{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1415 <br>KARAR NO: 2025/629<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/10/2021<br>NUMARASI: 2019/189 Esas - 2021/1118 Karar<br>DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin Davalı ... Paz..Ltd. Şti.'den satın alacağı mallara ilişkin olarak 19.02.2019 ileri tarihli ... çek seri nolu 185.900-TL bedelli 1 adet çek verdiğini, çek konusu malların teslim edilmediğini, malların gönderildiğine dair fatura, teslim belgesi gibi bir belge bulunmadığını,teslim edilmeyen malların bedelinin de ödenemeyeceğini, çekin ... A.Ş.'ye teminat olarak verildiğini, çekin ödeme aracı olup teminat olarak kullanılamayacağını, rehin cirosunun mümkün olmadığını, davalıların çek bedeline hâk kazanmadığını, dolayısıyla alacaklı sıfatına da haiz olmadıklarını iddia ederek, dava konusu edilen çekten dolayı davalılara borçlu olmadıklarının tespitini, çekin hükümsüzlüğüne ve iptaline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... vekili;davacı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, davalının, alınan mal karşılığında çek verdiğini, mallar  teslim edilmesine rağmen, malların karşılığı olan çekin karşılıksız çıkması nedeniyle bedelin alınamadığını, akabinde haksız dava ile karşı karşıya kalındığını, davacının dava açmasındaki maksadının müvekkilinin alacağa ulaşmasını geciktirmek olduğunu, tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde malların teslim edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Bankası A.Ş vekili; müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişi konumunda bulunduğunu, davalı ...Ltd. Şti'nin müvekkili bankadan kredi kullandığını, bankaya olan borcunun ödenmesi maksadıyla davaya konu çeki ciro ile teslim ettiğini, davaya konu çekin lehtarı ile keşidecisi arasındaki iç ilişkinin Banka'ya karşı ileri sürülmesinin mümkün bulunmadığını, bankanın taraf olmadığını, çekin dava tarihinden önce iktisap edildiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini,davacının, çek olgusunun dayandığı hukuki işlemden bağımsız olarak üzerinde taşıdığı hakları barındırdığı gerçeğini göz ardı ettiğini, çeklerin kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren sebepten mücerret bir belge olduğunu, çekin teminat amacıyla Banka'ya verilmediğini, çek üzerinde böyle bir ibare bulunmadığını, kambiyo senedi vasfını haiz bir çek olduğunu, böyle bir ibare bulunmadığından teminat senedi sayılamayacağını, teminat ibaresi bulunsa bile yine de delil ile ispat arandığını, davalı ... ile Banka karaşındaki ilişkinin tarafı olmadığından teminat iddiasında bulunulmayacağını belirterek,davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece;alınan bilirkişi raporundaki tespitlere göre davacının davalı tarafça düzenlenen 2.070.735,15-TL tutarlı faturaları ticari defterlerine işlediği,davacının davalı ... şirketine 1.598.900-TL borçlu olduğu, davacının usulsüz şekilde şirket ortağı ... ismi ile borcu  kapatma işlemi uyguladığı, bu işlemin ödeme dekontu, makbuzunun bulunmadığı, davacı taraf, davalı ... şirketi tarafından düzenlenen faturaları, ticari defter ve  kayıtlarına işlenmekle fatura konusu malı teslim aldığını ve fatura içeriğini kabul ettiği,(Yargıtay 19. HD'nin 2016/19496 esas, 2018/4565 karar sayılı 27/09/2018 tarihli ,2017/5093 esas, 2018/2596 karar sayılı 09/05/2018 tarihli kararı),  fatura konusu mal veya hizmetin davalı tarafa teslimine karine teşkil ettiği, bu karinenin aksinin bunu iddia eden tarafça ispatı gerektiği çek, tek başına bir alt ilişkiye bağlı olmaksızın hak ve borç doğuran belge olduğu, kanunen bir ödeme aracı olduğundan neden ve niçin ödenmeyeceğini iddia eden tarafın bu iddiasını somut delillerle ispat etmesi gerektiği, borçların aynı anda ifası asıl olup, davacı taraf çek karşılığı malların teslim edilmediğini ileri sürmüş ise de davalı tarafça düzenlenen faturaları ticari defterlerine işlemiş olup davalı tarafa borçlu göründüğü, çekin bedelsiz kaldığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; ticari örf ve uygulama gereği önden yüklemeli alışveriş yapıldığı, davalı tarafından davacıya verilen ancak ilerleyen bir tarihte teslim edilmesi kararlaştırılan mallara karşılık düzenlenen faturanın kabulü ve bu faturaların davacı tarafından ticari defterlerine işlenmesi hayatın olağan akışına uygun olduğunu, karşılıklı güven içinde uzun yıllardır süregelen alım-satım ilişkisi ile ticari hayatın örfü ve doğası gereği bilhassa davacı ve davalı tarafların içinde bulundukları sektörde sıklıkla rastlanan bu durum göz ardı edilerek; faturaları ticari defterine kaydeden davacı müvekkile, faturaların içeriği olan emtianın teslim edilmediğinin ispat yükünün yükletilerek işbu davanın reddedilmesi hakkaniyete aykırı olduğunu, faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde itiraz edilmemiş olması hali, sadece o faturanın - miktar ve fiyat yönünden - münderecatını kabul anlamını taşır, yoksa o faturada yazılı malın alıcıya mutlaka, daha önce teslim edildiği anlamına gelmediğini; satıcının faturada yazılı malı alıcıya veya kanuni temsilcisine teslim ettiğini ayrıca ispat etmesi zorunlu olduğunu,çek karşılığı malları davacı müvekkiline teslim etmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava; davalı tarafa avans olarak verildiği ileri sürülen çek karşılığı mal teslimi yapılmadığı halde bedelsiz kalan çekin diğer davalı bankaya ciro edildiği ileri sürülerek bedelsiz kalan çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.  Bedelsizlik iddiası, 6102 sayılı TTK nın 687. maddesi anlamında bir kişisel def’îdir. Bedelsizlik bir kişisel def’î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’îni ileri sürebilir. Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı 6098 sayılı TBK nın  77 vd. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta; buna karşılık temel ilişkideki sakatlık, kambiyo borçlusuna, borçlu olmadığının tespitiyle birlikte, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme def’îni dermeyan etme hakkını vermektedir. (Yargıtay HGK nın 2019/449 esas, 2022/569 karar sayılı ilamı ) Çekler hakkında uygulanması gereken  6102 sayılı  Kanun'un 687 nci maddesi; \"Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun\" hükmünü haizdir. Buna göre düzenleyen, lehtar tarafından teminat amacıyla inançlı temlik cirosu ile devredilen çeke ilişkin olarak lehtar ile olan kişisel def'ilerini iyiniyetli hamile karşı ileri süremeyeceği gibi cironun tarafları arasındaki inanç sözleşmesine konu teminat hususuna da menfi tespit davasında dayanamayacaktır. (Yargıtay HGK nın 22023/589 esas ,2024/212 karar sayılı ilamı ) Somut olayda davacı; çek karşılığını mal teslim almadığını ileri sürmüş ise de  yaptırılan bilirkişi incelemesinde davalı tarafça düzenlenen 2.070.735,15-TL tutarlı faturaların davacının ticari defterlerine kayıtlı bulunduğu, davacının davalı ... şirketine 1.598.900-TL borçlu olduğu, davacının borcunu kapatmasına ilişkin ödeme dekontu, makbuz bulunmadığı'' hususu  tespit edilmiştir. Davacının davalı ...'a verdiği çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle davacıya iade edildiğinin davalı ticari defterlerinde  kaydı var ise de davaya konu çekin davalı banka elinde bulunduğu ,davacının çeki teslim almadığı mallar  için avans  olarak verdiğine ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığı ;davalının düzenlediği tüm faturaların  davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunması nedeniyle  davacının malları teslim aldığının  kabulü gerekir. Peşin satış karinesi gereği de; davacının malları teslim aldığında davaya konu çeki verdiği kabul edilecektir. Davacı tarafça bu karinenin aksini ispatlayan bir delil sunulmadığı, davalı bankanın çekin bedelsiz olduğunu bile bile çeki davacının zararına aldığını ispatlar delil sunulmadığından davanın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"00435d2478db2886","SID":"57dc5329d3f43d34"}}