{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/208 Esas<br>KARAR NO: 2025/608<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/12/2024<br>NUMARASI: 2024/571 Esas, 2024/1336 Karar<br>DAVA: İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177))<br>KARAR TARİHİ: 24/04/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkilleri ile davalı şirketler arasında ön ödemeli konut satış sözleşmeleri düzenlendiğini, davalıların bağımsız bölümleri müvekkillerine teslim etmediğini, bu nedenle davalı şirketler hakkında Tüketici Mahkemesinde açtıkları davalarda tazminata hükmedildiğini, ilama dayalı alacağın tahsili icin takip başlatıldığını, davacılardan ...'nun da davalı ... AŞ hakkında ilamın icraen tahsili için Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takip başlattığını, ilamın takibe konulmasına ve icra emrinin davalı şirkete tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmediğini belirterek davanın kabulü ile ilama müstenit alacağın icra emri ile istenilmesine rağmen ödenmemesi nedeni ile davalıların İİK 177/4. maddesi uyarınca iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevabında; davacının takibe konu ettiği ilamın kesinleşmediğini ve sonuçlanmasının beklenmesi gerektiğini, müvekkili şirkete borçlu sıfatıyla icra emrinin tebliğ edilmediğini, müvekkili şirkete doğrudan icra emri tebliğ edilmeden İİK'nın 177. maddesi uyarınca dava açılamayacağını, alacağın malların haczedilip paraya çevrilmesi ile tahsil edilebileceğinden davacının iflas isteme hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece; davalı ... AŞ yönünden tefrik edilen dosyada, Bakırköy 13. Tüketici Mahkemesi'nin 2021/897  Esas sayılı dosyasında 559.185,99 TL'nin davalılardan tahsiline karar verildiği, davacı ...'nun ilamın yerine getirilmesi için Bakırköy ...İcra Dairesi'nin ... esasına kayıtlı olarak icra takibi başlattığı, ilama müstenit icra emrinin usulüne uygun olarak 21/02/2021 tarihinde tebliğ edildiği halde davalı ... AŞ'nin borcu ödemediği, iflas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davalı şirketin İİK'nın 177. maddesi uyarınca iflasına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; 5 davacının her birinin ayrı ayrı icra takibi ve davası bulunduğunu, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmadığını, davalılarının da aynı olmadığını, davacı ... dışındaki davacıların müvekkili ... AŞ'ye değil, ...AŞ hakkında takip başlattığını, buna göre her davacının birbirinden bağımsız beş davası bulunduğunu, bu nedenle tek dava açılmasının hukuken mümkün olmayıp, davanın usulden reddi gerektiğini,  diğer davacılar yönünden tefrik kararı verilmemesine rağmen bu davacıların davası hakkında karar verilmediğini, davacıların adli yardım talebi hususunda gerekli inceleme yapılmadan karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, İİK 177/4. maddesi gereğince doğrudan doğruya iflas istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı ... AŞ yönünden tefrik edilen dosyada ilama bağlı alacağın icra emriyle istendiği halde ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının iflasına karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; birden fazla davacının tek bir dava dilekçesi ile alacaklısı oldukları şirketlerin iflasına kararı verilmesini istemesinin mümkün bulunup bulunmadığı, dava dilekçesinde gösterilen diğer  davacılar hakkında da tefrik kararı verilmesi gerekip gerekmediği hususlarında toplanmaktadır. 1-Birden fazla davacı tarafından ... AŞ ve ...AŞ'nin iflasına karar verilmesi istemi ile dava açılmış, ilk derece mahkemesi davalı ... AŞ yönünden dosyayı tefrik ederek yargılama sonucu anılan şirketin iflasına karar vermiştir. Dava dilekçesinde davacı ... dışındaki davacıların ilama dayalı takipte borçluları ...AŞ olarak açıklanmış olup, diğer davacıların borçluları, eldeki dosyadaki davalı ... AŞ değildir. Davacı vekili yargılama sırasında sunduğu dilekçede de, davacı ... dışındaki davacıların ... AŞ hakkındaki iflas davasında davacı olmadıklarını açıklamıştır. Bu nedenle davalı vekilinin bu dosyada davacı ...  dışındaki davacıların da davacı sıfatı bulunduğu yönündeki istinaf nedeni yerinde değildir. Diğer taraftan  ihtiyari dava arkadaşı olan birden fazla davacı tarafından birlikte dava açılması davanın usulden reddine karar verilmesini gerektirmediği gibi, HMK'nın 167 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için birlikte açılmış davaların ayrılmasına, resen veya talep üzerine karar vermesi mümkün bulunduğuna göre, davalı ... AŞ ve davacısı yönünden davanın tefrik edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. 2-Ayrıca davalı vekili, adli yardım talebi hususunda yeterli inceleme yapılmadan adli yardım talebinin kabul edildiğini belirterek hükmü istinaf etmişse de, ilk derece mahkemesinin adli yardım talebinin kabulüne dair kararının kesin olduğu gözetildiğinde, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu da reddedilmelidir. 3-Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2004 sayılı İİK‘nun 177. maddesinde, “Doğrudan Doğruya İflas Halleri“ üst başlığı altında, “Evvelce takibe hacet kalmaksızın İflas”, “Alacaklının talebi” düzenlenmiştir. 177/1.fıkrada, aşağıdaki hallerde alacaklının evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebileceği ifade edilmiştir. Yasada belirtilen “4” bent ise sırasıyla,”1- Borçlunun  malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoluyla  yapılan takip sırasında mallarını saklarsa; 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa; 3-308. maddede ki hal varsa; 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse,..” şeklinde sayılmıştır. Dosya kapsamından, Bakırköy 13. Tüketici Mahkemesi'nin 2021/897  Esas sayılı dosyasında taraflar arasındaki sözleşmenin feshi ile 559.185,99 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, ilam Bakırköy 13. Tüketici Mahkemesi'nin 2021/897  Esas sayılı dosyasında takibe konulmuştur. Ancak icra emri borçlu şirket vekiline tebliğine rağmen borç ödenmemiştir. Dosyaya sunulan icranın geri bırakılması kararı bulunmayıp,  davacının iflas avansı hususunda mahkemeden talep ettiği adli yardım talebinin HMK'nın 337. maddesi uyarınca kabul edildiği, ilanların yapıldığı, şirket temsilcilerinin dinlenmek üzere çağrılmasına rağmen yetkilinin duruşmaya katılmadığı anlaşıldığından mahkemece davalının İİK'nın 177. maddesi gereği iflasına karar verilmesi yerindedir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında usule aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/571 Esas,  2024/1336 Karar sayılı ve 25/12/2024 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK'nın 164. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta  içinde Yargıtay'da Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f7a0bd9c0055711a","SID":"ac4eae259da31a7f"}}