{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL BAM  <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/120 <br>KARAR NO: 2025/486<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/06/2020<br>NUMARASI: 2020/90 Esas -  2020/304 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Kasko Sigorta Poliçesi Kapsamında Yapılan Ödemenin Rücuen Tahsili İçin Başlatılan İcra Takibine İtirazın İptali<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2025<br>İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.03.2017 tarihinde ...'ın sevk ve idaresindeki  ... plakalı aracın, seyir halinde olan ... plakalı aracın önüne kırma ve sol ön kısmından çarpma şeklinde aracın spin atmasına ve ... plakalı ... ün sevk ve idaresindeki aracın sağ arka kısmına çarpmasıyla bu aracında çarpmanın etkisiyle sol ön kısımlarıyla bariyere çarptığını, bu sırada arkadan gelen ...'in idaresindeki ... plakalı aracında her iki aracın ortasından geçmek isterken sağ ve sol yan kısımlarını araçlara çarpması ile kazanın meydana geldiğini, ... plakalı aracın  müvekkili şirket nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın pert-totale ayrıldığını, yapılan piyasa araştırmalarında aracın rayiç değerinin 395.000,00-TL olduğu ve hasarlı aracın satışa çıkarıldığını, 300.699,00-TL'den ihale edildiğini, bu tutarın sovtaj bedeli olduğunu, aradaki fark olan 94.301,00-TL'nin 25.05.2017 tarihinde sigortalıya ödendiğini, TTK'nın 1472/1. maddesi gereğince sigortalının haklarına halef olunduğunu, ...plakalı aracın ilgili kazaların yaşanmasına sebebiyet veren olarak tazminattan sorumlu olduğunu, davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibine geçildiğini, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini belirterek, dava konusu takibe itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ödemeyi 25.05.2017 tarihinde yaptığını, takibe ise 29.09.2017 tarihinde geçildiğini, bu tarihten sonra da herhangi bir işlem yapılmadığını, KTK'nın 109. madde gereği zamanaşımının gerçekleştiğini ayrıca İİK'nın 67. madde gereği icra takibine itiraz tarihinden sonrada dosyada 1 yıllık süre ile işlem yapılmamış olması sebebiyle zamanaşımının gerçekleştiğini ve dava konusu aracın 19.10.2016 tarihli araç kiralama sözleşmesi ile 36 ay süreliğine ... Paz. A.Ş'ye kiralandığını, uzun süreli kiralama sözleşmesi bulunması nedeniyle işleten sıfatının bulunmadığını, kazaya ilişkin kusur raporu alınmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; \"... İİK 67. Madde gereği itirazın iptali davasının görülmesine cevaz veren 1 yıllık hakdüşürücü sürenin açıkça itiraz tebliği koşulunu aradığı gözetildiğinden ve davacıya itirazın tebliğ edildiğine ilişkin bilgi belge dosya içeresinde yer almadığından bu husustaki itiraza itibar edilmemiştir. Davalının ikinci zamanaşımı iddiası ise KTK 109 madde gereği öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresine ilişkin olup; TBK 154/2 kesilen zamanaşımı süresinin TBK 156/ 1 madde gereği yeniden işlemeye başlayacağı dava konusu olayda 29.09.2017 tarihinde yeniden işleyen zamanaşımı süresinin 29.09.2017 tarihinde dolacağı yönündedir. Davalının zamanaşımı itirazının incelenmesinde  davacının 05.10.2017 harçlandırma tarihli takip talebi ile takibe giriştiği, ödeme emrinin borçluya 10.10.2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından 12.10.2017 tarihinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, takip talebi ile zamanaşımı süresinin kesilip ; yeniden işlemeye başlayacağı ; alacaklı davacı tarafından ise takip tarihinden sonra ilk kez  19.12.2019 tarihinde dava şartı olması nedeni ile arabulucuya müracaat edildiği , davacının halefiyete ilişkin tazminat talebini  KTK 109 madde de öngörülen 2 yıllık süreden fazla dava ve takip etmediği anlaşıldığından davanın zamanaşımı nedeni ile usulden reddine...\" şeklindeki gerekçeyle davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; davalı borçlunun icra dosyasına yaptığı itirazın taraflarına tebliğ edilmediği, itirazın iptali davası açma süresinin itirazın tebliğ edildiği tarihten başladığı, tebliğ edilmemiş olan dava açısından zamanaşımı süresinin başlamamış olduğu, ilk derece mahkemesince verilen kararın hatalı olduğu ve kaldırılması gerektiği hususuna yöneliktir.Dava; Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında yapılan ödemenin zarar sorumlusundan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Görülmekte olan dava bakımından zamanaşımı süresi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1420. maddesi gereği iki yıldır. (KTK'nın 109.maddesi kapsamında da 2 yıllık zamanaşımı süresi düzenlenmiştir)Davaya konu trafik kazası 28.03.2017 tarihinde meydana gelmiş, davacı tarafça, hak sahibi sigortalıya 25.05.2017 tarihinde ödeme yapılmasını müteakip 05.10.2017 tarihinde icra takibine başlanmış,  icra takibine itiraz edilmesi üzerine duran icra takibinin devamını temin için ise görülmekte olan itirazın iptali istemli dava 31/01/2020 tarihinde açılmıştır. Görülmekte olan davada, davalı aleyhine 05.10.2017 tarihinde iki yıllık zaman aşımı süresi geçirilmeden icra takibi başlatıldığı, dolayısıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibiyle 2 yıllık zamanaşımı süresinin kesildiği ve yeni bir sürenin başladığı konusunda bir duraksama bulunmamaktadır. İcra takibinde davalı, ödeme emrine itiraz ederek takibi durdurmuştur. Bu durumda takibin itirazla durmasından sonra, alacaklı yeni bir takip işlemi yapma yetkisini kazandığı anda süre yeniden işlemeye başlayacaktır. Borçlunun takibe itirazı giderilmeden alacaklının icra takip işlemi yapması mümkün değildir. Bu nedenle borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmediği sürece hak düşürücü süreler ve zamanaşımı süreleri yeniden işlemez. Diğer bir ifadeyle; zamanaşımı süresinin işlemeye başlayabilmesi için alacaklının icra takip işlemi yapabilecek durumda olması gerekir. İtiraz giderilmediği sürece alacaklı, icra takip işlemi yapamayacağı için bu dönemde zamanaşımı süresi işlemez. İİK'nın 62. maddesine göre itiraz eden borçlu itirazla birlikte itirazın tebliği için gerekli masrafı vermek zorundadır. Borçlunun masraf vermemesi nedeniyle itiraz dilekçesi tebliğ edilmediği dönemde zamanaşımı süresinin işlediğini kabul, alacaklının maddi hukuka göre takipte haklı olduğu bir alacağı borçlunun insiyatifine bırakmış olur. Ayrıca itirazın iptali davası açma süresi 1 yıl olup, ödeme emrinin tebliğ tarihinden zamanaşımının işleyeceğinin ve itirazla sürenin durmayacağının kabulü, itirazın iptali davasının açılma süresini kısaltır. Kanun koyucunun yapmadığı bir sınırlama yorum yoluyla getirilmez.  Somut olayda; davalının itirazı üzerine duran icra takibinde, davalının itirazının takip alacaklısı davacıya tebliğ edildiğine dair belge mevcut olmadığından, icra takibiyle kesilen zamanaşımı süresinin yeniden başladığını kabule yasal olanak bulunmamaktadır. Sonuç olarak mahkemesince zamanaşımına ilişkin yasal düzenlemelerin hatalı değerlendirilmesi sonucunda davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK'nın 353/1-a/4.maddesi hükmü uyarınca kaldırılmasına ve zamanaşımı definin reddi ile uyuşmazlığın esasına girilerek oluşacak duruma göre yeni bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle  KABULÜ ile, Bakırköy  3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/06/2020 tarih ve 2020/90 Esas 2020/304 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/4.maddesi hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA,2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının  talebi halinde davacıya İADESİNE,4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d4802fd3a98b3143","SID":"3590f30a54afb758"}}