{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/574 <br>KARAR NO: 2025/628<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/02/2025<br>NUMARASI: 2024/151 Esas 2025/93 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin dental implant konusunda faaliyet gösteren Straumann firmasının Türkiye'deki tek yetkili distribütörü olarak faaliyet gösterdiğini, taraflar arasındaki ilişki meslekî amaçla alım - satım ilişkisi olduğunu, müvekkilinin davalıya implant ve sair diş ürünleri satımı gerçekleştirdiğini, davalının da bu ürünlerin bedelini müvekkile ödemekle yükümlü olduğunu, müvekkilinin ürünleri davalıya teslim ettiğini, davalının kanundan doğan yükümlülüğünü ihlâl ettiğini, fatura bedellerini müvekkiline ödemediğini, davalı aleyhine Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... (eski esas) ... E. (yeni esas) sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, davalının takibe ve borca itirazı üzerine  takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamını, davalı tarafın % 20 oranından az olmamak üzere icra/inkâr tazminatı ile mahkumiyetini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; davacı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir sözleşme olmadığını, müvekkili şirketin davacı yana herhangi bir borcu da bulunmadığını, müvekkili şirkete fatura içeriğinde belirtilen malların teslim edilmediğini, söz konusu malların teslim edildiğini davacı tarafın ispat etmekle yükümlü olduğunu, müvekkili firma tarafından yasal süresi içerisinde davacının sunduğu faturalara ilişkin itirazlarda bulunulduğunu, davanın reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; taraflar arasında akdedilmiş herhangi bir sözleşme olmadığı, davacı tarafça incelemeye 2022 ve 2023 yılları Envanter defterlerinin ibraz edilmediği, incelemeye ibraz edilen 2022 ve 2023 yılları yevmiye ve kebir defterlerinin E-Deftere tabi olduğu, E-Deftere tabi yasal defterlerinin E-Beratlarının yasal süresinde verildiğinin tespit edildiği, davalı tarafça yasal defter ve kayıtları ibraz edilmediğinden incelemenin yapılamadığı, davacı yasal defter kayıtları incelendiğinde davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle 105.804,55 TL alacaklı olduğu yönde bakiyesinin bulunduğunu, davalı tarafça söz konusu fatura muhteviyatı malları teslim almadığını iddia ederek iade faturası düzenmiş ise de davalı tarafça 8 günlük yasal süresi içerisinde iade faturasının düzenlenmediği, dava konusu fatura muhteviyatlarına ilişkin Temel E-irsaliyelerin imza karşılığı davalıya teslim edildiği ve dosyaya sunulan Whatsapp Yazışmalarında da dava konusu ürünlerin davalı tarafça teslim alındığı ve alacak tutarından haberdar olunduğu anlaşıldığı, davacının defter ve kayıtlarının incelenmesinde davacı tarafından davalıya 145.804,55 TL toplam tutarlı fatura düzenlendiği, 40.000- TL ödemenin mahsubu ile davacının 105.804,55 TL alacaklı olduğu, davacının düzenlediği faturaların temel e-fatura olarak düzenlendiği ve davalıya tebliğ edildiği,  davalının yemin deliline dayanmasına rağmen verilen kesin sürede yemine dair beyanda bulunmadığı gerekçesiyle davalının itirazının 105.804,55- TL alacak yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, alacağın % 20'si oranda icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEBLERİ: Davalı vekili; yemin deliline dayandıkları  yargılamanın da gecikmesine sebebiyet verilmediği halde, mahkemece yemin delilinden vazgeçildiğini, bilirkişi raporuna itirazların irdelenmediğini, yerinde inceleme talebinde bulunulduğu halde yerinde inceleme yapılmadığını, iade faturalarının dikkate alınmadığını,fatura içeriğinde belirtilen malların teslim edilmediğini, taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen alacaklıya düştüğünü, davacının faturasına karşı ... fatura no'lu 17.01.2023 tarihli  iade faturası gönderildiğini, söz konusu iade faturasının tarafınca davacı yana gönderilen ihtarnameyle beraber ek'te sunulduğunu, müvekkilinin söz konusu malları teslim almadığını, davacının teslimi kanıtlaması gerektiğini, tek başına faturaya yasal süresinde itiraz edilmemiş olmasının yazılı işin yapılarak müvekkile teslim edildiğini, faturanın kesinleştiğini göstermediğini, bu nedenle müvekkil şirketin temerrüde düşürülmesi ve fatura tarihi itibariyle faiz işlemesinin kabul edilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ticari satımdan kaynaklanan cari(açık) hesap alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davacı tarafça düzenlenen 14.03.2022-30.09.2022 tarihleri arasında düzenlenen  muhtelif miktarlı 6 adet faturalar bakiyesi 105.804,55-TL alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine davalının itirazı üzerine elde ki işbu davanın açıldığı, mahkemece, davacının lehine delil vasfında olan ticari defterlerine göre davacının davalıdan 105.804,55 -TL alacaklı olduğu, davalının ise usulüne uygun ihtara rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı, bu nedenle mal tesliminin kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece verilen ara karara rağmen davalı tarafça ticari defterler incelemeye ibraz edilmemiştir. Davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehine delil vasfı taşıdığı, davacının cari hesap muhteviyatı toplam 145.804,55-TL faturaların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının yaptığı 40.000-TL ödemenin borçdan mahsup edildiği bilirkişi raporunda bildirilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 222 (1) maddesi hükmü gereği \"Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir...\" Eldeki davada mahkemece HMK'nın 222. maddesi hükümleri doğrultusunda tarafların ticari defter ve kayıtlarında inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, davacının ticari defterleri kanuna uygun tutulduğundan sahibi lehine delil niteliği taşıdığı belirlenmiştir. Davalı ise yapılan ihtarata rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Davalıya usulen yapılan ihtara rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından, davacının lehine delil vasfında olan ticari defterleri kapsamının davalı aleyhine olmak üzere dikkate alınması ve bu defter kayıtlarına göre karar verilmesi gerekir. Davalı vekiline defter ibrazı için inceleme gününden evvel tebligat yapıldığı, davalı vekilinin inceleme günü hazır olmadığı gibi ticari defterlerinin yerinde incelenmesi talebi de olmamıştır. Ayrıca, 09.12.2024 tarihli oturumda davalı vekiline  yemin delilini kullanacak ise iki haftalık kesin süre içerisinde beyanda bulunulması için kesin mehil verildiği, kesin mehlin 23.12.2024 tarihinde dolduğu, davalı vekilinin 27.12.2024 tarihinde beyanda bulunduğundan yemin deliline başvurma hakkı olmadığı, ticari defterlerinin yerinde incelenmesini talep etmediği, takipten evvel temerrüt faizi isteği olmadığı halde, fatura tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilemeyeceğine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının lehine delil vasfında olan ticari defterleri ile alacağını ispatladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, istinaf nedeni yerinde olmayan davalı vekilinin başvurusunun  esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 7.227,50-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.806,88-TL harcın mahsubu ile kalan 5.420,62‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"545f97d1eed47c6b","SID":"dcce51db67bc85dc"}}