{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/284 <br>KARAR NO: 2025/596<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/10/2021<br>NUMARASI: 2021/327 E. -  2021/827 K. <br>DAVANIN KONUSU: Çekin İstirdadı  <br>Taraflar arasındaki istirdat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine  dair verilen karara karşı,  davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ciro ve teslim yoluyla hamili olduğu... A.Ş. tarafından düzenlenen ... Bankası A.Ş Sefaköy Ticari  Şubesine ait 31.03.2021 ödeme tarihli  25.000 TL miktarlı ... nolu çek ile ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından düzenlenen ... Sefaköy Şubesine ait 06.03.2021 ödeme tarihli 7.790 TL miktarlı ve  ... nolu çekin müvekkilinin müşterisi ... Ticaret A.Ş.'ye gönderilmek üzere kargo şirketine teslim edildiğini, çeklerin kargo şirketince kaybedildiğini, Bakırköy 5.Asliye Ticaret  Mahkemesinin 2020/911 Esas sayılı dosyası ile çekin iptal davası açıldığını ve ödeme yasağı kararı alınarak muhatap bankalara bildirildiğini, davalının Anadolubank ... Şubesine ait 06.03.2021 ödeme tarihli 7.790 TL bedelli ... nolu çeki bankaya ibraz ettiğini, mahkemece istirdat davası açmak için süre verildiğini, müvekkilinin elinden rızası dışında çıkan çeklerin iadesi gerektiğini, müvekkili ile sonraki cirantalar arasında ticari ilişki bulunmadığını, kargoda zayi olan çekin bankaya ibraz edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek, haksız şekilde davalının elinde bulunan her iki çekin istirdadına, çeklerin iadesinin mümkün olmaması ihtimalinde bedelinin tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava, çek istirdatı istemine ilişkindir. Dava konusu çek incelendiğinde; keşidecesinin dava dışı .... San. ve Tic. Aş., lehtar 1. cirantanın davacı olduğu, davacının cirosu ile dava dışı kişilere ve en son davalıya geçmiş  olduğu görülmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 790. maddesinde 'Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı taktirde yetkili hamil sayılır.' denilmiştir. Bu madde hükmüne göre dava konusu çekteki görünürdeki şekli ciro silsilesine göre davalı yetkili hamil konumundadır. Dava konusu çek üzerinde davalının ciro silsilesi ve imzaların istiklali ilkesi gereğince yetkili hamil olduğu, hamilin kötü niyetle çeki iktisap ettiği ya da ağır kusurlu olduğu kanıtlanamadığından...\"  gerekçesiyle, davanın reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava konusu çek için açılan çek iptal davasında mahkemece bankaya tedbir yazısı yazılarak çekin ödenmemesinin istendiğini, ticaret sicile gönderilen ilan metninde ise çeki elinde bulunduranın mahkemeye sunmasına karar verildiğini, buna rağmen davalının çeki bankaya ibraz ettiğini, küçük bir araştırma ile çekin kayıp veya çalıntı olduğunun anlaşılabileceğini, belirtilen işlemlerin yapılmamasının başlı başına kötü niyeti gösterdiğini, mahkemenin hiçbir araştırma yapmadan, ve delil toplamadan davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 792. maddesi gereğince çek istirdadı talebine ilişkindir.   İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili,  ... Sanayi ve Ticaret A.Ş tarafından düzenlenen ... A.Ş Sefaköy Ticari  Şubesine ait 31.03.2021 ödeme tarihli  25.000 TL bedelli ve  ... nolu çek ile ... Sanayi ve Ticaret A.Ş tarafından düzenlenen ... bank Sefaköy Şubesine ait 06.03.2021 ödeme tarihli  7.790 TL bedelli ve  ... nolu çekin müvekkilinin müşterisi ...  Ticaret A.Ş.'ye gönderilmek üzere kargo şirketine teslim edildiğini, çeklerin kargo şirketinin çalışanlarınca kaybedildiğini, çeklerin iptali için açılan davada Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/911 Esas sayılı dosyasında ödeme yasağı kararı verilerek, kararın muhatap bankalara bildirildiğini,  ayrıca çekleri bulan kişilerin mahkemeye ibrazı için ilan yapıldığını, davacının en basit araştırmayı yapması halinde çeklerin çalıntı olduğunu anlayabileceğini, buna rağmen çalıntı çeklerin iktisap edilerek ibraz edilmesinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, çekin istirdadına, olmadığı takdirde bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.Dava konusu çekin davacı emrine  düzenlendiği, ilk cironun davacıya ait olduğu, çekin zayi olduğu iddiasıyla hasımsız şekilde iptal davası açıldığı, mahkemece ödeme yasağı kararı verildiği, çekin ibrazı üzerine istirdat davası açılması için davacıya süre verildiği, çekteki cirolarının düzgün ve birbirini takip ettiği anlaşılmaktadır. Davacının cirosu beyaz ciro olup, bu ciro ile sonraki cirantanın çeki iktisap ettiği görülmüştür. Dava, çeki ibraz edene yöneltilmiştir. Çekin istirdadı davası, çeki ağır kusurlu veya kötü niyetle iktisap eden hamile karşı açılabilir. Dosya kapsamındaki açıklamalardan çekin lehdar olan davacı tarafından ciro edildiği, beyaz ciro ile sonraki cirantanın iktisabının bulunuğu ve çekteki ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmamaktadır. TTK'nın 792. maddesi; “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” hükmünü haiz olup anılan kanuni düzenleme bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde  TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. Aynı Kanunun 790. maddesinde ise \"Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır\" düzenlemesi bulunmaktadır. TTK'nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa... ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, yukarıda da belirtildiği gibi çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delille kanıtlanabilir (Yargıtay HGK'nın 06/04/2021, E. 2017/11-159, K. 2021/417 tarih ve sayılı kararı). Bu bilgilere göre davacı, dava konusu edilen çekin hamili iken rızası dışında elinden çıktığını ve davalının çeki iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlamakla yükümlüdür. Bu davada ispat yükü HMK'nın 190. maddesine göre davacıya aittir. Davacı çekin yetkili hamil olduğunu ve çekin rızası dışında elinden çıktığını ispat edeceği gibi, davalının da iktisabında ağır kusurlu veya kötü niyetli olduğunu ispat etmelidir. Davalının cevap vermemesi veya çek iptali davasında ödeme yasağı kararı verilmesi ve ilan yapılması ispat yükünü değiştirmemektedir. Davacının cirosunun beyaz ciro olması nedeniyle sonraki cirantanın iktisabının korunması gerektiği gibi, araya giren cirolar dikkate alındığında, çekteki hakkın birbirini takip eden cirolardan anlaşılması karşısında, davalının çek cirantaları arasındaki ticari ilişkileri tahkik ederek çeki iktisap etmesi beklenemez.  TTK'nın 792.maddesine göre; \"Çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister  ciro yoluyla devredilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddesine göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çek geri vermekle hükümlüdür.\" düzenlemesi bulunmaktadır. TTK'nın 790. maddesine göre, iktisap anında ciro silsilesinde görünüş itibari ile kopukluk olup olmadığını inceleme yükümlülüğü bulunmaktadır. Çeki iktisap edene bunun dışında daha fazla yükümlülük yükleyen bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır. Son ciro beyaz ciro olduğundan, çeki başka kişilerden de alan kişinin iktisabı TTK'nın 682 ve devamı maddelerine göre korunması gerektiğinden, davacı vekilinin yenide görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;  1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 556,1‬0 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.10.04.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0818fd6b6a67e2cd","SID":"3866a777bc2a364d"}}