{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2025/434 <br>KARAR NO:2025/499<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ<br>TARİHİ:12/02/2025<br>NUMARASI:2025/14 Esas <br>TALEP :İhtiyati Tedbir<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:17/04/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>TALEP:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkil pay sahiplerinin bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılmamasını ve dilekçede sunulan sair sebeplerle 2023 yılı olağan genel kurul toplantısı'nda alınan 2,3,4,5,6 nolu kararların TTK m.447 gereği butlanının tespiti'ni, tedbir taleplerin kabulü ile TTK ve ilgili mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle, 16.12.2024 tarihinde yapılan 2023 olağan genel kurul toplantısında alınan tüm kararların TTK m.449 düzenlemesi gereğince yürütmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini, davalı şirkete temsil ve yönetim kayyımı atanmasını, bu talep reddedilirse, şirketi mali ve idari yönden inceleme yapabilecek kabiliyette donatılmış bir denetim kayyımı atanmasını, şirket genel kurul toplantılarının kayyım eliyle yapılması kapsamında tedbirlerin alınmasını, şirketin uyap üzerinden yapılacak sorgulama ve kurumlara gönderilecek müzekkere neticesinde tespit edilecek tüm taşınmaz ve taşınırları ile banka hesaplarına üçüncü kişilere devir ve temliki ile her türlü ayni ve şahsi hak tesisinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, \"Dava dosyamızda; davacı taraf  dava konusu genel kurulda alınan kararlarının ana sözleşmeye, yasal düzenlemelere ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu noktasında toplanmaktadır. Bu durumda, yaklaşık ispat kuralına ve dosyadaki mevcut duruma göre yapılan değerlendirme neticesinde iddiaların yargılamayı gerektirmesi, şirket işleyişinin devam etmesi, tedbir kararı verilmemesi halinde  ciddi bir zarar doğacağına yönelik de  emareler bulunmaması, tarafların menfaat dengeleri de dikkate alınarak ve  bilirkişi incelemesi henüz yapılmadığından, mevcut delillere göre yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden  TTK.nın 449. maddesi uyarınca yürütmenin tedbiren durdurulması talebinin ve  davalı şirkete tedbiren yönetim veya denetim kayyımı atanmasını gerektirecek haklı bir sebep dosyanın geldiği aşama itibarıyla ispatlanmadığı, ayrıca şirketin varlığının uyuşmazlık konusu olmadığından tedbir talebinin reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; TTK M. 420'ye göre erteleme talep edilmiş bir genel kurulda; mali konuları ilgilendiren gündem maddelerinin müzakeresi ve oylaması yapılmaksızın toplantının ertelendiğini, TTK m. 413'ün 3.fıkrasına göre yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmaları ve yenilerinin seçimi yılsonu finansal tablolarının müzakeresi maddesiyle ilgili sayıldığını, Yargıtay uygulamasına göre, azınlık tarafından finansal tabloların müzakeresinin ertelenmesi talebi yeterli olup herhangi bir gerekçe sunulması gerekmediğini, TTK m. 420 ve m. 413/3 birlikte değerlendirildiğinde; yönetim kurulunun oluşumunun hukuka aykırı olduğunu, şirketin organsız olduğunu, bu sebeple tedbir taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini, yılsonu finansal tabloların müzakere edilip genel kurulca kabul edilmediği müddetçe yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması ve yeniden seçime gidilmesinin mümkün  olmadığını, (bkz. yargıtay 11. hd. 12.12.2016 tarih, 2016/2098 esas, 2016/9484 k.) bu karara aykırı seçimin hukuken yok hükmünde olduğunu, bu sebeple gk toplantı tutanağı'na dayanarak atanan yk üyelerinin yetkilerinin kaldırılması gerektiğini, yönetim kurulu başkanı ve çoğunluk pay sahibi ... bildirici şirket kasasını kendi kasası olarak kullanmakta olduğunu, yönetim kurulu başkanı ve çoğunluk pay sahibi ...'nin şirketle rekabet yasağını ihlal etmekte olup davacının zararına iş ve işlemler yapıldığını, genel kurul toplantısında alınan kararların icrasının geri bırakılması gerektiğini, değerleme oranı yanlış hesaplanarak davacının kar payının düşük gösterildiğini, genel kurulda kar payının dağıtılmadığını, diğer ortaklar şirketten çeşitli adlar altında maddi menfaatler sağladığını, davacının bilinçli şekilde şirketten uzaklaştırılması ve ortaklık haklarından faydalanamaması söz konusu olup şirketin yönetim kurulu başkanı şirketle işlem yaptığını, kendi oğlunun üzerine ... tekstil adlı şirketi kurarak, davalı işmont şirketinin mallarının ... tekstil üzerinden sattığını, ..., kendisine yine kendisinin tek yönetici ve tek imza yetkilisi olduğu, davalı şirketle aynı adreste ve aynı faaliyet konusunda ... Şirketi unvanlı başka bir şirket kurmuş davalı... AŞ defter kayıtlarına göre ... Ltd, ... AŞ'ye 67.669.878,35 tl fatura kesmiş dava dilekçesinde, muhasebe kayıtlarından elde ettiği usulsüzlükleri ayrıntılı bir şekilde izah ettiklerini, genel kurul toplantı sürecinde açıkça hukuka aykırı bir çok işlem yapıldığını, ... toplantısında alınan kararların hükümsüzlüğü dava dilekçesinde  açıkça ortaya konulduğunu, bu sayede yaklaşık ispat koşulu yerine getirildiğini, yönetim kurulu üyelerine TTK m.395 ve 396. maddelerinde yazılı işlerin yapılabilmesine izin verilmemesine rağmen, yönetim kurulu başkanı şirketle işlem yapmakta olup yönetim kurulu başkanının şirkette müdür sıfatıyla üst düzey çalışan konumundaki oğlu adına bir şirket olduğunu, bu şirket üzerinden davacının ortak olduğu davalı şirketin malvarlığı hiç edilmekte olup şirketin mal varlığının hukuka aykırı olarak elden çıkarıldığını, şirketin işlemlerinin çoğunda fatura kullanılmadığını, yönetim kurulu başkanı kendi hesapları üzerinden para trafiğini kontrol etmekte olup bu sayede şirketi zarara uğrattığını, faturasız işlemler ile şirket varlığının satışı ve yok edilmesi söz konusu olup tüm bu hukuksuzlukların engellenmesi için TTK m.449 uygulanarak, şirketin 16.12.2024 tarihinde yapılan 2023 yılı olağan genel kurul toplantısı kararlarının uygulanmasının geri bırakılması tedbirine karar verilmesi gerektiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve genel kurul kararlarının uygulanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Talep,  anonim şirket genel kurulunda alınan kararların butlanı istemli açılan davada genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulması suretiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesi, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ilgili genel kurulda alınan davaya konu kararların yürütmesinin durdurulmasına ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.Davalı ... Şirketi'nin 16/12/2024 tarihinde yapılan 2023 olağan genel kurulunun, 2 nolu maddesi ile faaliyet raporunun okunması ve kabulüne; 3 nolu maddesi ile finansal tabloların tasdikine; 4 nolu maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin ibralarına: 5 nolu maddesi ile karın olağanüstü yedeklere bırakılmasına;  6 nolu maddesi ile yönetim kurulu başkan ve üyelerinin seçimine  karar verilmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 420/1. maddesi, finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular, sermayenin onda birine, halka açık şirketlerde yirmide birine sahip pay sahiplerinin istemi üzerine, genel kurulun bir karar almasına gerek olmaksızın, toplantı başkanının kararıyla bir ay sonraya bırakılacağı düzenlenmiştir. Kanunda açıkça düzenlendiği gibi erteleme için genel kurulun bir karar almasına gerek bulunmadığı gibi genel kurulun bu konuda bir takdir yetkisi de bulunmamaktadır. Bunun gibi toplantı başkanının da erteleme dışında başka bir karar alma yetkisi bulunmamaktadır. Zira, erteleme hakkı Kanun’dan kaynaklanır ve erteleme yönündeki talep, başkanlık divanına ulaşmakla hukuki sonuçlarını doğurur.TTK'nın 449. Maddesine göre, genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi ise, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut olayda, finansal tabloların görüşülmesinden önce toplantı başkanının seçilmesinden sonra davacı tarafından TTK'nın 420/1. maddesine göre genel kurulun 1 ay süre ile ertelenmesi talep edilmiştir. Bu durumda finansal tablolar ve buna bağlı konuların müzakeresinin 1 ay sonraya ertelenmesi gerekir. Ancak, erteleme talebi genel kurul tarafından oylanarak reddedilmiştir. Davalı şirketin olağan genel kurulunun 3 numaralı kararı finansal tablolara ilişkin olup,  2, 4, 5, 6 numaralı kararları da finansal tablolarla doğrudan veya dolaylı olarak ilgili bulunmaktadır. Bu durumda, davacının genel kurulun ertelenmesini talep etmesi ancak genel kurulun ertelenmeyerek toplantıya devam edilmesi karşısında  talep edilen ihtiyati tedbir yönünden yaklaşık ispat şartının gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Bu halde HMK'nın 389.maddesinde düzenlenen, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hali somut olayda gerçekleşmiş olup, genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbirin kabulüne karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir. Açıklanan bu durum ve koşullar karşısında teminat alınmasına da gerek bulunmamaktadır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediğinden bahisle genel kurul kararının yürütmesinin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1- İhtiyati tedbir talibinin KABULÜ ile; davalı şirketin 16/12/2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan  2, 3, 4, 5, 6 no'lu kararların TTK'nın 449. maddesi uyarınca YÜRÜTMESİNİN GERİ BIRAKILMASINA, 2-Kararın ticaret siciline tescil ve ilanına, tescil ve ilan masraflarının davacı tarafından karşılanmasına, 3-Masrafı yatırıldığında tescil ve ilan için gerekli işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,4-Tedbirin mahiyeti ve gerekçede açıklanan nedenlerle HMK'nın 392. maddesi uyarınca, takdiren teminat alınmasına yer olmadığına,5-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-İstinaf aşamasında yapılan masrafların, ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte, yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince  taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362(1)-f maddesi ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca  oy birliği kesin olarak ile karar verildi.17/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"92d82dd7941a0611","SID":"6bec6a533d9c799b"}}