{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/2017 <br>KARAR NO:2025/368<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:21/09/2021<br>NUMARASI:2020/475 Esas -  2021/771 Karar<br>DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:20/03/2025<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile davalı arasında Kredi Sözleşmesi imzalanmış sözleşme gereği kredi hesapları açılmış ve borçlular tarafından kullanıldığını, kredi borçlarının süresinde ödenmediğinden borçlulara hesap kat ihtarnamesi keşide edildiğini, ihtara rağmen ödenmeyen borca ilişkin olarak davalı borçlular aleyhine ... Sayılı icra dosyasından takibe geçildiğini, borçlular takibe borca faize faiz oranına ve borcun ferilerine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalılarca yapılan haksız itirazın iptalini, takibin devamına davalı borçludan %20'den aşağı olmamak üzere İcra İnkar tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini  talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı ... vekilinin mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle icra takibi 160.671,67-TL olduğu halde dava dilekçesinde 161.164,53-TL için talepte bulunulduğunun doğru olmadığı, müvekkilinin sorumluluğunu aşan miktarda talepte bulunulduğunu, Müvekkili bu ilişkide kefil durumda olduğunu, sorumluluğunun da sınırlı olduğunu, Müvekkili davalıya ihtarname gönderildiği ve tebliğ edildiğini, dolayısıyla temerrüt oluşmadığını, bu nedenle de istenen faiz usul ve kanuna uygun olmadığını,açıklanan nedenlerle davanın reddini % 20 tazminatın vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Davacı Bankanın ... Şubesince Açılan Taksitli Ticari Kredi çerçevesinde davalı asıl borçlu...-... MÜHENDİSLİK adına nakdi Kredi kullandırılmıştır. Davalıya 27.03.2017 tarihinde 61 ay vadeli 250.000,00TL Tutarında aylık % 1,85 yıllık % 22,20 Akdi faiz oranlı Taksitli Ticari İhtiyaç Kredisi Hesabı Tahsis edilerek kullandırıldığı, Davalının 27.11.2018 tarihli 20. Taksitinin zamanında ödediği sonrasında davalı tarafından hiçbir taksitin ödenmediği görülmüştür. Kredinin Borcu 27.11.2018 tarihinde KALAN TOPLAM 127.284.89TL olduğu, anlaşılmaktadır. Dava konusu borç tutar davacı banka tarafından 08.11.2019 tarihinde Toplam 128.571,32TL olarak takip hesaplara aktarıldığı görülmüştür.Banka yanlar arasındaki sözleşme gereğince müşterinin temerrüde düşmesi halinde temerrüde düşülen borç için temerrüdün gerçekleştirildiği tarihte hesaplanacak akdi faiz oranının 2 katı oranında temerrüt faiz işler.” Hükmünde olduğu. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/19-1650 E 2019/507 K Tarih 02.05.2019 “Ne var ki Yargıtay uygulamasında bankaların Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'na bildirdikleri ancak müşterilerine uygulamadıkları akdi faizlerin temerrüt faizinin tespitinde esas alınmayacağı kabul edilmekte olup sözleşmede ayrıca bir temerrüt faiz oranı da belirlenmemiştir.Davacı banka tarafından dava konusu krediye işletilen AKDİ FAİZİN % 1,85 X 12 = 22,20 olduğu 2 KATI FAZLASI  % 44,40 hesaplanmıştır.Bu durumda 127.284,89 TL ASIL ALACAK, 29,120,66 TL İşlenmiş Akdi Faizi, 2.040,80 TL İşlenmiş Temerrüt Faizi, 1.558,07 TL BSMV ile 233.19 TL İhtar Masrafı olmak üzere TOPLAM 160.237,62 TL Alacaklı olduğu hesaplanmıştır. Bu durumda davacı Bankanın 16.12.2019 Takip Talep Tarihi itibariyle, 127.284,89 TL ASILALACAK (tespitlerimiz gibi) 12.018,80 TL İşlenmiş Akdi Faizi (banka talebi gibi) 2.040,80 TL İşlenmiş Temerrüt Faizi (tespitlerimiz gibi) 600,94 TL BSMV(banka talebi gibi) 23.319 TL İhtar Masrafı olmak üzere TOPLAM 142.178,62 TL Alacaklı olduğu, Davacı bankanın toplam 160.671,69 TL. olan alacak Takip talebinin tespitlerimizi aşan kısmının uygun olmadığı, Davacının borç tamamen ödeninceye kadar, tüm davalıdan 127.284,89 TL olan Asıl Alacak üzerinden % 44,40 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden % 5 BSMV talep edebileceği kanaatine varılmıştır. Tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile davalının... sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 142.178,62.-Tl üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacak olan 127.284,89 Tl ye % 44,40 temerrüt faizi ile faizin % 5 oranında ... uygulanmasına, fazla istemin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı likit bir borcunun varlığını bildiği halde sadece alacağın tahsilini geciktirmek için itirazda bulunduğu anlaşıldığından İİY 67/2 maddesi uyarınca alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminat tutarı olan 28.485,72 Tl nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine \" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ve hatalı hesaplamalar sonucunda tanzim edildiğini, bilirkişi raporuna itirazları gözetilmeksizin mahkemece karar verildiğini, mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporunda yapılan hesap incelendiğinde faiz hesabı ihtarname tarihi olan 03/12/2019 tarihinden itibaren yapıldığını,TBK 117/2. maddesine göre ihtar yapılmaksızın borçlunun mütemerrit sayılacağı hallerin düzenlendiğini, müvekkili bankanın davacılara temin ettiği kredi, geri ödemesi plana bağlı taksitli bir kredi olduğunu, davalıların ilk ödemeyi (yapacağı ödemelerin) yapacağı tarih ve tutarın belli olduğunu, mahkeme tarafından alınan raporda, temerrüt faizi hesabının davalıların temerrüde düştüğü 27/11/2018 tarihinden itibaren yapılması gerekirken, ihtarın tebliğ tarihinden itibaren faiz hesabı yapıldığını, bu şekilde yapılan hesap için mahkemeye itiraz edilmişse de mahkeme tarafından itirazlarının dikkate alınmadığını, mahkeme kararının bu yönüyle de hatalı olduğunu, mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporundaki yapılan hesap incelendiğinde sadece asıl alacak için temerrüt faiz hesabı yapıldığını, \"işlemiş akdi faize\" de temerrüt faizi işletilmesi gerekirken böyle bir hesap yapılmadığının görüldüğünü, mahkeme tarafından alınan ilk raporda bilirkişi ...'yi incelediğini ve sözleşmenin ticari nitelikte bir kredi olduğu sonucuna vardığını, durum böyle iken müvekkili banka ile davacılar arasında ... hükümlerinin ve TTK hükümlerinin uygulanması gerektiğini, gerek TTK 8/2'de gerekse taraflar arasında düzenlenen ...'nin 12.6 maddesinde bu sözleşmeye dayanan kredi ve hesaplara mürekkep faizi işletileceğini, yani ilk devre faizinin anaparaya eklenerek temerrüt faizi hesabının yapılması gerektiği açık olarak belirtildiğini, bu durumda \"işlemiş akdi faize de temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi hesabı yapılması\" gerekirken eksik hesap yapıldığını,  ayrıca açılan takip incelendiğinde de alacak talep edilirken  işlemiş akdi faize de temerrüt faizi işletilmesi talebinin açık olarak belirtildiğini, bilirkişi raporu incelendiğinde; asıl alacak miktarının 127.284,89 TL olarak belirlendiğini, bilirkişi tarafından asıl alacak miktarının tespiti 27/11/2018 tarihli taksitin yanında kalan anapara ibaresinin 127.284,89 TL olarak gösterilmesi olarak açıklandığını, bilirkişi tarafından ana paranın hatalı tespit edildiğini, dolayısıyla tüm faiz hesaplamaları da hatalar silsilesi ile yanlış tespit edildiğini, asıl alacak miktarının ihtarnamede belirtilen 128.571,32 TL olduğunu, taksitlerin ötelendiği ise borcun ödenip ödenmediğini gösterir ödeme planından Genel Kredi Sözleşmesi ekinde borçlular tarafından da imzalanan Tüzel Taksitli Kredi Ödeme Planından da anlaşılacağını, bilirkişi tarafından taksitlerin ötelendiği ve taksitlerin ödenmediği süreç boyunca müvekkili banka tarafından BSMV ödemelerinin yapıldığı ve bu süreçteki Bsmv miktarının da asıl alacağa eklenmesi gerektiği hususlarının göz ardı edildiğini, bilirkişi tarafından akdi faiz ve temerrüt faizi hesapları da hatalı yapılmış olup; takip talebinde talep ettikleri miktarların usul ve yasaya uygun olduğunu, bilirkişi raporunun sonuç bölümünde toplam temerrüt faizinin 2.040,80 TL olduğu sonucuna varıldığını, bu temerrüt faiz miktarının da taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili bankanın kat tarihindeki alacağına kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz, temerrüt tarihinden itibaren ise asıl alacak ve akdi faiz toplamına temerrüt faizi yürütülmek suretiyle takip tarihindeki alacağın saptanması gerektiğini, açıklanan nedenlerle İstanbul 14 Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/475 E. Ve 2021/771 K. Sayılı  ilamının itirazın kısmen kabulü yönünden kaldırılmasına, haklı davalarının kabulü ile borçluların itirazlarının tümden iptaline, borçlular aleyhine %20 'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı borçlular üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, temerrüt tarihi olarak ödenen son kredi taksit tarihinin esas alınıp alınamayacağı, akdi ve temerrüt faiz miktarına ilişkin hesaplamaların yerinde olup olmadığı noktasındadır.Davacı banka ile davalı asıl borçlu ... Mühendislik - ... arasında 27.03.2017 tarihli 350.000,00 TL limitli bir adet Kredi Genel Sözleşmesi akdedilmiş ve davalı  ... müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzalamıştır. Davacı banka tarafından davalı asıl borçluya taksitli ticari kredi kullandırılmış olup, Beyoğlu ... Noterliğinin tarafından 21.11.2019 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile davalının kalan 4  taksitin ödemediği belirtilerek 128.571,32 TL asıl alacak üzerinden kredi hesabı kat edilmiş ve kredi borcunun ödenmesi ihtar olunmuştur. Davalı asıl borçluya gönderilen ihtarname, sözleşmede belirtilen adresine tebliğ edilmeden iade edilmiş, davalı kefile ise 28.11.2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçluları hakkında,... sayılı takip dosyasında, \"kredi sözleşmesi ve ihtarname\" sebebine dayalı olarak 128.571,32 TL asıl alacak, 19.247,44 TL kat tarihine kadar işlemiş akti faiz, 12.018,80 TL işlemiş temerrüt faizi tutarı, 233,19 TL ihtarname masrafı ve % 5 BSMV 600,94 TL olmak üzere toplam 160.671,69 TL alacağın tahsili istemiyle 16.12.2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline, karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davacı vekili Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi uyarınca taksitli ticari kredi yönünden ödenmeyen taksit tarihinden itibaren takip tarihine kadar temerrüt faizi işletilmesi gerektiğini iddia etmekte ise de; davacı banka, davalılara gönderdiği hesap kat ihtarnamesinde taksit vadelerindeki temerrüde dayanmamış, kat ihtarıyla asıl alacağın verilen 1 günlük süre içerisinde ödenmesini talep etmiş, bu şekilde davalılara yeni bir vade tanımıştır. Artık daha önceki vadede ödememe nedeniyle gerçekleşen temerrüt olgusuna dayanması mümkün değildir.Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda 27.03.2017 tarihinde 61 ay vadeli 250.000,00 TL Tutarında aylık % 1,85 yıllık % 22,20 Akdi faiz oranlı taksitli ticari ihtiyaç kredisi hesabı tahsis edilerek kullandırıldığı, davalı tarafça 27.11.2018 tarihli 20.taksidin ödendiği sonrasında davalı tarafından hiçbir taksitin ödenmediği , taksitlerin 8 ay ötelendiği, kredi borcunun 27.11.2018 tarihinde  127.284,89 TL olduğu, davacı banka tarafından dava konusu krediye işletilen akdi faizin % 22,20 olduğu , taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin 12.2.maddesi gereği  akdi faiz oranının iki katı olarak belirlenen temerrüt faiz oranının ise  % 44,40 olduğu, bu durumda davacı bankanın 127.284,89 TL asıl alacak, 29.120,66 TL işlemiş akdi faizi, 2.040,80 TL işlemiş temerrüt faizi, 1.558,07 TL BSMV ile 233,19 TL İhtar Masrafı olmak üzere toplam 160.237,62 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 21.09.2004 tarih 2004/488 - 8998 Esas ve Karar sayılı kararında belirtildiği üzere kredinin kat edildiği tarih itibariyle alacağın ulaştığı miktar belirlenip, bu miktara kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz ve faizin gider vergisi hesaplanıp, kapitalize edilerek temerrüt tarihindeki asıl alacağın bulunması  ve bu alacağa  takip tarihine kadar temerrüt faizi ve faizin gider vergisi işletilerek takip tarihindeki toplam alacak miktarı bulunması gerekli olup, somut olayda kapitalize edilmeyen ana para üzerinden akdi faiz ve temerrüt faizi hesaplaması yapan bilirkişi raporunun mahkemece hükme esas alınması isabetsiz olmuştur. Ayrıca  davaya konu icra takibinde işlemiş temerrüt faizi  olarak 12.018,80 TL ve işlemiş akdi faiz  olarak 19.247,44 TL talep edilmişken , bilirkişi raporunda takipte istenen işlemiş temerrüt faizinin,  işlemiş akdi faiz gibi değerlendirilmesi ve takipte istenen işlemiş temerrüt faizi talebinin 20.979,12 TL olarak kabulü hatalı olup, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporunun mahkemece  hükme esas alınması da doğru olmamıştır.Mahkemece, konusunda uzman bankacı bilirkişi aracılığıyla gerektiğinde banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapma ve örnek alma yetkisi verilerek icra takibine konu kredinin kat edildiği tarih itibariyle alacağın ulaştığı miktar belirlenip, bu miktara kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz ve faizin gider vergisi hesaplanıp, kapitalize edilerek temerrüt tarihindeki asıl alacağın bulunması ve bu alacağa takip tarihine kadar temerrüt faizi ve faizin gider vergisi işletilerek takip tarihindeki toplam alacak miktarının bulunması suretiyle ayrıntılı, denetime elverişli rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.  20/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dcbf475975768663","SID":"2af21a7da95f263e"}}