{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2024/1160 - Karar No:2025/465<br>                     T.C.<br>                ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        27. HUKUK DAİRESİ <br><br>DOSYA NO\t: 2024/1160 <br>KARAR NO\t: 2025/465<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 12/11/2020<br>NUMARASI\t: 2018/515 E-2020/639 K<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak-Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 22.04.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22.04.2025<br>\t<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat istemlerine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine eksiklik nedeniyle mahalline geri çevrilen dosya  gelmiş olmakla yapılan incelemede;<br><br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tDavacı vekili özetle; taraflar arasında 04.08.2017 tarihli \"Göynük Taş Ocağından ve Kırma Elleme Tesis işletmesi İşi\" konulu taşeron sözleşmesi imzalandığını, Göynük ilçesi Arık çayırı Köyü mevkiinde bulunan Kırma-Eleme ve Konkasör tesisinin bulunduğu sahada taşeron olarak çalışan davalı ... Taş Kırma-Eleme-Nakliyat-Hafriyat Firmasının sözleşmenin 11. maddede düzenlenen (e) ve (f) bentlerinde yer alan yükümlülüklere, aykırı hareket ettiklerini, 22.10.2017 tarihinden itibaren iş sahasını terk ettiklerini ve çalışmayı durdurduklarını, bu sorunların akabinde kendilerine bu şekilde işlerin yürütülemeyeceğinin söylendiği ve sözleşmede belirtilen süre içerisinde ya işe devam etmeleri ya da şantiye sahasını terk etmelerinin ihtar edildiğini, bu ihtar sonrasında kendilerine verilen taş kırma işini gerçekleştirmedikleri gibi şantiye sahasını da terk etmediklerini, işe devam etmelerine yönelik yapılan ihtarlara rağmen 22-23-24-25-26-27-28-29-30.10.2017 tarihlerinde iş sahasına gelmeyen ve işe devam etmeyen davalı firmaya ilişkin tutanakların yetkililer tarafından tutulduğu ve kayıt altına alındığı, davalının konkasör şantiyesinde kullanılacak olan iş makinası, kamyon ve diğer araçlarda kullanılmak üzere davacı tarafından tedarik edilerek 07.10.2017 tarihinde 5045 litre ve 17.10.2017 tarihinde de 3333 litre olarak gönderilen motorini 54ZR081 plakalı panelvan minibüsle 19.10.2017-24.10.2017 ve 25.10.2017 tarihlerinde üç ayrı gün ve farklı saatlerde başka amaçlarla kullanılmak üzere şantiyeden çıkartarak aynı plakalı araçla il dışına naklettikleri, bu durumun kamera kayıtları ve fotoğraflar ile de sabit olduğu, konuya ilişkin tutanağın 25.10.2017 tarihinde yetkililer tarafından düzenlendiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 18. maddesinde \"İşveren, sözleşme ve eklerinde tayin olunan vecibelerden herhangi birisini kısmen veya tamamen riayet etmediği takdirde Taşerona yazılı bildirimde bulunur ve 2 hafta süre tanır. Süre sonunda hatalı durum devam ettiği takdirde yazılı olarak bildirerek ve hüküm almaya ihtiyaç kalmaksızın işverenin diğer hakları saklı kalmak kaydı ile sözleşmeyi feshetmeye ve teminat senetlerini tahsilata yetkilidir.\" hükmünün bulunduğu, buna göre sözleşmede belirtildiği gibi feshe ilişkin 2 haftalık kesin sürenin Ankara 2. Noterliği tarafından gönderilen 01.11.2017 tarihli 23648 Yevmiye Numaralı ihtarname ile davalıya ihtar olunduğu, ihtarnamenin 19.11.2017’de taraflar arasındaki ana sözleşmede belirtilen davalıya ait adrese Ankara 2. Noterliği 23648 yevmiye numaralı ihtarı vasıtasıyla ihtar olunduğu ancak davalının adres bırakmadan ayrılması sebebiyle tebligatın iade döndüğünü, davalı firmanın ana sözleşmede yer alan tebligat adresinden adres bırakmadan ayrıldığı için ve 2 günlük yasal süre içinde yeni adresi bildirmediğinden ikinci bir ihtarnamenin noter vasıtası ile ticari sicil gazetesinde yer alan işletme merkez adresine gönderildiği, ancak Ankara 2. Noterliği’nin 20.12.20117 tarihli ve 28173 yevmiye numaralı ihtarnamesinin de davalının adresten ayrılması nedeniyle iade döndüğü, davalı şirketin şantiye sahasını terk ettikten sonra kendisine bağlı olarak çalışan işçilerin SGK kayıtlarını davacı adına gösterdiğini ve bu nedenle SGK ödemelerini davacının yapmak zorunda kaldığı, sözleşme konusu iş ile ilgili yapılan harcamalar, SGK'ya yapılan ödemeler, akaryakıt alımları, yemek ücreti ödemeleri, iş makinaları ve şantiye kurulumu için yapılan harcamalar, diğer fatura ödemeleri hakkında dosya kapsamına sunulan belgeler ve faturalar kapsamında davalının şirketi uğrattığı zararlar için ve sözleşmede yer alan hükümlere aykırı hareket ettiği için tazminat yükümlülüğünün doğduğu, muavin kayıtları incelendiğinde alacaklarının görüleceği,  belirtilerek fazlaya ilişkin alacak ve hakları saklı kalmak kaydıyla ve zarar belirlenebilir hale geldiğinde arttırılmak üzere sözleşmeye aykırılık nedeni ile 80.000,00 TL alacak ve 10.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek ticari işlerde uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile de 80.000,00 TL olarak talep edilen alacak talebinin resmi defter kayıtlarına göre 50.945,45 TL davalının borçlu olduğunun tespit edilmesi ve dava dosyasına sundukları resmi defter kayıtları dışında ödeme, masraf vb. harcamalara ilişkin olarak 47.344,30 TL  olmak üzere  toplam 98.289,75 TL olarak belirlendiği belirtilerek  98.289,75 TL olarak ıslahı ile olay tarihinden itibaren işletilecek ticari işlerde uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini ve 10.000,00 TL olarak talep edilen alacak talebinin taraflar arasında imzalanan taşeron sözleşmesinin 11 numaralı taşeronun yükümlülükleri maddesinin (c) ve (g) fıkraları uyarınca taşeronun işi bırakıp gitmesi halinde 100.00,000 TL'nin işleme konulacağı kararlaştırıldığından işi bırakıp giden ve müvekkili ihale ile almış olduğu iş kapsamında zarara uğratan davalıdan sözleşmesel olarak kararlaştırılan 100.000,00 TL’nin talep edildiği, davalının şantiye sahasını terk edip işi yarım bıraktığının ispatlandığı, sözleşmede işi bırakıp gitmesi halinde 100.000 TL'lik teminat senedinin işleme alınacağı kararlaştırıldığı,  ancak davalının sözleşmede sunmayı kabul ve taahhüt ettiği senedi sunmadığından söz konusu senedin sözleşmede kararlaştırıldığı gibi işleme konulamadığı, bu gibi durumlarda 100.000,00 TL talep edileceği sözleşmede kararlaştırıldığından ve teminat senedi sunulmadığı için bu zarar giderilemediğinden sözleşmenin ilgili maddeleri uyarınca sözleşmeye aykırı hareket edip şantiye sahasını terk ederek işlerin durmasına neden olan davalıdan sözleşme uyarınca 100.000,00 TL talep ettikleri, dava dilekçesi ile talep edilen 10.000,00 TL maddi tazminat işbu ıslah dilekçesi ile 100.000,00 TL'ye ıslah edilerek 100.000,00 TL’nin olay tarihinden itibaren işletilecek ticari işlerde uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı davaya cevap vermemiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince;  davanın, taşeron sözleşmesine dayalı açılan maddi tazminat isteminden ibaret olduğu, davacının taraflar arasında düzenlenen taşeron sözleşmesi uyarınca davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerine aykırı davrandığını, iş sahasını terk ederek çalışmayı durdurduklarını, bu hususta çekilen ihtara rağmen sözleşme konusu taş kırma işini yapmadıkları gibi şantiye sahasını da terk etmediklerini, davacı tarafından şantiyede kullanılması için tedarik edilen motorini farklı amaçlarla şantiyeden çıkartma suretiyle kullandıklarını, bu nedenlerle sözleşmenin feshedilerek ihtarname gönderildiğini, davalının sözleşme ile üstlendiği edimi ifadan kaçınarak şantiye sahasını terk ettiğini, kendisine sağlanan teçhizat ve yakıtı da beraberinde götürdüğünü, sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle davacının maddi zararlarının karşılanması gerektiğini ileri sürdüğü, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasında düzenlenen taşeron sözleşmesi uyarınca davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerine aykırı hareket edip etmediği, davacı şirketi zarara uğratıp uğratmadığı, sözleşmenin feshi nedeniyle davacının talep edebileceği tazminat bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı, sözleşmenin bitim tarihinin 15.12.2017 olarak kararlaştırıldığı, sözleşme doğrultusunda taşerona yer teslimi yapılmış olduğu, işverenin yükümlülüklerinin sözleşmenin 10. maddesinde, taşeronun yükümlülüklerinin ise 12. ve 13. maddelerde tek tek sayılarak belirlendiği, yine sözleşmenin feshine ilişkin düzenlemenin 18. madde kapsamında belirlendiği, sözleşme kapsamında davacı tarafından davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle Ankara 2. Noterliği'nin 01.11.2017 tarihli 23648 yevmiye nolu ihtarnamenin gönderildiği, mahkemece davacı tarafından bildirilen adreste davacı taraf defterlerinin incelenmesine karar verildiği, mali müşavir bilirkişi  tarafından düzenlenen 29.04.2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasında 04.08.2017 tarihinde sözleşme imzalandığını, davacı tarafından iş sahasının terk edildiğine ve gelinmediğine dair 22-23-24-25-26-27-28-29-30.10.2017 tarihlerinde tutanak tutulduğunu, sözleşmenin feshi İle ilgili davacı tarafından, Ankara 2. Noterliği 01.11.2017 tarihli 23648 yevmiye nolu ve Ankara 2. Noterliği 20.12.2017 tarihli 28173 yevmiye nolu ihtarnamelerin davalıya gönderildiğini, davalı tarafından davacıya düzenlenmiş herhangi bir hakkediş faturası bulunmadığını, davacı defterlerinde yapılan inceleme ve tespitlere göre, davacıya ait defterlerin 6102 Sayılı yeni TTK'nın 64. maddesinde ifade edilen belirli kanuni şartlan taşıdığını, davacı resmi defterlerinde davalının 50.915,45 TL borçlu olduğunu, davacının defterlerine mali açıdan kayıt edilmesi mümkün olmayan, ancak davacı tarafından davalı adına ödemesi yapılan ve belgelerle de tespiti yapılmış olan giderler toplamının 34.224,58 TL olduğunu, davacının defterlerine mali açıdan kayıt edilmesi mümkün olmayan, ancak davacı tarafından davalı adına ödemesi yapılan ve kısmi olarak belgelendirilemeyen ve mahkemenin takdirine bırakılan tutarın 13.319,92 TL olduğunu,  davacı tarafından tutulan mazot ile ilgili tutanağın değerlendirilmesinin mahkemenin takdirinde olduğunun bildirildiği, davacı tarafça davadaki taleplerin 23.09.2020 tarihli ıslah dilekçesi kapsamında ıslah edilerek 98.289,75 TL belgeli ve belgesiz alacak talebinde yine, davalı tarafından sözleşme gereğince taahhüt edildiği halde sunulmayan 100.000,00 TL teminat senedi karşılığı maddi tazminat talebinde bulunduğu, bakiye harcı yatırdığı, bilirkişi incelemesi kapsamında, davacının ticari defter ve kayıtları ile belge ve faturası sunulan masraflarına ilişkin değerlendirmelerin bilirkişi tarafından usulünce hesaplandığı, sair belgesiz hususlarda takdirin mahkemeye bırakıldığının görüldüğü, rapora yönelik yerinde bulunmayan itirazların bu nedenlerle reddi gerektiği,  tarafların Ba-Bs formları celp edilerek dosyaya konulduğu, davalı tarafa yargılamalar sırasında Tebligat Kanunu’nun 35. madde çerçevesinde tebligatların yapılabildiği, davaya cevap vermediği, ticari defter ve kayıtlarına ilişkin bilgi sunmadıkları, yine davaya dayanak gösterilen 04.08.2017 tarihli sözleşmeye ilişkin gönderilen isticvap davetiyesine rağmen sözleşme içeriği ile altındaki imzaya yönelik herhangi bir inkar yönünden beyanda bulunulmadığı, bu çerçevede yapılan değerlendirmede yapılan ihtar doğrultusunda sözleşme içeriğinin ve altındaki imzanın davalı taraf yönünden bağlayıcı olması gerektiği , tüm dosya kapsamı ve deliller, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamı, ihtarnameler kapsamı, dosyaya sunulan belgeler ve faturalar, davacının ticari defter ve kayıtları hep birlikte incelendiğinde; taraflar arasında 04.08.2017 tarihli Arık Çayı Taş Ocağında ve Kırma Eleme Tesis İşletmesi Taşeron Sözleşmesi imzalandığı, davacı tarafça davalının sözleşme hükümlerine aykırı hareket edilerek iş sahasını terk ettiğine ve gelmediğine ilişkin 22-23-24-25-26-27-28-29-30/10/2017 tarihli tutanaklar tutulduğu, akabinde Ankara 2. Noterliği'nin 01.11.2017 tarihli 23648 yevmiye nolu ve 20.12.2017 tarihli 28173 yevmiye nolu ihtarnamelerinin davalı tarafa gönderildiği, davalı tarafça davacı adına düzenlenmiş, herhangi bir hakediş faturası bulunmadığı, TTK hükümlerine uygun tutulan kanuni şartları taşıyan davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan 50.915,45 TL alacaklı olduğu, davacının defterlerine mali açıdan kayıt edilmesi mümkün olmayan ancak davacı tarafından davalı adına ödemesi yapılan ve belgelerle de ispatlanan giderler toplamının 34.224,58 TL olduğu, ispatlanan bu alacak ve giderler toplamı 85.140,03 TL yönünden davanın kabulünün gerektiği, yine davacı defterlerine mali açıdan kaydedilmesi mümkün olmayan ancak davacı tarafından davalı adına ödemesinin yapıldığının ileri sürüldüğü belgelendirilemeyen masraflar tutarının ise 13.319,92 TL olup, bu miktar yönünden davacının davasını usulünce ispat edemediği, yine davacının talepleri arasında yer alan davacı tarafından temin edilen mazotun davalı tarafça başka amaçlarla kullanılmak üzere şantiye dışına çıkarıldığına ilişkin iddianın dayanağı olarak ise davacı taraf çalışanları tarafından tutulan 25.10.2017 tarihli tek taraflı bir tutanaktan ibaret olduğu, bu iddianın ispatına elverişli kamera kayıtları ya da fotoğrafların dosyaya sunulmadığı, usulünce bu iddianın ispatlanamadığı, davacı tarafça taşeronun yükümlülükleri kapsamında sözleşmenin 12. maddesinde (c) ve (g) bentlerinde düzenlenen 100.000,00 TL teminat senedi bedelinin talep edildiği de anlaşılmış ise de; davacı tarafın kendi beyanları kapsamından bu teminat senedinin işe başlamadan önce davalı taşerondan alınmadığı, davacı tarafça alınmayan bir senede dayalı feshedilen sözleşme nedeniyle teminat senedi bedeli altında bir talepte bulunulamayacağı açıkça anlaşılarak bu talepler yönünden de davanın reddi gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne, 50.915,45 TL alacak ile 34.224,58 TL belgelendirilen giderler toplamı olmak üzere toplam 85.140,03 TL'nin, 80.000,00 TL'lik kısmına dava tarihi olan 12.07.2018 tarihinden, ıslah ile artırılan 5.140,03 TL'lik kısmına ıslah tarihi olan 23.09.2020 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir. <br>\tDavacı istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece maddi zararların dikkate alınmadığı, mezkur tutanakta dava dilekçesinde de belirtildiği  üzere 07.10.2017 tarihinde 5045 lt ve 17.10.2017 tarihinde de 3333 lt olarak gönderilen motorinin ... plakalı panelvan minibüsle 19.10.2017-24.10.2017 ve 25.10.2017 tarihlerinde üç ayrı gün ve farklı saatlerde başka amaçlarla kullanılmak üzere şantiyeden çıkarıldıkları, bu hususun kamera kayıtları ve fotoğraflarla sabit olduğu, mahkeme kararının bu yönüyle bozularak mazot bedeline ilişkin tutanakta yer alan litreler baz alınarak değer/bedel hesaplaması yapılması ve bu bedelinde alacak kalemine eklenmesi gerektiği, TBK’nın 122. maddesi gereği \"Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.\" hükmünün düzenlendiği, bu düzenlemeye göre davalıya sözleşme konusu iş ile ilgili yapılan harcamalar, sgk’ya yapılan ödemeler, akaryakıt alımları, yemek ücreti ödemeleri, iş makinaları ve şantiye kurulumu için yapılan harcamalar, diğer fatura ödemeleri hakkında dosya kapsamına sunulan belgeler ve faturalar kapsamında davalının şirketi uğrattığı zararlar için ve sözleşmede yer alan hükümlere aykırı hareket ettiği için tazminat yükümlülüğünün doğduğu, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 23.05.2005, 2004/10805 Esas, 2005/5532 Karar sayılı ilamı ile “Yüklenici ile iş sahibi arasındaki sözleşme, bir eser sözleşmesidir. Bu nedenle, sözleşme hükümleri uyarınca yüklenici üzerine aldığı işi doğrudan doğruya iş sahibinden bağımsız olarak yapma yükümlülüğü altındadır. Kendi adına iş yapması nedeniyle de başkalarına verdiği zararlardan sorumludur. Ayrıca iş sahibi sorumlu tutulamaz\"  karar verildiği,  sözü edilen yasa hükmünün kabul desteği olup davalının, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmesi gerekirken sözleşmeye ve  aykırı davranarak  basiretli bir yüklenicinin göstermesi hassasiyetten son derece uzak davranışlar sergilediği, açıklanan tüm bu nedenler uyarınca yüklenicinin meydana gelen tüm zararı karşılama yükümlülüğü bulunduğu, ayrıca davalının, davacının izni olmaksızın şantiye mıcırlarını sattığı, bu satıştan elde ettiği karın sebepsiz zenginleşme hükümlerine uymakta olup bu satıştan elde edilen gelirlerin mahrum kalınan kar payı yani  hayatın olağan akışı çerçevesinde, genel hayat tecrübelerine göre malvarlığında meydana gelebilecek artışların zarar verici eylem nedeniyle kısmen veya tamamen önlenmesi sonucu meydana gelen zarar da hesaplatılarak  davacıya iade edilmesi gerektiği, hangi araç şantiyeden kaç kilo çıktı, kaç kilo ile giriş yaptı, şantiye sahasından ne kadar mıcır dışarı çıkarıldı, bunların maliyetleri ne kadar … vs bu sorulara ilişkinde belgelerin yine dava dosyasına sunulduğu,  bahsedilen bilgiler ışığında, TBK 112. madde ve 117. maddenin sözleşmeye aykırılık kurallarından yola çıkılarak  asli edim yükümlülüğünü yerine getirmeyi ihlal eden davacının  müvekkil şirketi uğratmış olduğu zararı tazmin etmesi aynı zamanda da sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre  meydana gelen kazançları da  iade etmesi gerektiği,  davalının sözleşme konusu iş ile ilgili yapılan harcamalar, SGK’ya yapılan ödemeler, akaryakıt alımları, yemek ücreti ödemeleri, iş makinaları ve şantiye kurulumu için yapılan harcamalar, diğer fatura ödemeleri hakkında dosya kapsamına sunulan belgeler ve faturalar kapsamında yer alan ve  sözleşmede yer alan hükümlere aykırı hareket ettiği davalı şirketin zararlarını gidermesi zorunluluğunun ortaya çıktığı belirtilerek sözleşmeye aykırı hareket eden davalı hakkında tazminat taleplerinin ve akaryakıt bedellerinin hüküm altına alınması gerekçesi ile kararı kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat istemlerine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne  dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve  özellikle dava vekilince dava dilekçesinde sözleşmenin haklı feshedildiğinden bahisle 80.000,00 TL alacak ve 10.000,00 TL tazminat talep edilmiş olup, mahkemesince alınan raporda davacının talep edebileceği alacağın 50.915,45 TL defter alacağı ile deftere kayıtlı olmayan  fakat  ispatlanan ödeme olan  34.224,58 TL olarak belirlendiği,  13.319,92 TL  ödemenin ise ispatlanamadığının belirtildiği, davacının alınan rapor üzerine talebini ıslah ettiği ve ıslah edilen bu kalemler yönünden ve dosya kapsamına uygun olarak davacı alacağı olarak belirlenen 85.140,03‬ TL üzerinden hüküm kurulmasının doğru olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının üzerinde bırakılmasına,<br>\t\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 22.04.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t<br>\t<br><br>         Başkan                     Üye              Üye               Katip<br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8a1fc7cbfa672afa","SID":"00bd500dd1b959e9"}}