{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2025/554 <br>KARAR NO:2025/551<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2024/713 Esas  (Derdest)<br>ARA KARAR TARİHİ:13/02/2025<br>DAVA:Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:24/04/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>TALEP:İhtiyati hacze itiraz eden vekili itiraz dilekçesinde özetle;; mahkemece tebliğ edilen kararında davacının  ihtiyati haciz talebi  istinaf yolu açık olarak reddedildiği istinaf yasa yolu açık olan bu karardan dönerek ihtiyati haciz talebinin kabul edildiğini,esasen davacının  istinaf kanun yoluna başvurması gerekirken mahkememiz ara kararından dönmüş ve %15 teminat karşılığı davacı taleplerini kabul etmiş olduğunu, davacının  itirazı doğrultusunda %15 oranında verilen ihtiyati haczin kaldırılması için müvekkillerden %100 oranında teminat talep edilmekte olduğunu, davalılar makul oranda teminat yatırmayı kabul etmekte olduğunu,  bu denli mağdur edilmişken birde bu oranda teminat istenmesi davalıları zor bir duruma sokmuş olduğunu, ..., ...bankası üzerinden davalılara fatura karşılığı kredi vermiş olduğunu, ...şirketine davalılar tarafından düzenlenmiş senet verilmiş olduğunu, senet bedeli ödenmeyince ... şirketi işbu senedi icra takibine konu etmiş olduğunu,  bunun üzerine davalı şirketler senet borcunun tamamını ödemiş olduklarını, davacının tahsil ettiği tutarı mükerrer olarak hukuka aykırı şekilde tahsil etmeye çalışmakta olduğunu, davacının  amacının  tahsil ettiği borcunu tahsil etmek değil haciz tehdidi ile haksız kazanç sağlamak olduğunu, davalıların hesapları üzerinde bloke olduğundan mağdur durumda olduklarını, davalı şirketler makul bir teminat yatırmaya hazır olduklarını, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.\t<br>İHTİYATİ HACİZ KARARI :Mahkemece; 06/12/2024  tarihinde  talebin kabulü ile;alacağın %15 oranında teminat karşılığında İİK.nun 257/1 maddesi gereğince 365.524,27 TL  alacak yönünden borçlunun  taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yeter miktarı  üzerine ihtiyati haciz konulmasına  karar vermiştir.<br>İTİRAZ:İhtiyati haciz kararına itiraz eden davalı vekilinin itiraz dilekçesinde özetle; mahkemece tebliğ edilen kararında davacının  ihtiyati haciz talebi  istinaf yolu açık olarak reddedildiği istinaf yasa yolu açık olanbu karardan dönerek ihtiyati haciz talebinin kabul edildiğini,esasen davacının  istinaf kanun yoluna başvurması gerekirken mahkememiz ara kararından dönmüş ve %15 teminat karşılığı davacı taleplerini kabul etmiş olduğunu, davacının  itirazı doğrultusunda %15 oranında verilen ihtiyati haczin kaldırılması için müvekkillerden %100 oranında teminat talep edilmekte olduğunu, davalılar makul oranda teminat yatırmayı kabul etmekte olduğunu,  bu denli mağdur edilmişken birde bu oranda teminat istenmesi davalıları zor bir duruma sokmuş olduğunu, ...,...bankası üzerinden davalılara fatura karşılığı kredi vermiş olduğunu, ... şirketine davalılar tarafından düzenlenmiş senet verilmiş olduğunu, senet bedeli ödenmeyince ... şirketi işbu senedi icra takibine konu etmiş olduğunu,  bunun üzerine davalı şirketler senet borcunun tamamını ödemiş olduklarını, davacının tahsil ettiği tutarı mükerrer olarak hukuka aykırı şekilde tahsil etmeye çalışmakta olduğunu, davacının  amacının  tahsil ettiği borcunu tahsil etmek değil haciz tehdidi ile haksız kazanç sağlamak olduğunu, davalıların hesapları üzerinde bloke olduğundan mağdur durumda olduklarını, davalı şirketler makul bir teminat yatırmaya hazır olduklarını, İhtiyati Haciz Kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>EK KARAR:İlk derece mahkemesince \"davalıların itiraz dilekçesinde sunduğu ödeme dekontlarının 21/08/2024 tarihli 6.735,00 TL, 21/08/2024 tarihli 276.500,00 TL olduğu görülmüştür. Davacı vekili tarafından ihtiyati hacze dayanak kat ihtarında kat edilen miktarın 450.000,00 TL, 266.637,58 TL, 74.615,36 TL, 102.137,07 TL olmak üzere toplam 893.390,01 TL olduğu, dava konusu takip dosyasının takip çıkışının 731.181,32 TL olduğu, ancak davacının talebini 365.524,27 TL üzerinden harçlandırdığı ve mahkememizce bu bedel üzerinden ihtiyati haciz talebinin kabul edildiği görülmekle davalılar tarafından yapılan ödeme iddiasının bu aşamada borcun tamamını karşılayıp karşılamadığı anlaşılamadığı, bu hususun tahkikat aşamasında ortaya çıkacağı, bu aşamada ihtiyati haciz kararı vermeye yeter nitelikte yaklaşık ispat ölçüsünde delillerin mevcut olduğu, İİK 266 maddesi gereği ihtiyati haczin kaldırılması için belirlenen 365.524,27 TL teminatın yasaya uygun ve makul olduğu\"gerekçesiyle   ihtiyati hacze itirazların reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLER:İhtiyati haciz kararına itiraz eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  davacıların taleplerinin 365.524,27.-TL bedelinden ibaret olduğunu, talep edilen miktarın tümü yönünden ihtiyati hacze karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple 12.02.2025 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, hükmedilen ihtiyati haciz kararının ölçüsüz ve belirsiz olduğunu, şirketin tüm malvarlığını kül halinde donduran bir karar olduğunu, bu belirsiz ve ölçüsüz ihtiyati haciz nedeniyle davacı şirketin tüm ticari faaliyetlerinin bloke edildiğini, oysa geçici bir hukuki himaye mahiyetli ihtiyati haciz kararının davacı şirketin mahvına sebep olmaması ve bu dengenin korunması gerektiğini, yerel mahkemece hükmedilen ihtiyati haciz kararının sadece davacı yönünden tahsis edilmemiş olduğunu, diğer davalı şirket yönünden tüm malvarlığı ve alacakları yönünden konulduğunu, davalının ve diğer müvekkil şirketin tek bir malvarlığının dahi bu tutarı karşılayabilecekken tüm malvarlık ve alacaklar yönünden ihtiyati haciz konulmasının son derece ölçüsüz olduğunu, davacının faaliyet işlerliğinin sekteye uğramaması için HMK M.395 uyarınca teminat karşılığı haczin kaldırılabilmesinin mümkün olduğunu, bu yöndeki  itirazlarının yerel mahkemece değerlendirilmediğini, konulan haczin ölçüsüz, orantısız ve belirsiz olmasının  davacının tüm ticari faaliyetlerini engelleyecek şekilde tüm malvarlığına bütünüyle haciz konulmasının haksız yere davacı şirketin mahvı sonucunu doğurmasının kaçınılmaz olduğunu, ölçüsüz ve orantısız ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE :Talep, genel kredi sözleşmesinin istinaden asıl borçlu ve kefiller hakkında başlatılan  icra takibine  itirazın iptali davasında verilen ihtiyati haczin  İİK 265. maddesi uyarınca itiraz üzerine kaldırılması istemine ilişkindir.Mahkemece  06/12/2024   tarihli ihtiyati haciz kararı ile ihtiyati haciz talebinin  %15  teminat karşılığında kabulüne karar verilmiş, borçlu vekilinin teminat karşılığı ihtiyati haczin kaldırılmanın talep etmesi üzerine mahkemece 17/12/2024 tarihli ek karar ile İİK 266. Maddesi uyarınca  ihtiyati haczin teminat karşılığı kaldırılmasına karar verilmiş, davalı tarafından ihtiyati haciz kararı  ve ihtiyati haczin kaldırılması için talep edilen  %100 oranında teminata yönelik yaptığı itiraz mahkemece 13/02/2025 tarihli ek karar ile reddedilmiş, bu karara karşı itiraz eden  davalı ...vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Alacaklı borçlusuna karşı takip yapmadan önce ihtiyati haciz talebinde bulanabileceği gibi borçluya genel haciz yolu ile takip yaptıktan sonra   takip kesinleşmeden önce aynı alacak için   ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. (Prof.Dr Baki Kuru  İcra İflas Hukuk El Kitabi 2013-sayfa 1074) İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz  talep edebilmek için, İİK'nın 257/1.maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması ya da İİK'nın 257/2.maddesindeki şartların  bulunması gerekir. İİK'nın 265. Maddesi uyarınca; borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; ....haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir...Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.Somut olayda ilk derece mahkemesince dava dilekçesinde harçlandırılan ve ihtiyati haciz talep edilen miktar üzerinden teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmiş olup, ihtiyati haczin infazına ilişkin ileri sürülen hususlar  İİK 265 maddesinde sınırlı olarak sayılan  ihtiyati hacze itiraz sebepleri  kapsamında değerlendirilecek bir itiraz  olmadığından,  ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.6100 sayılı HMK'nın 341/1. maddesine, ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilineceği şeklindeki açık düzenleme karşısında, ara kararların, istisnalar hariç olmak üzere istinafı mümkün değildir. İhtiyati haciz ihtiyati tedbirin  özel bir çeşidi olup, ihtiyati hacze ilişkin olarak düzenlenen İİK 266. Maddesi, ihtiyati tedbirlere ilişkin düzenlenen HMK 395. Maddesine göre daha özel bir düzenleme olarak ihtiyati hacizlerde uygulama yeri bulacaktır. İİK.266. Maddesi uyarınca, davalı borçlunun talebi doğrultusunda teminat karşılığında ihtiyati haczin kaldırılmış olması durumunda, ihtiyati haciz hükümden düşmez; ihtiyati haciz teminat olarak gösterilen malvarlığı değeri üzerinde devam eder. Dolayısıyla somut olayda ihtiyati haciz gösterilen teminat üzerine kaydırılmış olur. İİK 266 maddesi uyarınca ihtiyati haczin teminata kaydırılmasına ilişkin 17/12/2024 tarihli  ek karar, itiraza tabi olmayan  ara karar niteliğinde olup, İİK 266 maddesi uyarınca verilen kararların istinaf edilebileceğine ilişkin Kanunda  bir düzenleme bulunmadığından  itiraz edeninin İİK 266 maddesi uyarınca belirlenen teminat ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda  davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun  esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati hacze itiraz eden davalı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati hacze itiraz eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362(1)-f maddesi  ve İİK'nın 265/ son  maddeleri uyarınca  oy birliği Kesin olarak  ile karar verildi. 24/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7c5e89f059807265","SID":"e0160b8ed7e054ef"}}