{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/723 Esas<br>KARAR NO: 2025/472 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2023/729 Esas- 2024/138 Karar<br>TARİH:  06/02/2024<br>DAVA: Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)<br>KARAR TARİHİ: 20/03/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  2015 yılında davalı şirketin üreticisi olduğu baskı makinesini dava dışı şirketten satın aldığını, 2014 yılına ait satış sözleşmesi ile makine için 2 yıl ücretsiz, 10 yıl ise ücretli olmak üzere yedek parka garantisi ve teknik servis hizmeti verileceğinin taahhüt edildiğini, makinenin tekrar arızalanması üzerine makinenin satışını yapan bayi ile iletişime geçildiğini fakat bayinin iflas süreceinde olması ve bayilik ilişkisinin sona ermiş olması nedeniyle teknik servis hizmeti alma taleplerinin davalıya yöneltildiğini, davalının bu hizmeti vermeyi reddettiğini, makineye ilişkin bilirkişi tespiti yapıldığını, makinedeki arızanın ve arızanın yetkili servis aracılığı ile tamir edilebileceği hususunun tespit edildiğini, davalı markasına güvenilerek piyasa fiyatının çok üstünde bir fiyatla alınan makineye ilişkin teknik servis hizmetinin verilmediğini, bu kapsamda makinenin misli ile değiştirilmesi ile mümkün değilse makinenin davalıya iadesi ile makine bedelinin kendilerine ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davalı şubenin tüzel kişiliğinin bulunmadığını, Türkiye’deki varlıklarının şirket ürünlerinin tanıtımı ile sınırlı olduğunu, husumet ehliyetlerinin bulunmadığını, zamanaşımı defilerinin bulunduğunu, davacı ile aralarında sözleşmesel ilişki bulunmadığını, makine satış işleminin dava dışı bayi tarafından verildiğini, teknik servis hizmetlerinin de satışı yapan bayiler tarafından verildiğini, davacının ayıba ilişkin haklarını dava dışı satıcıya yöneltmesi gerektiğini, davacının ayıp bildiriminde  bulunmadığını, ayıba ilişkin seçenek haklarından hangisi kullanmak istediğini bildirmediğini, ortada bir ayıbın mevcut olmadığını, davacının terditli şekilde talepte bulunamayacağını, ayıp nedeniyle taleplerin satıcıya yöneltilmesi gerektiğini zaten makinenin sel sonucunda arızalandığını ve makinenin ayıplı olmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 06/02/2024 tarih 2023/729 Esas- 2024/138 Karar sayılı kararında; \"Uyuşmazlık, Roland marka makineye ilişkin teknik servis hizmeti ve yedek parça hizmeti verilmemesi nedeniyle makinenin kullanılamayacak hale geldiği iddiasıyla davalı üreticiden makinenin misli ile değiştirilmesinin talep edilip edilemeyeceği, davalının zamanaşımı defi ile husumet itirazının yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Somut olayda; davacı, dava dışı İlhan şirketinden dava konusu ... marka baskı makinesini 2014 yılında satın aldığını, satıcının 2 yıl ücretsiz, 10 yıl ise yedek parça ve ücretli teknik servis hizmeti vermeyi taahhüt ettiğini, sel olayı sonrasında makinenin arızalandığını ve çalışmadığını, satıcının iflas etmesi nedeniyle makineye yedek parça sağlanmadığını, davalı üretici firmanın makine için teknik servis hizmeti vermeyi reddettiğini iddia ederek, makinenin misli ile değiştirilmesini veya makinenin iade alınarak bedelinin iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı beyanlarından anlaşıldığı üzere, ilgili makinede ayıp söz konusu değildir. Makine sel felaketi sonucunda hasar görmüş, çalışmaz hale gelmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı üreticinin, makineye ilişkin teknik servis hizmeti verme yükümlülüğü altında olup olmadığı, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde ise malın misli ile değişiminin talep edilip edilemeyeceğine ilişkindir. Davacının sunduğu 2 yıl garanti ve 10 yıl yedek parça ve servis hizmeti verileceğine ilişkin taahhütnamenin, dava dışı satıcı şirket ile arasında imzalandığı anlaşılmakla, sözleşmelerin nispiliği ilkesi uyarınca davalı şirketin söz konusu taahhüdü yerine getirmekle sorumlu tutulması mümkün değildir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme veya garanti belgesi mevcut olmamakla birlikte, dava konusu makinenin üreticisi davalıdır. Davalı üreticinin makinenin kullanım ömrü boyunca makineye ilişkin yedek parça ve teknik servis hizmeti vermekle yükümlü olduğu değerlendirilebilir, zira davacı tarafça belirtildiği üzere söz konusu makine, üretici şirket markasına ve ileride verilecek olan hizmetlerine duyulan güven sonucu davalıdan satın alınmıştır. Bu kapsamda TBK. 112.maddesi \"Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.\" düzenlemesi çerçevesinde, davalının ürettiği makineye ilişkin servis ve yedek parça hizmeti verme borcunu yerine getirmediği değerlendirilse bile davacı ancak bu borcun yerine getirilmemesinden doğan zararının tazminini talep edebilecektir. TBK.nın 227.maddesinde düzenlenen ve makinenin ayıplı olması halinde satıcıya karşı yöneltilebilecek seçimlik haklardan olan makinenin misli ile değiştirilmesi hakkının yerine getirilmesi için  davalıdan talepte bulunması mümkün değildir. Dava konusu makinenin ayıplı olmadığı, sel nedeniyle arızalandığı açık olmakla, bu halde ayıplı olmayan makine yönünden misli ile değişim yönündeki seçimlik hakkın  satıcıya yöneltilmesi gerektiğinden, davalı üreticiye yöneltilmesi mümkün olmadığından davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir...\"gerekçesi ile ''Davanın HUSUMET yokluğundan REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının, 2014 yılında İstanbul TÜYAP'ta yapılan reklam fuarına katıldığını, 2014 yılında İstanbul TÜYAP'ta yapılan Reklam Fuarında, ...'ın tanıtım standında işbu dava konusu Baskı Makinesi'nin tanıtımının davalı tarafından davacıya yapıldığını, işbu baskı makinesinin davalı tarafından tanıtım amaçlı Türkiye'ye getirildiğini, davacının işbu dava konusu baskı makinesi hakkında bilgi almak istediğini ve davalının standına gittiğini, davalının standında Türk vatandaşı olmayan davalı şirket yetkilisinin davacı şirket yetkilisini karşıladığını ve davalı standındaki yabancı uyruklu ve Türkçe konuşamayan kişi  ile davacı arasındaki iletişimi fuarda davacının o anda tanıştığı ... Ticaret Limited Şirketi (\"...Dijital\") yetkilisi ... isimli bir şahsın sağladığını ve davacı işbu dava konusu baskı makinesini almak istediğini söylediğinde, baskı makinesinin fuara tanıtım amaçlı geldiğinin söylendiğini ve aynı nitelikteki yeni makine için davalı ve davacı arasında fiyat pazarlığı yapıldığını, davacının fiyatı çok yüksek bulduğu için davalının standından ayrıldığını, reklam fuarının son günü ... standının önünden geçerken, işbu dava konusu baskı makinesinin satılacağını davalı yetkili bayisi ... yetkilisi olan ... isimli şahsın davacı şirket yetkililerine durdurduğunu, bunun üzerine davacının, davalı şirket yetkilisi ile doğrudan satış fiyatı pazarlığına oturduğunu ve davalı şirket ile davacı şirket arasında yapılan satış pazarlığı neticesinde davacının, işbu dava konusu baskı makines'nin alım satımı konusunda davalıyla anlaşmaya vardığını; Davalının, fuarda ... markası adı altında sergilediği ve tanıttığı baskı makinesini davalının resmi ve yetkili bayisi olduğunu söylediği ...'e teslim edeceklerini ve ...'e ödeme yaparak baskı makinesini teslim alabileceklerini ilettiğini, özetle işbu dava konusu makinenin İlhan Dijitalin davacı için ithal edip getirttiği bir makine olmadığını, fuarda ...'ın tanıtım amacıyla teşhir olarak Türkiye'ye getirdiği, birebir ...'ın kendisinin davacıya tanıttığı ve satış pazarlığını yaptığı bir makine olduğunu, bununla birlikte davalı vekilince Yerel mahkemenin 06.02.2024 tarihli son oturumu dilekçe ve ekinde belgeler sunulmuş olup, bu belgelerden birinin de davalı ile...arasında akdedilen Yetkili Bayilik Sözleşmesi olduğunu, davalı tarafından sunulan evrakları incelemek ve beyanda bulunmak üzere Yerel Mahkemeden süre istemiş olmalarına rağmen taleplerinin tutanağa geçirilmediğini ve süre verilmediğini, Yerel mahkemenin husumet yokluğundan davayı direkt reddettiğini, duruşma kayıtları incelendiğinde işbu durumun alenen görüleceğini, akabinde kendileri tarafından belgelerin incelendiğini, davalı ile ... Dijital arasında akdedilen Bayilik Sözleşme tarihinin 19.04.2018 tarihli olduğunun tespit edildiğini, özetle; davalının işbu dava konusu baskı makinesini fuarda kendi standında tanıttığını, davacıyı satın almaya ikna ettiğini, ardından yetkili bayisi olduğunu beyan etmek suretiyle ... Digital üzerinden satışını sağladığını, halbuki davalı tarafından son oturumda sunulan Bayilik Sözleşme tarihi 2018 tarihinde akdedilmiş olup, baskı makinesinin davacıya satış tarihinin ise 2014 olduğunu, kısaca, davalı tarafından yanıltılmak suretiyle davacının işbu baskı makinesini davalı markaya duyduğu güven ve itimatla satın aldığını; Nitekim, işbu bahsi geçen beyanların teyidinin yapılması için Yerel mahkemeden müzekkere yazılmak suretiyle, 2014 yılında İstanbul TÜYAP'ta yapılan Reklam Fuarı kayıtları/stand kayıtlarını/tanıtım yapan şirketlerin ve ürünlerin kayıtlarının TÜYAP'tan celbinin istendiğini, bununla birlikte Yerel mahkemece işbu talepleri göz ardı edilerek husumet yokluğu gerekçesiyle işbu davanın reddine karar verildiğini; Ayrıca işbu dava konusu baskı makinesinin, müvekkiline gizli ayıplı olarak satıldığını ve teslim edildiğini, davacının, baskı makinesini satın aldığı ilk gün itibariyle ve ilk kullanımdan itibaren baskı makinesinin düzgün çalışmadığını, yani yapılan baskı işlerinde hata verdiğini ve bozuk baskı yaptığı için davacının birçok defa davalının yetkili servisini çağırdığını ve teknik servis talebinde bulunduğunu, baskı makinesinin arızasının giderilemediğini, davacının, arızanın giderilmesi, arıza giderilemiyor ise ücret iadesinin yapılması hususunda defalarca  gerek davalı, gerekse yetkili servis ile  iletişime geçtiğini, ancak hiçbir sonuç alamadığını, bunun üzerine davacının, Arhavi Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12.10.2015 tarihli, 2015/35 D.İş. Ve 2015/38 K. Sayılı dosyası ile tespit davası açtığını ve yapılan tespit neticesinde tanzim edilen 07.10.2015 tarihli Bilirkişi Raporu uyarınca işbu dava konusu baskı makinesindeki oluşan hasarın kullanıcı hatası değil, makinenin sahip olduğu gizli ayıplar nedeniyle olduğunun tespit ve tayin edildiğini, Yerel Mahkemece delil tespiti dosyası celp edilmeden husumet yokluğu gerekçesiyle işbu davanın reddine karar verildiğini; Müvekkilinin, yine baskı makinesine ilişkin yaşamış olduğu son arızaya ilişkin olarak teknik servis hizmeti sağlanması hususunda makineyi satın aldığı davalının yetkili bayisi ile öncelikle iletişime geçtiğini, makinenin satışını yapan davalının yetkili bayisinin iflas sürecinde olduğunu ve davalının yetkili bayilik ilişkisini sona erdirdiğini iletmesi üzerine davacının 22.07.2021 tarihinde ... Markasının Türkiyedeki, davalı ... (\"... Türkiye Şubesi\") ile, gerekse davalı ... Türkiye Şubesi'nin yetkili teknik servisi olarak yönlendirdiği ... Dış Ticaret LTD ŞTİ  (\"OTS\") ile yazılı ve sözlü olarak birçok kez iletişime geçtiğini, yetkili teknik servis ... ile yapılan yazışmada makinenin kendilerinden alınmadığından bahisle üretici olarak davalı ... Türkiye Şubesine başvurulması gerekeceğinin bildirildiğini, bahse konu maili Yerel mahkemeye sunduklarını, ...'nin cevabı üzerine müvekkilinin davalı ... Türkiye Şubesi ile iletişime geçtiğini, davalının müvekkiline göndermiş olduğu yazılı cevabında ise; satışı gerçekleştiren yetkili bayideki sorunu bildiğini, yani bayinin iflas ettiği bildiğini ve bu nedenle başka bayilerle iletişime geçmesi gerektiğini ve diğer yetkili bayilerinin ise ürünü satmadıkları gerekçesiyle teknik servis verip vermemekte özgür olduklarını ve davalı tarafından da sahada satış sonrası hizmet verilmesinin mümkün olmadığını bildirdiğini; Satış sözleşmesinin ödeme planı kısmında, gerekse sözlü verilen taahhütler kapsamında; \"baskı makinesi için 2 sene ücretsiz servis ve devamında 10 sene yedek parça garantisi ve ücret karşılığı servis verilecektir” denilmek suretiyle makinenin  piyasadaki muadil makinelerin çok üzerinde bir fiyata satıldığını, müvekkili tarafından ... markasının üstün niteliklerine, dayanıklılığına, sağlamlığına, güvenilirliğine ve satış sonrası vereceği yedek parça sağlanması dahil tüm hizmetlere güvenilerek yüksek fiyatla satın alındığını, buna karşılık baskı makinesinin, müvekkiline gizli ayıplı olarak ve düzgün çalışamaz halde satılıp, teslim edildiğini, akabinde baskı makinesinin, alındığı gün itibariyle, birçok kez arıza yaptığını ve müvekkilinin teknik servis talebi sonucu gelen teknik servis ekibi tarafından arızaların geçici olarak giderilebildiğini; Baskı makinesinin son arızasında ise; davalı tarafından teknik servis ve ücret karşılığı yedek parça hizmeti verilmekten imtina edildiğini ve baskı makinesinin ölüme terk edildiğini, bunun üzerine davacının, Arhavi Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/1 D.İş dosyasına sunulan raporda tespite konu baskı makinesinde oluşan arızanın yetkili servis tarafından tespit edilebilir olduğu ve arızaya neden olan (hatalı kod gönderen) elektrik-elektronik parçaların teknik servis tarafından muadiliyle değiştirilmek suretiyle makinenin çalışır duruma getirilebileceğinin rapor edildiğini, yani teknik servis sağlanması suretiyle tamiri mümkün olan baskı makinesinin bugüne kadar davalı tarafından tamir edilmediğini; Bununla birlikte Yerel Mahkemenin vermiş olduğu gerekçeli kararın gerekçesinde kendisiyle çelişkili beyanlarda bulunduğunu, şöyle ki; Yerel mahkemenin gerekçeli kararında davalının üretici olarak sorumlu olduğunu kabul ettiğini ancak yine de işbu davayı reddettiğini, Yerel mahkemece de arz ve izah edildiği üzere davalının TBK 112. maddesi uyarınca zararı gidermekle yükümlü olduğunu ve davalı tarafından üretilen baskı makinesi üretim yapamaz ve kullanılamaz hale geldiği için davalının baskı makinesi için ödediği tutarın kendisine iadesini ve baskı makinesinin geri alınmasını talep ettiğini, yani davalının işbu alım-satım ilişkisinden doğan zararı olan baskı makinesini satın alma bedelini davalıdan talep ettiğini, nitekim davalının kusurlu olmadığını ispat edemediğini, işbu kapsamda Yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekecekken reddine hükmedilmesinin her türlü yasal dayanaktan yoksun, haksız ve mesnetsiz bir red olduğunu; Yerel Mahkeme'nin gerekçeli kararının devamında; \"Dava konusu makinenin ayıplı olmadığı, sel nedeniyle arızalandığı açık olmakla, bu halde ayıplı olmayan makine yönünden misli ile değişim yönündeki seçimlik hakkın  satıcıya yöneltilmesi gerektiğinden, davalı üreticiye yöneltilmesi mümkün olmadığından davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir\" denildiğini, yerel mahkemenin bu tespitinde de hatalı ve davanın içeriğine hakim olmadığını alenen ortaya koyduğunu, buradaki meselenin baskı makinesinin sel sebebiyle (Devletin doğal afet olarak ilan ettiği sel felaketi sebebiyle) arızalanması değil; Arhavi Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/1 D.İş dosyasıyla mahalinde yapılan tespitte de açıkça izah edildiği üzere; baskı makinesinin teknik destekle ve davalı marka yedek parçacısının sağlanmasıyla tekrar çalışabilir hale getirilebilecek olması olduğunu, gerekli yedek parçanın davalı marka olması ve buna rağmen davalı yedek parça servisi sağlamaktan imtina ettiği için baskı makinesinin çalışamaz durumda olduğunu ve davacının ana demirbaşı olan üretim kaleminin kullanılamaz duruma geldiğini, davacının uğradığı zararın ise; bu makineye ödediği para olduğunu ve ayrıca üretimin devam etmemesinden kaynaklanan zararları olduğunu, hal böyle iken; yani davacının, davalı tarafından yanıltılmak suretiyle davalıdan satın alındığı, yetkili bayilik ilişkisi olmamasına rağmen yetkili bayi kanalıyla davalı ile arasındaki fiili ilişkinin devam edeceği ve benzerlerinden daha yüksek fiyatla aldığı, üretim zincirinin en temel demirbaşı olan baskı makinesini güvenle kullanabileceği ve bakımının yapılacağı, yedek parça sağlanmaya devam edeceği inancı ile işbu dava konusu baskı makinesini satın aldığını, özetle, davacının, bugünki gibi bir durumla karşılaşmamak için davalıya ait markanın baskı makinesini satın aldığını ve bugünki gibi bir durumla karşılaştığında üretici firma olan davalıya ulaşabileceği, davalı markanın yedek parça sağlamaya devam edeceği inancıyla ve buna inandırılmak suretiyle baskı makinesini iktisap ettiğini, davacının zararını aynı nitelikte bir baskı satın almakla giderebilecek ve üretimine devam edebileceğini, davalı üreticinin davacıya verdiği zararın, baskı makinesinin satın alma bedeli olan 79.365,00-Euro ve baskı makinesinin kullanılamadığı süre boyunca uğradığı zarar ve mahrum kaldığı kar olduğunu, işbu dava ile sadece baskı makinesinin satın alma bedeli olan 79.365,00-Euro davalıdan talep edilmişken; bu talebin dahi Yerel mahkeme tarafından reddinin her türlü hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve mesnetsiz olduğunu ve işbu davanın reddi değil, kabulü gerektiğini beyanla Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/729 E. ve 2024/138 K. sayılı kararının bozularak, davanın kabulüne, Yerel mahkeme tarafından eksik inceleme yapıldığı kanaatine ulaşılması halinde ise dosyanın yerel mahkemeye iadesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davacı ile dava dışı satıcı arasındaki 19.12.2014 tarihli sözleşme ile satın alınan baskı makinesinin ayıplı olduğu, bu ayıbın davalı tarafın vereceği yedek parça ve servis hizmeti ile giderilebileceği ancak davalı üretici tarafından yerine getirilmeyeceğinin bildirildiğinden bahisle makinenin misli ile değiştirilmesi, bu mümkün değilse makinenin davalı üreticiye iadesi ile bedelinin davacıya ödenmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın husumet yokluğunda reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; davacının, dava konusu baskı makinesini 2014 yılında İstanbul TÜYAP'ta yapılan Reklam Fuarında davalı tarafından yapılan tanıtım neticesinde, yetkili bayisi olduğunu bildirdiği ... Digital üzerinden satın aldığı, davalı ile adı geçen satıcı arasındaki bayilik ilişkisinin 2018 yılında başladığı, davacının işbu baskı makinesini davalının markasına duyduğu güven ve itimatla satın aldığı, baskı makinesinin, müvekkiline gizli ayıplı olarak teslim edildiği, akabinde birçok kez arıza yaptığı, son arızasında ise, davalı tarafından teknik servis ve ücret karşılığı yedek parça hizmeti verilmekten imtina edildiği, davalı tarafından üretilen baskı makinesi üretim yapamaz ve kullanılamaz hale geldiği için davalının baskı makinesi için ödediği tutarın kendisine iadesini ve baskı makinesinin geri alınmasını talep ettiği, davalının kusurlu olmadığını ispat edemediği, işbu kapsamda Yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekecekken reddine hükmedilmesinin her türlü yasal dayanaktan yoksun, haksız ve mesnetsiz olduğuna ilişkindir. Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti; dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde kabul edilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatı bu anlamda, defi değil itiraz niteliğinde olup; taraflarca süreye ve davanın açılmasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği gibi taraflar ileri sürmemiş olsa bile mahkemece resen nazara alınmalıdır. 6098 sayılı TBK'nın 219. maddesi uyarınca satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmamasından sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen, niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından, bu ayıpların varlığını bilmese bile sorumludur. Aynı kanunun 227. maddesinde satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik haklarının neler olduğu belirtilmiş ve bu seçimlik haklar; satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme olarak sıralanmış, bu sırada alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu belirtilmiştir.Somut olayda, satıma konu baskı makinesinde ortaya çıkan ayıplardan kaynaklı zararın tazmini talep edildiği ve davacı söz konusu satış işleminde tüketici konumunda olmadığından, davada, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ''ayıptan sorumluluğa'' ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Davalının üreticisi olduğu baskı makinesinin dava dışı ... tarafından davacıya satıldığı sabittir. TBK'nın 227. maddesinde yer alan seçimlik hakların, sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği ancak dava dışı satıcıya karşı ileri sürülebilmesi mümkündür. Davacının, dava dışı şirketten satın aldığı baskı makinesinde ortaya çıkan ayıplar nedeniyle ancak taraflar arasında bir garanti sözleşmesinin bulunması halinde, bu sözleşmede yer alan koşullara göre ve garanti süresi içerisinde davalıdan talepte bulunması mümkün olup taraflar arasında bu yönde akdedilmiş bir sözleşme bulunmamaktadır. Davalı tarafından davacıya, makinenin satışı yapılmadığı gibi servis hizmeti de verilmemiş ve davada, servis hizmetinin ayıplı olmasından doğan zarar değil satım konusu makinenin ayıplı olmasından doğan zarar talep edilmiştir. Bu minvalde Mahkemece, iş bu davada davalıya husumet yönetilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi isabetlidir.Sonuç itibariyle; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/03/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2acafe8d9c8a75d9","SID":"c3dde03c62c15e82"}}