{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/1580 <br>KARAR NO: 2025/589<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 12/04/2022<br>NUMARASI: 2022/32 Esas - 2022/352 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>KARAR TARİHİ: 27/03/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ... plakalı araç ile 07.07.2019 tarihinde seyir halinde iken yapmış olduğu kaza neticesinde önce ... plakalı araca çarpmış sonrasında ise park halindeki ... plakalı araca çarpmış bu esnada savrularak yaya kaldırımındaki reklam panosu ve aydınlatma direğine çarptığını, olay yerini terk ettiğini, kaza sebebiyle Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili şirketin zarar görenlere ödediği tazminatın davalıdan rücu yoluna gitmiş olduğunu, TTK ve KTK 81. ve 95. maddesi ile sigorta poliçesi genel şartları B4/f uyarınca davalının sebebiyet verdiği ve olay yerini terk etmek suretiyle yasal yükümlülüğünü yerine getirmemesinin kusurlu olması hasebiyle sebebiyet verdiği iş bu maddi hasarlı trafik kazasında ödenen tazminatı rücuen ödeme yükümlülüğü altında bulunmakla yapmış olduğu itirazın haksız ve hukuki mesnetten uzak olduğunu, davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, alacak likit olduğundan %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı yanın işbu davayı yönelttiği hasım olarak taraflarının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, zira aracı kullanan ve olay yerini terk eden şahsın müvekkili şirket değil, araç sürücüsü olduğunu, müvekkili şirkete atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, müvekkili şirketin, yapmış olduğu iş kolu sebebiyle bünyesinde birçok sayıda araç şoförü çalışmakta olup, müvekkilinin araçlarını sigorta poliçesi kapsamına sokma amacının da çalışan şoförlerin meydana getirdiği eylemleri minimuma indirmek için olduğunu, aksi halin kabulünde müvekkilinin araçlarını işbu sigorta poliçesi kapsamına sokmasının kendisine bir yararı bulunmayacağını, işbu dava dosyası kapsamında öncelikle kusur tayininin yapılmasını talep ettiklerini, davalı müvekkilinin huzurdaki davaya konu icra dosyasına itirazında hiçbir kötü niyeti bulunmadığını beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"açılan davanın reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  Meydana gelen kazada KTK 81. madde uyarınca sürücüler sorumluluğun saptanmasında yararlı olacak kanıt ve izler dahil kaza yerindeki durumu değiştirmeme yükümlülüğünde olup aksi halde aynı kanunun 95. maddesi ve trafik sigorta poliçesinin genel şartları B-4/f maddesi gereğince 'olay yerini terk etmek' ağır kusuru nedeniyle müvekkili şirketçe ödenmek zorunda kalınan zarar miktarını şüphesiz ki ödemekle yükümlü olduğundan bahsi geçen icra dosyası ile müvekkili şirketin zarar görenlere ödediği tazminatın davalıdan rücu yoluna gittiğini, mahkeme hükmünün tesisinde hiçbir surette değindikleri hususların göz önünde bulundurulmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin rücuen sigortalısından tahsili için itirazın iptali istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından; 07/07/2019 günü  davacı tarafa sigortalı, davalının maliki olduğu olay yerini terk eden (Firari) araç sürücüsü yönetimindeki ... plaka sayılı aracın önce... plakalı araca çarpmış sonrasında ise park halindeki ... plakalı araca çarpmış bu esnada savrularak yaya kaldırımındaki reklam panosu ve aydınlatma direğine çarpması sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle, sigortacı tarafından ödenen hasar bedellerinin kendi sigortalısından tahsili talepli icra takibine itiraz üzerine  itirazın iptalinin talep edildiği anlaşılmaktadır.01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartlarında zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkının düzenlendiği B.4. maddesi f bendinde bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya  yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesinin rücu sebebi olduğunu düzenlenmiştir. Dosya kapsamına sunulan tüm beyan ve belgelerden; kaza tespit tutanağında  sürücünün firar ettiğinin belirtilmesi ve dava dışı sigortalı araç sürücüsünün  olayın ardından hastaneye veya emniyete gittiğine dair kayıt bulunmaması nedeni ile  oluşan kaza yerini  terk sebebinin ZMMS Genel Şartları  B.4/f bendi kapsamında \"tedavi\" veya \"yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme\", \"can güvenliği nedeniyle uzaklaşma\" gibi zorunlu hallerden olmadığı,  bu nedenle rücu koşullarının oluştuğu  gözetilerek davanın esasına girilmesi gerekirken, Mahkemece, ilgili maddenin  \"Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında\" ifadesi ile başlamasının bu bendin sadece bedeni hasarlı kazalara uygulanacağı anlamı taşımadığı, olay yerini terk etmenin istisnasını oluşturduğu düşünülmeden davanın esasına girilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3c0c87eaa0224057","SID":"51e40e127ca730f9"}}