{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/2501 <br>KARAR NO: 2025/570<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/09/2024<br>NUMARASI: 2024/122 Esas - 2024/635 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Rücuen Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2025<br>İlk derece mahkemesi  kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vekil edeni sigorta şirketi nezdinde kasko sigortalı bulunan dava dışı ... A.Ş'ye ait ... plaka sayılı aracın, ...'in evine 02/01/2017 tarihinde giren kimliği belirsiz kişi veya kişilerce, konutta bulunan araç anahtarının ele geçirilmesi suretiyle çalınmasına müteakip, sigortalının yaptığı başvuru üzerine poliçe kapsamında kendisine 618.000,00-TL hasar ödemesi yapılarak, sigortalının haklarına halef olunduğunu; sigortalı aracın çalınmasında ...'e ait evin bulunduğu, davalı site yöneticiliğinin ve bu sitenin güvenlik hizmetlerinden sorumlu diğer davalının kusuru bulunduğunu ileri sürerek, sigortalıya ödenen 618.000,00-TL tazminatın ödeme tarihi olan 21/02/2017 tarihinde işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekilleri aracılığıyla ayrı ayrı sundukları  cevap dilekçelerinde özetle; davacı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortalı aracın çalınmasında, site yönetiminin ve site güvenliğini üstlenen şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, sigortalı aracın çalınmasında aracı yedinde bulunduran konut malikinin, sağlaması gerekli önlemleri almamasının etkili olduğunu ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;  -Davacının davasının kabulü ile ; 618.000,00TL'nin 21/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, bu karara karşı davalı ... Site Yönetimi vekili ve davalı ... A.Ş  vekili tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairece verilen 28/12/2023 gün, 2020/2111 Esas - 2023/2226 Karar sayılı ilamla; \"Eldeki davanın yargılaması sırasında, mahkemece temin edilen 07/11/2019 günlü bilirkişi heyet raporunda da, çalınma olayının gerçekleşmesinde davalı site yönetiminin %30 oranında, davalı güvenlik şirketinin ise %60 oranında kusurlu bulunduğu, konut sahibinin de %10 kusurlu olduğu yönünde ağırlıklı görüş bildirildiği, söz konusu bu raporda imzası bulunan hukukçu bilirkişinin ise; aracı site maliki ve eşinin tasarrufuna bırakan sigortalının %40 oranında kusurlu sayılması gerektiği açıkladığı; 02/01/2017 tarihinde gerçekleşen olayda aracı çalan kişi veya kişilerin aynı gün girdikleri konuttu muhtelif ziynet eşyalarını da çaldıkları, bu çalınma olayı ile ilgili olarak İstanbul 8. Tüketici Mahkemesi'nde görülen 2017/240 Esas sayılı başka bir dava daha bulunduğu, bu davanın da eldeki davanın davalılarına yönelik olarak konut sahipleri tarafından açıldığı, söz konusu bu davanın yargılaması sonucunda mahkemece çalınma olayının gerçekleşmesinde site yönetiminin %30 oranında, davalı güvenlik şirketinin %60 oranında kusurlu olduğu, konut sahibinin ise %10 oranında kusurlu bulunduğuna ilişkin bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle verilen 2017/240 Esas- 2019/75 Karar  sayılı ilamla ziynet eşyaların çalınması neticesinden uğranılan toplam zararın 177.200,00-TL olduğu, talep sahibinin kusuru oranında indirim yapılması gerektiği belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile davalıların 159.480,00-TL tazminatla sorumlulukları yoluna gidildiği ve bu kararın istinaf yasa yolu incelemesinden geçerek 16/06/2020 tarihinde kesinleştiği de dosya kapsamından ve UYAP kayıtlarından görülmüştür. Hal böyle olunca, eldeki davada ilk derece mahkemesince araç çalınma olayının gerçekleşmesinde taraf kusur  durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin düzenlenen 07/11/2019 günlü rapordaki çoğunluk görüşünün benimsenmesinde ve bu şekilde davalıların sorumluluğu yoluna gidilmesinde kural olarak usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamakta ise de;  davalıların sigorta şirketinin sigortalısına yaptığı ödeme miktarından değil, sadece gerçek zarar miktarından kusurları nispetinde sorumlu olacaklarının gözetilmemesi hatalıdır. Her ne kadar yargılama sırasında temin edilen ve hükme esas alındığı anlaşılan 07/11/2019 günlü bilirkişi heyet raporunda, çalınan aracın bugün itibariyle, yani rapor tarihi itibariyle piyasa rayiç değerinin 630.000,00-TL olduğu yönünde belirleme mevcut ise de bu belirlemenin, rapor tarihi itibariyle değil rizikonun gerçekleştiği tarihe göre yapılması gerektiği konusunda duraksama bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece aracın çalındığı tarihteki gerçek piyasa rayiç değerinin ne olduğu konusunda açık ve denetlenebilir gerekçeler içeren bir bilirkişi raporu temin edilmeksizin ve sigortalıya atfedilen kusur gözetilmeksizin talebinin tamamının kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur.\" denilmek suretiyle, ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-a/6 hükmü kapsamında kaldırıldığı görülmüştür. Dairece verilen kaldırma kararından sonra, 2024/122 esasına kayıtlanan davanın yargılaması sonucunda; mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, kaldırma kararı, kaldırma kararından sonra temin edilen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı yeniden değerlendirilerek; \"İstinaf ilamı doğrultusunda dosya otomotiv alanında uzman makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek, 02/01/2017 tarihi itibari ile davaya konu aracın 2.el satış fiyatının belirlenmesi istenilmiştir. Bilirkişi 28/05/2024 tarihli raporunda, piyasa araştırması yaparak ayrıca 2.el işini yapan galerilerle görüşmesi neticesinde ayrıca gelir idaresinin yayınladığı kasko arşiv kasko değer listelerinin incelenmesi sonucunda,  söz konusu aracın 2016 Ağustos ayından satın alınmasından itibaren olay tarihi 02/01/2017 tarihi itibari ile sadece 5 aylık bir kullanım sonucu düşük kilometrede olacağını da dikkate alınmasıyla 02/01/2017 tarihi itibari ile piyasa 2.el raiç değerinin ortalama 620.000,00TL olduğu sonucuna varıldığını bildirmiştir. Davacı taraf dava dilekçesinde, talebinin 618.000,00TL olarak belirlediğinden taleple bağlılık kuralı gereğince, 618.000,00TL'nin dikkate alınması gerekmektedir. İstinaf ilamında da vurgulandığı üzere sigortalının kusur oranı olan %10'nun düşülmesi neticesinde davacının talep edebileceği miktar 556.200,00TL olduğu...\" gerekçesiyle; -Davacının davasının kısmen kabulü ile,  -556.200,00TL'nin 21/02/2017 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.Karara karşı davalı ... A.Ş. vekili ve ... Sitesi Yöneticiliği vekili tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı taraf vekillerinin istinaf nedenleri benzer olup, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun gerekçesiz bulunduğu, raporun denetimden uzak olduğu, bu nedenle yetersiz ve geçersiz nitelikteki böyle bir rapora dayanılarak sonuca ulaşılamayacağı, ayrıca kusura ilişkin kabul şeklinin de hatalı bulunduğu hususlarına yöneliktir. Dava; Dairece verilen kaldırma kararında da işaret edildiği üzere, kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödeme yapan sigortacının yaptığı ödemeyi, zarar sorumlusu olduğu ileri sürülen davalılardan rücuen tahsili isteğine ilişkin olup, önceki karar bakımından yapılan eksikliklerin nelerden ibaret olduğu, konuya ilişkin nasıl bir araştırma ve  değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiş ve  ilk derece mahkemesince kaldırma kararı doğrultusunda bilirkişi raporu alınmak ve bu rapora itibar edilmek suretiyle istinaf konusu karar verilmiştir. Hal böyle olunca;  kaldırma kararından sonra temin edilen 28/05/2024 günlü bilirkişi raporunun; dairemizce de benimsenen Yargıtay yerleşmiş içtihatları doğrultusunda aracın yaşı (-kaza tarihinde yeni trafiğe çıkmış 5 ay süre kullanılmış bir araçtır), markası, modeli ( -2016  model ...), özellikleri, kilometresi gözetilerek, piyasa araştırması ve Kasko Arşiv Kasko Değer listelerinin incelenmesi sonucu  düzenlenmiş olması karşısında hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından;  ilk derece mahkemesi tarafından kaldırma kararında sebepleri gösterilmek suretiyle isabetli bulunan kusur durumu ile  davacı taraf  talep miktarı dikkate alınarak taraflar arasındaki uyuşmazlığın yazılı biçimde sonlandırılmış olmasında somut olayın özelliklerine, istinaf edenlerin sıfatına ve istinaf nedenlerine göre herhangi bir isabetsizlik tespit edilemediğinden, davalılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının yerinde olmadığı reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1/Yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı davalı ... A.Ş. vekili ve Kemer Country Kemerköy Sitesi Yöneticiliği vekili vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalılardan karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca birlikte alınması gereken  37.994,02-TL harçtan peşin yatırılan 18.999,00-TL harcın düşümü ile kalan 18.995,02‬-TL bakiye istinaf karar ve  ilam harcının istinaf başvurusunda bulunan davalılardan müştereken ve müteselsilen   tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,  4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama  giderlerin üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.17/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4e0c5a56dfc6d4bf","SID":"7d06752f49aaf4a3"}}