{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/2273 <br>KARAR NO:2025/419<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:11/10/2021<br>NUMARASI:2020/737 E. - 2021/770 K.<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali<br>Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davaların ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Asıl davada davacı vekili, asıl dava dilekçesinde özetle; davacı ve davalı arasında akdedilen temel bankacılık sözleşmesi gereği davalıya  ... no'lu ve  ... no'lu kredi tahsis edilerek kullandırıldığını, kredi borçları vadesinde ödenmediğinden Beşiktaş ...Noterliğinin 26/12/2019 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile borçluya kredi hesaplarının kapatıldığı ve ilgili borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, devamında ... sayılı dosyası ile borçlu aleyhinde takip başlatıldığını, borçlunun borca ve imzaya itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasında kredi sözleşmesi imzalandığını ve yapılan sözleşme gereğince davalı tarafından bankaya her ay ödeme yapıldığını, davalının ticari işlerinden kaynaklı olarak yapmış olduğu iş/işlemlerde aksamalar meydana geldiğinden davacı bankadan almış olduğu kredilerin sadece iki taksidinin ödemesinde geciktiğini, davacı bankanın davalıyı arayarak ödenmeyen kredi borcunun kredi genel formu kapsamında yapılandırılabileceği ve talep halinde şubeye gelerek yapılandırma işlemlerinin yapılacağının beyan edilmesi üzerine yapılan görüşmeler olumlu sonuçlanmasına karşın kredi borcu yapılandırma işlemi yapılmadığını, davalının yapılandırma işlemine onay vermesine rağmen davacı bankanın icra takibi başlatmasının kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu, davalıya gönderilen ihtarnamede ödenmeyen taksitlerin bir gün içinde ödenmesi için mehil verildiğini, verilen mehilin olağan hayatın akışına aykırı olup davalıyı zor duruma düşürmeye çalıştığını, davacının ihtarnamesinde kanun hükümlerine aykırı davrandığını, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinin uygulanacak hükümler başlıklı 5.maddesinde haciz tehdidi altında geciken kredi borçlarının dışında muaccel olmayan diğer kredi ödemelerinin de tahsil edilmeye çalışıldığını, bu hükmün haksız şart oluşturduğunu, taksitlerin ödenmesinde temerrüde düşülmesi halinde bankanın tüm alacağını muaccel kılmasıyla ilgili özel bir düzenleme getirildiğini, tüketici kredisi sözleşmesinin alacağın tümünün geri ödenmesini isteminde TBK'nın genel hükümleri uygulanacağından davacının borcun tamamını talep etmesinin mümkün olmadığını, başlatılan takipteki ödeme emrinin davalıya ve davalı şirketin yetkilisine tebligatının yapılmadığını, yapılan takibin usulsüz olduğunu savunarak, davanın reddine, %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılar arasında temel bankacılık sözleşmesi imzalanarak, davalılara ... no'lu  ve ... no'lu kredi kullandırıldığını, kredi borçlarının vadesinde ödenmediğini, 26/12/2019 tarihli Beşiktaş ... Noterliğinin...ve ... yevmiye numaralı ihtarnameleri ile borçlulara kredi hesaplarının kapatıldığı ve borcun ödenmesi konusunda ihtarda bulunulduğunu, akabinde davalılar aleyhine... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların 20/01/2020 tarihinde ise borçlular tarafından haksız ve kötü niyetli olarak borca ve imzaya itiraz edilmesi nedeniyle takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde de davalılarla anlaşmaya varılamadığını ileri sürerek, itirazın iptaline ve  %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini  talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davalılar vekili, savunmasında özetle; müvekkillerinin ticari işlerinden kaynaklı olarak yapmış olduğu iş ve işlemlerde aksamalar meydana geldiğini ve davacı bankadan almış olduğu kredilerin birkaç taksitinin ödemesinin geciktiğini, davacı tarafından müvekkillerine çıkarılan ihtarname ile müvekkiline ödenmeyen taksitlere ilişkin olarak 1 gün mehil verilmiş olduğu ve bunun hayatın olağan akışına aykırı ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili ...'in eşinin kefillik için rızasının bulunmadığını ve kefalet sözleşmesinin usulüne uygun düzenlenmemiş olduğunu, icra takibim nedeniyle yapılan tebligatın usulsüz olduğunu savunarak, davanın reddini  ve %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Asıl ve birleşen dava itirazın iptali davasıdır. ...Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacı banka ile davalı şirket arasında akdedilen sözleşmeler uyarınca davalı şirkete  3 adet Taksitli Ticari Kredi kullandırıldığı ve Kredili Mevduat Hesabı tanımlandığı, sözleşmeleri davalı ...'in müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı,  Kredi sözleşmesi incelendiğinde kefilin sorumlu olacağı azami miktarın, kefalet tarihinin, müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen ibarenin yazılı olduğu, kefilin şirket tek hissedarı ve ortağı olduğu anlaşılmakla yasa hükmü gereğince eş rızası da aranmayacağından  sözleşmede kefil için aranan yasal şartların gerçekleştiği ve kefaletin geçerli olduğu kanaatine varılmıştır. Borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek davalılara ihtarnameler gönderildiği, davalıların  takip tarihinde temerrüde düştüğü, bankacı bilirkişi tarafından denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilen bilirkişi raporunda yapılan hesaplama ile, davacı bankanın davalılardan takip tarihi itibariyle ayrıntısı bilirkişi raporunda gösterilen ve aşağıda hüküm kısmında belirtilen şekilde her bir kredi yönünden ayrı ayrı hesaplamanın yapıldığı, davacı bankanın davalılardan alacağının ayrı ayrı hesaplandığı,  bu itibarla davacı bankanın asıl dosya yönünden; ... sayılı dosyasına davalı...Ltd.Şti. tarafından yapılan itirazın ... no'lu Taksitli Ticari Kredi hesabından kaynaklanan kredi yönünden kısmen kabul-kısmen reddi ile,  30.585,57-TL asıl alacak, 4.697,86-TL işlemiş faiz, 143,30-TL BSMV   olmak üzere toplam 34.426,73-TL  üzerinden, ... no'lu KMH Kredi hesabından kaynaklanan kredi yönünden kısmen kabul-kısmen reddi ile,  14.366,00-TL asıl alacak, 1.034,82-TL işlemiş faiz, 13,32-TL BSMV  ve 233,19-TL masraf olmak üzere toplam 15.647,33-TL üzerinden iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden  devamına, birleşen davada;  ... sayılı dosyasına davalılar...Ltd.Şti. Ve ... tarafından yapılan itirazın ... no'lu Taksitli Ticari Kredi hesabından kaynaklanan kredi yönünden kısmen kabul-kısmen reddi ile,  asıl borçlu şirket ...Ltd.Şti. İle müteselsil kefil ... yönünden; 302.523,09-TL asıl alacak, 33.686,74-TL işlemiş faiz, 70,73-TL BSMV   ve 233,19-TL masraf olmak üzere toplam 336.513,75-TL üzerinden, ... no'lu Taksitli Ticari Kredi hesabından kaynaklanan kredi yönünden kısmen kabul-kısmen reddi ile,  asıl borçlu şirket ...Ltd.Şti. İle müteselsil kefil ... yönünden; 46.486,04-TL asıl alacak, 4.347,84-TL işlemiş faiz, 117,76-TL BSMV   ve 233,19-TL masraf olmak üzere toplam 51.184,83-TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, ayrıca alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarlar üzerinden asıl ve birleşen dosya yönünden ayrı ayrı  İİK'nun 67/2. Maddesi uyarınca %20'i oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. \" gerekçesiyle, asıl dava yönünden;... sayılı dosyasına davalı...Ltd.Şti. tarafından yapılan itirazın, ... no'lu taksitli ticari kredi hesabından kaynaklanan kredi yönünden, kısmen kabul - kısmen reddi ile,  30.585,57-TL asıl alacak, 4.697,86-TL işlemiş faiz, 143,30-TL BSMV olmak üzere toplam 34.426,73-TL  üzerinden itirazın iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden devamına, takibe takip tarihinden itibaren asıl alacak yönünden % 38,40 oranında temerrüt faizi ve bu temerrüt faizine işletilecek %5 gider vergisi uygulanmasına, ( takip borçlularının tahsilde mükerrer olmamak şartıyla sorumlu tutulmasına,), fazlaya ilişkin talebin reddine, ... no'lu KMH Kredi hesabından kaynaklanan kredi yönünden, kısmen kabul - kısmen reddi ile,  14.366,00-TL asıl alacak, 1.034,82-TL işlemiş faiz, 13,32-TL BSMV  ve 233,19-TL masraf olmak üzere toplam 15.647,33-TL üzerinden itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, takibe takip tarihinden itibaren asıl alacak yönünden % 19,20 oranında temerrüt faizi ve bu temerrüt faizine işletilecek %5 gider vergisi uygulanmasına,  (tahsilde mükerrer olmamak şartıyla sorumlu tutulmasına,), fazlaya ilişkin talebin reddine, İİK'nin 67/2 maddesi gereği asıl alacak olarak hükmedilen 50.074,06-TL'nin %20'si oranında olmak üzere 10.014,81-TL icra inkar tazminatına hükmedilmesine, bunun davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine;  birleşen İstanbul 19. ATM'nin 2020/658 Esas, 2021/33 Karar sayılı dosyası yönünden; ... sayılı dosyasına davalılar...Ltd.Şti. Ve ... tarafından yapılan itirazın, ... no'lu taksitli ticari kredi hesabından kaynaklanan kredi yönünden, kısmen kabul - kısmen reddi ile,  asıl borçlu şirket ...Ltd.Şti.ile müteselsil kefil ... yönünden; 302.523,09-TL asıl alacak, 33.686,74-TL işlemiş faiz, 70,73-TL BSMV  ve 233,19-TL masraf olmak üzere toplam 336.513,75-TL üzerinden itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, takibe takip tarihinden itibaren asıl alacak yönünden % 43,20 oranında temerrüt faizi ve bu temerrüt faizine işletilecek %5 gider vergisi uygulanmasına, (davalıların tahsilde mükerrer olmamak şartıyla sorumlu tutulmasına) fazlaya ilişkin talebin reddine, ... no'lu Taksitli Ticari Kredi hesabından kaynaklanan kredi yönünden, kısmen kabul - kısmen reddi ile, asıl borçlu şirket...Ltd.Şti. İle müteselsil kefil ... yönünden; 46.486,04-TL asıl alacak, 4.347,84-TL işlemiş faiz, 117,76-TL BSMV ve 233,19-TL masraf olmak üzere toplam 51.184,83-TL üzerinden itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, takibe takip tarihinden itibaren asıl alacak yönünden % 47,76 oranında temerrüt faizi ve bu temerrüt faizine işletilecek %5 gider vergisi uygulanmasına, (davalıların tahsilde mükerrer olmamak şartıyla sorumlu tutulmasına) fazlaya ilişkin talebin reddine, İİK'nin 67/2 maddesi gereği asıl alacak olarak hükmedilen 387.698,58-TL'nin %20'si oranında olmak üzere 77.539,71-TL icra inkar tazminatına hükmedilmesine  (tahsilde mükerrer olmamak şartıyla) bu tutarın davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilince  istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Asıl ve birleşen davada davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu kredilerden ... no'lu taksitli ticari kredi bakımından hükme esas alınan bilirkişi raporunda birtakım hatalı tespitler bulunduğunu, bilirkişi raporuna karşı bu konudaki itirazlarını  ileri sürmüşler ise  talebin kabul edilmediğini, raporun hatalı tespitler barındırdığını,  söz konusu kredi bakımından yapılan değerlendirmede; ''davacı banka takipte 328.776,74 TL anapara talep etmiştir. 13. Taksitin ödendiği bizzat banka tarafından teyit edildiğinden bu tarihte kalan anaparanın 303.523,09 TL olduğu konusunda tereddüt yoktur.'' tespitinde bulunulmuşsa da bu hususun  gerçeklikle bağdaşmadığını, borçlulara ait, mahkeme dosyasına  sundukları tüzel taksitli ödeme  planında açıkça 15.07.2019 tarihli, 11. taksitten itibaren borçluların ödeme yapmadığının anlaşıldığını, bu hususun uzmanlık dahi gerektirmemesine rağmen, bilirkişi tarafından hatalı tespit edildiğini,  yeni bir bilirkişi raporu alınması elzem olduğunu, bilirkişi raporunun gerekli özenden uzak hazırlandığını,  bilirkişi tarafından ''huzurdaki dosyada takip her iki davalı adına yapılmasına karşılık dava sadece .... Şti.ne açılmıştır.'' beyanları bilirkişi raporuna derç edilmişse de bu hususun isabetsiz olduğunu,  İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/737 Esas sayılı dosyasıyla açılan itirazın iptali davasına sebep olan,... sayılı icra takibinin tek borçlusunun ... Grup Şirketi olduğunu,  bu itibarla, son derece açık ve temel bir hususun bilirkişi tarafından gözden kaçırılmasının düşünülemeyeceğinden incelemenin üstünkörü ve özensiz yapıldığının ortada olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tamamen kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE:Asıl ve birleşen dava,  genel kredi sözleşmesinden doğan nakdi kredi alacağının  asıl borçlu ve  müteselsil kefilden tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi  uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Asıl dosya kapsamında bulunan ... sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu  aleyhine  toplam 51.677,71 TL alacak yönünden 02.01.2020 tarihinde takip başlatıldığı, takip dayanağı olarak   ... ve ... nolu kredi borcuna ait kat ihtarnamesi gösterildiği, ödeme emrinin 17.01.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ... Şirketi tarafından 20.01.2020 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Birleşen dosya kapsamında yer alan ... sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı şirket ve davalı gerçek kişi ( takip borçluları)  aleyhine toplam 434.273,24 TL alacak yönünden 20.01.2020 tarihinde icra takibi başlatıldığı,  takip dayanağı olarak  ... no'lu  ve ... no'lu  kredi borcuna ait kat ihtarnamesi gösterildiği, ödeme emrinin 17.01.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ... ve ... Şirketi tarafından 20.01.2020 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. TBK'nın 583/1.maddesine göre kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.Somut olayda  davacı, genel kredi sözleşmesinden doğan borcun ödenmemesi üzerine asıl borçlu şirkete ve asıl borçlu şirket ile müteselsil kefil aleyhine başlattığı icra takiplerine  itiraz edilmesi  üzerine asıl ve birleşen davayı açmış olup dosya kapsamına göre, davacı ile davalı asıl borçlu şirket arasında  birden çok ve çeşitli limitlerde  genel  kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı gerçek kişinin asıl borçlu şirketin hissedarı olup  bu krediye müteselsil kefil olduğu,  davalı müteselsil kefilin her bir sözleşmedeki limitle sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, sözleşmenin el yazısıyla, miktar belirtilerek imzalandığı, buna göre TBK'nın  583/1 maddesine göre davalı gerçek kişilerin müteselsil kefaletinin geçerli olduğu görülmektedir. Davacı banka sözleşme kapsamında kullandırılan kredi geri ödemelerinin yapılmaması üzerine 26.12.2019  tarihinden hesabı kat ederek davalılara kat ihtarnameleri göndermiş davalılar temerrüte düşmüştür.  Mahkemece, 30.06.2021 tarihli bilirkişi raporu uyarınca davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar sadece davacı vekilince istinaf edilmiş olup istinaf incelemesi de bu kapsamda yapılmıştır.Davacı vekili, ...no'lu taksitli ticari kredi için 11.taksitten itibaren ödeme yapılmadığını,  ancak bilirkişinin 11.taksit ödenmiş  kabul edilerek eksik alacak hesabı yaptığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesince, banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak rapor düzenlenmesi için bankacı bilirkişi  görevlendirilmiştir. Bankacı bilirkişi tarafından dosya evrakları ve  davacı bankadan istenen belgeler üzerinde inceleme yapmıştır. Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davaya konu kredilerden ... no'lu taksitli ticari krediye ilişkin olarak davacı banka tarafından  gönderilen  ihtarnamede ödenmeyen taksitlerin 15.08.2019, 15.09.2019, 15.10.2019 ve 15.11.2019 olduğunun  belirtildiği,  banka kayıtları üzerinde inceleme yapma yetkisi bulunan bilirkişi tarafından da Temmuz taksitinin ödendiğinin  banka tarafından teyit edilmesi sebebiyle bu kalem asıl alacak miktarının 302.523,09 TL olduğu tespit edilmiş olup bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişlidir.HMK'nın 282. maddesi uyarınca hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer deliller ile birlikte serbestçe değerlendirir. Buna göre, bilirkişi raporları takdiri delil niteliğinde olup mahkemece  diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirilerek hükme esas alınır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya  ve denetime elverişli olup mahkemece rapor ve dosya kapsamındaki diğer deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmiş olup  aksi yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Davacı vekilince, raporun özensiz olduğu belirtilmiş ise de, bilirkişi raporundaki '' ... huzurdaki dosyada takip her iki davalı adına yapılmasına karşılık dava sadece ... Şti.ne açılmıştır.'' ifadesi maddi hatadan kaynaklanmış olup işin esasına ve hesaplamalara etkili olmamıştır. Bu sebeple davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan  bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin asıl ve birleşen davalara ilişkin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup, asıl ve  birleşen davalarda davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca,  asıl ve  birleşen davalarda davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,  2-Asıl davada davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; asıl dava için bakiye 556,10 TL  istinaf karar harcının, davacıdan  tahsili ile  Hazineye gelir kaydına,3- Birleşen dava için alınması gerekli 1.683,10 TL istinaf başvuru harcı ve 615,40 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 4-Asıl ve birleşen davalarda davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 13.03.2025  tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a607d00e2e3e3448","SID":"6f32af3c19bbf354"}}