{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2025/266 <br>KARAR NO:2025/522<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:14/01/2025<br>NUMARASI:2024/184 E. <br>DAVANIN KONUSU:Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/03/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ:İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; ... A.Ş. 2020 yılında İstanbul Çekmeköy'de bilgisayar danışmanlık faaliyetleri vermek üzere kurulmuş olup ... kodunda \"donanım gereksinimleri gibi donanımla ilgili bilişim konularında uzman görüşü sağlanması, bilgisayar gereksinimlerinin belirlenmesi, bilgisayar sistemlerinin planlanması ve tasarlanması vb.\" açıklamasının yer aldığı, Firmanın kuruluşunun hemen ardından firma isminin ilgili marka sınıfında marka olarak tescili talebiyle Türkpatent nezdinde marka başvurusu yapıldığı, 22.09.2020 koruma tarih ve ... numaralı başvurumuz 16.05.2022 tarihinde 42. sınıfta (\"Bilgisayar Hizmetleri\") tescil ettirildiği, markanın kullanımına bilfiil devam edildiği, buna karşın yakın zamanda internetteki arama motorlarında firma aratıldığında farklı bir \"...\" sitesi ile karşılaşıldığının tespit edildiği, web sitesinin detaylarına bakıldığında \"...bilişim internet ve birçok bilgisayar parçaları çözümleri sunan limited bir kuruluş olduğunun görüldüğü Türkiye'nin öncü dijital gelişim entragatörü görevini 2021 yılında tamamen tescil ederek eline almış bir şirkettir.\" ifadelerini kullandığı, bu bakımdan firma ile birebir aynı sektörde aynı faaliyetleri göstermekte olduğu, ilaveten müvekkil marka ve logosuyla aynı şekilde kırmızı renkli ve \"S\" harfi içerir logoyu kullandığı, neticeten markalarının haksız kazanç elde etmek amacıyla kullanıldığı ve ilgili kullanımın SMK md. 7 ve md. 29 uyarınca marka hakkımıza tecavüz niteliğinde olduğunun görüldüğü (EK-1: Davalı web sitesine ait görseller, EK-2: Markamız web sitesine ait görseller. Bolu adresli ve siyah arka planlı olanlar davalıya aittir).Müvekkil Markasının ve ticari unvanın hukuka aykırı kullanımının durdurulması amacıyla derhal davalı firmaya Üsküdar ... Noterliği ... Yevmiye nolu ihtarname gönderildiği fakat olumlu bir dönüş alınmadığı (EK-3: İhtarname). Akabinde İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu... Büro Dosya ve ... Arabuluculuk numaralı dosya ikame edilmiş ise de arabuluculuk sürecinden de herhangi bir netice alınamadığı (EK-4: Son tutanak) tecavüzün sonlandırılması amacıyla işbu davayı açma zaruretinin hasıl olduğu, Müvekkil Firmanın Türkiye'nin önde gelen kurumsal şirketleri ve kamu kurum/kuruluşları ile çalıştığı, kendilerine teknolojik altyapı oluşturma servisleri vererek teknolojik ürün ve hizmetlerin satışını gerçekleştirdiği, her yıl pek çok yeni şirket ve kurumu müşteri portföyüne kattığı, bu bakımdan müşterilerin bir kısmını gösteren referans liste ile de tevsik edilebileceği üzere markanın Türkiye çapında ciddi bilinirliği bulunduğunun görüldüğü (EK-5: Referanslarımız). Sektörün doğası gereği müşterilerin çevrelerinden olumlu yorumlarını duydukları firmalara ilişkin arayışlarını internet kanalıyla yaptığı, hizmet sağlayıcılarla internet üzerinden irtibata geçtiği, tüm bu sebeplerle özellikle firmamızın faaliyet gösterdiği sektör bakımından internet aramalarında yaşanan firma karışıklıklarının ciddi kazanç ve itibar kayıplarına sebebiyet verdiği, izahına çalışılan gerekçelerle markamıza yönelik tecavüzün sonlandırılması ile maddi-manevi zararımızın tazmini önem arz ettiği,SMK md. 151, marka hakkı zarar gören davacıya yoksun kalınan kazancın hesaplanma biçimi bakımından seçimlik hak tanımakta olup ilgili maddenin 2-c bendi uyarınca mütecavizin hakkı lisans sözleşmesi ile kullanmış olması halinde ödeyeceği bedelin hesaplanarak tahsili yolunu tercih ettiklerini, İlaveten SMK md. 159 uyarınca davalıya ait internet sitesi başlı başına marka hakkımıza tecavüz niteliğinde olup tedbiren ilgili siteye erişimin engellenmesini talep ettiklerini beyan etmişlerdir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince 14/10/2024 tarihli ara kararı ile; \"Tüm dosya kapsamı ile mal sınıfı bakımından markaların aynı olduğu, aynı sektörde kullanılacağı düşünüldüğünde hedeflediği tüketici kitlesi için karıştırma ihtimalinin bulunduğu, SMK’nun 7/2-b maddesine göre karıştırılma ihtimali yaratılarak marka hakkına tecavüz oluşturduğu her iki tarafın da menfaatlerinin gözetilmesi gerektiğinden, davalının SMK'nun 151/2-c maddesi uyarınca davacının uğraması muhtemel zararlarının teminatı olarak 100.000,00TL teminat yatırmasının hakkaniyete uygun olacağı anlaşılmakla, ihtiyati tedbir talebinin kısmen reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\" gerekçesiyle,Davacının ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜNE, İleride muhtemel zarar ve ziyanlara karşılık olmak üzere davalı tarafça takdiren 100.000,00 TL ( YüzBin Türk Lirası) nakdi teminat yatırılması veya muteber bir bankaya ait kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edilmesi halinde,Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, karar verilmiştir.İhtiyati tedbire itiraz eden vekili talep dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen 14.10.2024 tarihli karara karşı itirazlarımızın kabulü ile müvekkili şirket hakkında verilen tedbir kararının kaldırılmasına ve aksi halde, teminat tutarı ile tedbir miktarının ve tedbirin değiştirilmesine verilmesi talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince 14/01/2025 tarihli ara kararı ile; Tüm dosya kapsamı ile davalının bu kullanımlarının davacıyı zarara uğratma ihtimalinin mevcut olduğu, HMK'nun 390/son maddesindeki yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.\" gerekçesiyle, İhtiyati tedbire itirazın REDDİNE, karar verilmiştir.<br>İSTİNAF:Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir kararına ilişkin itirazlarının reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece verilen 14.10.2024 tarihli karar ile müvekkili aleyhine 100.000,00 TL teminata hükmedildiğini ve ilgili tutarın 22.11.2024 tarihinde müvekkilleri tarafından yatırıldığını ancak söz konusu kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan itiraz ettiklerini, müvekkilinin \"...\" markasının asıl ve gerçek hak sahibi olduğunu, \"...\"in genel bir ibare olup bir kişi adına özgülenmesinin mümkün olmadığını, davacının \"... A.Ş.\" olarak 2020 yılında kurulduğunu, \"...\" markası için ise yine 2020 yılında başvuru yaptığını görüleceğini, söz konusu markanın genel bir ibare olup tescil edilmesi ya da tescil edilmiş olsa dahi marka hakkına tecavüz hakkı vermeyeceğinin sabit olduğunu, Yargıtay kararlarına göre sektörü tarif eden ve faaliyet alanlarını gösteren ibarelerin genel ibare olması sebebiyle tescilli marka sahibine dahi marka hakkında tecavüz hakkı vermediğine karar verdiğini, aleyhe hususları kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalının markasının genel ibarelerden oluşan ve sektör ile yapılan işi tarif eden kelimeler olduğundan marka hakkına tecavüzün oluşmadığının sabit olduğunu, değişen durum ve koşulları çerçevesinde de ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından tescil edilen \"...\" markası genel bir ibare olduğundan istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; ... nolu, 42. sınıfta (\"Bilgisayar Hizmetleri\")  tescilli  \"...\" markasına davalının tecavüz  ettiğini belirterek markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi .../ internet sitesine erişimin engellenmesi, SMK md. 7/3-e uyarınca davalı şirket ticaret unvanının terkinini, internet sitesine ait alan adının  devrini,  aksi kanaatte ise terkinini ve lisans bedeli ve manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.14/10/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;\" Davalının internet sitesinde yer alan kullanımının markasal bir kullanım olduğu, Davacının marka kullanımının tescile dayandığı, ikisinin de 42.sınıfta yer alan “bilgisayar hizmetleri” alanında hizmet verdiği, iki ayrı şehirde hizmet verilse de verilen hizmetlerin online hizmetler sebebi ile tüketicinin bu hizmete her yere ulaşabileceği, bu durumun tüketici nezdinde iltibas ve karışıklığa sebep olacağı\" belirtilmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.6100 sayılı HMK'nun 389/1. maddesinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, 390/son maddesinde ise tedbir talep edenin davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu belirtilmiştir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından marka hakkına tecavüz iddiası ile dava açıldığı mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı bilirkişi heyet raporu birlikte değerlendirildiğinde yaklaşık ispat koşulları oluştuğu anlaşılmakla mahkemece teminat ile ters tedbire karar verilmesi dosya kapsamına uygun olduğundan davlının istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  tarih ve 2024/184 E. sayılı ara kararına karşı davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davalı ... tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1.maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"07206d83703eaa9c","SID":"ae5072d4adc156a6"}}