{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/2667 <br>KARAR NO: 2025/610<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/07/2024<br>NUMARASI: 2024/31 Esas -  2024/702 Karar<br>DAVANIN KONUSU: 3. Kişi Tarafından Açılan Menfi Tespit<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı dava dilekçesi ile; davalı tarafından aleyhine Küçükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ancak takibe konu senette imzası ve kefilliğinin bulunmadığını, davalı ile herhangi bir alış verişi ve ticari ilişkisi de bulunmadığını, borca itiraz süresini kaçırması nedeniyle hakkında haciz işlemleri uygulandığını belirterek takibin durdurulmasını ve takibe konu senetlerin iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının, takipte kendisine gönderilen haciz ihbarnamelerini bizzat almasına rağmen süresi içerisinde itiraz etmediğini, takip borçlusuna karşı borcu olmadığını ispat yükünün davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ile Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 21.12.2023 tarihli 2023/1167 Esas ve 2023/3506 Karar sayılı ilamı ile Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir.İlk derece mahkemesince; \"..İİK 89.maddesi gereğince 3.haciz ihbarnamesinin tebliğinden sonra 15 günlük yasal süre içinde menfi tespit davasının açılması gerektiği, davacı tarafa 3.haciz ihbarnamesinin 03/06/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 15 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra 29/08/2022 tarihinde açıldığı, hak düşürücü sürenin resen mahkemece dikkate alınması gerektiği...\" kanaati ile; \"Davacı tarafından açılan davanın hak düşürücü süre yönünden REDDİNE\" karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacının yasal istinaf süresi içerisinde sunduğu 29.07.2024 tarihli dilekçesinde, dosyanın temyizi için Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesini talep ettiği, 01.09.2024 tarihli dilekçesinde ise, mahkemece verilen karar neticesinde aleyhine Manisa İcra Müdürlüğü'nde takip başlatıldığını, takibin durdurulması için yazı gönderilmesini istediğini, tüm aile efradına tebligat gönderilerek rencide edildiğini bildirmiştir. Dava, İİK'nın 89/3 maddesi gereğince açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davaya dayanak Küçükçekmece İcra Dairesi'nin 2023/109754 (Eski Küçükçekmece ... İcra Dairesi'nin ...) Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı ... tarafından dava dışı ...ve ... aleyhine kambiyo senedine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, davacı vekilinin talebi üzerine davacı adına düzenlenen 17.10.2021 tarihli birinci haciz ihbarnamesinin 27.12.2021 tarihinde, 27.01.2022 tarihli ikinci haciz ihbarnamesinin 03.03.2022 tarihinde ve 17.05.2022 tarihli üçüncü haciz ihbarnamesinin ise 03.06.2022 tarihinde tebliğ edildiği, eldeki davanın ise 29.08.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352. maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna başvuru talebinde uyulması zorunlu şekil şartlarından birisi istinaf dilekçesinde başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin gösterilmesi zorunluluğudur. Yapılan incelemede; davalı tarafından sunulan istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde istinaf gerekçe ve sebebine yer verilmediği, ilk derece mahkemesinin kararında kamu düzenine aykırılık bulunmadığı da anlaşılmakla davalının istinaf başvurusunun HMK m. 353/1-b/1 gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf eden davacıdan alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama  giderlerin üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.17/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6aac02a15f465e9b","SID":"f15cbc94fa133902"}}