{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/52 - 2025/386<br>                                    T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ           <br>\t\t                                (H Ü K M Ü     K A L D I R A R A K     <br>\t\t                   Y E N İ D E N     H Ü K Ü M     K U R U L M A S I)<br>ESAS NO\t: 2025/52 <br>KARAR NO\t: 2025/386<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 19/01/2022<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2020/248 E.-2022/37 K.<br><br><br>Davacı vekilince yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucunda eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili; davalı borçlu firma tarafından Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/746 E. sayılı dosya ile konkordato tasdik talebinde bulunulduğunu, komiserler kurulunun alacak bildirim talebi üzerine müvekkili Banka tarafından yasal süresi içinde 11.07.2019 tarihi itibariyle ticari kredilerden dolayı 205.847,55 TL. nakit alacaklarının bulunduğunu bildirildiğini, borçlu firma tarafından alacaklarının 140.881,42 TL.'sinin kabul edildiğini, 48.284,00 TL.'sinin reddedildiğini, İİK'nın 302/6. maddesi uyarınca Mahkemeye itiraz ettiklerini, mahkemece müvekkili bankanın 189.481,66 TL. adi alacak üzerinden oylamaya katılmasına karar verildiğini, müvekkilinin alacaklılar toplantısına katıldığını ve iltihak süresi içinde red oyu verdiğini, Mahkemenin 13.02.2020 tarih ve 2020/132 K. sayılı kararıyla borçlu firmanın konkordato talebinin kabulüne karar verildiğini, alacaklarının borçlu firmanın kabul ettiği ve konkordato yargılamasını yürüten mahkeme tarafından nisap için kabul edilen alacak miktarının üzerinde olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere çekişmeli hale gelen 16.365,89 TL. alacaklarının muaccel hale geldiği kat ihtarı tarihi 24.04.2019 tarihinden itibaren yıllık %31,80 temerrüt faizi ile birlikte İİK'nın 308/b maddesi gereğince depo edilmesine ve alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı vekili; davacı bankanın konkordato sürecinde 205.847,55 TL nakit alacağı için alacak kaydı yaptığını ancak konkordato talebi hakkında yetkili Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/746 E. sayılı dosyasında 189.481,66 TL üzerinden alacaklılar toplantısına katılmasına ve oy kullanmasına karar verildiğini, konkordato yargılaması yapan mahkemenin söz konusu kararının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyeceğini, hal böyle olunca davacı bankanın alacağının müvekkilince kabul edilen 140.881,42 TL’den fazla olduğunu, <br>\tMüvekkili ile davacı banka arasındaki uyuşmazlığın \"...\" borcundan kaynaklandığını, iş bu borç için müvekkilince verilen çeklerin davacı banka tarafından tahsil edildiğini, tahsil edilen tutarların borçtan mahsup edilip edilmediğinin bilinmediğini, <br>\tDavacı banka tarafından müvekkili şirkete, anılan kredi kartı ile ilgili olarak 16.05.2018 tarihinden 16.04.2019 tarihine kadar hesap özeti gönderildiğini, ancak müvekkili hakkında 22.10.2019 tarihinde geçici mühlet kararı verilmesiyle bu kartın kullanılmadığını, bankaca İİK'nın 294/3. maddesi hükmüne aykırı olarak kesin mühlet tarihinden itibaren faiz işletildiğini,<br>\tDavacının talebinin konkordato projesine tâbi olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere çekişmeli alacağın ancak konkordato şartları çerçevesinde talep edilebileceğini, <br>\tDavalı müvekkilinin konkordato talebini kabul eden ve projeyi tasdik eden Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/746 E. 2020/132 K. sayılı kararında, \"…İİK m.308/b-2 maddesi uyarınca, alacakları itiraza uğramış alacaklılar için depo kararı verilmesine yer olmadığına…\" karar verildiğini, dolayısıyla davacının depo kararı talep etmesinin mümkün olmadığını,<br>\tSavunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>\t İlk derece Mahkemesince; \"Davacı ile davalı arasında Genel Kredi ve Teminat sözleşmesi bulunmakta olup bu sözleşme ile davalı business kart kullandırılmıştır. Davacı 26/04/2019 tarihli ihtarnamesi ile hesabı kat etmiş ve davalıdan 189.165,42-TL bussiness kart nedeniyle alacak ve 316,24-TL diğer alacak talebinde bulunmuştur.<br>Davalı şirket yönünden Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/746 E. sayılı dosyası ile konkordato davası ikame edilmiş ve mahkemece 22/10/2018 tarihinde 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilip, 22/01/2019 tarihinde ise 1 yıl kesin mühlet verilmiştir.<br>Davacı 13/12/2019 tarihinde 205,847,55-TL alacak kaydı talebi ilgili mahkemece verilen 18/02/2019 tarihli ara karar ile 189.481,66-TL üzerinden kabul edilmiştir. Davacının eldeki davada talep etmiş olduğu 16.365,89-TL kredi kat tarihi olan 26/04/2019 ile alacak bildirim talebinde bulunulan 11/07/2019 tarihler arasında işleyen faiz alacağına ilişkindir.<br>Uyuşmazlık davacının bu alacağı isteyip isteyemeyeceği hususunda toplanmaktadır. Uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemeler incelendiğinde:<br>Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları başlıklı İİK 294. maddesinde:<br>\"Madde 294- Mühlet içinde borçlu aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez.<br>206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir.<br>Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur.<br>Takas bu Kanunun 200 ve 201 inci maddelerine tâbidir. Bu maddelerin uygulanmasında geçici mühletin ilânı tarihi esas alınır.<br>Hacizli mallar hakkında niteliğine uygun düştüğü ölçüde 186 ncı madde hükmü uygulanır.<br>Konkordato mühletinin verilmesinden önce, müstakbel bir alacağın devri sözleşmesi yapılmış ve devredilen alacak konkordato mühletinin verilmesinden sonra doğmuş ise, bu devir hükümsüzdür.<br>Konusu para olmayan alacaklar, alacaklı tarafından, ona eşit kıymette para alacağına çevrilerek komisere bildirilir. Şu kadar ki borçlu, komiserin onayıyla taahhüdün aynen ifasını üstlenmekte serbesttir.\" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Hal böyle olunca davacı talebinin kesin mühlet içerisinde işleyen faize ilişkin olduğu anlaşılmakla, İİK 294 uyarınca talebin hukuka uygun olmadığı anlaşıldığından\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçelerinde de belirttikleri üzere müvekkili bankanın ticari kredilerden dolayı davalı firmadan 205.847,55 TL. alacağı olduğunu, davalı firmanın konkordato projesinde müvekkili bankanın 189.481,66 TL. nakit alacağı için yer aldığını, bu nedenle çekişmeli hale gelen 16.365,89 TL nakit alacaklarının muaccel hale geldiği kat ihtarname tarihi olan 24.04.2019 tarihinden itibaren %31,80 temerrüt faiziyle tahsili için İİK'nın 308/b maddesine dayalı olarak dava açtıklarını, İlk derece Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporunda müvekkili bankanın alacaklarının eksik hesaplandığını, bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeden karar verildiğini belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t:<br>\tI-Dava, İİK'nın 308/b maddesine dayalı olarak çekişmeli hale gelen alacağın tahsili istemine  ilişkindir.<br>\t1-<br>\tİlk derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı bankanın kayıt ve belgeleri incelenerek 24.04.2019 tarihli kat ihtarına konu alacağın kesin mühlet tarihi olan 22.01.2019 tarihi itibariyle miktarının, bir başka anlatımla davacı bankanın gerçek alacağının belirlenmemiş olduğu görülerek Dairemizce HMK'nın 356/(1). maddesi uyarınca duruşma açılmasına ve bu konuda bilirkişi incelemesi yapılmasına, bilirkişi ücretinin verilen kesin sürede istinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılmasına karar verilmiştir. <br>\tDavacı vekili kesin süre içinde sunduğu 06.03.2025 tarihli dilekçesiyle; davaya konu borç için müvekkili şirket ve dava dışı kefil ... arasında anlaşmaya varıldığını, kefil tarafından 07.02.2025 tarihinde yapılan ödeme neticesinde davaya konu alacağın tahsil edildiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın konusuz kaldığı yönünde karar verilmesini, müvekkili şirket tarafından davaya sebebiyet verilmediğinden aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini istemiştir. <br>\tBu durumda Dairemizce, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.  <br>\t2-<br>\tDosya ve UYAP kayıtları kapsamından; <br>Davalı tarafından konkordato başvurusunda bulunulması üzerine Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/746 E. sayılı dosyasında, alacaklı ... Bankası A.Ş. tarafından 11.07.2019 tarihi itibariyle 205.847,55 TL alacaklarının bulunduğunun bildirildiği, borçlu tarafından alacağın 140.881,42 TL'lik kısmının kabul edildiği, bakiye kısmının reddedildiği, Mahkemece 18.12.2019 tarihli ara karar ile, kredi kartı alacağının konkordato komiserler kurulunun 18.12.2019 tarihli raporuna göre kesin mühlet tarihi itibariyle 199.743,47 TL olduğu, ancak  İİK'nın 302/6. maddesi gereğince davacı bankanın  kesin mühlet tarihinden sonra Ankara 54. Noterliği'nin 26.04.2019 tarih ve 13658 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesabı kat ettiği ve kat edilen nakdi alacak miktarının 189.481,66 TL olduğu, kesin mühlet tarihinden sonraki kat ihtarnamesindeki alacak miktarına bağlı kalınarak, rehinle temin edilmeyen 189.481,66 TL nakdi alacak tutarı üzerinden nisaba katılmasına karar verildiği,<br>Anlaşılmıştır.<br>İİK'nın 302/6. maddesi, \"Çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkeme karar verir. Şu kadar ki bu iddialar hakkında ileride mahkemece verilecek hükümler saklıdır.\" hükmünü, <br>\"Çekişmeli alacaklar hakkında dava\" başlıklı 308/b maddesi, \"(Ek: 28/2/2018-7101/37 md.) Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler.<br>Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir.\" hükmünü içermektedir. <br>Davacı tarafın ve bilirkişi görüşünün aksine İİK'nın 302/6. maddesi kapsamındaki çekişmeli alacak, alacaklının bildirdiği alacak tutarı ile mahkemece ara kararıyla İİK'nın 302/6. maddesi uyarınca nisaba katılmasına karar verilen tutar arasındaki fark değildir. Mahkemece İİK'nın 302/6. maddesi uyarınca belirlenen tutar, taraflar arasındaki gerçek alacak tutarı olmayıp, sadece alacaklı Bankanın nisaba katılmasına karar verilen tutardır. Davacı Banka tarafından bildirilen alacak tutarı ile borçlu tarafından kabul edilen tutar arasındaki \"çekişmeli alacak\" tutarı yönünden İİK'nın 308/b maddesine dayalı olarak dava açılabileceği tabiidir. <br>Buna göre somut olayda, davacı bankaca bildirilen 205.847,55 TL. ile borçlu tarafından kabul edilen alacak tutarı 140.881,42 TL. arasındaki fark olan 48.284,00 TL \"çekişmeli alacak\" tutarını oluşturmaktadır. <br>Somut olayda bilirkişi incelemesi ile, davacı bankanın kesin mühlet tarihi olan 22.01.2019 tarihindeki alacağının belirlenmesi, bu tutar ile borçlu tarafından kabul edilen tutar arasında fark olması halinde bu miktar üzerinden, talep tutarı da değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmesi, fark olmaması halinde de şimdiki gibi davanın reddine karar verilmesi gerekmekteydi.<br>Ne var ki davacı tarafça miktar belirtilmeksizin dava konusu alacağın tahsil edildiği bildirildiğinden taleple bağlı kalınarak davanın konusuz kaldığının kabul edilmesi gerekmiş,  davacının gerçek alacak miktarının belirlenebilmesi için gerekli bilirkişi ücreti kesin süre içerisinde yatırılmadığından, davacının alacağını kanıtlayamadığı kabul edilmiş, sonuç olarak davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verilmesi gerekmiştir.<br>II-Kararın niteliğine göre davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. <br>HÜKÜM\t:<br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>I-Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle; Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.01.2022 tarih ve 2020/248 E., 2022/37 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA VE YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, <br>\tBuna göre;<br>\t\"1-Konusuz kalan davanın ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,  <br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 279,49 TL harcın mahsubu ile bakiye 331,95  TL.'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/(3), 13/(2). maddeleri uyarınca 16.365,89 TL  vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin  üzerinde bırakılmasına, <br>6-Davalı tarafından yapılan her hangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>7-HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider ve delil  avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, <br>8-6325 Sayılı Kanunun 18/A-11-14. maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan olan 1.320,00 arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,\"<br>\tII-Yukarıda (II) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,  <br>\tIII-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, <br>\tIV-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\tV-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,     <br>\t29.04.2025 tarihinde, tarafların  yokluğunda, HMK'nın 362/(1)-a. maddesi uyarınca (Ek madde 1 uyarınca yeniden değerleme oranına göre belirlenen 544.000,00 TL. kesinlik sınırının altında kaldığından) KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  29/04/2025\t\t\t\t<br>    <br>Başkan <br> e-imza<br>Üye <br> e-imza<br>Üye <br> e-imza<br>Katip<br> e-imza<br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3ea0f0f9d4c1e13c","SID":"afabf3480ddd5be1"}}