{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/2066 <br>KARAR NO: 2025/1023<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/04/2024<br>NUMARASI: 2023/45 E - 2024/332 K<br>DAVANIN KONUSU: Sözleşmenin İptali<br>KARAR TARİHİ: 17/04/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketle dava dışı ... Pazarlama Ltd. Şti. arasında \"... Mah. ... Sok. ... Sitesi ... Blok Apt No:... ... Sultanbeyli/ İstanbul\"  adresindeki \"...\" numaralı tesisat için elektrik perakende satış sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin eski abonesi dava dışı ... Pazarlama Ltd. Şti. tarafından abonelik sözleşmesine ait fatura borçlarının ödenmediğini, ilgili adreste 04.10.2022 tarihinde elektrik enerjisi kesilmiş olmasına rağmen dava dışı şirket tarafından mühür fekki yapılarak kaçak olarak elektrik kullanılmaya devam edildiğini, daha sonra aynı adres için davalı ... adına borçlu şirketle bağımsız oldukları iddiasıyla borçtan muaf sözleşme yapılması talebinde bulunulduğunu, söz konusu talep üzerine tüketicinin beyanıyla bağlılık ilkesi gereği müvekkili şirketle davalı arasında 16.12.2022 tarihinde ... numaralı tesisat için elektrik perakende satış sözleşmesi imzalandığını, ancak sözleşmenin imzalanmasından sonra müvekkili şirket tarafından yapılan araştırmalar sonucu  davalı ...'ın dava dışı ... Pazarlama Ltd. Şti.'nin yetkilisi ve ortağı ...'ın annesi olduğunun tespit edildiğini, davalının, ... Pazarlama Ltd. Şti. ile birlikte hareket ettiğini, ... Pazarlama Ltd. Şti.'ne ait borcu ödememe amacıyla gerçek iradesini gizlemek suretiyle müvekkili şirkete perakende satış sözleşmesi başvurusunda bulunduğunun yapılan incelemeler neticesinde tespit edildiğini, nitekim İTO kayıtları incelendiğinde davadışı ... Pazarlama Ltd. Şti. ile davacı ...'a ait \"...\" isimli şirketin adreslerinin aynı olup ... numaralı tesisatın bulunduğu adres olduğu görüleceğini, bu bağlamda müvekkili ile davalı arasında imzalanan sözleşmenin muvazaalı işlem gerekçesiyle iptali için işbu davanın ikame edilmesi zarureti hasıl olduğunu, müvekkili şirketin perakende satış sözleşmesinin imzalanması esnasında mevzuat hükümleri gereğince tüketicinin beyanıyla bağlı olduğunu, dava dışı borçlu şirketle davalı arasında organik bağ bulunduğunu, dava dışı borçlu ... Pazarlama Ltd. Şti.'nin müvekkili şirkete olan fatura borçlarını ödememesi üzerine davalı tarafından müvekkili şirket ile dava dışı borçlu şirketin borçlarından muaf tutulması için perakende satış sözleşmesi imzalandığını, dava dışı ... Pazarlama Ltd. Şti.'nin müvekkili şirkete 110.548,00 TL fatura borcu bulunduğunu, davalının  ise dava dışı şirket ile bağımsız gibi hareket ederek söz konusu borçları bertaraf edebilmek için 4004023244 numaralı tesisata ait yeni bir abonelik sözleşmesi imzaladığını, dürüst davranma ilkesi ve mevzuat hükümleri gereğince muvazaalı işlemin ortadan kaldırılması ve sözleşmenin iptalinin gerektiğini belirterek ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, ... numaralı tesisatın bulunduğu adreste mahkemece davalı tarafa tebligat yapılmaksızın HMK 400 vd. hükümleri doğrultusunda delil tespitine imkân tanıyacak şekilde keşif incelemesi yapılmasına, davalı ve müvekkili şirket arasında imzalanmış olan abonelik sözleşmesinin TBK 19 muvazaa hukuksal sebebine dayalı olarak iptaline, bu şekilde müvekkil ve davalı arasındaki muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın iddialarının hukuki mesnetten yoksun gerçek dışı iddialar olduğunu, davalı ...'ın, dava dilekçesinde belirtilen adreste kendi nam ve hesabına ticari iş yaptığını, dava dışı ... ile organik bağı bulunmamakla birlikte davacının muvazaa iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın dava dışı firma ile ilgili arasında bulunan husumetin davalı ...'ı ilgilendirmediğini, açılan işbu davanın kötü niyetli bir şekilde açıldığını, davalı müvekkilinin davacı firmaya karşı yükümlülüklerini yerine getirdiğini, üçüncü taraf ... isimli firma ile davacının arasındaki husumetten dolayı davalı müvekkilinin cezalandırılmak istendiğini, bu nedenle ihtiyadi tedbir talebinin ve işbu davanın reddi gerektiğini belirterek ihtiyati tedbir talebinin reddine, açılan haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \"Davacı elektrik üretim ve dağıtım yapan şirkettir. Basiretli bir tacirdir. Hiç kimse kendi muvazaasına dayanarak bir hak talep edemez.  Kaldı ki böyle bir hak talebi herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğu, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağı TMK 2 md de aykırıdır. Davacı sözleşme kurulmadan önce davalı ile dava dışı şirket arasında organik bağ olduğunu gerekli araştırmayı yapması gerekirdi. Ancak bunu yapmamıştır. Bu sebeple davanın reddine karar vermek gerekmiştir.\" gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; müvekkili şirketin  perakende satış sözleşmesinin imzalanması esnasında mevzuat hükümleri gereğince tüketicinin beyanıyla bağlı olduğunu,  davalının talebini mevzuat gereği reddetmesinin mümkün olmadığını,  mahkemenin gerekçeli kararında belirttiği üzere sözleşme kurulmadan önce davalı ile dava dışı şirket arasında organik bağın olup olmadığına ilişkin araştırma yapması, belge talep etmesi ve salt bu sebeple talebini geri çevirmesi mevzuat gereğince mümkün olmadığını,  kararın eksik inceleme ile verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.  Dava, davalı ile yapılan abonelik sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.Davacı vekili, dava konusu yerdeki eski abonenin fatura borçlarını ödemediğini, iş yerinin elektriğinin kesildiğini, eski abone tarafından mühür fekki yapıldığını davalı tarafça abonelik talep edildiğini,  borçlu şirketle bağımsız oldukları iddiasıyla borçtan muaf sözleşme yapılması talebinde bulunulduğunu, talep üzerine tüketicinin beyanıyla bağlılık ilkesi gereği müvekkili şirketle davalı arasında 16.12.2022 tarihinde elektrik perakende satış sözleşmesi imzalandığını, eski abone ile davalı arasında organik bağ bulunduğunu, davalının müvekkili şirketi aldatmak kastıyla talepte bulunduğunu ileri sürmektedir. Temel hukuk kurallarının en önemlilerinden bir tanesi alacak haklarının nisbiliği ilkesidir. Alacak hakkı ancak hukuki ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilir. Kural olarak borç ilişkinin dışında bir başka gerçek ya da tüzel kişiye karşı borç ilişkisinden doğan alacak hakkı ileri sürülemez. Ticaret şirketlerinde ise sınırlı sorumluluk ilkesi ayrı ve bağımsız malvarlığı oluşumunu yaratmaktadır. Tüzel kişi ile ortakları arasında malvarlığı ile sorumluluk ayrılmaktadır. Ticaret şirketlerinde sınırlı sorumluluk ya da ayrı malvarlığı ilkesinin alacaklıların menfaatlerine zarar verecek şekilde kötüye kullanılması durumunda alacaklıların hak ve menfaatlerini korumak için Kıta Avrupası ve Anglo-Sakson hukuk sistemlerinde “Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisi” geliştirilmiş ve tüzel kişiliğin arkasına sığınarak durumu kötüye kullanan ortakları sorumlu tutma imkanı getirilmiş, zaman içerisinde Yargıtay uygulamalarında da bu teori benimsenmiştir. Teorinin amacı, hakkaniyet gerektirdiği zaman tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınılmasının önlenmesidir. Teorinin uygulanmasının yasal dayanağı olarak dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağını düzenleyen MK’nın 2. maddesi kabul edilmektedir. Tüzel kişiliğin varlığı asıl olup borcun yükümlüsü olan bir tüzel kişilik bulunmakta iken bu tüzel kişiliğin malvarlığının alacaklarının zararına olarak kötüye kullanılması durumu iddia edilip kanıtlanmadığında şirketin ortaklarına ya da başka bir şirkete karşı bu borçtan dolayı yönelinemeyecektir. Ancak tüzel kişiliğin kötüye kullanıldığı bazı istisnai hallerde tüzel kişilik perdesi aralanmak suretiyle gerçek ya da tüzel kişi ortakların sorumluluğu cihetine gidilebilecektir. Uygulamada ve doktrinde tüzel kişi ile ortaklarının alanlarının ve malvarlığının birbirine karışması halinde, yetersiz sermaye durumunda, aynı şirketler topluluğu içinde yer alan kardeş şirketler arasında koşulların varlığı halinde ve çok istisnai hallerde Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisinin uygulanmasının mümkün olabileceği de kabul edilmektedir. Tüzel kişilik perdesinin kaldırılması üç şekilde görülebilmektedir. İlki tüzel kişilik perdesinin düz  kaldırılması, bu hal şirket borcundan dolayı şirket yönetici ve ortaklarına gidilme olanağı sağlamaktadır. İkincisi tüzel kişilik perdesinin ters  kaldırılması, bu hal şirket yönetici veya ortağının borcundan dolayı şirket tüzel kişiliğine gidilmesini sağlamaktadır. Üçüncüsü ise tüzel kişilik perdesinin çapraz kaldırılması olup, bu hal ise hakim şirketler topluluğunda söz konusu olabilmektedir. Yani perdenin aralanması ile şirket kurucusu gerçek kişilerin sorumluluğuna gidilebildiği gibi, aynı şirketler içerisinde yer alan kardeş şirketler arasında da sorumluluğun gerçekleştiğinin kabulü sağlanabilir. Belirtmek gerekirse bu teoriye ihtiyatlı yaklaşılmalı, zira teori ile kurallara istisna getirildiğinde mümkün olduğunca dar yorumlanmalı ve bu teorinin uygulanmasına ancak tüzel kişilik kavramının arkasına saklanılarak dürüstlük kuralına aykırı davranıldığı, kendisine tanınan hakkın kötüye kullanılarak üçüncü kişilerin zarara uğratıldığı, zarara yol açan tüzel kişinin sorumluluğuna hükmedebilmek için ise başka bir yasal nedene dayanılmasının mümkün olmadığı durumlarda başvurulmalıdır. (ÇAMOĞLU, Ersin, “Ticaret Ortaklıkları Bağlamında Perdenin Kaldırılması Kuramı ve Yargıtay Uygulaması’’, Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, C.32, .S.2, BATIDER, 2016, s.11-15 ) Somut uyuşmazlıkta; dava dilekçesine ekli belgelerden davalının 12.12.2022 tarihinde abonelik sözleşmesi için başvuruda bulunduğu ve eski  abonenin borcundan muaf tutulmak istemiş olduğu, taraflar arasında abonelik sözleşmesinin  imzalanmış  olduğu, taraflar arasında abonelik sözleşmesi haricinde yapılan bir sözleşmenin sunulmamış olduğu, davalının dava dışı şirketin borcundan sorumluluğunun organik bağın kanıtlanması halinde tüzel kişilik perdesinin kaldırılması yoluyla talep edilebileceği, davalının sorumluluğu yoluna gidilebilmesi için abonelik sözleşmesinin iptalinin gerekmediği gibi davacı şirketin basiretli bir tacir olarak sözleşme öncesi gerekli araştırmaları yapmasının beklenmesi gerektiği anlaşılmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi  isabetlidir.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL'nin istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili vergi dairesine yazılmasına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"289f1fe3207f3011","SID":"f07a12201660dc69"}}