{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/205 Esas<br>KARAR NO: 2025/535 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2023/323 Esas - 2024/939 Karar <br>TARİH:  10/12/2024<br>DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 27/03/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  \"Müvekkil şirket, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun (“EPDK”) ... no’lu üretim lisansı ile Akhisar RES Santrali (“Santral”)’ni işletmektedir. Santral, 55MWm / 55 Mwe kurulu güce sahiptir. Müvekkil şirket yalnızca Santral’in işletilmesine yönelik olarak kurulmuş olan özel amaçlı bir şirket vasfına haiz olup, Santral’de üretilen elektrikten elde edilen gelir haricinde başkaca bir kazancı bulunmamaktadır. Davalı ... A.Ş., Elektrik Piyasası Kanunu’nun “Piyasa işletim faaliyeti ve ...’ın kuruluşu” başlıklı 11. maddesine göre, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve özel hukuk hükümlerine tabi bir tüzel kişiliktir. Bu nedenle, Sayın Mahkemeniz işbu davaya bakmaya görevli ve yetkili mahkemedir. Müvekkil ile ... arasında imzalanan özel hukuk hükümlerine tabii piyasa katılım anlaşmaları uyarınca, Müvekkil ürettiği elektriği ...’ın işlettiği piyasada satma hakkına haizdir. Rüzgardan üretilebilen enerji miktarı, esen rüzgarın hızına bağlı olduğu ve rüzgar hızı da dalgalı bir değişkenliğe sahip olduğu için rüzgar enerji santrallerinin sürekli %100 kapasitede çalışması mümkün olmamakta, bu sebeple de üretim profili çok değişken olup 15 dakika soraki üretim bile kesin olarak tahmin edilememekte ve her daim aynı seviyede önceden öngörülebilen miktarda elektrik üretip şebekeye girdi sağlanamamaktadır. Rüzgarın doğasından gelen bu özellik, rüzgar enerjisi santrallerini diğer enerji kaynaklarına dayalı santrallerden ayıran ön önemli farklılıktır. Bu kapsamda, rüzgar enerjisinin kesintili ve dalgalı üretim profili yaratması nedeniyle ortaya çıkacak dengesizliğin bertaraf edilebilmesi için, birçok rüzgar enerji santrali işleterek elektrik enerji üreten şirket gibi, Müvekkil de tedarik lisansına sahip dava dışı bir tedarik şirketi ile ikili anlaşma akdetmiştir ve ürettiği elektriğin ticareti ile dengesizlik sorumluluğunu bu anlaşma ile tedarik şirketine devretmiştir.İkili anlaşma kapsamında üretim yapan şirketler sabit fiyat üzerinden satış yaptıktan sonra ürettiği elektriğin takibini yapamamaktadır. Somut olayımızda da bu satışlara ilişkin saatlik eşleştirmeler yalnızca ... tarafından yapılabilmekte, satışlardan dolayı elde edilen tüm gelirler ...’nın hesabına yatırılmaktadır.Bugüne kadar muafiyetin geçersiz veya iptal edildiğine yönelik bir bildirim epiaş tarafından yapılmamıştır. Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, işbu davamızın kabulü ile, Davalı ... tarafından haksız ve hukuki mesnetten yoksun bir şekilde müvekkil şirketten tahsil edilen kaynak bazında destekleme borç bedelleri’nden; 15.11.2022 tarihli ve ... no’lu faturaya konu olan Ekim 2022 dönemine ilişkin olarak ödeme tarihi olan 23.11.2022 tarihinden, 15.12.2022 tarihli ve ... no’lu faturaya konu olan Kasım 2022 dönemine ilişkin olarak 23.12.2022 tarihinden, itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000-TL tutarındaki alacağın davalı ...’tan tahsiline yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına, yönelik karar verilmesini..\" talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  \"Davaya cevaplarımızdan önce müvekkil şirket ve elektrik piyasası mevzuatıyla düzenlenmiş görevleri hakkında kısaca bilgi vermek gerekmektedir; 6446 sayılı elektrik piyasası kanunu'nun 11.maddesinde uyarınca müvekkil ... (epiaş) kurulmuştur. Müvekkil, enerji piyasası düzenleme kurumu’ndan (epdk) aldığı \"piyasa işletim\" lisansı kapsamında ülkemizin elektrik piyasasını işletmektedir. ..., elektrik piyasasında üretilen elektriği alıp satmamaktadır. Elektriği üreten, satan ve alan katılımcıları buluşturan platformu işletmektedir. Satıcı ve alıcılar arasında mevzuat hükümleri uyarınca bir nevi aracı konumundadır. Yargı yolu ve görevsizlik itirazında bulunuyoruz. Görevli mahkeme idare mahkemesidir. Müvekkilin elektrik piyasasındaki faturalama işlemlerine karşı asliye ticaret mahkemesinde açılmış \"menfi tespit talepli davalar\", yargı yolu dava şartının bulunmaması gerekçesiyle usulden reddedilmektedir. Bekletici mesele yapılması talebimiz bulunmaktadır. Hmk 165/2 hükmü uyarınca davacıya muafiyet hakkında iptal davası açması için süre verilmesi gerekmektedir. Usul ve esaslara göre muafiyet alabilmek için, üretilen ve satılan enerjinin son tüketiciye kadar sabit fiyatla iletilmiş olması gerekmektedir. Epdk tarafından 07.11.2022 tarihli şirketimize gönderilen yazı ile muafiyet başvurusunda bulunan katılımcıların beyan ettikleri sabit fiyatlı enerji miktarları ile gerçekte nihai tüketiciye ulaşan sabit fiyatlı enerji miktarlarının tekrar kontrol edilmesi ve gerekli düzeltmelerin yapılması talep edilmiştir.  Nihayetinde davacıdan \"usul ve esaslar\" hükümleri uyarınca tahsil edilen tutarlar mevzuata uygundur. Davacının faiz talebine, faizin oranına ve istenildiği tarihe itiraz etmekteyiz. Yargı yolu şartı yokluğu sebebiyle davanın Hmk.m.114/1-b,c uyarınca reddine, Hmk 165/2 uyarınca davacıya, maufiyet durumu hakkında idare mahkemelerinde dava açması için süre verilmesine, nihayetinde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini..\" savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 10/12/2024 tarih ve 2023/323 Esas - 2024/939 Karar sayılı kararında; \"Dava, davalı tarafça kamu gücü kullanılmak suretiyle kaynak bazında destekleme bedeli adı altında kesilen 2 adet faturaya ilişkin yapılan ödemenin haksız olduğundan bahisle  davalıdan istirdatı mahiyetindedir. Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan incele- yebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan hallere, dava ( yargılama) şartları denir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da, açılmış sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, kural olarak davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereği  yargı yolunun caiz olması dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115. maddesine göre; mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olma- dığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Danıştay 13. Hukuk Dairesi'nin 29/09/2016 tarih 2016/1992 E., 2016/3088 K nolu ilamında  \"2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a bendinde; idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı iradeyle tesis ettiği kesin ve yürütülebilir idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı oldukları iddiasıyla, menfaati ihlal edilenler tarafından, idari yargı mercilerinde iptal davası açılabileceği düzenlenmiştir.İdari yargının görev alanının tespitinde belli başlı üç ölçüt kabul edilmektedir. Bunlardan kamu gücü ölçütüne göre, idare, tek yanlı, egemenliğin bir parçası olarak emretme gücü (kamu kudreti) kullanmaktadır ve ilgililere bu tek yanlı iradesini gerektiğinde zorla kabul ettirmek yetki- sine sahiptir. Bu sebeple idarenin kamu gücü kullanarak yaptığı işlemler ve eylemler, idari yargının görev ala- nına girer. Kamu hizmeti ölçütüne göre ise idari yargının  görev alanı kamu hizmeti kavramıyla açıklan- maktadır. İdarenin kamu hizmeti görmek için yaptığı işlem ve eylemler, idare hukukunun alanına girmektedir, ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözüm yeri de idari yargıdır.Karma ölçüte göre ise idarenin üstlendiği hizmetlerin artması ve çeşitlenmesi, kamu hizmeti ölçütünü yetersiz kılmıştır. Günümüzde birçok kamu hizmeti, idare hukuku kurallarına göre değil özel hukuk kurallarına göre yürütülmeye başlanmıştır. Örneğin elektrik, doğalgaz dağıtım, iletim ya da elektronik haber- leşme gibi. Bu sebeple, günümüzde idari yargının görev alanının tespitinde yürütülen faaliyetin nite- liğinden daha ziyade, faaliyeti yürüten ya da işlemi tesis eden ve uygulayan kuruluşun özel hukuku aşan, özel hukukta rastlanmayacak yetkiler kullanıp kullanmadığı önem taşımaktadır. İdarenin özel hukuku aşan, özel hukukta rastlanmayacak yetkiler kullanarak yaptığı işlem ve eylemlerinin denetiminin idari yargının görev alanına girdiği kabul edilmektedir.\" Yukarıda yer verilen ölçütlere göre kamu gücü kullanılarak tesis edilen işlemler bakımından  işlemi tesis eden kuruluşun; özel hukuk hükümlerine göre kurulmuş olması ya da yönetilmesi tesis edilen iş- lemin \"idari\" niteliğini değiştirmediği gibi, bu işlemlerin iptali için açılacak davaların da  idari yargı merci- lerinin görev alanına girdiği kuşkusuzdur.\" denilmiştir.<br>Somut olaya gelince, davacı ve davalı taraf anonim şirket ve özel hukuk tüzel kişisidir. Ancak ...'ın davacıdan yaptığı tahsilat işlemi EPDK 'nun 16/12/2021 tarihli kurul kararlarının icrası ve elektrik piyasası mevzuatındaki emredici  kuralların uygulanması sonucunda özel hukuku aşan yetkiler kullanılarak yapılmış bir işlemdir. İşlemi tesis eden davalının özel  hukuk hükümlerine göre kurulmuş ve yönetiliyor olması  kamu gücü kullanılarak tesis edilen işlemin idari niteliğini orta- dan kaldırmayacağından uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görev alanına girdiği kabul edilmelidir. HMK.m.114/1-b,c bendlerine göre yargı yolunun caiz olması ve mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmıştır. Dava şartlarının, yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın yargı yolunun caiz olmaması dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.\"gerekçesi ile, ''Davanın Yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle HMK 114/1b ve 115/2 md. Uyarınca usülden reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinde belirtilen gerekçelere hukuken riayet edilmesinin mümkün olmadığını; söz konusu olayda kamu gücü kullanılmadığını; işbu dava konusunun davalı ... tarafından Ekim ve Kasım 2022 dönemi için düzenlenen faturalar olduğunu, dava dışı EPDK tarafından alınan 16/12/2021 tarihli kurul kararlarının dava konusu olmayan Nisan-Eylül 2022 dönemine ilişkin olduğunu,  dava konusu olan Ekim ve Kasım 2022 dönemi için dava dışı EPDK tarafından herhangi bir idari karar alınmadığını, yani ...’ın Ekim ve Kasım 2022 dönemi için fatura düzenlemesine dayanak bir mevzuat hükmü veya idari karar bulunmadığını; ortada özel hukuku aşan yetki kullanımı da olmadığını, ... ve müvekkili arasında özel hukuka tabi piyasa katılım sözleşmeleri (Yavuz, M. Elektrik Tedarik Sözleşmeleri -Özellikle İkili Anlaşma-, İstanbul 2011, s. 205.)  mevcut olup, EPİAŞ'ın, müvekkilinin özel hukuk sözleşmeleri kapsamındaki teminatlarını nakde çevirme imkanı ile dava konusu faturaları düzenlediğini, İdari yargının görev alanının tespitinde belli başlı üç ölçüt kabul edildiğini,  Danıştay’ın kararlarında ifade edildiği gibi; bunlardan kamu gücü ölçütüne göre, idarenin, tek yanlı, egemenliğin bir parçası olarak emretme gücü (kamu kudreti) kullandığını ve ilgililere bu tek yanlı iradesini gerektiğinde zorla kabul ettirmek yetkisine sahip olduğunu, bu sebeple idarenin kamu gücü kullanarak yaptığı işlemlerin ve eylemlerin, idari yargının görev alanına girdiğini, kamu hizmeti ölçütüne göre ise idari yargının görev alanının kamu hizmeti kavramıyla açıklandığını, idarenin kamu hizmeti görmek için yaptığı işlem ve eylemlerin, idare hukukunun alanına girdiğini, ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözüm yerinin de idari yargı olduğunu, karma ölçüte göre ise idarenin üstlendiği hizmetlerin artmasının ve çeşitlenmesinin, kamu hizmeti ölçütünü yetersiz kıldığını, günümüzde birçok kamu hizmetinin, idare hukuku kurallarına göre değil özel hukuk kurallarına göre yürütülmeye başlandığını (Örneğin elektrik, doğalgaz dağıtım, iletim ya da elektronik haberleşme gibi), bu sebeple, günümüzde idari yargının görev alanının tespitinde yürütülen faaliyetin niteliğinden daha ziyade, faaliyeti yürüten ya da işlemi tesis eden ve uygulayan kuruluşun özel hukuku aşan, özel hukukta rastlanmayacak yetkiler kullanıp kullanmadığının önem taşıdığını, idarenin özel hukuku aşan, özel hukukta rastlanmayacak yetkiler kullanarak yaptığı işlem ve eylemlerinin denetiminin idari yargının görev alanına girdiğinin kabul edildiğini, Davalı’nın kamu gücü kullanması için, kendisine bu kamu gücünü, yani emretme kudretini bahşeden bir hukuk kuralı veya idari makam talimatı bulunması gerektiğini, davalıya, üreticiden bedelleri tahsil etme hususunda kamu gücü bahşeden bir mevzuat hükmü veya dava dışı EPDK kararı bulunmadığını, şöyle ki; dava dışı EPDK tarafından yayınlanan 10866 sayılı Kurul Kararı ile Kaynak Bazında Destekleme Bedeli’nin Belirlenmesine ve Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar’da Kaynak Bazında Destekleme Bedelinin herhangi bir sorumluluğu bulunmayan üreticiden talep edileceğinin düzenlenmediğini, işbu dava konusu Ekim ve Kasım 2022 dönemi için EPDK tarafından herhangi bir idari karar alınmadığını, Özetle, davalı ...'ın, davacıya özel hukuk ilişkisi kapsamında başvurduğunu, zira dava dışı EPDK tarafından davalı ...’a yöneltilmiş bir “kaynak bazında destekleme bedelini üreticiden tahsil et” kararı bulunmadığı gibi mevzuatta doğrudan bu bedellerin üreticiden tahsil edileceğini gösteren ve bu anlamda ...’a kamu gücü bahşeden bir mevzuat hükmü de bulunmadığını, Uyuşmazlık Mahkemesi’nin UY., E. 2023/62 K. 2023/246 T. 27.3.2023 sayılı kararında bahsedildiği gibi, yargı sistemimizde idari yargı mahkemelerinin özel yetkili mahkemeler olduklarını,  genel yetkili mahkemelerin ise adli yargı mahkemeleri olduğunu,  buna göre, herhangi bir idari karar veya mevzuat hükmünden kaynaklanan kamu gücü kullanılmaksızın Türk Ticaret Kanunu hükümleri ve davacı ile davalı ... arasında akdedilmiş olan özel hukuka tabi elektrik piyasası sözleşmeleri neticesinde düzenlenen faturalardan kaynaklı uyuşmazlığın idari yargı mercilerince çözümlenebilmesi için, bunun mevzuatımızda özel olarak belirtilmiş olması gerektiğini,  aksi halde, yani mevzuatın idari yargıyı açıkça yetkili kılmadığı hallerde genel yetkili yargı mercileri olan adli yargı mercilerinin görevli olacağını, yine Uyuşmazlık Mahkemesi’nin UY., E. 2023/334 K. 2023/646 T. 16.10.2023 kararında “Bir sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlığın idarî yargıda görülebilmesi için ise uyuşmazlık konusu edilecek sözleşmenin \"idarî sözleşme\" niteliğinde olması gerekmektedir. Bununla birlikte idarenin özel hukuk sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar bakımından da sözleşme öncesi süreçlere ilişkin olarak idare tarafından kamu gücü kullanılarak tesis edilen tek yanlı işlemlerin ve sözleşmeden ayrılabilen işlemlerin yargısal denetimi idarî yargı mercileri tarafından yapılır.” değerlendirmesine yer verildiğini, somut olayda idari sözleşme bulunmadığını, son olarak Uyuşmazlık Mahkemesinin HB., E. 2012/129 K. 2013/621 T. 13.5.2013 kararında “Bununla birlikte, iptale konu cezai işlemin dayanağı olan Sistem Kullanım Anlaşması ... ile kullanıcı firma arasında akdedilmekte olup, bu anlaşma tarafların özgür iradeleri ile imzalanan bir anlaşma mahiyetinde olmakla birlikte, her ne kadar davacı ... AŞ söz konusu anlaşmayı imzalamamış ise de, İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama Yöntem Bildiriminin 1.5 maddesi dikkate alındığında Sistem Kullanım Anlaşması olmadan iletim sistemini kullanan kullanıcıların da ihlal ile karşılaşılması halinde ilgili cezai işleme tabi olacakları belirtilmiştir. Bu duruma göre, görülmekte olan davanın, taraflar arasında akdedilmiş bir anlaşma olmaksızın davacı şirkete uygulanan Sistem Kullanım Anlaşmasından kaynaklı cezai şartın iptaline ilişkin olduğu, cezai şartın yer aldığı Sistem Kullanım Anlaşmasının ise kamu hukuku ağırlıklı ve tek yanlı değil, tarafların serbest iradeleri ile imzalanarak vücut bulacak bir anlaşma olduğu, dolayısıyla olayda idarece kamu gücüne dayalı resen ve tek yanlı olarak tesis edilmiş bir işlemin söz konusu olmadığı hususları gözetildiğinde, uyuşmazlığın çözüm yerinin özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yeri olacağı sonucuna varılmıştır.” şeklinde hüküm kurularak bir işlem sözleşmeye doğrudan dayanmasa dahi, adli yargının görevli olabileceğine dair hüküm tesis ettiğini, Özetle; dava konusunu oluşturan Ekim ve Kasım 2022 dönemi için EPDK tarafından verilmiş bir idari karar olmadığını, dava konusunu Ekim ve Kasım 2022 dönemi için davacıya kaynak bazında destekleme bedelinin yansıtılması gerektiğini emreden mevzuat hükmü bulunmadığını, ... ve müvekkili arasındaki elektrik piyasası katılım anlaşmalarının özel hukuka tabi sözleşmeler olduğunu, somut olayda kamu gücü kullanılmadığını,  İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen adli yargı yolunan caiz olmadığına yönelik davanın usulden reddi kararının hukuka ve Uyuşmazlık Mahkemesi içtihatlarına aykırı olduğunu, Tüm bu nedenlerle, mahkemece yapılacak istinaf incelemesi nihayetinde istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin usul ve yasaya aykırı hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi talep ettiklerini, İleri sürerek, yukarıda izah edilen sebeplerle; tehiri icra istemli istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, işbu uyuşmazlığın adli yargının görev alanına girdiğine dair karar verilerek, esasa dair incelemeye geçilebilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davalının davacı şirketten 15/11/2022 ve 15/12/2022 tarihli faturalara dayalı olarak tahsil ettiği kaynak bazında destekleme borç bedellerinin ödeme tarihlerin itibaren işleyecek avans faizi ile iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece uyumazlıkta idari yargının görevli olduğu gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6446 Kanun'un \"Piyasa işletim faaliyeti ve ...’ın kuruluşu\" başlıklı 11. maddesinde, 6446 sayılı Kanun ile kuruluş ve tescile ilişkin hükümleri hariç olmak üzere 13/01/2011 tarih ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve özel hukuk hükümlerine tabi, ... (...) ticaret ünvanı altında bir anonim şirketin kurulduğu, ...'ın bu Kanun ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine aykırı olmayacak şekilde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (Kurum) tarafından hazırlanacak ana sözleşmenin ticaret siciline tescil ve ilanı ile faaliyete geçeceği, teşkilat yapısı ile çalışma esaslarının Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği ve ...'ın piyasa işletmeciliği yanında piyasanın gelişimi doğrultusunda görev alanına giren organize toptan elektrik piyasalarında yeni piyasalar kurulmasına yönelik çalışmaları yapmak ve Kurum'a sunmak, Bakanlıkça uygun görülmesi hâlinde; görev alanına giren organize toptan elektrik piyasalarının işletilmesi amacıyla oluşturulan veya ileride oluşturulabilecek uluslararası elektrik piyasalarına taraf olarak katılmak, bu amaçla kurulan uluslararası elektrik piyasası işletmecisi kuruluşlara ortak veya üye olmak, Kurum'un belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde piyasa işletim tarifelerini belirleyerek Kurum'a sunmak gibi görev ve yükümlülüklerinin olduğu düzenlenmiştir. 6446 sayılı Kanun'un ''Tarifeler ve tüketicinin desteklenmesi'' başlıklı 17. maddesine, 08/03/2022 tarih ve 31772 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7381 sayılı Kanun'un 27. maddesinin altıncı fıkrasıyla eklenen on birinci fıkranın Kurum'a verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan \"Kaynak Bazında Destekleme Bedelinin Belirlenmesine ve Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar (Usul ve Esaslar)\" Kurul'un 17/03/2022 tarih ve 10866 sayılı kararıyla kabul edilerek 18/03/2022 tarih ve 31782 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, Usul ve Esaslar'ın \"İtirazlar, faturalama ve ödemelere ilişkin süreç\" başlıklı 8. maddesinde, \"Faturalama, teminatlar, ödemeler. ödemelerin yapılmaması, uzlaştırma bildirimlerine ve faturalara yapılan itirazlar ve düzeltmelere ilişkin süreçler için Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği hükümleri uygulanır.\" düzenlemesine, 11. maddesinde ise, \"Bu Usul ve Esaslar hükümlerini Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanı yürütür.\" düzenlemesine yer verildiği,  Usul ve Esaslar uyarınca sabit fiyat ile ikili anlaşma yapılması hâlinde, bu anlaşmalara muafiyet tanındığı, muafiyet tanınan ikili anlaşmalar hususunda tereddüte düşülmesi üzerine, muafiyet tanınacak ikili anlaşma sahibi piyasa katılımcılarının anlaşma kapsamında temin ettikleri elektrik enerjisinin nihai tüketiciye kadar sabit fiyat ile tedarikinin sağlandığının da tespit edilmesi hâlinde ikili anlaşma miktarlarının destekleme bedeli hesabında kullanılması gerektiği yönünde değişiklik yapıldığı, bunun üzerine, \"Usul ve Esaslar uyarınca kaynak bazında destekleme bedeli muafiyet şartlarını taşımadığı hâlde bu muafiyetten haksız olarak yararlanıldığından\" bahisle  ilk uygulama dönemi olan (Nisan-Eylül 2022) altı aya ilişkin geriye dönük muafiyet bedelinin davacı şirkete yansıtıldığı, dava konusu edilen Ekim 2022 ve Kasım 2022 dönemlerine ilişkin, 15/11/2022 ve 15/12/2022 tarihli iki adet fatura bu altı aylık döneme ilişkin olmasa dahi, davalının esas olarak Ekim ve Kasım  bu dönemlerinde ilişkin muafiyet koşullarının oluşmadığına ilişkin değerlendirmeye dayalı olarak davacıya kaynakta destekleme borç bedeli yansıttığı, özel hukuk kurallarına tabi kılınmış olsa da \"piyasa işletmecisi\" olan davalı ...'ın,  dava konusu faturaları salt  özel hukuk kurallarına göre değil, 14/04/2009 tarih ve 27200 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren \"Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği\" ile 6446 sayılı Kanun'un 17. maddesinin on birinci fıkrası uyarınca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın uygun görüşü alınarak Kurul kararıyla ihdas edilen \"Usul ve Esaslar\" uyarınca tesis ettiği, buna göre davanın  çözümünde idarî yargının görevli olduğu, aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 27/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0eb10a4b8cd79563","SID":"867ec67e2f8d43c2"}}