{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO:2022/1553 <br>KARAR NO:2025/557<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:02/03/2022<br>NUMARASI:2021/288 Esas - 2022/143 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kay.Zarar Nedeniyle)<br>KARAR TARİHİ:24/03/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan davacı sigortacının sigortalısı olan ...’ın idaresinde bulunan ... plakalı aracın, davalı sigortacının ZMSS teminatı altında bulunan ... plaka sayılı aracın 22.10.2018 tarihinde çarpması neticesinde hasarlandığını, kazada davalının sigortalısının tam kusurlu olduğunu, kaza sonucu davacı sigortacının kendi sigortalısına 7.507,50 EURO ödeyerek hasarını tazmin  ettiğini ve davalı sigortacıya rücuen 16.07.2019 tarihinde müracaat ettiğini, davalı sigortacının kendisine rücu eden davacıya 31.12.2019 tarihinde 17.795,00 TL ödemede bulunduğunu, ödeme tarihi itibariyle 2.717,33 Euro ya tekabül ettiğini  ancak bu tutarın ödeme tarihinde 6.6223 TL olduğunu, temerrüde düşmüş olan bakiye limitinin bu kur üzerinden hesaplanmasını, davacının kendi sigortalısına ödediği tazminat davalı tarafından tamamen ödenmediğinden bakiye alacak için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatılmış ise de davalının itirazı ile takibin durduğunu, davacının kendi sigortalısının zararını döviz cinsinden tazmin ettiği ve rücu ettiği alacağı tahsil tarihindeki kur karşılığı olarak talep etme hakkı bulunduğunu belirterek tahsilde tekerrür olmamak ve sigorta limiti dahilinde olmak üzere davalının  itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın tahsil tarihindeki kur üzerinden ve döviz için uygulanan faiz, masraf  ve vekalet ücretleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile ile sınırlı olduğunu, kazaya karışan ... plakalı sayılı aracın müvekkil şirketin nezdindeZMMS ile sigortalı olduğunu, müvekkil şirketin bu poliçede maddi zararlara ilişkin teminat limiti ise kaza tarihi itibariyle araç başına 36.000 TL olduğunu, davacı tarafça meydana gelen araç hasar tazminatı için 31/12/2019 tarihinde karşı yana 17.795,00 TL tazminat ödemesinin gerçekleştiğini, delil niteliğinde olan eksper raporu kapsamında ödemelerini gerçekleştiren sigorta şirketinin tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla araç hasarı talebine ilişkin karşı yanın yokluklarında aldırmış olduğu tespit raporu veya faturaları varsa kabulünün mümkün olmadığını, fahiş hesaplamanın yer aldığı herhangi bir amortismanın mahsup edilmediğini, iskonta uygulanmadan hesaplamanın yapıldığını bu nedenle hasarla ilgili yeniden rapor alınması gerektiğini, aracın onarılmasına ilişkin olarak dosyaya herhangi bir fatura sunulmadığını, davacının alacağını tahsil edeceği tarihteki kur üzerinden dövize uygulanan 3095 sayılı Kanunun 4 a maddesi kapsamında faiz talep edemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, davalının İst.Anad. ...İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 2.723,62 Euro asıl alacak ile 70,22 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.793,84 Euro üzerinden takip şartlarındaki hali ile aynen devamına, asıl alacağa 3095 sayılı yasanın 4/a mad. gereğince takip tarihinden itibaren devlet bankalarının o yabancı para (euro) ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme bilirkişi raporu ile sigorta limitini hesaplatmış ve bu limit ile sınırlı hüküm kurduğunu, dava dilekçelerinde  taleplerinin sigorta limiti kadar olduğunu,  hüküm de sigorta limiti kadar olduğunu, dava sonunda kısmen kabul kısmen ret kararı yerinde olmadığını, buna bağlı olarak da davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti (hüküm kısmının 4. maddesi), masrafa ilişkin madde (6. maddesi) ve arabuluculuk ücretine ilişkin (8. maddesi) maddelerinin yasaya uygun olmadığını, sigortanın sorumluluğu talep edilmiş ve sorumlu olduğu miktarın tamamı üzerinden hüküm kurulduğunu, davalı yararına vekalet ücretinin kaldırılmasını, masraf kısmının tamamına  hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kabul edilen zararın fahiş bir meblağ olduğunu, 5684 Sayılı Kanunun 22/17. maddesine göre delil niteliğindeki bağımsız eksper raporuna göre zararın 17.795,00 TL karşılığında giderilebileceği tespit edildiğini, buna karşın fahiş mablağ üzerinden hüküm kurulmasını kabul etmeyeceklerini,  bakiye alacağa kül halinde itiraz ettiklerini, kararın bu yönüyle kaldırılmasını talep ettiklerini, istinafa konu karar ile poliçe teminat limitinin aşıldığını, ZMSS poliçe teminat limitleri Hazine ve Maliye Bakanlığı nezdinde belirlenen Türk Lirası teminatı olduğunu, poliçe primlerinin de Türk Lirası olarak tahsil edildiğini, kazanın meydana geldiği 2018 senesi itibarıyla ZMSS poliçesi teminat limitinin 36.000,00 TL tutarında olduğunu,  dosya içerisindeki bilgi, belge ve ikrar ile de müşahede edileceği üzere, poliçe üzerinden 17.795,00 TL ödeme yapıldığını, bu durumda, bakiye teminat  (36.000-17795=18.205-TL) 18.205 TL olduğunu, hüküm esnasında, fiili ödeme tarihindeki Euro kurunun 18.205,00 Türk Lirası sınırına göre karar verilmesi gerekirken bu limitin hiç değerlendirilmemesi ve fahiş hata ile hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu,  hatalı olarak bakiye 18.205,00 TL teminat gözetilmemesi taleple bağlılık ilkesine de aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için yapılan takibe itirazın iptali  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 22.10.2018 günü Saat: 18:10 sıralarında davalının trafik sigortalısı olan dava dışı sürücü ...' ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı kamyonu ile D-010- 20 sayılı Devlet Yolunu takiben Giresun ili Görele İlçesinden Tirebolu ilçesi istikametine seyir ederken olay mahalline geldiğinde  bölünmüş tek yönlü iki şeritli yolun sağ ileri şeridinde kendi ile aynı yöne seyir etmekte olan dava dışı sürücü ...' ın sevk ve idaresinde bulunup davacının kasko sigortası teminatı altında bulunan ... plakalı otomobilin sol arka yan kısımlarına kendi kamyonunun sağ ön kısımları ile çarpması ile maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği,  ... plakalı aracın kasko sigortacısı olan davacının hasar bedelini ödedikten sonra zarar davalı tarafından tamamen ödenmediğinden bakiye alacak için icra takibi başlattığı, davalı borçlunun itirazı üzerine de eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.Hasar bedelinin belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunun hasarlı olan sigortalı aracın fotoğrafları ve ekspertiz rapor içeriği ile  sigortalı aracın hasarlı parçaları dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığına göre Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından hasar raporuna ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde, sigorta şirketlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde maddi tazminattan sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Kazanın meydana geldiği 2018 senesi itibarıyla ZMSS poliçesi teminat limiti 36.000,00 TL'dir. Dolayısıyla zorunlu mali sorumluluk sigortacısı meydana gelen zararı limit dahilinde gidermekle sorumlu olduğundan poliçe limitinden daha önce yapılan ödemenin düşülmesi ile kalan limit üzerinden hüküm kurulmalıdır.Somut uyuşmazlıkta  alacak Euro cinsindendir. Hükme esas alınan bilirki raporunda belirtildiği gibi ... Sigorta A.Ş. tarafından 31.12.2019 tarihinde ödenen 17.795 TL'nin ödeme tarihindeki kur karşılığına göre 2.662,30 Euro olduğu,  poliçe limitinden çıkarılması ile bakiye limit 18.205 TL olduğu hesaplanmıştır.  (... Sigorta A.Ş. bakiye teminat limiti temerrüt tarihi 31.12.2019 itibariyle 8.205 / 6,6841 = 2.723,62 Euro) Temerrüt tarihindeki limit göz önüne alınarak hesaplama yapılmış olduğundan, Mahkemece bakiye teminat limitinin Euro cinsinden hesaplanması ve işlemiş faizi ile birlikte hükmedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak davalı ...şirketinin poliçe limiti TL üzerinden olup kurda artış da olabileceği gözetilerek kalan poliçe limitinin TL  olarak gösterilmemiş olması doğru olmamış ve hüküm bu yönden düzeltilmiştir.Takip talebinde davalı ... dışında sürücü de borçlu gösterilmiş olup dava dilekçesinde dava dışı dışı sürücünün teminat limitini aşan kısımdan sorumlu olacağı  açıklanarak  sigorta poliçesi limitleri ile sınırlı olmak üzere talepte bulunulmuştur. İlk Derece Mahkemesince  davalı ... şirketinin bakiye poliçe limiti kadar sorumlu olmasına karar verildiğine göre davada reddine karar verilen miktar olmadığı halde kısmen kabul gibi hüküm kurularak davalı taraf lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi doğru olmamıştır. İstinaf talebi yerinde görülerek hüküm fıkrasından davalı yararına olan vekalet ücreti hükümden çıkartılarak  yargılama giderinin tamamı davalı üzerinde bırakılmıştır.Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18. fıkrasında \"Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz.\"ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına  başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka  alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.Bu doğrultuda davacı tarafından dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18. fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu  itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceğinden bu yöne değinen istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Ancak davalının bu yönde istinaf talebi  bulunmadığından davacı yararına oluşan usuli kazanılmış hak nedeniyle hükümde  değişiklik yapılmamıştır.  (Yargıtay  4. Hukuk Dairesinin  2022/2615 E. ve  2024/7426 K. sayılı kararı) Bu nedenle; davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:A-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,Buna göre:1-Davanın KABULÜNE, davalının ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 2.723,62 Euro asıl alacak ile 70,22 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.793,84 Euro üzerinden ancak  kalan poliçe limiti 18.205,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla  takip şartlarındaki hali ile aynen devamına, Asıl alacağa 3095 sayılı yasanın 4/a mad. gereğince takip tarihinden itibaren devlet bankalarının o yabancı para (euro) ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden faiz işletilmesine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 1.851,03 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak yatırılan 598,18 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.252,85 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 6.474,62  TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  4-Davacı tarafça yapılmış 59,30 TL başvurma harcı, 598,18 TL peşin harç olmak üzere toplam 657,48 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafça yatırılan harç gideri ile tebligat, müzekkere toplamı 34,50 TL  ve bilirkişi ücreti olarak toplam 1.600 TL masraf olmak üzere toplam 1.634,50 TL yargılama giderinin davalıdan  alınarak davacıya verilmesine,6-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 760,89 TL'sinin davalılardan, 559,11 TL'sinin de davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,7-HMK'nın 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,<br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN;1-Davacı vekili ile davalı vekili tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-a)İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 32,50 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,b)İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 69,60 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"792bf5f4908effb3","SID":"3b5322fc81cd66d6"}}