeniden davalı itirazları gözetilerek bilirkişiye tevdi edilmesi sonucunda, velev ki, farklı bir raporun, görüşün verilmesi halinde davacı olarak ıslah talebimizi kime tevcih edeceğimiz, ne miktarda bir dava müddeabihi üzerinden ıslah edileceğimizin netlik kazanmaması hasebiyle, hak ve menfaatlerimizin ihlal edileceği gözetilmeksizin, ıslah konusunda tarafımıza iki haftalık kesin süre verilmesi de doğru olmamıştır.\" şeklinde talepte bulunduklarını, ara karardan rücu taleplerine karşı mahkemenin 11.07.2017 tarihli ara kararı gereğince \"1-Davacı vekilinin açıklamaları değerlendirilmekle, ıslah dilekçesinin sunulması yönündeki 6 nolu ara karardan dönülmesine\" şeklindeki karar verildiğini,  davacının  zararının net miktarı, sovtaj bedelinin net olarak belirlenmesi, davalıların kusur ve sorumluluklarının kesin biçimde tespiti bakımından bilirkişiler kurulundan en son alınan 10/10/2017 günlü rapor ile önceki tarihlerdeki bilirkişi raporları çerçevesinde, yani artık belirsiz olan alacak davasının belirli hale gelmesiyle, 05.12.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile  davalı sigorta dışındaki davalılar yönünden davanın  atiye bırakıldığını,  davalı sigorta yönünden  215.110 ...  talep edildiğini, 02.06.2021 tarihli duruşmada \"Davacı vekilleri; davamız başlangıç itibariyle belirsiz alacak davası olarak açılmıştır, daha sonra da haklılığımız ortaya çıkınca müdabihi arttırma yoluna gittik, sovtaj bedeli davadan önce belli olmadığından sırf bundan dolayı dahi davamız belirsiz alacak davası olarak açılmıştır, bu nedenle davamızda hak düşürücü süre ile zamanaşımı hükümlerinin uygulanması sözkonusu olamaz, görevsiz mahkemenin vermiş olduğu kararı bu gerekçelerle istinaf ettik, istinaf mahkemesi sadece görev yönünden inceleme yaparak önceki kararı kaldırmıştır, bizim zarar miktarı, zarar sorumluları ile kusur oranlarını öğrendiğimiz tarih 10 Ekim 2017 tarihli rapor tarihidir, müdabihi de 5 Aralık 2017 tarihinde arttırdık, bu nedenle hak düşürücü sürenin 10 Ekim 2017 tarihinden itibaren hesaplanması gerekmektedir, davamızın kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz dediler.\" şeklinde beyanda bulunduklarını, tüm bu beyanları  birlikte değerlendirildiğinde davalarının  belirsiz alacak davası olduğunun sabit olduğunu,  davanın kısmi dava olduğu konusunda açık hiçbir beyanları bulunmadığını,  bu sebeple mahkemece davanın  kısmi dava olarak değerlendirilmesinin  de hatalı olduğunu, Yargıtay içtihatlarına göre  talep türü ve davanın niteliği açıkça anlaşılamıyorsa, talep muğlaksa, aynı Kanunun 119/2. maddesi gereğince, davacıya bir haftalık kesin süre verilerek talebinin belirsiz alacak davası mı, yoksa kısmi dava mı olduğunun belirtilmesinin istenmesi gerektiğini, hasar davalarının belirsiz alacak davası olarak açıldığını, nitekim, sovtaj bedeli düşülmeden gerçek zararın tespit edilemediğini, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2014/23476 Esas,  2015/2261 Karar sayılı kararında ''Belirsiz alacak davasında davacı alacağını dava açtığı sırada belirleyememektedir. Ancak dava sırasında alacağın tesbiti, yani belirlenebilir hale gelmesi üzerine yeni bir dava açmasına gerek kalmaksızın, aynı davada alacağının tamamını talep edebilmektedir. Başlangıçta belirsiz olan alacak en geç ispat aşamasında; delillerin toplanması ya da bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da hakimin takdiri ile belirlenebilir hale gelmektedir. Talep sonucu belirlendikten sonra belirsiz alacak davası eda davasına dönüşmekte ve eda davasından bir farkı kalmamaktadır. Her ne kadar davacı dava dilekçesinde talep sonucunu açık bir şekilde yazmak zorunda ise de, bu talebini dava açarken tam olarak belirleyemediği hallerde davacının bu durumda zarar görmemesi ve hak arama hürriyetinin olumsuz etkilenmemesi gerekir. (Prof.Dr.Hakan Pekkanıtez, Belirsiz Alacak Davası, Ankara-2011 baskı, sayfa 33)Bu çerçevede; eğer talep sonucunun belirlenebilmesi için tazminat bilirkişi incelemesi gerekiyorsa, hakimin takdiri söz konusuysa belirsiz alacak davası açılabilecektir. Bu durumda, araç hasar tazminatı davaları belirsiz alacak davası olarak açılabilir.\" denildiğini, aynı Dairenin  2015/10352 Esas, 2016/1371 Karar sayılı kararında ise  \"Mahkemece, araç hasarı konusunda ... 2. el piyasa rayiç değeri ile sovtaj bedelinin belirlenmesi, aracın piyasa rayiç değerinden sovtaj değerinin mahsubu ile gerçek zarar belirlenerek ...\" şeklinde ifade edildiğini, Yargıtay kararlarından anlaşılacağı üzere, müvekkilinin davacıya ait dava konusu sigortalı emtianın hasarlanmasında meydana gelen zararını davanın açıldığı tarihte net olarak bilmesi mümkün olmayıp, ancak delillerin toplanması ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ile gerçek zararın ve sovtaj bedelinin tespiti ile belirlenebilir hale geleceğini, bu nedenle, müvekkili davacı şirketin zarar görmemesi ve hak arama hürriyetinin olumsuz etkilenmemesi bakımından belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı olduğunu,  davacının sigortalı emtianın hasarlanmasında, kusur oranları ve sorumlu kişilerin tespitinin yargılamaya muhtaç olduğunu, bu nedenle, davanın açıldığı tarihte kusur oranları ve sorumlu kişilerin tespit edilememesi nedeniyle davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinde müvekkilinin  hukuki yararı bulunduğunu, davacı şirketin, davanın açıldığı tarihte dava konusu emtianın hasarlanmasında davalıların kusur oranlarını ve sorumlu kişileri tespit etmesinin mümkün  olmadığını,bilirkişiler kurulundan en son alınan 10/10/2017 günlü rapor ile önceki tarihlerdeki bilirkişi raporları çerçevesinde; kusur oranları ve sorumluluk durumlarının tespiti ile ancak ve ancak zamanaşımı süresinin başlayacağının muhakkak olduğunu, gerçek zarar miktarı ile zarar verenin, sorumlu kişinin tespitinin kesinleşmeksizin, müvekkilinin zamanaşımı süresinin başladığından söz edilemeyeceğini, mahkemece, hak düşürücü sürenin de  hatalı değerlendirildiğini, mahkemece, ıslah edilen bedel yönünden talebin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verildiğini, oysa,davacının  davanın açıldığı tarihte dava konusu emtianın hasarlanmasında, zararın miktarını, zarardan sorumlu kişileri sovtaj bedelini tespit edemeyeceğini,  bilirkişiler kurulundan en son alınan 10/10/2017 günlü rapor ile önceki tarihlerdeki bilirkişi raporlarıyla birlikte; zarar miktarı, sovtaj bedeli, zarardan dolayı davalıların kusur oranları ve sorumluluk durumları kesinleştiğini, bu nedenle, hak düşürücü sürenin bilirkişiler kurulundan en son alınan 10/10/2017 günlü rapor ile başlayacağını, hak düşürücü sürenin hatalı değerlendirildiğini,Resmi Gazetede yayınlanan 28.07.2020 tarihli, 7251 sayılı Kanun madde 7 – 6100 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin başlığı “Belirsiz alacak davası” şeklinde ve ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırıldığını, ''(2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.'' hükmünde görüldüğü üzere, mahkemece şayet bir muallak olduğu düşünülüyor ise değişen kanun ile iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın taraflarına iki haftalık süre verilerek talebin tam ve kesin olarak bildirmemizin istenmesi gerekir iken, adeta oldu bittiye getirilerek karar verilmesinin  usul ve yasaya aykırı olduğunu,   bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalı ... AŞ vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ... 4.3 klozunun yanlış yorumlandığını, ... Sigortası Genel Şartlarının 5.maddesinin nazara alınmadığını, zararın  ambalaj kifayetsizliğinden de meydana gelmesi sebebiyle teminatı dışı olduğunu,... / ... (...) klozunun Genel İstisnalar Klozu başlıklı madde 4.3'de ''Bu sigorta hiçbir halde [aşağıdakileri] kapsamaz: 4.3. Sigorta edilen şeyin ambalajlanma veya hazırlanmasındaki yetersizlik ya da uygunsuzluğun neden olduğu zıya, hasar veya masraf. [ Konteynır veya liftvan(1) içine yapılan istifleme, bu sigorta başlamadan önce ya da sigortalı veya adamları tarafından yapıldığında, bu 4.3 Klozu bakımından “ambalajlama” ya dahil sayılır]. '' hükmü yer aldığını, 4.3 klozunun genel şartla aynı paralelde bir düzenleme olup madde genel şartların 5.maddesinden farklı olarak konteynır içinde yapılan  istifleme hatasının sigortalı veya adamları tarafından yapılmasını ambalajlamaya dahil edip istifleme hatasını da duruma göre teminat dışı kabul ettiğini, 4.3 Klozu uyarınca tüm ambalajlanma hataları ayrım yapılmaksızın teminat dışında tutulduğunu,  istifleme hatasından kaynaklı zararların ise kural olarak teminat dışında tutulmadığını, Kloz uyarınca sadece sigortalı veya adamları tarafından yapılmış ise  ya da kim tarafından yapıldığı önemli olmaksızın sigorta başlamadan önce istifleme yapılmış ise bu durumda da istifleme ambalajlanmaya dahil edilip teminat dışında tutulduğunu, sadece sınırlı olarak istifleme ambalajlanmaya dahil edilip sigorta teminat kapsamında sayılmadığını,  karar dayanağı bilirkişi raporunda 4.3 klozu maddesi yorumlanırken hataya düşüldüğünü  sanki sadece sigortalı ve adamları tarafından yapıldığında ambalajlanma istisnasından yararlanılabileceği gibi bir sonuca varıldığını,  asıl kural bu olsaydı zaten parantez içinde belirtilmeyeceğini,  4.3 klozu uyarınca asıl olan tüm ambalajlanmalardan kaynaklı hasarların teminat dışında olduğu hususu olduğunu, istifleme hatası var ise sadece istisna olarak sigortalı ve adamları tarafından yapılan istiflemenin ambalajlamaya dahil edilip teminat dışında olacağını, yani kastedilenin, istifleme hatası var ise sigorta başlamadan önce ya da sigortalı ve adamları tarafından yapılan istiflemenin de ambalajlamaya dahil edilip onun da ambalaj yetersizliği gibi teminat dışında olacağı olduğunu, konteynır içi istiflemenin de yani bağlama ve sabitleme hatasının da bulunması sigorta poliçesi teminat dahilinde olup olmaması ambalajlama hatasının olayda bulunması nedeniyle artık önem arz etmediğini, tüm itiraz ve beyanlara  rağmen ve de \"başkaca bir bilirkişi kurulundan itirazlarımız da dikkate alınmak suretiyle yeniden rapor alınması\"taleplerini  reddederek hem eksik inceleme ile hem de yasaya, usule ve hukuka aykırı bir hüküm kurduğunu,  taşıyanın müterafık kusurlu olduğu hususunun  dikkate alınmadığını,  bir an için hasarın poliçe kapsamında olduğu  varsayılsa bile davalı taşıyıcının usul ve yasa ile kendisine yüklenen ve Yargıtay'ın yerleşık içtihatları ile de açıkça benimsenmiş olan denetim ve gözetim yükümlülüğü yerine getirmeyerek ve hiçbir müdahelede ve itirazda bulunmadığı için  oluşan hasar nedeni ile kusurlu olduğunu, taşıyıcının yükleme ve ambalajlamadaki hatalara yönelik ihtirazi kayıt koymadan malları teslim almasının davalı tarafın kusurlu olduğunu gösterdiğini, raporda yükün ambalajın yeterli nitelikte olmadığının bildirilmesi nedeniyle davalı tarafa kusur izafe edilmeyeceği değerlendirmesinin usul ve yasaya, hakkaniyete aykırı değerlendirme olduğunu,kabul etmemek kaydıyla raporda belirtildiği üzere istifleme hatası olduğu varsayılsa dahi davalı tarafından yükümlülüklerini yerine getirdiğine ilişkin teslim aldığı ürünlerdeki istifleme, yükleme ve ambalajlamadaki hatalara yönelik ihtirazi kayıt koymadan malları teslim almasının emsal kararlar gereğince tarafların birlikte kusuru olduğunu gösterdiğini,  bu kapsamda istifleme hatasında dahi taşıyanın müterafık kusurunun olduğu hususunun dikkate alınması gerekirken bunun dikkate alınmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava,  gemi ile taşınan eşyada meydana gelen hasar sebebiyle doğan zararın nakliyat sigortacısı ve taşıyandan tazmini istemine  ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın davalı... AŞ yönünden tefrikine,  davalı sigorta yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı Komet ... AŞ yönünden reddine karar verilmiş; bu karara karşı,  davacı  vekili ve davalı ... Anonim Şirketi vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacının,Çinde  bulunan.... Ltd.şirketinden satın almış olduğu 3  adet düz kesim makinesinin  yüklemeden önce davalı sigorta şirketi  tarafından  ...- ... nolu  nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalandığı,Türkiyeye getirilmek üzere gemiye yüklenen emtialardan birinin kullanılamaz hale geldiği, diğerinin ise hasarlandığı anlaşılmakta olup, davacı bu sebeple uğradığı zararın davalılardan tazmini istemiştir.Dava, ilk olarak davalı sigorta şirketi,...AŞ ile davalı ... AŞ aleyhine açılmış, daha sonra mahkemece davalı... AŞ yönünden  dava tefrik edilmiştir.Mahkemece, davacının davasının kısmi dava olduğu, davalı sigorta şirketi yönünden davacı talebinin teminat kapsamında kaldığı, ancak ıslah edilen kısmın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın davalı sigorta şirketi yönünden 5000... olarak kısmen kabulüne, ıslah edilen miktarın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; davalı... AŞ yönünden  ise,  bu davalının akdi taşıyan olduğu,  taşımanın konişmentodaki  ''shippers coud sa'' kaydı sebebiyle, yani yüklemenin konteynere yükleyici dava dışı ... Ltd tarafından yapılması dolayısı ile davalı akdi taşıyıcının sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle,  dava dilekçesinde belirtilen 5000 ... yönünden  davanın esastan reddine, ıslah edilen kısmın ise TTK'nın 1188 maddesi uyarınca hak düşürücü sürede talep edilmemesi  sebebiyle reddine karar verilmiştir. Davalı  ... AŞ vekilinin istinaf istemi yönünden yapılan incelemede; Taraflar arasında akdedilen 26.09.2014 tarihli ve  ...- ... nolu  nakliyat sigorta poliçesi \"Teminatlar ve Özel şartlar\" başlıklı kısmında  poliçenin genel şartlar ve ... (...) 1.1.82 CI.252 özel şartlar gereğince akdedildiği belirtilmiştir. Sigorta poliçesinin .../... (...) özel şartlarını ihtiva etmesi ve ...  Nakliyat Sigortası Genel Şartlarının 28.maddesi uyarınca hususi şartların genel şartlara tekaddüm edeceği belirtildiğinden sözkonusu Genel Şartların 5.maddesinin somut olayda uygulanma yeri bulunmamaktadır.Özel şartlar arasında bulunan ... (...) 1.1.82 CI.252 poliçe teminatının ''İstisna Edilenler'' başlıklı 4.maddesinin 4.3 kısmında \"Sigorta edilen şeyin sigortalı seferin olağan olaylarına dayanıklı olarak ambalajlanması veya hazırlanması, sigortalı veya adamları tarafından ya da bu sigorta başlamadan önce yapıldığında, ambalajlanması veya hazırlanmasındaki yetersizlik ya da uygunsuzluğun neden olduğu zıya, hasar veya masraf. (Bu klozlar bakımından “ambalaj” konteynır içine yapılan istiflemeyi kapsar sayılır ve “sigortalının adamları” bağımsız yüklenicilere dahil edilemez.\" hükmü yer almaktadır.Anılan hükümde  \"konteyner içine yapılan istifleme, bu sigorta başlamadan önce yada sigortalı veya adamları tarafından yapıldığında \"ambalajlama\"ya dahil sayılır ifadesine yer verilerek konteyner içine yapılan istifleme sigortalı veya adamları tarafından yapılmadığı takdirde bunun bakımından ambalajlamaya dahil sayılamayacağı, bu durumda meydana gelen ziya veya hasarın sigorta teminatı kapsamında olacağı anlaşılmaktadır.Bir diğer ifade ile, yetersiz ve uygun olmayan ambalaj veya hazırlamanın sigorta başlamadan önce veya sigortalı  ya da adamları tarafından yapıldığında geçerli olacağının açıkça belirtildiği, konteyner içine yapılan istiflemeye ''ambalaj'' terimi kapsamına dahil olduğu ve sigortalı ya da adamlarının bağımsız yüklenicilerin sigortalı veya adamı sayılmayacağı, yetersiz ve uygun olmayan paketleme  veya hazırlama sigortalı veya adamları tarafından  yapılmaz ise  bunun neden olduğu ziya hasar ve masrafın sigorta kapsamında olacağı görülmektedir. Dava konusu taşımada da sigortalı makine emtiasının konteyner içerisine istifleme işlemi  sigortalı davacı şirketi veya adamları tarafından yapılmadığından meydana gelen hasarın sigorta teminatı kapsamında kapsamında kaldığı anlaşıldığından davalı  sigorta vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davalı sigorta vekilince, davalı taşıyanın müterafik kusurunun değerlendirilmediği  istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de;11/10/2014 tarihli ara konşimentoda, yükletenin .... Ltd, taşıyanın ... Ltd,  gönderilenin ise .... AŞ  olduğu, aynı tarihli  ana konişmentoda ise  yükletenin ... Ltd, gönderilenin davalı... AŞ olduğu, 12/11/2014 tarihli  navlun faturasının bu davalı tarafından davacı adına düzenlendiği ve davalı... AŞ'nin  akdi taşıyan olduğu  anlaşılmaktadır.Taşımanın deniz taşıması olması sebebiyle,  TTK'nın 931.ve devamı maddelerinin uygulanması gerekmektedir. TTK'nın 1178 ve devamı maddelerinde taşıyanın sorumluluğu düzenlenmiş olup, taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür. Taşıyan eşyanın ziyaı ve hasarından veyahut geç tesliminden doğan zararlardan, ziya, hasar veya teslimde gecikmenin eşyanın taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur. TTK'nun 1179/1.maddesi hükmüne göre de taşıyanın veya adamlarının kastından veya ihmalinden doğmayan sebeplerden ileri gelen zararlardan dolayı taşıyan sorumlu değildir. Bu konuda ispat yükü taşıyana aittir.Somut olayda ekspertiz raporu ile hükme esas alınan bilirkişi  kök ve ek raporlarına göre, makinelerin konteyner tabanına bağlanmasını sağlayan pilerin kırılması sonucunda boşta kalan makinenin  savrularak hasara uğradığı, 33 ton ağırlığındaki  makinenin  taban bağlantılarının kopması sonucu yan yatarak konteyner duvarına çarptığı,  makinelerin ikisinin de konteyner tabanına bağlantı işleminin yeterli mukavemette yapılmadığı, konişmentoya dercedilen \"... \"kaydının söz konusu malların konteynerlere yüklenmesi, istifi, sayımı ve bilahare konteyner kapılarının mühürlenmesi işlemlerinin yükleyici firma tarafından yapılmış olduğu anlamına geldiği, somut olayda  malların konteyner içerisine yükleme, istifleme ve sabitleme (lashing) işlemlerinin yükleyici ... Ltd tarafından yapılmış olduğu, bu durumda davalı akdi taşıyanın sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple diğer davalının müterafık  kusurunun değerlendirilmediği istinaf sebebi yerinde görülmemiş ve davalı sigorta verilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerekmiştir.Davacı vekilinin istinaf istemi yönünden yapılan incelemede;Davacı vekili dava dilekçesinde, sigortalanan hasar gören emtianın fatura değerinin 226.000 ...  tutarında olduğunu,  kısmen zarar gören diğer  yazıcı makinesinde meydana gelen hasarın ise 4.610 ...  olduğunu, ezcümle toplam zararın 230.610 ... olduğunu belirterek, davalıların kusur ve sorumlulukları veçhile toplam 230.610 ... olan  davacı zarar ve alacağına ilişkin olarak şimdilik, ileride arttırılmak, ıslah edilmek ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla  5.000 ...'nin 01/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 05.12.017 tarihli ıslah dilekçesi ile  talebini 210.110 ...  arttırarak,  215.110 ...'nin   döviz cinsinden en yüksek ticari faizi ile tahsilini istemiştir. Her ne kadar davacı davasının belirsiz alacak davası olduğunu belirtmiş ise de, dava dilekçesinde belirsiz alacak davası açıldığının açıkça belirtilmediği, bilakis  toplam zararın 230.610 ... olduğunu belirterek, davalıların kusur ve sorumlulukları veçhile toplam 230.610 ... olan  davacı zarar ve alacağına ilişkin olarak şimdilik, ileride arttırılmak, ıslah edilmek ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla  5.000 ...'nin tahsilinin talep edilerek kısmi dava açıldığı,  bu nedenle mahkemece ıslah edilen kısmın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşıldığından aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Yukarıdaki bentte açıklandığı üzere konişmentoya dercedilen \"... \"  kaydının söz konusu malların konteynerlere yüklenmesi, istifi, sayımı ve bilahare konteyner kapılarının mühürlenmesi işlemlerinin yükleyici firma tarafından yapılmış olduğu anlamına geldiği, somut olayda  malların konteyner içerisine yükleme, istifleme ve sabitleme (lashing) işlemlerinin yükleyici ... Ltd tarafından yapılmış olduğu, bu durumda davalı  akdi taşıyanın sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, TTK'nın 1188. maddesinde \"Eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer,  Bu süre taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar.'' hükmü yer almaktadır.  Maddede anılan süre hak düşürücü süre olup durması veya kesilmesi söz konusu değildir. Davacı tarafça,  eşyanın tesliminden  sonra bir yıllık hak düşürücü  sürede  5000 ... üzerinden  kısmi dava açıldığı, ancak bir yılık hak düşürücü  süreden sonra 05/12/2017 tarihinde  ıslah  dilekçesi sunularak 215.110 ...'nin tahsilinin talep edildiği,  dolayısı ile ıslah edilen kısım yönünden hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşıldığından, esasen sorumluluğu bulunmayan davalı şirketten ıslah edilen talebin de hak düşürücü sürede talep edilmemesi sebebi ile  reddi gerektiği ve mahkemece de bu yönde hüküm kurulduğu nazara alındığından aksi yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davacı ve davalı sigorta şirketi vekillerinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekili ve davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davalı ... AŞ vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 738,38 ‬TL istinaf karar harcının bu davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 17.04.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"768a9dc8962e6692","SID":"a5406de665a9a03e"}}