{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2025/375 <br>KARAR NO:2025/629<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ:Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:22/01/2025 (Tarihli Ara Karar)<br>NUMARASI:2024/233 E. - <br>DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:17/04/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili tespit ve tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yaklaşık 40 yıldır küçük ev aletleri sektöründe faaliyet göstermekte, ticaret hayatına başladığı günden bu yana çatı marka olarak \"...\" markasını kullandığını, müvekkilinin, ... markası altında satışa sunduğu ürünleriyle, dünyada 70 ülkeye ihracat yapan bir firma olarak ülkemizin uluslararası pazarlardaki önemli bir gücünü temsil ettiğini, ... markası, ilk olarak 26/02/1997 tarihinde... sayı ile koruma altına alınmış olduğunu, bugün itibarıyla müvekkilinin tescilli ve başvuru halinde ... esas unsurlu toplam 97 markasının bulunduğunu, ... çatı markası altında oluşturulan markalarından birisinin de ... markası olduğu, bu markanın ülkemizde ve dünyanın pek çok ülkesinde uzun yıllardır, yoğun bir şekilde kullanımı neticesinde ayırt ediciliğinin kullanım yoluyla arttırıldığını, müvekkilinin ... markasını hem ... çatı markasıyla birlikte hem de tek başına ... ibaresiyle davalı tescilinden çok öncesine dayanacak şekilde uzun yıllardır elektrikli süpürgelerde kullandığını, yoğun bir şekilde kullanmaya da devam ettiğini, yapılan araştırma neticesinde, her iki davalıya ait ... sayılı ... ve ... sayılı \"...\" markaları ile davalılardan...’a ait ... sayılı \"...\" markasının çeşitli sınıflarda, diğer mallarla birlikte \"zemin, halı veya döşeme temizleme amaçlı elektrikli makineler, elektrikli süpürgeler ve bunların parçaları.\" mallarında da tescilli olduğu anlaşıldığını, SMK m. 25/1 gereğince \"5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir hükmü çerçevesinde, somut olayda, davalılara ait .../... ibareli markaların SMK m. 6/1, 6/3, 6/5 ve 6/9 gereğince hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davalıların, müvekkiline ait markayı kendi adına kötü niyetli bir şekilde tescil ettirdiği gibi müvekkilinin ürünlerini, ambalajlarını da taklit ettiklerini, açıklanan nedenlerle, öncelikle müvekkilinin ... markasını davalıların ..., ..., ... vb. şekilde, tali unsurlar ile birlikte kullanmaya devam etmesi halinde ortaya çıkabilecek telafisi imkânsız zararlar dikkate alınarak, ihtiyati tedbir kararı verilerek davalıların tecavüz teşkil eden eylemlerinin, internet ortamındaki tüm satış ve pazarlama siteleri de dahil olmak üzere iltibas yaratan tüm satışlarının tedbiren durdurulmasına, men ve refine, davalıların markalarının, gerçek hak sahibi olan müvekkili firmaya karşı kullanımın önlenmesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep etmesi üzerine dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.İlk Derece Mahkemesi'nin 20/12/2024 tarihli 2024/233 Esas  sayılı kararı ile;Mahkemece; \"1-SMK'nın 159 ve HMK 389 maddeleri koşulları oluştuğundan takdiren 200.000,00 TL teminat yatırıldığında yada muteber bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubu kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde ibrazı halinde ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile;-Davacıya ait markalarına iltibas oluşturduğu iddia olunan ve bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen davalıların tüm satışlarının tedbiren durdurulmasına,-Davacı vekilinin, internet ortamındaki tüm satış ve pazarlama siteleri de dahil olmak üzere iltibas yaratan tüm satışlarının tedbiren durdurulması talebinin reddine,-Davalılara ait ... sayılı ... ve... sayılı \"...\" markaları ile davalılardan...’a ait ... sayılı \"...\" markalarının davacı aleyhine kullanılmasının tedbiren önlenmesine,-Davacı vekilinin \"... Bağcılar/İstanbul\" adresinde iltibas yaratan tüm satışların durdurulması, el konulması yönündeki talebinin reddine,\" karar verilmiştir.Davalılar vekili Av. ... 27/12/2024 tarihli Tedbire İtiraz dilekçesinde özetle; Mahkemenin murafaa duruşması açmadan, hukuki dinlenilme haklarını ihlal ederek vermiş olduğu karara itiraz ettiklerini, dosyada aldırılan bilirkişi raporunun tek bir bilirkişiden aldırılmış olduğunu, buna istinaden müvekkilinin ticari itibarını sarsıcı kararlar kurulduğunu ve bunların duruşmasız yapıldığını, davacı tarafın markasının ... olduğunu, müvekkilinin davaya konu markalarının ise ..., ..., ... olduğunu, davaya konu iddia ve itirazların \"...\"' ibaresine yönelik olduğunu, ... ibaresinin davacı yan için esaslı bir unsur değil tali bir unsur olduğunu, müvekkilinin davaya konu markalarını tescile dayanarak kullandığını, Mahkemenin vermiş olduğu kararların müvekkilini mağdur ettiğini ve ticari itibarını zedelediğini, mahkeme tarafından çelişkili hükümler kurulduğunu, açıklanan nedenlerle, 26/12/2024 tarihli ek tedbir kararına itirazların kabulü ile verilen tedbir kararından dönülmesini, Mahkeme aksi kanaatteyse HMK.m 395 gereği uygun görülecek bir teminatla tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi'nin 26/12/2024 tarihli 2024/233 Esas sayılı kararıyla;Mahkemece; \"1-SMK'nın 159 ve HMK 389 maddeleri koşulları oluştuğundan takdiren 400.000,00 TL teminat yatırıldığında yada muteber bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubu kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde ibrazı halinde ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile; -Davacı adına kayıtlı markalarına iltibas oluşturduğu iddia olunan ve bilirkişi ek raporunda görsellerine yer verilen davalıların \"...\" ibareli markayı ihtiva eden ürünlerin \"...Bağcılar/İstanbul\" ve \"... Bağcılar, İstanbul\" adresleri de dahil olmak üzere üretiminin, satışının, dağıtımının, ticari amaçla elde bulundurmasının, tanıtımının ve pazarlamasının durdurulmasına ve \"...\" ibareli markayı ihtiva eden ürünlere, ambalajlara ve münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılmaları kayıt ve koşuluyla kullanılan kalıplara tedbiren el konularak yed-i emine teslimine, -Davacı vekilinin dava konusu ürünlerin halihazırda satışının yapıldığı ...,... gibi internet siteleri dahil internet ortamında ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin reddine,Davalılar vekili'nin 26.12.2024   tarihli ek tedbir kararına itiraz dilekçesinde özetle; davaya konu marka iddialara bakılacak olursa davacı tarafın markasının ... olduğunu,  müvekkilin davaya konu markaları ise  ..., ...,... olduğunu, davaya konu iddia ve itirazlar 'pratik ' ibaresi olduğunu,  müvekkili davaya konu markaları tescile dayanarak kullandığını mahkemenin vermiş olduğu kararlar müvekkili mağdur etmekte ve ticari itibarını zedelediğini beyan ederek, tedbire itirazlarının kabulü ile verilen aleyhe kararların kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini beyanla 26.12.2024 tarihli ek tedbir kararına itirazlarının kabulü ile verilen tedbir kararından dönülmesini HMK.m 395 gereği uygun görülecek bir teminatla  tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi'nin 22/01/2025  tarihli 2024/233 Esas  sayılı kararı ile;Mahkemece:\"Davalı yanın mahkememizce verilmiş tedbir kararına yapmış olduğu itirazın reddine,\"karar verilmiştir.<br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket, ... Ltd.şti, temelleri 1922 yılında küçük bir soba üretim atölyesinde olarak atılmış olup 90 yıllık yolculuğunda her zaman değişimin bir adım önünde olduğunu, Türkiye ve Avrupa'nın en büyük ve en başarılı modern üreticilerinden biri olan müvekkili Şirket 2000'li yılların başında modern dünyaya hitap eden özgün tasarımlı ürünler üretmeye başladığını,Yurt içindeki başarısını yurt dışına taşımayı hedefleyen müvekkili Türkiye'de ..., yurt dışında ise ... markasıyla faaliyetlerini sürdürdüğünü, müvekkilin şirketin basiretli bir tacir olarak hareket etmekte olup 37 adet marka tescili/başvurusu bulunduğunu, tüm bunlar müvekkilin 3. Kişilerin sınai haklarına saygı göstermenin yanı sıra, kendi sınai haklarını korumak adına azami ölçüde çaba gösterdiğini gözler önüne serdiğini, müvekkili Şirket uzun yıllardır markalarını dava konusu markanın kapsamındaki sınıflar da dahil olmak üzere pek çok ürün ve hizmet üzerinde tescil ettirdiğini müvekkilin .../... ibareli markalarını markasını kullanarak uzun yıllardır yoğun ve aktif şekilde üretim ve satış faaliyetlerini yürüttüğü, Türkiye'de sektöründe .../... markalarını maruf ve tanınmış hale getirdiğini, müvekkilin ... sayılı ... ve ... sayılı “...” markaları ile davalılardan...'a ait ... sayılı “...” ibareli markaları ile davaya dayanak gösterilen ... numaralı davacı markası ise bir bütün olarak “...” ibaresinden oluştuğunu, davaya konu somut uyuşmazlıkta, müvekkili markasının tek bir kelime unsurundan oluştuğu göz önüne alındığında, marka hukuku ilkeleri uyarınca, markalar arasındaki benzerlik incelemesi” değerlendirilmesinde ilk olarak davacı markasının baskın unsurunun belirlenmesi gerektiğini, davacının, \"...” ibaresine ilişkin tescil veya tasarım koruması bulunmadığı tespit edildiğini, bilirkişi raporu ile tamamen çelişir şekilde tespitlerde bulunulmuş olan uzman görüşü doğrultusunda mahkemece bu çelişkinin giderilmesi gerektiği de Yargıtay İçtihatları ile sabitleştiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi'nin  22.01.2025 tarihli  ihtiyati  tedbir  kararının kaldırılmasına, davaya sunulan uzman raporu, açıklamaları ve delillerin gözetilerek davacının tüm ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ...” ve tescilli “... ...” markaları ve yukarıdaki ambalajı ile davalıların ... markalı yukarıdaki markasal kullanımı ve dahi ambalajı arasında iltibas ve karşılaştırma ihtimali olduğu ve davalıların, müvekkilin markası ile iltibas yaratarak müvekkili markasına tecavüz ve haksız rekabet ettiğini, dosyadaki tedbir kararlarının kaldırılması halinde müvekkilinin yıllardır büyük bir emek ve sermayeyle koruduğu hakları ve itibarı, telafisi imkânsız zararlara uğrayacağını davalının müvekkili markalarına tecavüz ettiğinin tespit edildiği de dikkate alındığında, davalıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini, dosyada alınan iki tespit raporu neticesinde yeknesak bir şekilde davalıların marka ve ambalaj kullanımlarının müvekkiline ait marka ve ambalajla iltibas teşkil ettiği şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilmiş, bunun üzerine 600.000 TL teminat karşılığı iltibas teşkil eden taklit ürün satışının tedbiren engellenmesi yönünde verilen tedbir kararı yerinde ve hukuka uygun olduğunu, davalıların tedbir kararından sonra ambalaj ve markalarını değiştirip ürün satışına davalıların 'da devam etmesine engel bir tedbir kararı da bulunmadığından  haksız ve hukuka aykırı istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini, talep etmiştir.<br>GEREKÇE:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, refi, marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin yaklaşık 40 yıldır “...” çatı markası altında faaliyet gösterdiğini, \"...\" esas unsurlu toplam 97 tescilli/başvuru halinde markası bulunduğunu  ve bu markalardan birinin “...” olduğunu, bu markanın elektrikli süpürgeler ve benzeri ürünlerde yoğun kullanımla ayırt edicilik kazandığını,  davalıların;... sayılı ...,... sayılı ..., ... sayılı ... ibareli  markaları elektrikli süpürge ve benzeri temizlik cihazları ile ilgili aynı/benzer sınıflarda tescil ettirdiklerini, beyanla söz konusu markaların hükümsüzlüğünü , ayrıca, davalıların müvekkilin ürün ve ambalajlarını da taklit ettiğini, marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiiller işlediklerini ileri sürerek internet satış platformları ve diğer mecralardaki pazarlama faaliyetlerinin tedbiren durdurulmasını  talep etmiş,  20/12/2024 tarihli dilekçesi ile, davalıların tecavüz/haksız rekabet eylemlerini devam ettirdiğini, ... markası altında ürettiği taklit ürünleri piyasaya sunduğunu, taklit malların dün itibarıyla piyasaya sunulmak üzere \"... Bağcılar/İstanbul\" adresine kamyonlarla indirildiğini, bilirkişi raporunda davalıların tecavüz ve haksız rekabet ettiği tespit edildiğinden bu aşamada; davalıların tecavüz teşkil eden eylemlerinin, internet ortamındaki tüm satış ve pazarlama siteleri de dahil olmak üzere, özellikle \"... Bağcılar/İstanbul\" adresindeki iltibas yaratan tüm satışlarının durdurulması da dahil, men ve refi, taklit ürün/ambalajlara el konulması ve imhası ve dava dilekçesindeki sair tedbir talepleri yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.20/12/2024 tarihli bilirkişi  raporunda; \"davacı ve davalı marka kullanımlarının kısmen benzer olduğu, aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, aynı ihtiyaçları karşıladıkları, aynı alıcı kitlesine hitap ettikleri, davalı faaliyetlerinin davacının tescilli markası kapsamında olduğu bu sebeple karıştırılma ihtimali olduğu, nihai tüketiciler nezdinde gerek mal ve hizmetlerin gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği ve malların aynı yerden verildikleri yönünde çağrışım yapabileceği veya malları sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanabilecekleri bunun da iltibas ihtimali yaratacağı, davalı yanın dava konusu markasını, tecavüz davasında savunma argümanı olarak ileri süremeyeceği,Tarafların ticari sunumlarına bakıldığında, taraf markalarının sağ üst köşede yer aldığı, ürünün elcik ve motor kısmının ortada yer aldığı ve bunun yanında da ürün görselinin verildiği açıkça gözükmekte olup, her iki sunumda da beyaz fon üzerine kırmızı renk ürün görseli karakterize edildiği, bütüncül yaklaşımda davacı markasının bilinirlik düzeyi ve yüksek düzeyde ayırt ediciliği, davacı markasına yakınlaşan ticari sunumu ve tertip tarzı gibi hususlar gözetildiğinde, bu kullanımlar bakımından da iltibas ve haksız rekabete yol açma tehlikesinin var olduğu\" hususlarını tespit ve rapor etmiştir.Mahkemece ,20/12/2024 tarihli ara karar ile,\"200.000,00 TL teminat karşılığı davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile, davacıya ait markalarına iltibas oluşturduğu iddia olunan ve bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen davalıların satışlarının tedbiren durdurulmasına, davalılara ait ... sayılı ... ve ... sayılı \"...\" markaları ile davalılardan...’a ait ... sayılı \"...\" markalarının davacı aleyhine kullanılmasının tedbiren önlenmesine,  internet ortamındaki tüm satış ve pazarlama siteleri de dahil olmak üzere iltibas yaratan tüm satışlarının tedbiren durdurulmasına yönelik talebin  davalılara ait bir internet adresi bildirmediği, gerekçesi ile  reddine, \"... Bağcılar/İstanbul\" adresinde iltibas yaratan tüm satışların durdurulması, el konulması yönündeki talebinin  ise; dava dilekçesinde ve alınan bilirkişi raporunda \"... Bağcılar/İstanbul\" adresinin davalılara ait olduğuna dair bir delil bulunmadığı, ayrıca bu adres yönünden bir tespit ve rapor bulunmadığı, davacının talepleri arasında bu adreste ayrıca delil tespiti ve rapor alınmasına yönelik bir talebi olmadığı mevcut aşamada yaklaşık ispat kurallarının bulunmadığı gerekçesi ile  ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin ek tespit talebi üzerine dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 25/12/2024 tarihli ek raporunda; \"..Bağcılar/İSTANBUL adresindeki işyeri sahibinin ... T.C. Kimlik ...olduğu, Güneşli Vergi Dairesine ... Vergi Kimlik Numarasıyla bağlı mükellef olduğu, adreste yapılan incelemelerde, dava konusu ve davalı ... firması tarafından satılan 1.000(Bin) adet elektrikli süpürgeye rastlandığı,Tespite konu ve ... Bağcılar/İSTANBUL adresindeki işyeri ünvanının .... ŞTİ. olduğu, Güneşli Vergi Dairesine ... Vergi Kimlik Numarasıyla bağlı mükellef olduğu, adreste yapılan incelemelerde, dava konusu ve davalı ... firması tarafından satılan 400(Dörtyüz) adet elektrikli süpürgeye rastlandığı, ... ... ve ... gibi çeşitli online satış platformlarında yine aynı markaya ait ürünlerin birçok farklı satıcı tarafından satışa sunulduğu ,tespit edilen internet sayfalarında ve işyerlerinde yapılan incelemelerde, davalı ürünleri ile davacı ürünleri arasında marka, sunum tarzı ve görsel unsurlar bakımından benzerlikler bulunduğu, bu benzerliğin iltibas ihtimali doğurduğu, ticari sunum biçimlerinin benzer  olduğu, markaların konumu, ürün yerleşimi ve kullanılan renklerin örtüştüğü, davacı markasının bilinirlik ve ayırt edicilik düzeyinin yüksek olduğu, davalının sunum biçimiyle davacı markasına yaklaştığı, dolayısıyla hem iltibas yaratıldığı hem de haksız rekabet tehlikesi doğduğu\" kanaati belirtilmiştir.26/12/2024 tarihli ara karar ile, davacı vekilinin  delil tespiti ve ek tedbir  talebi yönünden \" alınan bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporu doğrultusunda SMK 159 ve HMK 389 maddeleri koşulları oluştuğundan takdiren 400.000,00 TL teminat karşılığı davacı adına kayıtlı markalarına iltibas oluşturduğu iddia olunan ve bilirkişi ek raporunda görsellerine yer verilen davalıların \"...\" ibareli markayı ihtiva eden ürünlerin \"... Bağcılar/İstanbul\" ve \"... Bağcılar, İstanbul\" adresleri de dahil olmak üzere üretiminin, satışının, dağıtımının, ticari amaçla elde bulundurmasının, tanıtımının ve pazarlamasının durdurulmasına ve \"...\" ibareli markayı ihtiva eden ürünlere, ambalajlara ve münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılmaları kayıt ve koşuluyla kullanılan kalıplara el konularak yed-i emine teslimine, ..., ..., ... gibi internet siteleri dahil internet ortamında ihtiyati tedbir kararı verilmesine yönelik talebin ise, internet adreslerindeki satıcıların dava dışı üçüncü kişilere ait olduğunun tespit edildiği, bu aşamada mevcut delillere göre söz konusu internet adreslerinde gerçekleşen markasal kullanımların davalı yanla doğrudan irtibatının bulunduğuna ilişkin yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı ve mahkememizce dosya tarafı olmayan üçüncü kişilerin hak ve menfaatlerini etkiler şekilde tedbir kararı verilemeyeceği\"  gerekçeleri tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. 22/01/2025 tarihli ara karar ile,  davalılar vekilinin tedbire itirazının reddine karar verilmiştir.Davalılar vekili bu karara karşı istinaf talep etmiştir. Dosyada mevcut bilirkişi raporlarında , davacı ve davalı markalarının benzer olduğu, aynı sektörde, aynı ürün grubu için  aynı tüketici kitlesine hitap ettikleri, bu durumun karıştırılma ihtimali doğurduğu, tüketici nezdinde ürünlerin kökeninin aynı işletme olduğu  veya işletmeler arasında bağlantı olduğu izlenimi oluşturabileceği, ürünlerin ticari sunumlarında da,  beyaz zemin üzerine kırmızı renkli ürün görselleri kullanılması, markaların  benzer konumda yer alması nedeniyle benzerlik bulunduğu, davalı kullanımlarının, davacının  bilinir ve ayırt edici markasına yakınlaştırma   niteliğinde olduğu,  hem fiziki hem de online pazarlardaki kullanımların, davacının markası ile karıştırılabilir düzeyde benzer olduğu, tüm bu nedenlerle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete sebebiyet verileceği tespit edilmiş olmakla , 6769 sayılı SMK'nın 159. Maddesindeki  ihtiyati tedbire ilişkin  bu özel düzenleme gereği verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, yaklaşık ispat koşulu mevcut  ise  dava sonucunda elde edilecek menfaatin sonucunu doğuracak   şekilde tedbire hükmedilebileceği,  davalıların  markasal  kullanımları ile  ilgili  ihtiyati tedbir uygulanması bakımından  yaklaşık ispat koşulunun mevcut olduğu,   diğer başvuru sebeplerinin yargılama sırasında esasla  birlikte değerlendirilmesi gereken savunma sebepleri olduğu, tedbir ve teminata ilişkin kararların yargılamanın seyrine göre her zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu dikkate alındığında,   tedbir amaçlarına, usul ve yasaya, hak ve yarar dengesine göre, muhtemel zararlara karşılık makul oranda belirlenen  teminat karşılığı ihtiyati tedbir talebinin kısmen  kabulü kararı verilmesinde ve tedbire itirazın reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,  aleyhine tedbir talep olunan davalılar  vekilinin  istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı  sonucuna varılmıştır.Davalılar vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 22/01/2025 tarih ve 2024/233 E. sayılı kararına karşı davalılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı davalılar tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, fazla yatırılan  615,40 TL harcın talebi ve isteği halinde yatıran davalı tarafa iadesine,3-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.17/04/2025 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1076983be031c0e6","SID":"25d5fb28c2385f73"}}