{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br><br>ESAS NO\t: 2024/647 <br>KARAR NO\t: 2025/299<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>DAVA TARİHİ\t: 23/05/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 10/04/2025<br><br>Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi<br><br>DAVA:  Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 14.10.2020 tarihinde ---- ili, ---- ilçesinde, davalı ----- Genel Müdürlüğüne ait ve  ---- sevk ve idaresindeki   ----- plakalı araç, dava dışı ---- ait ----- plakalı aracın üstüne devrilmek suretiyle maddi hasara neden olduğunu,  dava dışı ----- plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ----- no.lu kasko poliçesi uyarınca sigortalandığını, müvekkili şirketin sigortalısı aracın pert olup trafikten çekilmesi nedeniyle açılan hasar dosyası kapsamında 179.954,00-TL ödeme yapıldığını, kazada kusurlu olan aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı ----rücu edildiğini ve kaza tarihi itibariyle poliçe teminat limitinin tamamı olan 43.000-TL'nin ilgili sigorta şirketince müvekkil şirkete ödendiğini, müvekkili şirket tarafından ödenen hasar tazminatından geri kalan tutarın tazmini amacıyla 136.954,00-TL tutarlı ilamsız icra takibi başlatıldığını ancak davalının, ----- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası üzerinden kendisine tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde itirazda bulunarak icra takibini durdurduğunu, davalının yapmış olduğu söz konusu itirazın haksız, hukuki dayanaktan yoksun ve tamamen takibi durdurmaya yönelik olduğunu ve  KTK m. 85 ve 91 ile TTK m. 1472 uyarınca takip konusu 136.954,00-TL'den davalı sorumlu olduğundan itirazın iptalini, likit bir alacak söz konusu olduğundan haksız itiraz nedeniyle takip tutarının %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilmesini talep etmiştir. <br><br>CEVAP:  Davalı -----  vekili cevap dilekçesinde özetle: İşbu davada müvekkili idareye husumet tevcih edilemeyeceğini, zira hasara sebep olan ---- plakalı araç her ne kadar ---- Genel Müdürlüğüne ait olsa da araç sürücüsü olan davalı idarenin elemanı olmayıp, ---- Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan  . ----- Müdürlüğünden \"hizmet alım yoluyla\" temin edilen personel olduğunu, trafik kazası tutanağındaki hem kusur yönünden yapılan tespite hem de aracın istiap haddinin aşıldığı yönündeki tespite itiraz ettiklerini, kazanın, aracın tekerinin patlaması sonucu meydana gelmiş olup bu sebeple kusurun tamamının araç sürücüsüne verilmesinin hatalı olduğunu, araç tekerinin patlamasının beklenmeyen ve öngörülemeyen bir hal olarak değerlendirilmesi gerektiğini, tüm bu sebeplerle davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddini talep etmiştir. <br><br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ  VE  GEREKÇE:<br>-----Asliye Hukuk Mahkemesinin ---- Esas-----Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın mahkememize tevzi edildiği görüldü.dava; TBK'nın 49.maddesi kapsamında trafik kazasından kaynaklanan halefiyete dayalı maddi tazminat (hasar bedeli) talebine ilişkin itirazın iptali talebidir.<br>Mahkememiz 28.11.2024 tarihli duruşması -- nolu ara kararında davacı vekiline 3.800 TL delil avansını yatırmak üzere 2 hafta kesin süre verilmesine, verilen kesin sürede delil avansının yatırılmaması halinde bilirkişi delilinden vazgeçileceği ve mevcut delil durumuna göre karar verileceği hususunun davacıya ihtar edilmesine (tebliğ ile ihtarına)\" şeklinde ara karar oluşturulduğu ve davacı tarafa ara kararın usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiği görülmüştür.<br>6100 sayılı HMK'nın 94. Maddesi \" 1) Kanunun belirlediği süreler kesindir. <br>(2) (Değişik:22/7/2020-7251/6 md.) Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Bu takdirde hâkim, tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi hiçbir duraksamaya yer  vermeyecek şekilde açıklar ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa  geçirerek ihtar eder. Kesin olduğu belirtilmeyen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre  isteyebilir; bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez.<br>(3) Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar.\" hükmüne haizdir.Kesin süreye ilişkin ara kararın verilmesiyle karşı taraf lehine usuli müktesep hak doğmaktadır. ( Bkz.  Yargıtay ---- HD. ---- )  Kesin süreye dair verilen kararla birlikte usuli müktesep hak doğduğundan hakim bu karardan dönemez. ( BKZ. Yargıtay HGK -----Sayılı kararı ) Kesin süreye dair karardan sonra bu sürenin uzatılmasına da karar verilemez.( Yargıtay -----. HD. -----<br>Somut olayda mahkememizce 28.11.2024 tarihli celse de davacı vekiline delil avansının yatırılması için kesin süre verildiği ve sonuçları da usul ve yasaya uygun şekilde neticeleri ile birlikte ihtar edildiği ancak davacı tarafça delil avansının yatırılmadığı görülmüştür. Alacağın var olup olmadığına yönelik davacının bilirkişi deliline dayandığı talebin teknik mesele olması nedeniyle bu hususta bilirkişi raporu alınması gerektiği ancak bilirkişi deliline ilişkin delil avansının yatırılmaması nedeniyle bu delilden vazgeçilmiş sayılacağından ve eldeki mevcut deliller itibariyle de alacağın ispat edilemediği görülmekle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davanın REDDİNE, <br>2- Peşin alınan 1.654,07 TL harçtan, alınması gerekli 615,40 TL peşin harcın düşümü ile geri  kalan 1.038,67‬ TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,<br>4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde  davacıya iadesine,<br>5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya  verilmesine,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davalı  vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"306c1f33c6887489","SID":"21aefe7247abd0d4"}}