{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/458 - 2025/538<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2025/458 <br>KARAR NO\t: 2025/538<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 04.03.2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/167 Esas<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ\t: 24.04.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 24.04.2025<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen 04.03.2025 tarihli ara karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 27.10.2023 tarihinde davalı Sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, davalı ...'un işleteni olduğu, davalı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yolun sağ tarafında, önünde park halinde arızalı olan ... plakalı araca çarptığını, aracı tamir etmek için kriko ile aracın arka tarafını kaldıran, aracın altında aracı tamir etmekte olan davacının üzerine aracın krikodan kurtularak düşmesi sonucu ... plakalı aracın park halinde olan ... ve ... plakalı araçlara da çarpması sonucu maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, araç sürücüsünün kaza mahallinden yaya olarak kaçtığını, kaza tespit tutanağına göre davalı İsa'nın kusurlu bulunduğu gerekçesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/234233 sayılı soruşturması ile iddianame düzenlendiğini ve Ankara 78. Asliye Ceza Mahkemesinin 2025/36 Esas sayılı dosyası ile yargılamanın devam ettiğini, davacının yaralanması nedeniyle maddi ve manevi zararlarının meydana geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere geçici iş göremezlik için 100,00-TL, sürekli iş göremezlik için 100,00-TL,  olmak üzere 200,00-TL maddi tazminatın ve 120.000,00TL manevi tazminatın  kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalıların öncelikle ... plaka araç olmak üzere,  taşınır ve taşınmaz malları, üçüncü kişilerdeki  hak ve alacakları da dahil olmak üzere tüm malvarlığı üzerine  ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece 04.03.2025 tarihli ara karar ile; dava dilekçesi ve dosya kapsamına göre  davacının yaklaşık delil ile alacağını ispatlayacak durumda olmaması,  yargılamayı gerektirmesi nedeniyle, yerinde görülmeyen ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiş, ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/167 esas sayılı dosyasında verilen ihtiyati haciz red ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı sürücünün olay yerinden kaçtığı da dikkate alınarak, davalı ... ve ...'un öncelikle ... plakalı araç olmak üzere taşınır, taşınmaz ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;<br>Davacı vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tDava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>\t2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir\" düzenlemesi muaccel, bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlenmiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2. maddesinde; \"Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:<br>\t1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; <br>\t2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; <br>\tBu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.\" şeklinde düzenleme yapılmıştır. <br>\tBu açıklamalara göre ihtiyatı haciz “Alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması”dır. \t<br>\tİİK'nın 258. maddesinde ise; \"İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.<br>\tMahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. <br>\tİhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.<br>\t2004 sayılı İİK'nın 258/1. Madde metninden de anlaşıldığı üzere ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' gereklidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değil, diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaz. Ancak ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının alacağın varlığı ve haciz sebepleri hakkında yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanaat getirecek deliller sunulması gerekir.<br>\tDavacı vekili, 27.10.2023 tarihinde davalı ...'un işleteni, ...'un sevk ve idaresindeki,  aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yolun sağ tarafında, önünde park halinde arızalı olan ... plakalı araca çarptığını, aracı tamir etmek için kriko ile aracın arka tarafını kaldıran, aracın altında aracı tamir etmekte olan davacının üzerine aracın krikodan kurtularak düşmesi sonucu davacının yaralandığını, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere geçici iş göremezlik için 100,00-TL, sürekli iş göremezlik için 100,00-TL,  olmak üzere 200,00-TL maddi tazminatın ve 120.000,00TL manevi tazminatın  kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalıların öncelikle ... plaka araç olmak üzere,  taşınır ve taşınmaz malları, üçüncü kişilerdeki  hak ve alacakları da dahil olmak üzere tüm malvarlığı üzerine  ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiş mahkemece davacının ihtiyati haciz talebinin yaklaşık ispat koşullarının oluşmaması nedeniyle  reddine karar verilmiştir. <br>\tDosya kapsamına göre davanın trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu,  kaza tespit tutanağında belirtilen kusur oranı, davacının maluliyetinin ve iş göremezlik süresinin belirlenmemiş olması, talep edilen tazminat miktarı dikkate alındığında alacak muaccel ise de talep edilen tazminat miktarı ve ölçülülük ilkesi gözetildiğinde,  alacak miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerekmesi, olayda davacı vekilinin talep ettiği maddi tazminat miktarının  hayatın olağan akışı içerisinde herkes tarafından ödenebilecek bir rakam olması, manevi tazminatın miktarının, kapsamının ve koşullarının hakimin takdirine bağlı olarak belirlenen bir tazminat türü olması,  tazminat yükümlüsünün tutum ve davranışları olayın özelliği, kusurun varlığı, maluliyetin bulunup bulunmaması ve oranı, niteliği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları gibi benzeri pek çok subjektif etkene göre belirlenen bir tazminat türü olup, maddi tazminat gibi miktarı objektif koşullara göre belirlenecek bir tazminat türü olmaması bu nedenlerle alacağın muaccel olması yanında, ihtiyati hacze esas belirli bir miktar olması gerekmesi,   bu aşamada tarafların kusur oranı ile manevi tazminat alacağının miktarının toplanacak deliller, maluliyet oranı gibi hususların belirlenmesi için yargılama yapılmasını gerektirmesi, koşullar değiştiğinde yeniden ihtiyati haczin talep edilebilmesinin mümkün olması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde   bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin ara karar yönelik istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br> 1-Davacı vekilinin 04.03.2025 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yerolmadığına, <br>3-Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1(f) maddesi gereğince KESİN olmak üzere  24.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br>                 * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f89ddd485b0c58bc","SID":"21f3bd2f1c567e2f"}}